Ne maç ama!

31 Ekim 2015

VALLAHİ bir futbolsever olarak dünkü Beşiktaş-Kasımpaşa maçından büyük keyif aldım. İki takım kazanmak için oynayınca o maç tadından yenmiyor. Kasımpaşa, Beşiktaş’ın ne son haftalardaki futbolundan, ne yetenekli ayaklarından, ne en çok gol atan takım olmasından hiç korkmadı. Bravo Rıza Hoca ve futbolcularına... Galip durumdayken bile daha fazla gol atmak için rakip kaleye yüklendi.BEŞİKTAŞ’A gelince herkes şimdi diyecek ki “Beşiktaş kötü oynadı.” Hayır, aslında kötü oynamadı. Kasımpaşa çok akıllı oynayarak Beşiktaş’ı oynatmadı. Neredeyse kaleci Tolga’ya dahi basıp düzgün pas atmasını engellediler. Beşiktaş rakip kalede gol pozisyonunu çok organize ataklar yaparak bu nedenle bulamadı.GÜNEŞ ÇARE BULMALIİKİNCİ 45 dakikaya Şenol Güneş, Necip ve Quaresma’nın yerine Sosa ve Gökhan’ı alarak başladı. İsabetli bir karardı. Quaresma demişken, Şenol Hoca, Quaresma’yı ısrarla oynatıyor, kazanmak istiyor. Ama Quaresma iyi oynamıyor. Çok çalışıyor ama iyi oynamıyor. Beşiktaş’ın en büyük hastalığı gereksiz yerde gereksiz top kayıpları. Siyah-beyazlılar gol ararken kaptırdığı basit toplardan gol yiyor. Şenol Güneş buna acil çözüm bulmalı.İsmail’e tavsiyeBEŞİKTAŞ 3 kez mağlup duruma düşmesine rağmen kazanma isteğinden bir an olsun kopmadı. Oyun disiplinini de bozmadı. İsmail’e bir ağabey tavsiyesi; top ayağına gelmeden nereye kullanacağını bilmeli. Özetle çok keyifli mücadeleli ve bol golü bir maç izledik. Maçın hakkı beraberlikti, böyle de oldu. Bu arada Beşiktaş’a 1 puanı getiren gol bana göre penaltı değildi. Ama hakemlerin kararlarına da saygı duymak gerekiyor.

Devamını Oku

Mükemmel Beşiktaş

26 Ekim 2015

BEŞİKTAŞ, Antalya’da da zirveden inmedi. Hem mükemmel top oynadı, hem de farklı kazandı. Beşiktaşlı futbolcular için, “Hata yapıyor” diyebilirsiniz, “Top kaptırıyor” diyebilirsiniz, “İnanılmaz goller kaçırıyor” diyebilirsiniz, “Kötü goller yiyor” diyebilirsiniz, ama hiç kimse Beşiktaşlı hiçbir futbolcu için “Koşmuyor, mücadele etmiyor” diyemezsiniz.DÜN hepsi inanılmaz koştular ve mücadele ettiler. Yardımlaşma mükemmeldi. Kazanma hırsı üst düzeydeydi. 1 attılar, 2’yi, 2’yi attılar 3’ü, 4’ü attılar 5’i, 5’i attılar 6’yı kovaladılar. Dün kaçırdıkları goller olmasa hiç abartmıyorum, 5 değil 7-8 olurdu.TÜM Beşiktaşlı futbolcuları kutlamak gerekir ama şu Necip’le Atiba’ya ayrı bir paragraf açmak istiyorum. Adeta Beşiktaş’ın direkleri. Necip yedek kaldı, hatta tribüne çıkarıldı. Ama hiçbir zaman pes etmedi. Şenol Güneş ne zaman görev verdiyse çıktı, elinden geleni, hatta fazlasını ortaya koydu.GÜNEŞ’İ KUTLUYORUMŞENOL Güneş’i kutluyorum. Farklı kazandığından ya da takımı lider olduğundan dolayı değil. Yedek kulübesindeki futbolcuları her zaman hazır tuttuğundan. Giren, çıkanı hiç mi hiç aratmadı. Olcay sol kanadı hallaç pamuğu gibi atarken bu güzel futbolunu şık bir golle de süslemesini bildi. Kerim’in Cenk’e attırdığı bir gol var, doğrusu hangisini daha çok alkışlayayım diye şaşırıyor karar veremiyorum.ANTALYA’YA gelince... Onları da tebrik ediyorum. Nedeni hemen söyleyeyim. Liderle oynuyorlar, çok iyi bir Beşiktaş karşılarında, vurup kırmayı düşünmeden, çirkeflik yapmadan, futbol oynayarak kazanmaya çalıştılar. Ama güçleri Beşiktaş’a yetmedi.

Devamını Oku

Kötünün iyisi

23 Ekim 2015

MAÇI deplasmanda Lokomotiv Moskova ile oynuyorsun. Grubun lideri. “1 puan iyidir” demek istiyorum, ama diyemiyorum. Neden diyemiyorum? Rakip son 15-20 dakikayı 10 kişi oynuyor. Senin de takım olarak Lokomotiv Moskova’dan eksiğin yok fazlan var. O zaman kazanacaksın arkadaş!ÖNCE ilk 45 yarıya bir bakalım. Soğuk olmasa kimse beni uyumaktan alıkoyamazdı. Öylesine temposuz, ruhsuz bir ilk yarı izledik. Ne iyi bir futbol, ne mücadele, bırakın golü neredeyse pozisyon bile yoktu.EYVAH, 2. yarıda böyle mi olacak diye düşünürken tam tersi oldu. İki takım da çok hızlı ve tempolu başladı. İlk pozisyonu Gökhan’la Beşiktaş yakaladı. Ve karşı karşıya topu ağlarda gönderemedi. Aslında kolay gibi görünse de “Bu golü nasıl atamadı?” desek de Gökhan’ın pozisyonu göründüğü kadar kolay değildi.NECİP HEP GİRİYORÖNCE şuna parmak basmak istiyorum. Veli yok, Tolgay yok. Kimse kusura bakmasın onlar olmayınca Beşiktaş’ın orta sahası da yok. Hocam patron sensin ama Sosa ile Oğuzhan, iki aynı anda oynamaz. Oynarsa Beşiktaş her takıma karşı orta saha rakibine bırakır. Nitekim böyle oluyor, dikkat ediyorum, neredeyse hemen hemen Necip sonradan oyuna giriyor.YEDİĞİMİZ golde tüm defansın hatası vardı. Attığımız golde Gomez’in vuruş becerisi ön plana çıkarken o topu oraya çıkaran Oğuzhan’ın hakkını teslim etmek gerekir. BEşiktaş’ın en etkili silahları, en yetenekli oyuncuları, Gökhan ve Quaresma... Değil mi? Peki dün görebildiniz mi? Ben göremedim. Özetle 1 puan kötü mü değil. Peki 1 puan iyi mi, dünkü şartlarda o da iyi değil.

Devamını Oku

Zor oldu

18 Ekim 2015

BEŞİKTAŞ’IN zirveyi kaptırmaya niyeti yok. Dün akşam zirvede başladığı maçı zor da olsa 1-0 kazanarak haftayı zirvede bitirmesini bildi. Futbol kalitesi olarak göze hoş gelen, seyir zevki yüksek bir maç izlemedik. Ama her iki takım futbolcularını da gösterdikleri mücadeleden dolayı alkışlamak gerekir.RİZESPOR golü yiyen kadar çok akıllı oynadı. 8-9 kişi defans yapıp, tekme tokatla 1 puanı alalım da nasıl alırsak alalım havasında kesinlikle değildiler. Rizespor da Beşiktaş gibi iyi bir takıma karşı oynamalarına rağmen hücumu ve golü düşündü. Hikmet Hoca’yı tebrik ederim. İyi mücadele eden, rakip kim olursa olsun korkmayan bir takım yaratmış.RİZESPOR inanılmaz akıllı alan savunması yaptığı için Beşiktaş pas yapmakta oldukça zorlandı. Neredeyse tüm maç boyunca Gomez’e istediği toplar gelmedi diyebiliriz. Şöyle bir sesli düşünüyorum; acaba Sosa’nın oynadığı yerde Oğuzhan oynasa daha mı iyi olur. Sosa’nın da hakkını verelim. Çok etkili gözükmese de en çok koşan isimlerdendi.NECİP HAMLESİ YERİNDEYDİQUARESMA girdikten sonra özelikle ataklarda oyuna bir hareket getirdi ve Beşiktaş’a 3 puan getiren gol onun ayağından geldi. Yeterli mi, hayır. Quaresma çok daha iyisini verebilecek yetenekte bir oyuncu. Gökhan Töre çok koştu ama çok kritik yerde kaybettiği toplarla taraftarların yüreğini ağzına getirdi.BEŞİKTAŞ’IN oyundan düştüğü dakikalarda Necip hamlesi çok yerindeydi. Necip’e helal olsun. Ne zaman görev verilse elinden geleni yapıyor. Bu arada Ersan Gülüm’ü de tebrik etmek gerekiyor. Kweuke gibi çok güçlü bir oyuncuyla baş etmek çoğu futbolcunun harcı değil.BU arada maçın hakemi Alper Ulusoy’u tebrik ederim. Hiç etki altında kalmadı. İkili mücadelelerde futbolcunun ve taraftarın bağırıp çağırmasına aldırmadan oyunu kesmemeye çalıştı. Maçın iyileri kimdi diye sorarsanız Alper Ulusoy’u ilk üçün arasında sokarım.

Devamını Oku

Teşekkürler çocuklar

14 Ekim 2015

En kötü günümüzde dahi teknik heyet ve futbolcularımıza inanan Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı Yıldırım Demirören’e ve arkadaşlarına teşekkürler. Teşekkürler Fatih Terim, teşekkürler çocuklar ve teşekkürler Konya seyircisi... Avuçlarımızın içi patlarcasına hepinizi alkışlıyoruz. Kazakistan’ın kazanmasını istiyorduk oldu. Hollanda’nın mağlubiyetini istiyorduk, oldu. Ama yetmiyordu, bizim de kazanmamız lazımdı. Ve biz de kazandık, Fransa’dayız.ZATEN size bir şey söyleyeyim mi, o Avrupa Şampiyonası Türkiye’siz hiç çekilmezdi. Yanlış anlaşılmasın, yalnız Türkiye için değil, turnuvayı izleyecek tüm seyirciler için. İyi bir takımımız, iyi bir hocamız, keyif veren bir futbolumuz var. Hep beraber Fransa’da bunu göreceğiz.BU maçı kazanmak için inanç lazımdı, vardı. Sakinlik lazımdı, vardı. Sabır lazımdı, vardı. Akıl lazımdı, vardı. Ve bunların karşılığı kazanmak olmalıydı. Adalet de yerini buldu. 4-4-2 ile başladık. Böyle maçlar için inanılmaz bir taktiktir. Terim, bunu istedi, futbolcular da tam anlamıyla verilen taktiği yerine getirdiler.HEPSİ BİRER YILDIZDI“ŞU iyi oynadı, bu iyi oynadı” diye şahıslara girmek istemiyorum. Takım olarak çok iyiydik. Defansta kademe, orta sahada yardımlaşma, atağa kalktığımızda çoğalma... İyi bir takımın yapacağı her şeyi yaptık. Terim, Kazakistan ve Hollanda’nın istediğimiz sonuçları aldığını öğrendiği an, bizim de kazanmamız gerektiğinin bilincindeydiCENK gibi, Gökhan gibi, Umut gibi bütün gol ayaklarını sahaya sürdü. Vuruyor ama yıkamıyorduk. Ta ki, Selçuk’un ‘GÜMM’ diye vurup bizi Fransa’ya götürecek golü attığı ana kadar.BÜTÜN takım yıldızdı. Teknik direktörümüz yıldızdı. Rakibi çok iyi tahlil eden ve ona göre sahaya 11 süren Fatih Terim ve inanılmaz taktik veren Fatih Terim başrolü oynarken tüm futbolcularının hepsine 10 üzerinden 10 yıldız veriyorum. Diyorlar ki, “Mucize gerçekleşti.” Ama şunu unutuyorlar, Fatih Terim’in olduğu yerde mucizeler hep gerçekleşmiştir. Tekrar, tekrar, tekrar; teşekkürler, teşekkürler teşekkürler...

Devamını Oku

Direkten döndü!

4 Ekim 2015

BEŞİKTAŞ lider geldiği Eskişehir’den lider olarak ama yüreği ağzında İstanbul’a döndü. ‘Yüreği ağzında’ diyoruz çünkü öyle bir son dakikalar yaşadılar ki, yüreklerinin ağzına gelmemesi mümkün değil. Direkten dönen top gol olsa santrası bile yapılmayacak, Beşiktaş farklı kazanacağı bir maçı beraber bitirecekti. Yani kısacası direkten döndü.ASLINDA son 10 dakika hariç maçın hakimi Beşiktaş’tı. 2-0’ı bulduktan sonra final pasları ve vuruşlarını biraz daha ciddiye alsalar, 2’de kalmaz, rahat 3-4 olurdu. Kaleden başlayalım... Son haftaların formda eldiveni Tolga’ya dün çok fazla iş düşmedi. İlk yarıda bir kurtarışı vardı ki, mükemmel bir refleks.TOLGA’YA söylenecek tek söz nazar değmesin kaptan, devam. Ve Ersan... Adeta tek başına savaştı. Sağdakini, soldakinin kademesine girdi, kritik müdahaleler yaptı. 4x3’lük oynadı. Eğer kazandığı topları iyi kullanabilseydi 4x4’lük olurdu. Ne olursa olsun Beşiktaş, Veli’yi arıyor. Atiba koca orta sahanın yükünü tek başına taşıyor neredeyse. Böyle olunca ben Sosa-Oğuzhan ikilisini biraz lüks buluyorum. Ha ‘Sosa mı, Oğuzhan mı?’ derseniz, bu performansıyla ‘Uzak ara Ozzie’ derim.NECİP OYNAMALIVEEE gelelim Gökhan’a. Dün rakip ceza sahasında çok fazla etkili değildi. Ama inanılmaz bir efor sarfetti, mücadele etti. 90+4’te bir kademeye girdi ki inanılır gibi değil. Beşiktaş’ın golcüsü de atmaya devam ediyor. 2. golde mesafe uzaktı ama buna rağmen öyle bir sağ ayak içi plase attı ki, yeme de yanında yat.ÖZETLE Beşiktaş kazandı ama yürekleri de ağzına getirdi. ‘Klasik Beşiktaş’ diyebiliriz. Eskişehir’e gelince, gücünün yettiğince Beşiktaş’la mücadele etmeye çalıştı. Son bir not: Beşiktaş Veli’yi arıyor. Hem de mumla. Ben Şenol hoca değilim ancak orta sahayı ayakta tutmak için Necip’i oynatırım.

Devamını Oku

Puan puandır

2 Ekim 2015

F.BAHÇE galibiyetinin verdiği moralle sahaya çıkan Beşiktaş, ikinci 45 dakikada daha üstün oynayıp ve daha çok gol pozisyonu bulmasına rağmen kazanamadı. Diyoruz ki, canları sağ olsun. Ayrıca puan da puandır.İLK 45 dakikada Sporting kontrollü, Beşiktaş’ta sahasında oynamanın verdiği avantajla atak oynamak istedi. Ama konuk ekip buna fırsat vermedi. Düşündürmedi, döndürmedi, oynatmadı. Dikkatli ve kontrataktan golü bulmayı düşünen Sporting 16. dakikada bu düşüncesini gerçekleştirdi. İlk yarıya baktığımızda Beşiktaş’ın skoru değiştirecek oyuncuları Gökhan, Gomez ve özellikle de Sosa ile Quaresma bekleneni vermekten çok uzaktı.BEŞİKTAŞLI taraftarlar bir türlü bekleneni veremeyen Quaresma’ya çok üzülüyorlar. Ama şu da bir gerçek ki Quaresma da buna çok üzülüyor. Bunu yüzüne bakıp anlamamak elde değil. Şenol hoca orta sahaya Necip ve Atiba ile başladı. Düşünce fizik olarak ayakta kalmaktı. Fizik olarak kaldı ama yaratıcılık yoktu.KAPTAN TOLGA’YA BRAVO2. yarıda Oğuzhan’ın oyuna girmesiyle üretkenlik de başladı. Oğuzhan’ın gayreti, üretkenliği Gökhan’ın yıpratıcı depar ve çalımları, adeta “Gol geliyor” diyordu. Ve neredeyse ilk organize atağımızda Gökhan’ın golü geldi. Beck’in topu taşıyışı, Sosa’nın mükemmel pası ve Gökhan’ın harika gol vuruşu... Bundan sonra da fırsatlar yakaladık. Oğuzhan ve Cenk şut atma yerine çok daha müsait olan Quaresma’ya verebilselerdi öne de geçebilirdik.KAPTAN Tolga’ya bravo. Her iki yarıda da kurtarışlarıyla gole izin vermedi. Dün Beck’i ve İsmail’i de çok beğendim. Şenol hocam dakika olmuş doksan. Adam zaten kötü oynamış moral sıfır. Bu dakikada Quaresma’yı oyundan almana da bir anlam veremedim. Ayrıca hava kötüydü, stat uzak ve hafta arası. Ve statta 25 bin Beşiktaş taraftarı var. Maçın bitiş düdüğüne kadar futbolcuları destekliyorlar. Valla helal olsun bu taraftara...

Devamını Oku

Şeytanın bacağı kırıldı

27 Eylül 2015

2 senedir, yani 8 maçtır derbi kazanamayan Beşiktaş, dün güçlü rakibi F.bahçe’yi 3-2 yenerek şeytanın bacağını kırdı. Hak etti mi, evet, hak etti. Hem de anasının ak sütü gibi. Ama şu gerçeği görmemek yanlış olur, kendi sahanda oynuyorsun, 2-0 öne geçmişsin ve durumu 2-2’ye eşitliğe getirerek tüm Beşiktaşlılar’ın yüreğini ağzına getiriyorsun.2-2 olunca 2-0 önde olan bir takımın gardı düşer, morali bozulur. Ama Beşiktaş dün bunun tam tersini yaptı. Devamlı gol aradılar ve bir koşacaklarına iki koştular. Yardımlaşmaları mükemmeldi.DÜN daha çok kanatlardan oynadı Beşiktaş ve Gökhan’ın mükemmel ortası, Gomez’in ise harika kafa vuruşu ile 3. golü buldu. İddia ediyorum, Beşiktaş kanatlardan oynasın, yenemeyeceği takım yok! Şenol hocanın, Sosa-Necip değişikliği tam isabetti. Çünkü orta saha oyundan düşmeye başlamıştı. Bu Atiba’ya helal olsun. Derler ya “Görünmeyen kahraman”, hiç alakası yok. Dün Beşiktaş’ın görünen kahramanıydı. Bir ara neredeyse tek başına orta saha oynadı.TOLGA’YA BRAVOOLCAY ve Gökhan soldan Caner’i sağdan da Şener’i neredeyse hiç çıkarmadı ve orta yaptırmadı. İlk yarıda hasta hasta ve iğneyle maça çıkan Tolga, Fernandao’nun kafa vuruşunda adeta uzayarak, gole izin vermedi. Belki de bu maçın kırılma noktasıydı. Bravo kaptan!BEŞİKTAŞ’IN dün defansı da görevini yaptı. Fernandao ile fizik olarak başa çıkmak her babayiğidin harcı değil. Hem Rhodolfo hem de Ersan bu işi becerdiler. Özetle çok heyecanlı çok heyecanlı zevkli ve bol gollü bir derbi izledik. İki takıma da teşekkürler.Volkan şov yaptıBEŞİKTAŞ’IN yediği ikinci golü atan van Persie’ydi. Ama van Persie’nin yerinde olsam golün karşısında kendi ismimi siler Volkan’ı yazarım. İnanılmaz işler yaptı. Her futbolcu çalım yer. Ama Beşiktaşlı futbolcuların top çıktı diye oyunu bırakmaları affedilecek gibi değildi. Kardeşim hakem düdük çalmamış, neden bırakiyorsun!

Devamını Oku