Gazete Vatan Logo
ArşivAhşap oyuncaklarla herkes çocuk kalıyor

Ahşap oyuncaklarla herkes çocuk kalıyor

Ahşap oyuncaklarla herkes çocuk kalıyor

Murtaza Salman küçükken kendi yaptığı tahtadan oyuncaklarla oynamış. Büyüyünce de keskisini, zımparasını bir kenara bırakmış...

Haberin Devamı

Ta ki 19 yıl önce oğlu doğana kadar... Oğlunun doğumu, Salman’ın içindeki çocuğu ve yıllardır sakladığı eskimeyen tahtadan oyuncaklarını getirmiş aklına. Kendi elleriyle yapmış oğlunun oyuncaklarını. Teknolojik oyuncaklar gibi modası geçmeyen, plastikleri gibi eskimeyen, babadan oğula, dededen toruna geçen ahşap oyuncak geleneğini yaşatmak isteyen Salman,
tahtadan oyuncaklar yapmak için Ege’de bir köye yerleşmek istiyor.


Çocukların oyuncak seçenekleri her geçen gün artıyor. Pokemonlar, Barbie bebekler ilk akla gelenler. Tabii bir de her çocuğun vazgeçilmezleri arasındaki bilgisayarlar ve modern zamanların aterisi PlayStationlar... Bu oyuncaklara göre daha masum olan, eskiden imkansızlıklar içinde yapılan tahta oyuncaklar ise gereken ilgiyi görmüyor... İşte, bu geleneksel zanaati yaşatmaya çalışan biri Murtaza Salman. Bulduğu en küçük tahta parçasını usta ellerinde oyuncağa dönüştürüyor... Kırıkkale’de doğan Murtaza Salman, İstanbul Yüksek Teknik Öğretmen Okulu Makine Bölümü 1980 mezunu. Tahta oyuncak tutkusunu, Pendik’te makine parçaları ürettiği atölyesinin bir kısmında kurduğu tezgahta gerçeğe dönüştürüyor.

Altı çocuklu bir ailenin oğlu olan Murtaza Salman’ın çocukluğu kendi yaptığı tahta oyuncaklarla geçmiş. Hayat gailesi başlayınca da Salman kopmuş tahta oyuncaklardan. 1988 yılında oğlu doğunca “Oğlum ellerimle yaptığım oyuncaklarla büyümeli” demiş ve ilk önce logo türü oyuncak trenler yapmış. O zamanlar Alarko Holding’te çalışan Salman kendine torna, şerit, zımpara gibi küçük el aletleri almış ve başlamış tahtaları oyuncaklara dönüştürmeye. Önceleri oyuncaklarını evde yapan Salman daha sonra Mecidiyeköy’de küçük bir dükkan tutmuş. Yaptığı oyuncakları da çocuklara hediye etmiş. İki yıl önce emekli olunca da Pendik’te makine parçaları üreten atölyesinin bir kısmını bu işe ayırmış. Bu işi profesyonel şekilde yapmak için özel makineler yaptırıyormuş.

Oyuncak köyü kuracağım
Tahtadan oyuncak yapmak çok emek ve sabır istiyor. Büyük büyük kalaslar küçücük oyuncaklara dönüşene kadar yontuluyor, zımparalanıyor... Murtaza Salman yaptığı oyuncakları boyamadığını söylüyor, çünkü ona göre Türkiye’de tahta oyuncak boyamak için standartlara uygun boya yok. Çocuklar için en sağlıklı oyuncak olduğunu söylediği ahşap arabaları, trenleri Salman keten yağı ile cilaladığını, oyuncakların yapımında da kayın ağacını kullandığını anlatıyor.
Salman’ın en büyük hayali ise İstanbul’u terk etmek... “Ege’nin bir köyüne yerleşmeyi düşünüyorum. Oradaki köylülere bu işi öğreterek hep beraber tahta oyuncaklar yapmak gibi bir idealim var. O köyü komple bu işe yönlendirerek hem köydeki geçimi, hem de bu işin canlanmasını sağlayacağım” diye anlatıyor gelecek planlarını ve bunun nedenini de şöyle açıklıyor: “Türkiye’de tahta oyuncak yapımı ile profesyonel olarak ilgilenenlerin sayısı bir elin parmaklarını geçmez. Tahta oyuncağın bir iş sahası, pazarı yok. İnsanlar daha yeni yeni tahta oyuncağın kıymetini anlıyor. Aslında 1940’lı yıllarda Kastamonu’nun Bedil Köyünde Bediloy markasıyla uzun süre Almanya’ya oyuncak ihraç edilmiş. Şimdi niye olmasın? Şu anda Sivas’ta bir firma Almanya’ya tahta oyuncak ihraç ediyor.”
http://msala.sitemynet.com/ ahsap_oyuncak/index.htm