Gazete Vatan Logo
AfyonkarahisarAnadolu'nun yörük kültürünü yaşatan "Pala Dayı" ve kardeşleri yayla geleneğini sürdürüyor

Anadolu'nun yörük kültürünü yaşatan "Pala Dayı" ve kardeşleri yayla geleneğini sürdürüyor

Anadolu'nun yörük kültürünü yaşatan "Pala Dayı" ve kardeşleri yayla geleneğini sürdürüyor

- "Pala Dayı" olarak da bilinen İsmail Dadak:- "Hem dedelerimizin toprağını mekan tuttuk hem de dedelerimizden kalan tohumlarla hayatımızı idame ettiriyoruz"- Kardeşlerden İlyas Dadak:- "Yörük olmak dışarıdan göründüğü gibi kolay da değildir. Kültürümüzü, özümüzü yaşatmak için bu zorluklara katlanıyoruz"

Haberin Devamı

AFYONKARAHİSAR (AA) - SERHAT ÇETİNKAYA - Afyonkarahisar'ın yaylalarında yaşayan, "Pala Dayı" olarak da bilinen İsmail Dadak ve kardeşleri, koyun sürüsünün peşinde geçen günleri, kendi yetiştirdikleriyle kurdukları sofraları, özgün kıyafetleri ve geleneksel yaşam biçimleriyle dikkati çekiyor.

Şuhut ilçesinin Dadak köyünde yaz aylarını aileleriyle birlikte Dipsiz Yaylası'nda geçiren kardeşler, koyunlarını otlatıp bakımlarını yaparken, ekip biçtikleri ürünleri de sofralarına taşıyarak üretimle iç içe bir yaşam sürüyor.

Kardeşlerin konuşmalarındaki yöresel şive, birbirleriyle kurdukları kendilerine özgü iletişim ve günlük işlerdeki dayanışmaları, geleneksel yaşam biçimlerinin önemli bir parçasını oluşturuyor.

Uzun saçları ve pala bıyıklarıyla özgün bir tarzı yansıtan kardeşler, yayladaki giyim tarzlarında yörük kültüründen izler taşıyor.

Günlük işlerinde kullandıkları sade kıyafetlerin dışında sosyal hayatlarında bol paçalı pantolon, geniş yakalı gömlek ve ceketten oluşan takım elbise giyen kardeşler, bu tarzlarıyla çevrelerinde kolaylıkla fark ediliyor.

Kardeşlerin yöresel oyun havaları eşliğinde oynadıkları oyunlar da yayladaki yaşamlarının yanı sıra sürdürdükleri geleneklerin bir parçasını oluşturuyor.

- "Eskiye özlemle bizim yaşamımızı gördüklerinde duygulanıyorlar"

Beş kardeşin en büyüğü İsmail Dadak (46), AA muhabirine, yüksek rakımda yaşasalar da gönüllerinin alçak olduğunu ve misafiri çok sevdiklerini söyledi.

Haberin Devamı

Kardeşi İlyas ile günün tamamını yaylada geçirdiklerini ifade eden Dadak, 3 kardeşinin de şehirdeki işlerini bitirdikten sonra akşam yaylaya geldiğini anlattı.

Yaklaşık 200 dekarlık bir bölgede yaşadıklarını belirten Dadak, "Buralar benim atalarımın zamanında öküzle işlediği topraklar. Tabii hepsi şimdi bizim değil. Zamanla kardeşler arasında bölünmüş. Hem dedelerimizin toprağını mekan tuttuk hem de dedelerimizden kalan tohumlarla hayatımızı idame ettiriyoruz." ifadelerini kullandı.

Zor şartlarda yaşadıklarını ancak bundan rahatsız olmadıklarını dile getiren Dadak, şöyle konuştu:

"Bizim zor şartlarımız var. Mesela mayısta kar yağdı, koyunumuzun çadırı yıkıldı. Rezillik tüttü kaldı ama tabii kendi rezilliğimiz bu. Biz bunu istiyoruz. Çünkü seviyoruz. Şimdi ben yapmayacağım, sen yapmayacaksın, kim yapacak bu koyunculuğu? Kim üretecek? Biz üreteceğiz ki şehirdekilere faydamız olsun. '100 koyundan ne olacak?' demeyiz. Damlaya damlaya göl olur. Biri 200 eder, biri 500 eder, olur gider."

Haberin Devamı

Dadak, yaşantılarını sosyal medyada da paylaştıklarını, insanların çok hoşuna gittiğini ve bu yaşantıyı görmek için sürekli ziyaretçilerin geldiğini anlattı.

Türkiye'nin dört bir yanından ve yurt dışından misafirleri olduğuna dikkati çeken Dadak, şunları kaydetti:

"Sevenimiz çoktur. Gelenlerden bazıları 'Benim 50 sene önceki hayatımı yaşıyorsun.' diyor. Bize olan özlem buradan başlıyor. 50 sene önce aynı benim gibi yeğenlerim gibi amcasıyla babasıyla gütmüş bu koyunu, kuzuyu, keçiyi, ekmek davasına gurbetçi olmuş. Burada eskiye özlemle bizim yaşamımızı gördüklerinde duygulanıyorlar. Yerine göre ağlıyoruz, yerine göre gülüyoruz."

- "Saçımız Oğuzlardan, bıyığımız Göktürklerden gelir"

Kardeşlerden İlyas Dadak (43) da geleneklerine sıkı sıkıya bağlı olduklarını vurguladı.

Kültürlerini koruduklarını anlatan Dadak, "Saçımız Oğuzlardan, bıyığımız Göktürklerden gelir. Tarihimizi de iyi biliriz. Çocuklarımıza, yeğenlerimize eski atalarımızın ismini veririz. Onları atalarımızın örf ve adetleriyle yetiştiriyoruz. Yörük olmak dışarıdan göründüğü gibi kolay da değildir. Kültürümüzü, özümüzü yaşatmak için bu zorluklara katlanıyoruz." diye konuştu.

Haberin Devamı

Şehir hayatının kendilerine göre olmadığına değinen Dadak, sözlerini şöyle tamamladı:

"Haftada bir gün şehre iniyorum. Bir an önce tekrar buraya gelmek istiyorum. Şehir hayatı bize göre değil. Biz bu dağlarda serbest, doğal yaşamaya alışmışız. Mesela çocukları salıveriyoruz, akşama kadar kafan rahat. Şehirde yaşayan arkadaşlara da saygımız sonsuz."

Sizin İçin Seçtiklerimiz