Alkışlar G.Birliği'ne

28 Aralık 2013

Hava güzel, zemin süper, Beşiktaş'ın taraftarı daha çok... Rakip ise G.Birliği. Tekme-tokat atıp rakibi oynatmamak düşüncesinde değil. Eh Beşiktaş sen de "Şampiyonluğa oynuyorum" diyorsan bu şartlarda kazanman lazım. Ama kazanamadın, kazanamazdın da... Çünkü inanılmaz kötü oynadın. Bu sezon seyrettiğim en kötü Beşiktaş'tı. Ne temposu vardı, ne de oyun disiplini... Beşiktaş'ın orta sahasına bakalım; Veli, Necip, Olcay çok koşan oyuncular. Buna itirazım yok ama ya yaratıcılık sıfır. Santrforun gol atması için özellikle kanatlardan orta ve pas gelmesi lazım. Beşiktaş'ta bu var mıydı? Hayır yoktu. 10 NUMLARA ŞARTBeşiktaş'ın çok şeyler beklediği Gökhan Töre etkisiz, Holosko etkisiz, Almeida etkisiz, Veli etkisiz, Olcay etkisiz. Beşiktaş'ın iki beki Serdar ve Uğur etkisiz. Bu kadar etkisiz bir takımın kazanması düşünülemez. G.Birliği'ni kutluyorum. Kimleri plana çıkartırsın derseniz; Tüm takım derim. Mehmet Özdilek'i tebrik ediyorum. İyi bir takım yaratmış. Baskı gibi toplu hücum ve toplu defans yapıyorlar. Beşiktaş, Ankara'da hem moralini, hem de 3 puanı bıraktı. Beşiktaş'ın acilen bir 10 numaraya ihtiyacı var. Nereden bulurlar bilmem ama bu tür oyuncu eksikliği kör göze parmak gibi. Özetle G.Birliği sonuna kadar hak eden takımdı. öylesine inanılmaz goller kaçırdı ki eğer bunları değerlendirseler belki de 1 değil 3 olurdu.

Devamını Oku

Hovarda

10 Aralık 2013

Beşiktaş, şampiyonluk yolunda çok önemli 2 puan daha kaybetti. Hem de kendi sahasında. 5. dakikada golü atıyorsun ama hemen sonrasındaki 20 dakikada 4 net gol pozisyondan faydalanamıyorsun. (Şanssızlık değil beceriksizlik) 2. yarıda tanınamayacak kadar kötü oynuyorsun, iki değil 3 puan da kaybedersin. Nitekim son dakikada da böyle oluyordu. Eğer Attif kaleye vurmak yerine arkadaşlarına çıkarsa siyah-beyazlılar sahadan 2-1 mağlup ayrılırdı. Sahada 11 kişi, 3 de sonradan 14 kişi... Bu 14 kişiden iyi de değil vasat oynayan 3 futbolcu vardı: Necip, Atiba ve Almeida... E bir takımda 3 kişi oynayıp da gerisi vasatı bile bulamıyorsa o takımın kazanması biraz zor. Beşiktaş’ta hangi futbolcu topu ayağına aldıysa ya yan pas yaptı, ya da geri pas. Ramon Motta son pozisyonda pas atacak bir arkadaşını göremedi. Herkes rakibin arkasında ‘bana top atma’ der gibiydi.HUTCHINSON TEK BAŞINAFernandes'e özel bir parantez açmak lazım. Maç içinde ayağı kaydı. Bence Fernandes’in ayağından çok kafası da kaymış. Adamın aklı başka yerlerde. Yönetim, Manuel Fernandes’le devam edecek mi, etmeyecek mi bir an önce karar vermeli. Bu şekilde faydalı olamaz.Beşiktaş genellikle kazandığı maçlarda G.Töre, Olcay ve Almeida büyük rol oynuyordu. Bu oyunculardan dün ne Gökhan ne de Olcay piyasadaydı. Atiba’yı da kutlamak lazım. Adam adeta tek başınca orta saha oynadı. Neredeyse yorgunluktan kusacaktı.TAHAMMÜL EDİLMEZÖzetle puan farkı her geçen maç kapanacağına açılıyor. Beşiktaş böyle oynamaya devam ederse daha da açılacak gibi. Ayrıca Saven Biliç’in Manuel Fernandes’e nasıl bu kadar tahammül ettiğini anlamak zor. Beşiktaş taraftarları kendi aralarında soruyorlardır: “Bu takım nereye koşuyor?” Sivas'ı ise kutluyorum... İlk yarı değil ama 2. devrede gerçek Sivas’ı izledik. Rakipten korkmayan, daha çok mücadele eden ve daha çok golü arayan bir takım vardı.Tekrar söylüyorum bir karşılaşmada ancak bu kadar pozisyon bulursun. Ama hovardaca harcarsan faturayı da keserler.

Devamını Oku

Göstere göstere

6 Aralık 2013

G.Antep, G.Birliği, F.Bahçe ve Trabzon’dan sonra Beşiktaş da kupada saf dışı kalarak taraftarlarını şok etti. Maçın ilk yarısı son derece zevksiz ve heyecansızdı. Beşiktaş, koca ilk 45 dakikada tek orta yaptı. Pozisyonsa yok denecek kadar azdı. 27. dakikada İsmail’in müdahalesi olmasa Buca, daha önce golü bulabilirdi. İsmail demişken hemen söyleyelim, kesinlikle hazır değil. Ama hak vermek lazım, çok uzun süredir oynamıyor.Beşiktaş 41. dakikada en yetenekli oyuncularından biri olan Oğuzhan’ın hatasıyla ilk golü kalesinde gördü. Cenk bu golü çıkarabilirdi. Ama yediği 2. golde yapacağı hiçbir şey yoktu. İlk 45 dakikada Oğuzhan’ın kasıtlı olmasa bile rakibe darbesi sarı kartın çok ötesindeydi. İlk yarıyı 1-0 yenik bitiren Beşiktaş’ta Biliç’in Oğuzhan, Olcay Şahan, Mustafa Pektemek ve Ömer’den en az ikisini oynatacağını düşünüyordum ama beni yanılttı. Ve 62. dakikaya Kerim-Gökhan, Holosko-Ömer değişikliğine kadar bekledi. Neden bu kadar bekledi aklım ermedi. Bir de hiç aklımın ermediği Beşiktaş’a gol lazım, hücum oyuncusu sokması gerekiyor ama inanılmaz bir şekilde defans oyuncusu olan Motta’yı oyuna alıyor.ENERAMO SAHADA HİÇ YOKTU65. dakikada Ömer’in ayağından eşitliği sağlayan Beşiktaş’ın daha atak daha çok golü bulacağı düşünülürken bunu Buca gerçekleştirdi. Golü yemelerine rağmen paniğe kapılmadılar, ayağa toplarla çok pas yaparak Beşiktaş kalesine yüklendiler. Eneramo neredeyse sahada yoktu. Hiçbir şey yapmadı. 78. dakikada Ricketts öyle bir gol attı ki, hani derler “adeta göstere göstere” diye aynen öyle... Kendi sahasından aldığı topla Franco’yu, Atiba’yı, Escude’yi peşine taktı ve mükemmel vuruşuyla da topu ağlara göndererek Buca’ya turu getiren golü attı. Buca’yı tebrik ediyoruz. Hak ettikleri bir turu atladılar. Kaleci Ömer, Hakan, Umut, Mehmet ve Okan’ın bu turda katıkları çok fazlaydı.Bir tebrik de bu soğuk havada televizyondan maçı izlemek yerine stada gelen 15 bin kadar Egeli Beşiktaş taraftarlarına...

Devamını Oku

Tolga’ya yakışır

3 Aralık 2013

Takım kaptanlığı, sadece pazu bandı takıp sahaya çıkmak değildir. Takım kaptanlığı, takımın en iyi futbolcusu olmak demek de değildir. Takım kaptanının boylu, poslu, yakışıklı olması da gerekmez. Takım kaptanının, o takımın en eski futbolcusu olması gerekir düşüncesi de yanlış. Takım kaptanında her şeyden önce bir liderlik vasfı olmalı. Takım kötü oynadığında, futbolcular arasında ‘hır gür’ çıktığında, maç içinde bir panik olduğunda; “Hey, hop, durun ne oluyor! Kendinize gelin” diye derleyip toparlayacak biri Beşiktaş’ta var mı? Serdar, Sivok, Ersan, Escude, Motta, Veli, Oğuzhan, İsmail, Uğur, Atiba, Fernandes, Necip, Olcay, Almeida, Gökhan Töre... Bu kardeşlerimin şahsiyetlerine tek ama tek bir sözüm yok. Olmaz da olamaz da. Ancak yukarıda isimlerini saydığım bu kardeşlerimin hiçbirinde liderlik vasfı göremiyorum. Belki ileride olurlar ama şu anda Beşiktaş’ın lideri olacak biri yok. ALMEIDA’YI BİLE UYARIYORAslında biri var. Belki “Daha dün geldi, olur mu?” diyeceksiniz ama olur. Bal gibi olur. İyi de yapar. Bu kardeşimin ismi Tolga. Beşiktaş maçlarını saha içinden izlediğim için dikkatle takip ediyorum. Gerektiğinde sert, gerektiğinde yumuşak en uzağındaki Almeida’yı bile uyarıyor, yönlendiriyor. F.Bahçe maçı sonrası koridorlarda bazı laflar etti (bunlar bende saklı) ve çoğu Beşiktaşlı futbolcu da bunu duydu. Ama hiçbiri dönüp de kaleci Tolga’ya bir tek laf etmedi ki bu konuda Tolga çok haklıydı. O dakikada Tolga’nın takım içindeki bu apoleti taşıyacak futbolcu olduğuna daha da çok inandım. Bence bugünün Beşiktaş kadrosu içerisinde en iyi liderlik yapacak oyuncusu Tolga’dır. Benden söylemesi. Gerisini başkan Fikret Orman, yönetim, futbol direktörü Önder Özen ve Slaven Biliç bilir.

Devamını Oku

Vay vay vay

1 Aralık 2013

Gerçekten “Vay vay vay” denecek bir maç izledik. Bundan önceki derbilerin genellikle çoğunda “Dağ fare doğurdu” diye konuşurduk. Ama dünkü derbi, mücadelesiyle, her iki takımın kazanma istekleriyle, atılan ve kaçan golleriyle, kırmızı ve sarı kartlarıyla aynen şunları söyletti: “İşte derbi böyle olur. Derbinin babasıydı.” Her iki takım futbolcularına da teşekkür etmek gerekir. Ayaklarına sağlık. Maça hızlı başlayan F.Bahçe’ydi ama gol Beşiktaş’tan geldi. Hem de ne gol. Almeida’nın pası harika, Olcay’ın Gökhan’ı ekarte edişi süper ve gol vuruşu ise mükemmel... F.Bahçe hemen karşılık verdi. Başta Serdar olmak üzere tüm defans golde hatalıydı. Gerçi Beşiktaş’ın yediği tüm gollerde defans hatalıydı. Tolga harika oynadı, inanılmaz kurtarışlar yaptı. Beşiktaş’ın attığı 2. golde Veli’nin pası harikaydı. Volkan Beşiktaş’ın 1. ve 2. golü de kurtarabilirdi. Almeida’nın 2. golündeki füzeye ise yapacağı hiçbir şey yoktu. MEIRELES NE YAPTI? Büyük maçlarda iyi bir performans gösteremeyen Fernandes dün de geleneği bozmadı. Olcay’ı attığı golün yanı sıra çalışkanlığı ve mücadelesi için de kutlamak lazım. Hem hücuma gitti, hem de defansa... F.Bahçe’nin en etkili oyuncusu Gökhan’ı da çok iyi kontrol etti. Futbolun içinde her türlü sertlik olur. Ama Meireles’in yaptığı iş değil. Bir futbolcu aynı meslekten para kazanan rakip oyuncuya değil, düşmanına böyle girmez. Gidip özür dileyeceğine bir de itiraz ediyor. Necip Uysal kırmızı kartı hak etti mi? 1 sarısı vardı, 2.’de Caner’i çekti ve atıldı. Ama belirtmek gerekir ki Caner’in de Necip’e müdahalesi vardı. Özetle harika bir derbi izledik. Bize bu sunumu yapan futbolcu kardeşlerimi bir kez daha canı gönülden kutluyorum.

Devamını Oku

Batalla...

27 Kasım 2013

Batalla futbolculuğunu çok beğendiğim, izlerken de çok keyif aldığım bir oyuncu. Yiğidi öldürüp hakkını verelim; şampiyonlukta çok büyük payı var. Eyvallah... Ama bunlar Batalla’nın son yaptıklarını affettirmez. Herkes affetse ben Bursalı bir oyuncu olsam afetmem. Daum %100 haksız olsa bile (ki değil) sen Batalla olarak 1 gün sonraki maçı oynarsın sonra başkana gider, “Ben Daum’la yapamıyorum. Bu şartlarda faydalı olamıyorum” dersin. Ama “Daum varsa ben yokum” diyemezsin. Haydi diyelim bu lafın üzerine başkan Daum’u gönderdi. Peki yarın bir takım arkadaşın ya da yöneticin için, “Bunların kaşının üzerinde gözü var. Ya onlar ya ben” dersen... Sen iyi futbolcusun ama Batalla demek Bursa demek değildir. Bursa taraftarıyla, oyuncusuyla büyük camia. Ve bu camiaya senden daha büyük isimler geldi ama hiçbiri kendini Bursa’dan büyük görmedi.TARAFTARLAR DÜŞÜNSÜNGelelim Daum’un Sivas maçının ardından toplantıda yaptığı konuşmaya: “Arkadaşlar hepinizden özveri bekliyorum. Özellikle Belluschi ve Batalla’dan. Çünkü ikiniz de daha iyi performans gösterecek arkadaşlarsınız. Benim ve taraftarın sizlerden daha çok özveri beklemek hakkımız.” Allah aşkına bunda küsecek, kıralacak, takımı yarı yolda bırakacak ne var? Bir teknik adam futbolculardan bunları isteyemez mi? Nereden bakarsan bak haksızsın Batalla. Başkan Erkan Körüstan ve yönetimin “Kimse Bursa’dan büyük değildir” diyerek Batalla’nın yanlışını affetmemesi alkışlanacak bir harekettir. Bursa taraftarının enine boyuna düşünüp, duygusallığa kapılmadan başkanın, yönetimin ve Daum’un yanında olacağına inanıyorum. Bursalı taraftarlar başkan ve yönetimin “Kimse Bursa’dan büyük değildir” felsefesini benimsemeli...

Devamını Oku