2.’LİĞİ yakalayıp Şampiyonlar Ligi’ne gitmek isteyen Beşiktaş, bu yarıştaki rakibi G.Saray’la puan farkını açmak için yakaladığı bir şansı daha kullanamadı. Yani hep aynı plak... Ama şunu da kabul etmek gerekir ki, F.Bahçe gibi Süper Lig’in en iyi takımlarından biri olan, hatta daha ileri giderek söyleyeyim, ligin şampiyonu olan bir takıma karşı, 32 dakika bir kişi eksik oynamak hiç de kolay değil.DÜNKÜ maçın ismi derbiydi ama ne saha içinde ne de saha dışında şahsen bir derbi heyecanı havası görmedim. Kazanmaya daha çok ihtiyacı olan Beşiktaş’tı ama maça hızlı başlayan F.Bahçe oldu. Yaptığı presle adeta Beşiktaş’ı kendi sahasına hapsetti ve siyah-beyazlılar amatör bir takımın yemeyeceği bir gol yedi. Jones çok rahat bir pozisyonda topu kaptırınca ileriye çıkan Beşiktaş bir anda kontra yedi ve Sow golü attı. Yenilen bu gol Beşiktaş’ı biraz olsun kendine getirdi ve ataklar çoğaldı. Net gol pozisyonları fazla olmasa da Beşiktaş aradığı golü Motta’yla buldu. BEŞİKTAŞ’IN kazandığı maçlara dikkat edin başrol oyuncuları Oğuzhan, Olcay ve Gökhan oluyordu. Dün 3’ü de etkisizdi. Bence Beşiktaş neden kazanamadı sorusunun en güzel cevabı buydu.KARTAL’IN 3’LÜSÜ KAYIPTIÖZETLE bu derbide sadece mücadele izledik o kadar... Maçın 88. dakikasında Halis Özkahya tuhaf bir serbest vuruş kararı verdi ve herkes isyan etti. Aslında Özkahya haklıydı ve yeni kural bu tür hareketlere serbest vuruş düdüğü çalacaksın diyor. Bu yeni kuralı Caner de bilmiyor olacak ki adeta “Bu haksız serbest vuruşu ben kullanmam” diyerek dışarı attı. Caner’in topu böyle dışarı atması belki de maçta konuşulacak tek şeydi.
Belki de bu sezon izlediğim en keyifli maçtı. Başta her iki takım kalecileri olmak üzere her iki takım futbolcularına da kocaman bir teşekkür borcumuz var. Futbolun içinde olan bütün güzelliklerle, her iki takım futbolcularını da tekme tokat atmadan kavga etmeden sadece kazanmayı düşünerek oynamalarını izledik. İlk 15-20 dakikada uyuttular. Ama ondan sonra kıyasıya bir mücadele vardı.Motta’nın ve İsmail’in attığı güzel şutlarda Itandje’ın inanılmaz kurtarışları dünkü maçın adeta çilekleriydi. Jones, üstüne koyarak oynuyor. Beşiktaş 2. bir Veli kazanıyor diyebiliriz. Almeida son derece etkisizdi. Tabi Konya defansının onu çok iyi marke ettiğini de söylemeliyiz.2. yarı Beşiktaş’ı daha istekliydi. Konya da Beşiktaş kalesini zorluyordu. Ama Konya’nın kalesinde harikalar yaratan Itandje gibi Beşiktaş’ın kalesinde de Tolga vardı. Beşiktaş’ın golü ‘Seyret seyret doyamazsın’ derler işte öyle bir goldü. Anlayacağınız ‘golün babası’ydı.BÜYÜK KEYİF ALDIMKonya’nın golü öncesi Jeramine Jones’a yapılan net fauldü. Ve o top geldi, Beşiktaş kalesinde gol oldu. Tamam faul olmasına faul ama Beşiktaş gibi büyük takım böyle gol yemez. Bu arada bence Almeida’ya yapılan da penaltıydı.Özetle çok keyifli, golleri az ama pozisyonu bol bir maç izledik. Bakmayın siz maçın 1-1 bittiğine... Eğer Konya’nın kalesinde Itandje ve Beşiktaş’ın kalesinde Tolga olmasa bu maç en kötü 3-3 falan biterdi. Tekrar tekrar teşekkürler çocuklar. Ben maçtan büyük keyif aldım. İnanıyorum ki izleyenler de keyif almışlardır. Keşke böyle sadece ama sadece futbolu ve kazanmayı düşünen takımların maçlarını izlesek.
Birisi Şampiyonlar Ligi’ne nasıl giderim, diğeri Süper Lig’de nasıl kalırım düşüncesindeki iki takımın maçını izledik dün. Ve ev sahibi Beşiktaş kazandı ama... ‘Ama’sı ne?’ diyeceksiniz. ‘Ama’sı şu, çok iyi oynayarak kazanmadı. Şampiyonlar Ligi’ne gideceğim diyen bir takımın futbolu yoktu dün sahada. İlk yarıda Beşiktaş’ın 1.5 şut attığını, Kayseri’nin ise neredeyse hiç atamadığını söylersek maçın özetini anlatmış oluruz.Gökhan’ın sakatlığı, Oğuzhan’ın hazır olmaması nedeniyle Biliç, Motta’yı sol önde oynattı. İyi bir düşünceydi. Ama Motta’dan yeteri kadar orta ve pas gelmedi. Bu sebeple de Almeida etkisiz kaldı. Beşiktaş’ın dün yine Jones’uyla, Veli’siyle Atiba’sıyla çok koşan ama yaratıcılığı az bir orta sahası vardı. Defansta Dany, Franco ile özellikle uzun zamandır oynamayan İsmail’in performansını da çok iyi buldum. Necip’in sakatlanması ile Oğuzhan orta sahaya Atiba da sağ beke geçti. Ozzie’nin orta sahaya geçmesi Beşiktaş’ı ileriye taşıdı. Zaten attığı golü de adeta kendi pişirip kendi yedi. Olcay’ın attığı golde ise hem düşüncesi hem de gol vuruşu çok akıllıcaydı. Tabii bu golün asistini yapan Almeida’nın kafa pasını yabana atmayalım.ŞİMDİ GÖZLER DERBİDE2. yarıda her iki takımın da daha agresif futboluna şahit olduk. Çok olmasa da ilk yarıya oranla daha çok tehlike yarattılar. Beşiktaş klasik son dakika gollerinden birini yedi. Bütün Beşiktaşlılar’ın aklına “Eyvah yine mi?” soruları geldi. Belki de 10 dakika daha olsa kazanamayacaklardı.Özetle Beşiktaş’ın 2.’lik inadı sürerken Kayseri, ligde kalma umutlarını mucizelere bıraktı. Şimdi bugünkü derbiyi bekleyen Beşiktaşlılar’ın F.Bahçeli olduklarını söylememe gerek yok.Hakem Cüneyt Çakır’a gelince... Bana göre İsmail’in hareketine penaltı çalıp, Dany’nin Nobre’yi çekişine kırmızı gösterse de kimse fazla itiraz edemezdi.
Son haftaların çıkış yapan iki takımı Beşiktaş ve Karabük oynadı dün. Beşiktaş’ın hedefi Şampiyonlar ligi, Karabük’ün ise Avrupa kupalarıydı. Yani iki takım da kazanmak için oynayacaktı. Bu nedenle çok keyifli gol pozisyonları fazla olan bir maç beklemek de hakkımızdı. Ama hiç de beklenildiği gibi bir maç olmadı. Mücadele vardı ama futbol kalitesi hele hele gol pozisyonları çok fazla olan bir maç izlemedik dün akşam.Her iki takımın futbolcuları da izleyenleri hop oturup hop kaldırmadı. Beşiktaş neredeyse doğru dürüst net gol pozisyonu bile bulamadı. Çünkü Atiba, Veli, Jones ve Olcay performanslarının çok ama çok altında bir oyun sergilediler. Bırakın hücuma katılmayı destek bile olmayı düşünmediler. Oğuzhan da sakatlanıp çıkınca oyunu organize edecek, araya attığı uzun ve kısa paslarla Beşiktaş’ı gol pozisyonuna sokacak oyuncu da kalmadı. Olcay’da gözle görülür şekilde bir düşüş var. Kanatlardan pas ve orta gelmeyince, orta sahadan da destek bulamayınca gol ayağı Mustafa’nın da yapacak bir şeyi yoktu. Atiba, her yerde oynuyor ve her yerde çok iyi niyetle oynamaya çalışıyor. Ama orta sahadan alıp sağa sola koymak bence Beşiktaş’ın orta sahasını çökertmek demek. Jones ise çok koşan, mücadele eden ama yaratıcılığı etkinliği neredeyse hiç olmayan bir futbolcu. KARABÜK’Ü KUTLARIMKarabük, Avrupa kupaları yolunda çok önemli bir 3 puan kazandı. Ama şu gerçeği belirtmek lazım 90 dakika boyunca kazanmak için değil kaybetmemek için oyun sergileyen takım hüviyetinde göründü. Ve Beşiktaş’ın defans güvenliğini unuttuğu son dakikalarda Eneramo’nun ayağından 3 puanı kazandılar. Bu golde Tolga’nın yapacağı hiçbir şey yoktu. Çünkü top çok iyi yere gitti. Rakip kim olursa olsun, Beşiktaş nerede oynarsa oynasın, Şampiyonlar Ligi’ni kovalayan bir takım böyle maçlar kaybetmemeli. Hele bu saatten sonra hiç kaybetmemeli.Özetle her iki takımın da oynadığı futbolun karşılığı 3 puan değildi. Ne Beşiktaş mağlubiyeti ne de Karabük galibiyeti hak etti maçın hakkı beraberlikti. Ama kazananı tebrik etmek lazım. Evet Karabük hücumu pek düşünmedi ama yiğidi öldürüp hakkını vermek gerekir ki, çok iyi bir alan savunması yaptılar bir tebrik de bu nedenle.
ZİRVE yarışından kopmak istemeyen Beşiktaş, çok istekli, hırslı ve arzulu başladı. Bunda G.Saray’ın Kayseri karşısındaki mağlubiyetinin motivasyonu da çok fazlaydı.BEŞİKTAŞ maça neredeyse 2. dakikada Veli’nin attığı füzeyle galip başladı. Hemen sonrasında Motta’nın yaptığı süper ortaya, golcü Pektemek havada asılı kalarak vurduğu kafayla skoru 2-0’a getirdi. Mustafa geçen hafta Rize’de 90 dakika, dün de 60 dakika, yani toplam 150 dakika oynayıp 3 gol attı. Hiç şaşırmadım. Adamın işi gol atmak. Bunu da oynatılırsa yapıyor. İnanıyorum ki, Mustafa ne kadar fazla oynarsa o kadar çok gol atar. HER eve lazım derler ya ben de Atiba için aynısını söylüyorum. Adamı nereye koyarsan koy görevini eksiksiz yapıyor. Ama orta sahada bir başka oynuyor. FRANCO ve Ersan her maç daha da üstüne koyarak oynuyorlar. Oğuzhan ve Veli Kavlak takımın en çok koşan oyuncularıydı. Eğer Filip Holosko gününde olsa fark daha da büyürdü. Ersan Gülüm’ün sakatlanıp çıkmasıyla taşlar biraz yerinden oynadı. Atiba sağ beke, Necip stopere, Jones da orta sahaya geçti.AKHİSAR SAHADA YOKTUASLINDA Beşiktaş dün takım olarak da iyiydi. Bir inanmışlık vardı. Takımdaşlık vardı. Bunun en güzel örneği, belki başkalarının gözünden kaçmıştır ama Motta’nın Mustafa yaptığı asistte 60 metre koşarak yine kendisi gibi sol bek olan İsmail’le sarmaş dolaş olmasıydı. Düşünün ikisi de sol bek... Çok güzel bir görüntüydü.Kısacası Beşiktaş çok rahat bir maç kazandı ve 2.’liğe oturdu.AKHİSAR’IN ise 90 dakika boyunca hiçbir etkinliği yoktu. Akhisar Belediyespor’u bu sezon ilk kez böyle kötü gördüm. Hakemlere gelince... Kusursuz bir maç yönettiler. Bunda tabii ki futbolcuların iyi niyeti de önemli bir faktördü.
GEÇEN hafta Antalyaspor’a kendi sahasında 2 puan kaybeden Beşiktaş dün akşam zirveden kopmamak için kesinlikle kazanmak zorundaydı. Tüm futbolcular da bunun bilinci içinde ve bu nedenle Beşiktaş dün Eskişehirspor karşısında adeta tek kale oynadı. Kalesinde pozisyon vermezken rakip kalede çok organize ataklar olmasa bile gol pozisyonları buldu. Ama Biliç’in geçen hafta söylediği gibi “Kaliteli gol ayaklarımızın eksikliğini çekiyoruz” lafı dün de ortaya çıktı. GÖKHAN Töre bu takımın en yetenekli oyuncularından biri. İşte o Gökhan dün biraz becerisini konuşturabilse Beşiktaş’a çok daha önce gol kazandırıp 90. dakikaya kadar korku filmi yaşatmazdı. Bu arada Gökhan’ın topu çok fazla ayağında tutması hem kendini fizik olarak oyundan düşürüyor hem de rakibe özelilikle defansa yerleşmesi konusunda katkı sağlıyor. Gökhan bu huyundan vazgeçmeli. Dün Biliç ve Beşiktaşlılar Atiba’yı ve Almeida’yı aradı mı? Biliç’i bilmem ama Beşiktaş taraftarının bu 2 oyuncuyu aradığı kesin.ERSAN HAYAT VERDİYİNE Beşiktaş’ın etkili ve yetenekli oyuncularından Oğuzhan ve Olcay da bekleneni veremeyen isimlerdi. Ersan defanstaki görevini 4-4’lük yaptığı gibi son dakikada attığı golle Beşiktaş’a hayat veren oyuncuydu.ESKİŞEHİRSPOR’A gelince onlara iyi mücadele etmediler demek futbolculara haksızlık olur. En az Beşiktaş kadar mücadele ettiler. Ancak Beşiktaş’ın 4’te 1’i kadar golü ve kazanmayı düşünmediler. Belki daha fazla oyuncuyla golü düşünse özellikle son yarım saatte defansı unutan Beşiktaş karşısında golü bulabilirlerdi.ÖZETLE 90 dakika korku filmi izleyen Beşiktaşlılar son saniyede korkuyu unutup mutluluğu yaşadı.
EURO 2016 hazırlıkları dün başladı ve iyi de başladı. Fazlasıyla hak ederek kazandık. Daha çok koşan ve mücadele eden bizdik.NEREDEYSE maça 1-0 galip başladık. Gökhan’ın ortasında Mevlüt topu ağlarla buluşturdu. Burak, Mevlüt, Arda 3’lü forvetle çıktık. Ama bu 3 oyuncumuz çok sık yer değiştirdi. Nuri, Burak, Selçuk dün etkisizdi. Arda’nın fizik gücüne bayıldım. Sahada basmadık yer bırakmadı. BERABERLİK golünü Semih’in büyük hatasından yedik. Canı sağ olsun. İnanıyorum ki Fatih Terim soyunma odasında ilk olarak Semih’in yanına gidip teselli etmiştir. Ama Semih de son adam olan bir oyuncunun böyle riskli bir hareket yapmaması gerektiğini öğrenmiştir.CANER MÜTHİŞTİKARŞILAŞMAYI izleyenler 52. dakikayı tuvalete gidip izleyemedilerse hiç ‘Bu maçı izledim’ demesinler. Maçın en güzel hareketleri bu dakikadaydı: Arda’nın direkte patlayan müthiş şutu ve devamında çok az farkla auta giden Mevlüt’ün jeneriklik röveşatası... MİLLİ takımımızın 3 iyi kalecisi var. Allah nazardan saklasın. Terim, formda olan Onur’u seçti, doğru da yaptı.BİR maşallah da Caner’e çekelim. F.Bahçe’deki olağanüstü performansını sürdürdü. Olcan’ın golünde başroldeydi.HAK ederek kazandık ama yarınlara bakalım. Çünkü futbolda dün yok yarınlar var.BU arada yeni dün ilk kez giyilen formalarımıza da bayıldım. Ateş gibi vallahi.
Mustafa Pektemek benim gözümde gerek gol vuruşları, gerek golü koklaması, gerekse de hava toplarındaki zamanlaması ile yaptığı kafa vuruşlarındaki etkinliğiyle beraber Türkiye’nin en iyi golcülerinden biridir, daha doğrusu biriydi. Biriydi diyorum çünkü artık öyle biri yok, daha doğrusu Biliç yok kabul ediyor. Biliç’in görüşüne, kararlarına saygım sonsuz, hangi futbolcunun performansı nedir, ne değildir o daha iyi bilir ama ben onunla aynı düşüncede değilim.Benim düşüncem Mustafa’nın hem iyi bir futbolcu hem de iyi bir golcü olduğu doğrultusunda. Derseniz ki ‘Almeida varken Mustafa oynar mı?’ Almeida’nın bugünkü performasına bakarsak ‘Oynamaz’ derim. Ama şunu da ilave ederim; Almeida oynamadığı zaman neden Mustafa yok veya Almeida ile Mustafa yanyana neden oynatılmaz? Bence havada karada oynarlar. YOK SAYILAMAZBeşiktaş, Biliç geldikten sonra 2070 dakika oynamış. Mustafa’nın aldığı süre 347 dakika, onun da 2’si ilk 11. Sen bir golcüyü çok uzun kulübede oturtur, son 5-10 dakikada oyuna sokarsan o golcü bırakın gol atmayı sahada ne zaman, nereye gideceğini bile unutur. Sevgili Biliç teknik patron sensin tabii ki. Son karar senin. Kimi oynatıp, kimi oynatmayacağını sen bilirsin ama benim naçizane görüşüm Mustafa unutulacak, yok sayılabilcek bir golcü değil. Mustafa Pektemek gol demek! Mustafa Pektemek yok demek olmasın! Görüş benim, karar tabii ki Slaven Biliç’in...0