Kararlarında ısrarcı davranan çocuğunuza otoritenin siz olduğunu göstermeniz yanlış bir tutum değil.
Çocuklar her geçen gün biraz daha kuralla karşılaşırken, dünyanın pek de onların istediğini yapmadığını fark eder. Bunu anladığında bu dünyayı biraz olsun kontrol edebilmek için inatçılığa başlar. Böylece anne-babasının otoritesini sınamaya ve onları ne ölçüde etkileyebildiğini görmeye çalışır. Kalabalık ortamlarda herhangi bir şey için tutturur ya da sabahları tam servise binecekken o giysiyi giymek istemediğine karar verebilir. Çocuk, gelişim dönemine özgü olarak doğru ve yanlışı ayırt edemez. Bu nedenle önceleri onu disipline edebilmek oldukça zordur. Çünkü çocuk bu dönemde haz aldığı, karar verdiği her şeyi yapma eğiliminde olduğundan ve akıl yürütme yeteneğinden yoksun olduğundan niye her istediğini yapamayacağını anlayamamaktadır. Bu nedenle anne-babanın istenmeyen davranış konusunda bıkmadan usanmadan açıklayıcı olması ve kararlı davranması gerekmektedir. Eğer hala inatçılık ediyorsa hoşlandığı bazı faaliyetlerde sınırlayıcı olunmalıdır. TV izleme süresini kısıtlamak, odasına göndermek, oyun oynamasına izin vermemek, bilgisayarı yasaklamak vs… Çok küçük çocuklar için ağlamasına tepkisiz kalmak ve dikkatini başka şeylerle dağıtmak yerinde olacaktır.
‘2 yaşındayım, inatçıyım’
Çocuklar her dönemde inatçılık yaparlar. Ancak bazı yaş dönemlerinde inatçılık daha belirgindir. Özellikle 2-3 yaş arası dönem ‘korkunç 2. yıl’ ya da ‘serkeşlik dönemi’ diye adlandırılır. Özellikle 2.5 yaşındaki çocuklarda öfke nöbetleri görülür. Çocuk istediğinin yapılması için inatçılık eder. Anne-babayı birbirine düşürerek istediğini almaya çalışır. Bunun için ağlar, bağırır, tekmeler. Dünya ona çok büyük ve tehlikeli göründüğü için dünyayı denetlemeye çalışır. Dünyasını denetleyebilirse kendisini daha güvencede hissedeceğini sanır. Onun bu inatçılığı aslında güvensizliğinden kaynaklanmaktadır. İnatçılıkta ikinci dönem 4 yaş civarında başlar. 4 yaş karşı gelme yaşıdır. Çocuk isteklerine karşı gelindiğinde kabalaşabilir. Engellendiğinde vurur, tekmeler, küfreder. 4 yaşındaki çocuk elinde olanı kendi malı sayar. Neden kurallara uyması gerektiği anlamaz, ahlaklı olmanın ne demek olduğunu bilemez. Zaman zaman yaşıtlarına karşı da saldırgandır. Bu nedenle doğru yanlış kavramları verilmelidir ama çocuğun neden engellendiğini de bilmesi gerekir. Çünkü nedeni açıklanmazsa haksızlığa uğradığını düşünür.
Ceza çözüm değil
İnatçılıkla baş etmek için çocuğu cezayla korkutmamak gerekir. Kimin güçlü olduğunu ispat etmek için zorlamak çok yanlıştır. Bazen çocuk sizin sabrınızı denemek için inatlaşabilir. Sinirlenir, bağırırsanız çocuk ‘haklıymışım, beni sevmiyorlar’ diye düşünür. İnatçılık varlığını kabul ettirme isteğinden kaynaklandığı için neden böyle davrandığını sormak işe yarayabilir. Gösterdiği neden saçma da olsa onu dinlemelisiniz. Kendinizi onun yerine koyup, kaygılarını anlamaya çalışın. Haklı isteklerini yerine getirmek kaygılarını azaltacağından uyumlu davranma isteğini artırır. İlgisizlik dolayısıyla hırçınlaşıp inatlaşmaması için onunla yeterince ilgilenmeye çalışın. İnatçılığı yenmek için çocuklarla doğru iletişim kurmak çok önemlidir. Çocuğun duygularına saygı duymak, empatiyle yaklaşmak, duygularını ifade etmesine yardım etmek çok yararlı olacaktır. Çocuk, doğru davranışları ne kadar çabuk fark edilir ve onaylanırsa gerginlikten o kadar uzaklaşacaktır. İnat ettiğinde kararlı olmak ve açıklamak ve bu açıklamaları ‘ben dili’ ile yapmak çok önemlidir.




