Güneş beni şoke etti!

30 Haziran 2015

“Biz kendisini ‘sadece teknik direktör’ olarak biliyorduk. Ama her şeyle ilgileniyor. Günde en az 10-15 kez arıyor ve konuştuklarımız transferden çok; Ümraniye, altyapı ve Fulya...”TÜRKİYE Futbol Federasyonu’nun genel kurulundan dönüyoruz. Ankara havalimanında uçağımızı bekliyoruz. Beşiktaş 2. Başkan Ahmet Nur Çebi ile sohbetteyiz. Çebi, Şenol Güneş’i yere göğe sığdıramıyor ve anlatıyor: “Anlaşmadan önce Güneş’le 4-5 gün görüştük. Bu süre içerisinde para konusu yalnızca 1 kez konuşuldu. Biz Şenol hocayı ‘sadece teknik direktör’ olarak biliyorduk. Ama adam her şeyle ilgili kardeşim. Günde en az 10-15 kez arıyor. Konuşulan konu transferden çok; altyapı, Fulya Tesisleri ve Ümraniye...‘FULYA’DA altyapı olmaz. Olsa da Beşiktaş’a bir faydası olmaz. Ümraniye’ye taşınıp gözümün önünde olmalı. Takımların geleceği altyapıda. Onlara saha, tesis, ilgi vermelisin ki sana iyi bir futbolcu olarak dönsünler.’ Yine telefon, bu sefer ‘Başkan Ümraniye’de işler hızlı gitmiyor. Çimci gelmemiş, ustalar geç kalmış, bu soğuk oda ne zaman bitecek, yeni oturma takımları geldi mi, 1 no’lu saha hazır değil...’DEVAMLI istiyor. Ve isterken de hep soruyor, ‘Bak başkan bunları istiyorum. Olması da gerekir. Ama maddi olarak da zor duruma düşmeyin paranız var mı?’ Ne yalan söyleyeyim, teknik direktörden çok 40 yıllık Beşiktaşlı gibi kulübü düşünmesine hem şoke hem de çok mutlu oldum. İnanıyorum ki Şenol hocayla çok güzel günlerimiz olacak, birçok başarıya imza atacağız.”‘Ahmet başkanı sıkıştırıyorum, çünkü...’ÖBÜR masada Şenol hoca var... Yanına gidiyorum ve “Hocam Ahmet başkanı çok sıkıştırıyormuşsun” diye soruyorum. Güneş “Evet sıkıştırıyorum, çünkü bunların ligler başlamadan bitmesi gerekir. Ligler başladıktan sonra bu kadar sık takip edemeyeceğim. Benim de artık takıma futbolcularıma rakiplere konsantre olmam lazım.”‘3’e 5’e bakmayın bitirin kardeşim’GÜNEŞ’LE konuştuktan sonra yine Çebi’nin yanına gidiyorum, ne zaman gitsem telefonda, sanki kulağına yapışmış... Çebi’ye yeni bir telefon geldi, kimle konuştuğunu bilmiyorum ama karşısındakine verdiği kısa ve net cevabı söyleyeyim: “Bitirin kardeşim! Hoca bir an önce bitmesini istiyor. 3’e 5’e de bakmayın, bitirin!”VALLAHİ o yarım saat içinde gördüğüm kadarıyla Şenol Güneş, Beşiktaş’la sözleşmesi 3 yıllık değil de çok daha uzun seneler siyah-beyazlılarda kalacakmış gibi her yere yetişmeye çalışıyor. En büyük yardımcısı ise Ahmet Nur Çebi. Hoca “Gak” diyor, Ahmet Çebi’den su, hoca “Guk” diyor, Çebi’den yemek...

Devamını Oku

Gerek var mı hocam?

14 Haziran 2015

EŞİKTAŞ’IN yeni teknik direktörü Şenol Güneş oldu. Önce hayırlı olsun diyelim. Şenol Hoca’yı uzun yıllardır tanırım ama 2002 Kore-Japonya Dünya Kupası’nda A Milli Takım’ın başındayken çok daha yakından tanıma fırsatı buldum. Tanıdığım kadarıyla Şenol Güneş;1-Son derece disiplinlidir. Her şeyden taviz verir, disiplinden asla.2-Futbolcunun ismi, şöhreti, yerliymiş, yabancıymış, pahalıymış, ucuzmuş, onu hiç ligilendirmez.3-Formayı isme, şöhrete değil, hak edene verir, adaletli değıtır.4-Kim olursa olsun, takımın huzurunu bozmasına kesinlikle izin vermez.5-Doğru bildiğini, evelemeden, gevelemeden söyler, dilinin kemiği yoktur.İMZA töreninde özellikle kaleciler hakkında yaptığı açıklamalar canımı sıkmadı desem yalan olur. Beşiktaş’ta 3 tane iyi kaleci var. Bunlardan 2’si A Milli Takım’ın kalesini korudular. Şenol Hoca dedi ki; kendilerine gelsinler, yoksa... Yani yabancı veya yerli bir kaleci alırım. (Belki de yanlış anlamış olabilirim)‘HAYDAAAA’ ÇEKİYORUMYAPMA hocam, ne yabancı kalecisi! Orada sen varsın, kaleciydin. Mehmet Kulaksızoğlu var, kaleciydi. Böyle bir ikili varken Tolga, Cenk, Günay gibi 3 iyi file eldivenden Beşiktaş kalecisi çıkaramayıp bir yabancı file bekçisi alırsanız kusura bakmayın, bu Tolga, Cenk ve Günay’ın değil, Şenol Güneş ve Mehmet Kulaksızoğlu’nun ayıbı olur.BEN bu 3’lü varken Beşiktaş’a kaleci gerekeceğini düşünmüyorum. Tolga, Cenk, Günay dururken yabancı kaleciye, kulakları çınlasın Rasim Ozan Kütahyalı gibi ‘HAYDAAAA’ çekiyorum.NEYSE, Beşiktaş büyük bir takım. Her teknik direktöre Beşiktaş’ın teknik direktörü olmak kolay kolay nasip olmaz. Ama şunu da hatırlatayım hocam, büyük başın derdi de büyük olur. Hadi size kolay gelsin, Allah yardımcınız olsun, Allah utandırmasın...NOT: Mehmet (Kulaksızoğlu) Hocam... Bu arada telefonlarını açmıyormuşsun. Haberin olsun, şöyle konuşuyorlar, “Beşiktaş’a geldi, havaya mı girdi?” Yanlış anlama hocam, ben seni iyi tanıyorum. Ama tanımıyanlar böyle konuşuyor, haberin ola...

Devamını Oku

Şaka gibi!

25 Mayıs 2015

ÇOK uzak değil. Bundan tam 3 hafta önce puan cetveline bakıyoruz. Beşiktaş averajla lider. Dün akşam saat 22.00, Beşiktaş lider G.Saray’dan 10 puan gerisinde. “Hadi ya olur mu öyle şey?” diyorsunuz değil mi? Vallahi bana da bana da 3 hafta önce bunu söyleselerdi aynısını söylerdim.GERÇEKTEN şaka gibi! Beşiktaş bu sezon da 3. oldu ve 8 derbinin 1’ini kazanamadı. Böyle olunca fatura liderlere kesilir. Zaten Slaven Biliç de “2 senedir şampiyon olamıyoruz, sorumluluk benim” diyerek bunu belirtti.ÇOK ilginçtir ben bu kazanılamayan 8 derbinin 8’ini de canlı izledim. Hiçbirinde Beşiktaş kötü oynamadı, hatta zaman zaman iyi oynayan taraftı. Dün de öyleydi. Beşiktaş, G.Saray’dan daha iyi oynadı. Daha çok gol pozisyonuna girdi.EEE? Eee’si atamadı. “Atamadı” derken Muslera’nın hakkını da vermek lazım. İnanılmaz toplar çıkardı. Eğer G.Saray şampiyon olduysa -ki mucizeleri bir kenara bırakırsak oldu- bunda en büyük pay kritik maçlarda inanılmaz kurtarışlar yapan Muslera ile kritik maçlarda kritik goller atan Sneijder’indi.TECRÜBELİ OYUNCU YOKTÜM derbilerde gördüğüm kadarıyla bu maçların ağırlığını, yükün kaldıracak tecrübeli oyuncu Beşiktaş’ta yok. Dün yabancı bir teknik direktör olarak maça gitsem ve futbolcuların hiçbirini tanımasam ne Sneijder’i ne Melo’yu, Yasin’i kaptığım gibi götürürüm.BEŞİKTAŞ 2 sezondur 3. oluyor. Beşiktaş 2 senedir derbi kazanamıyor. Bunu anlamı başarısızlıktır. Ve o takımı çalıştıran teknik direktörle yolları ayırmak gerekir. Ama ben önümüzdeki sezon da Slaven Biliç’e şans verilmeli diye düşünüyorum. Peki verilir mi? Hiç zannetmiyorum.

Devamını Oku

Seba-Orman Milne-Biliç

22 Mayıs 2015

İSTİKRAR her şeyde olduğu gibi futbolda da başarının olmazsa olmazıdır. Biliç 2 senedir Beşiktaş’ta. Şampiyonluk yok, derbilerde de 7’de 0... Bakıldığında ‘Biliç başarısızdır’ damgasını vurabiliriz. Peki buna rağmen Biliç gönderilmeli mi? Başkaları ne der bilemem ama ben Biliç’e bir sezon daha şans verilmelidir diye düşünenlerdenim.“İSTİKRAR” dedik... Ne kadar önemli olduğunu biraz gerilere giderek hatırlayalım. 1987-88 sezonu... Gordon Milne teknik direktör, şampiyon G.Saray. 1988-89 sezonu... Milne teknik direktör, şampiyon F.Bahçe... Camia karışıyor. Fulya basılıyor. Sözlü, fiziki müdahaleler, Seba’nın evininönünde protestolar, Milne’nin ve futbolcuların kovalanışı... Herkes “Milne gitsin” diyor ve herkes Milne’ye gitti gözüyle bakıyor. Bir kişi hariç, başkan Süleyman Seba...SEBA ARKASINDA DURDUO çalkantılı dönemde kulüp binasına gidiyorum, rahmetli Şevket Yorulmaz ile bir şey konuşacağım. Süleyman Ağabey de o sırada odasına geçiyor. Son derece neşeli. Bundan cesaret alarak, kapısını vurup içeriye giriyorum. Hemen çay söylüyor. Rahatlıyorum. Başıma neler geleceğini, ne fırçalar yiyeceğimi bildiğim halde, neşesinden ve ısmarladığı çaydan da cesaret alarak soruyorum, “Süleyman Ağabey, Milne ne olacak?”KORKTUĞUM başıma geliyor. Neşeli, nadiren de olsa gördüğüm güleryüz gidiyor ve çok sert bir ifadeyle “Ne olmuş Milne’e? Taraftar, basın gitmesini istiyorsunuz diye göndereceğimi mi sanıyorsunuz? Bu kulübü taraftar ve basın yönetmiyor. Bir başkanı ve yönetim var, kararı onlar verir. Şimdi açık açık söyleyeyim, ben başkan olduğum sürece Milne’i hiçbir yere göndermem!”BEN de o kadar laf işittik, fırça yedik, biri de bir, bini de bir deyip, “Neden” diye soruyorum. “Sana ne? Size ne?” lafı işiteceğime son derece samimi bir şekilde sebebini şöyle açıklıyor: “Bu adam dürüst.. Bu adam tok gözlü.. Bu adam futbolu biliyor.. Bu adam işini ve Beşiktaş’ı seviyor. Bu adam futbolcularına, futbolcuları bu adama güveniyor. Ve bu adamın gözlerinde Beşiktaş’ın başarılarını, şampiyonluklarını görüyorum ve inanıyorum.”SONRA 3 ŞAMPİYONLUKONDAN sonra ne oldu, yine bir hatırlayalım: 1989-90... Hem kupa hem lig şampiyonu BEŞİKTAŞ, 1990-91... Şampiyon Beşiktaş... 1991-92... Namağlup şampiyon Beşiktaş... 1992-93’te ise son maçta G.Saray, A.Gücü’nü 8-0 (!) yeniyor ve Beşiktaş averajla 4. şampiyonluğu kaybediyor. İşte istikrarın karşılığı.FUTBOLCULAR HOCADAN MEMNUNAYRICA “Futbolcular, Biliç’i sevmiyor. Onunla anlaşamıyor” sözlerine sakın kulak asmayın. Ben hepsiyle konuşuyorum. Bir tek futbolcunun Biliç’ten şikayetçi olduğunu duymadım, yedek kulübesindekiler de dahil.BENCE O IŞIK BILIC'TE VARTABİİ ki karar başkan Fikret Orman ve yönetiminin. Ama ben yönetimde olsam ve oylama yapılsa, oyumu kesinlikle Biliç’e bir sezon daha şans verilmesinden yana kullanırdım. Ve Biliç bu şansı hak ediyor. Başkan Fikret Orman, Biliç’in gözlerine baktığında ne görüyor bilemiyorum ama ben Biliç’in gözlerine baktığımda Süleyman Ağabey’in Gordon Milne’ye bakıp da gördüğü ışığı görüyorum.

Devamını Oku

ACI SON

18 Mayıs 2015

VE Beşiktaş çok az da olsa şampiyonluk umutlarını, hatta ve hatta Kaf Dağı’nın ardından kalan 2.’liği bile dün Konyaspor’a 1-0 kaybederek Osmanlı Stadı’nın çimlerine gömdü. Oynanan futboldan söz etmek istemiyorum ama değinmeden de geçemeyeceğim. Çünkü son derece berbat ve rezildi. Tamam, şampiyonluk umutları çok az, ama bu kadar isteksiz, bu kadar ruhsuz, bu kadar vurdumduymaz bir futbol olmaz. Ne içtiniz de bu kadar kötüydünüz, anlamak mümkün değil.DEMBA BA HAYALET GİBİEN çok bundan önce oynadığı maçlarda çok iyi performans gösteren Günay’ın yediği son derece hatalı gole, yani kaleci Günay’a üzüldüm. Böyle bir maçta Gökhan Töre neden kadroda yok? Neyi var, çok merak ediyorum. Kulübede oturacak olsa bile Oğuzhan yok. Neden yok, çok merak ediyorum.BAKMAYIN Beşiktaş’ın baskılı oynadığı görüntüsüne... Bir tek ilk yarıda Olcay’ın Demba Ba’ya attığı Demba Ba’nın da ağlara gönderemediği pozisyon dışında organize atakları bir elin parmaklarını geçmedi. Olcay’a bakıyorum, eli belinde. Tolgay ve Sosa da ona uymuşlar. Demba Ba dersen, hayalet... Eee senin zaten skoru değiştirecek 3-4 oyuncun var, onlar da oynamıyor. Nasıl kazanacaksın? Kazanamadın da.ŞİMDİ KARAR ZAMANIKONYASPOR’A gelince... Beşiktaş’ın kazanmak için oyun disiplinini, defans güvenliğini unutacağını biliyorlardı. Onun için de alan savunmasını çok iyi yaparak, kontratağı düşündü. Peki bunları gerçekleştirebildi mi? Tam anlamıyla değil. Ama kazananı kutlamak gerekiyor. Teknik direktör Aykut Kocaman’ı ve iyi oynamasa bile mücadeleyi bırakmayan Torku Konyasporlu oyuncuları yürekten kutluyorum.PEKİ bundan sonra ne olacak? Başkan, yönetim ve Biliç oturup, ‘tamam mı, devam mı’nın kararını verecekler. Haydi hayırlısı.

Devamını Oku

Usta Emre

17 Mayıs 2015

F.BAHÇE, dün Mersin İY’yi hiç de iyi olmayan futboluyla ‘usta’sının ayağından bulduğu golle devirdi... Herhalde usta kim diye sormayacaksınız? Tabii ki Emre. Attığı golle şampiyonluk umutlarını son 2 haftaya taşıdı.GOLDEN sonraki gözyaşları; sevinçten çok içindeki öfkenin dışa vurumuydu. F.Bahçe’nin futboluna bir bakalım... İsmail Hoca’nın Hasan Ali’yi sol beke, Caner’i de önüne koyması bence yanlıştı. Caner’in önde oynadığı sürede soldan gelen orta sayısı neredeyse bir elin parmakları kadar azdı. Hasan Ali çıkıp Caner yerine geçince o kanattan ortalar yağmaya başladı.F.BAHÇE neden çok iyi değildi? Sarı-lacivertlilerin en önemli silahı; bence iki beki Gökhan ve Caner... Gökhan, dün bildiğimiz gibi değildi. Caner kendi yerine geçtikten sonra gerçek Caner’i izlettirdi.GELELİM orta sahaya; Meireles ve Diego... Vallahi ben görmedim. Bunlara bir de Kuyt’ı ilave edeyim. Kuyt’ı bir gördüm, pir gördüm. O da Emre’nin golünde arkadan darbe almasına rağmen yaptığı hamlesi. Sow yok. Webo sonradan girdi, o da yok.2 HAFTA DAHA SABREDİN...ŞİMDİ düşünün Gökhan performansının altında, Kuyt sadece golde var. Bu 5 önemli isim kötü oynarsa o takımdan iyi futbol beklemek hayâl olur. Nitekim de öyle oldu. Mersin, Muammer atılana dek F.Bahçe ile başa baş, hatta üstün oynadı. Welliton’un direkten dönen iki topu ve kaçırdığı mutlak pozisyonla öne de geçebilirdi.ÖZETLE; F.Bahçe kaptanı Emre’nin hayati golüyle şampiyonluk umutlarını son iki haftaya taşıdı. Önümüzdeki hafta G.Saray-Beşiktaş derbisi oynanacak. Tabii ki Beşiktaşlılar kadar F.Bahçeliler de siyah-beyazlıların kazanmasını isteyecek. Her şeyin olabileceği 2 haftaya girdik, yürekler nasıl dayanacak? 32 hafta dayanmışsın arkadaş, 2 hafta daha sabret.

Devamını Oku

Aynı film

14 Mayıs 2015

SÜPER Lig’de son haftalardaki korku filmlerine dün bir yenisi daha eklendi. Hatırlarsınız; daha geçen hafta Ankara’da da bir korku filmi izlemiştik. Filmin adı, Beşiktaş-G.Antep’ti. Dünkü film de o filmin aynısı ama oyuncuları değişikti.GEÇEN haftaki korku filmini Beşiktaşlılar, dün de F.Bahçeliler tırnaklarını yiyerek gerilim içinde seyrederken G.Saraylılar da haklı olarak ellerini ovuşturuyorlardı. Beşiktaş’ın 4, diğerlerinin 3 maçı kaldı. Zannetmeyin ki bu korku filmleri bitti. Bakın göreceksiniz, bunların aynısını tekrar tekrar izlememiz muhtemel.DÜN F.Bahçe’nin oynadığı futbola dönelim. Tabii ki İsmail hoca nasıl kadro çıkaracağını çok daha iyi bilir. Ama bana göre F.Bahçe’de Alper sakat değilse, hasta değilse, cezalı değilse, tüm şartlarda oynar. Çünkü Alper, F.Bahçe takımını rakip kaleye en çabuk taşıyan oyuncu.F.BAHÇE maça neredeyse 1-0 önde başladı. Ama hemen peşinden büyük takımın yemeyeceği bir gol yedi. Sağdan gelen kornerde ceza sahası içinde 6 futbolcudan 5’i ön direkte. Tamam, ön direğe gideceksin. Ama 2-3 kişi de arka direkte kalsın. Ön direk sizin de arka direk başkasının mı? Adam elini kolunu sallayarak gol attı.METE HOCAM, PENALTIYDI“EMRE şöyle, Emre böyle” diyorlar. Ama dün gördüm ki, Emre’siz F.Bahçe çok dağınık. Şimdi burada “F.Bahçe çok baskılı oynadı, goller kaçırdı” dersek K.Erciyesli futbolculara haksızlık etmiş oluruz. Bu 1 puanda her futbolcunun payı var. Ama inanılmaz kurtarışlar yapan Gökhan’ı ayrıca alkışlamak istiyorum.KALECİ Volkan’ın son haftalarda yediği hatalı gollerle özgüveni gitmiş. Nereden anladım dersiniz? Bakın Volkan’ın vücut diline bu özgüvensizliği göreceksiniz.METE hocam, son dakikalarda Ethem’in Diego’ya yaptığı hareket bana göre penaltıydı. Diyeceksin ki, topa hamlesi vardı. Doğru ama hamleyi yaptıktan sonra havaya kalkan ayağı da vardı. Ama Alves’in kullandığı Gökhan’ın harika çıkardığı pozisyon öncesi Caner’in de rakibe yaptığı hareket net fauldü.

Devamını Oku