Engelli çocuklar için özel giyim
Wenice Kids kreasyonlarının bir özelliği var; engelli çocukların ihtiyaçlarını dikkate alarak, onlara yönelik kıyafetler de tasarlıyorlar. Firmanın Genel Müdürü Oktay Özdemir ile Yönetim Kurulu Üyesi Fuat Zafer bu özel koleksiyonlarını ve çocuk modasını anlattı
Wenice Kids’in yurt dışı macerası ne zaman başladı?
O.Ö: 2000’de kurulan Wenice Kids’in ilk hedefi yurt dışına açılmaktı. Özellikle Polonya, Ukrayna, Slovenya, Norveç, Libya, Kazakistan ve Azerbaycan’da çok başarılı oldu. Dünyanın 27 ülkesine ulaştı. Dünyadaki toplam satış noktalarımızın sayısı ise 500. Bir ülkedeki distrübütörümüz oradaki bayilik ağını kuruyor. Fakat onların kontrolü İstanbul merkeze bağlı.
Dünyada en çok satışı hangi ülkede elde ediyorsunuz?
F.Z: En çok satışı Polonya’da elde ediyoruz. Orada H&M’le yarışıyoruz. Bir dönemde 300-400 bin yılda ise 700-800 bin ürün satıyoruz. Polonya’da şu anda 40 mağazamız var.
n Özel koleksiyonlarınız neler?
O.Ö: Dünyada bir ilk olarak engelli çocuklara ve prematüre bebeklere yönelik koleksiyonlar hazırladık. Fiziksel engelliler için boydan boya açılan pantolonlar, gömlekler; düğme gibi gözüküp cırtla açılan ürünler; görme engelliler için hissedilerek anlaşılabilecek detaylar ve elleyerek rengini, bedenini anlayabilecekleri etiketler bulunuyor. Şu anda lösemili çocuklar için bir çalışma yapıyoruz. Onların toplumdan uzaklaşmamaları için özel maske tasarımları yapıyoruz ve modaya uygun aksesuarlar üretiyoruz. Sloganımız da “Özel çocuklar için kolay giyim”.
Sosyal Sorumluluk Departmanı
Nerden aklınıza geldi böyle bir proje?
F.Z: Wenice’in ana politikası, dünyadaki markaların yapmadığı, üzerinde durmadığı ve geliştiremedikleri konular üzerinde çalışmak. Biz takipçi değil, fikir üreticiyiz. Bu konuda büyük bir boşluk olduğunu gördüğümüzden engelliler için tasarım yapma fikri üstüne eğildik. Çocukların hayatını kolaylaştıracak her türlü projeye destek veriyoruz.
Küçüklerde moda nasıl oluşuyor?
F.Z: Büyüklerin modasından çok daha hareketli, çeşitli, renkli. Her sezon baştan aşağı tarzları değişiyor. En büyük dezavantajı ise, çocukların sezonsal renk saplantıları yok. Mesela turkuaz moda olduğunda bütün büyükler için tasarım yapanların koleksiyonlarında ana renklerin yanında turkuazı görmek mümkündür. Ortalama 44 renk sunuyoruz.
Sosyal sorumluluk projlerine de sıkça imza atıyorsunuz...
O.Ö: Evet, sosyal sorumluluğu biz bir iş olarak gördüğümüzden bünyemize de “Sosyal Sorumluluk Departmanı” kuruyoruz şu anda. İlk yaptığımız kampanya “Bir çocuk da sen giydir”di. Yanınızda getirdiğiniz bir çocuğa aldığınız ürünün aynısından hediye ettik. Sonra “23 Nisan’da çocuklar mağazalarımızda” kampanyasıyla mali durumu yetersiz olan ailelerin çocuklarını ücretsiz tiyatroya götürdük. Ayrıca bayilik sözleşmemizin üçüncü maddesi ile bayilerimize, bulunduğu ilin Çocuk Esirgeme Kurumu’na, çevresindeki kimsesiz ve engelli çocuklara kazandığının yüzde 1’ini aktarma zorunluğu veriyoruz.




