BEŞİKTAŞ, 3 puan için geldiği Ankara’dan ancak 1 puanla dönebildi. Şöyle bir ilk 45 dakikaya ve Şenol Hoca’nın sahaya sürdüğü takıma bakalım. Aslında Quaresma hariç, iyi bir ilk 11. Sakın kimse yanlış anlamasın. Quaresma kötü futbolcu demiyorum, Q17 iyi futbolcu, hem de bayağı iyi futbolcu ama kötü oynuyor.DEFANSI ÇÖZEMEDİLERHELE oynadığı yer Quaresma’nın hiç tarzına uymayan orada becerilerini yeteri kadar sergileyemeyeceği bir yer. Neden? Quaresma bire bir rakibi geçmeyi çok iyi becerebilen bir oyuncu. Kanatta bunu yapabilir mi, yapabilir. Ama bunu göbekte neredeyse 6 kişi oynayan G.Birliği karşısında yapamadı, yapamaz da.KABUL edelim ki G.Birliği maç boyunca haddini bilerek oynadı. Onlar da Beşiktaş’ın üstüne topuyla tüfeğiyle gittiklerinde başına ne geleceklerini biliyorlardı. Böyle takımlara karşı kanatlardan oynayacaksın. Peki Beşiktaş’ın kanatları var mı? Var ama yok.GÖKHAN içeri oynayan bir oyuncu, Olcay içeri oynayan bir oyuncu. Eee, kanatların da yeterince bindirme yapmıyor. Bu katı defansı nasıl aşacaksın, aşamazsın. Kanattan bir elin parmağını geçmeyecek kadar az top geldi. Birinde de Gökhan ağları buldu. 2. 45 dakika Beşiktaş oyunu G.Birliği yarı sahasına yıktı. Tek kale maçtan tek puanla ayrılabildi. Maçın hakemi Fırat Aydınus ise genelde iyi bir maç yönetti. Ama hocam yatanın 1 dakika kalkmadığı maçta -ki en az 10 kişi yattı- 4 dakika uzatma bana çok az geldi.DERBİ NE OLUR?Derbi böyle olmaz. F.Bahçe de nerede oynarsa oynasın kazanmak isteyen futbol mantalitesine sahip. Hücum ayakları çok olan Beşiktaş, F.Bahçe karşısında daha rahat pozisyon bulur. Tabii Beşiktaş’ta ne kadar atak oyuncusu varsa, F.Bahçe’de de olduğunu aklından çıkarmaması şartıyla. Peki iki senedir derbi kazanamayan Beşiktaş, bu psikoloji altında kalır mı, bence kalmaz. Kalmamalı.
GEÇEN hafta Trabzon’a kaybeden Beşiktaş, farklı kazanarak hem 3 puan hem moral buldu. 90 dakikanın tamamında Beşiktaş, üstün oynadı. Her iki yarıda adeta rakip yarı sahada oynadı. İlk yarıda pozisyon buldular ama gol bulamadılar.İKİNCİ 45 dakikada goller art arda geldi. 4 golden hiçbirinde Gökhan’ın imzası yoktu. Ama asistleriyle golcülerden daha fazla alkış. Hele hele Olcay’a yaptığı asist mükemmeldi. Kendisi de atabilirdi, ama daha müsait durumdaki Olcay’a verdi. Bravo Töre. Biraz iyi oynasın, biraz kıpırdasın Beşiktaş’ın kazanamayacağı maç yok. Tabii bu arada Oğuzhan’ın örümcek ağlarını alan frikiğini de alkışlamak lazım.GOMEZ İYİ OYNAMIYORGOMEZ, iyi bir santrfor olabilir. Ama iyi bir santrfor gibi oynamıyor. Orada bu haliyle, bu formuyla, Cenk varsa Cenk oynar! Beşiktaş, G.Antep’e neredeyse hiç pozisyon vermedi. Gerçi G.Antep de çok zorlamadı ama Beşiktaş’ın defansını dün daha uyumlu buldum. Hem 3 puan hem deplasman hem de farklı galibiyet. Bundan iyisi can sağlığı.
F.BAHÇE, Rize deplasmanından 1 puanla dönerken kaybedebilirdi de kazanabilirdi de... Mücadele için tüm futbolcuları tebrik ederim. Ama oynanan futboldan keyif aldığımı söyleyemem. Hele ki yıldızları, süper ayakları olan F.Bahçe daha iyi oynamalı.F.BAHÇELİLER Fernandao’dan gol beklerken o pozisyona bile giremedi. Bu sistemde de nasıl gireceğini çok merak ediyorum. F.Bahçe dün Gökhan ve Caner’in sağlı-sollu ortalarını çok aradı. Özellikle de Fernandao... Nani ve Diego da içeri katetmeyi sevdikleri için kanatlardan çok az orta geldi. Şener 2. yarıda bunları nispeten yaptı ama o zaman da Fernandao çıkmıştı.F.BAHÇE’NİN golünde van Persie’nin topu alışı, dönüşü ve vuruştaki çabukluğu mükemmeldi. Asisti yapan Nani’yi de alkışlamak lazım. Nani demişken, çok etkili değildi ama F.Bahçe’nin en çalışkan oyuncusuydu.PENALTI YANLIŞ!VOLKAN’A ayrı bir parantez açmalıyım. Kazanılan 1 puanda başrolde. Bunu penaltıyı kurtardığı için değil, penaltıdan sonraki 3 saniyede yaptığı 3 kurtarış için söylüyorum. Yılan gibi, uzadıkça uzadı. Daha sonra Kweuke’nin şutunu direk dibinden çıkardı. Bravo Volkan...CÜNEYT hocam... Bana göre verdiğin penaltı, penaltı değildi. Çünkü Volkan’ın Ahmet İlhan’a teması yok. Kontrolsüz hareketten vermiş olabilir misin, bilmiyorum.Penaltıcıyı belirle hocamTEBRİKLER Rize... F.Bahçe’nin ne isminden ne de yıldızlarından korktular, yürekli oynadılar. Bunda Hikmet hocanın rolü büyük. Onu da kutluyorum. 1-1’den sonra geriye çok yaslanmalarını anlayamadım.HİKMET hocam şu takımın penaltıcısını artık belirle. Kweuke kıyak olsun diye atışı Deniz’e bıraktı. Futbolda duygusallık olmaz. Ben biliyorum ki; Deniz o topa giderken kafasında ‘Ya kaçırırsam’ korkusu vardı. Hiç gerek yok... HOCAM ayrıca sana nasıl gol sevinci yaşayacağını öğretecek değilim. Senin kötü anlamda da yaptığına inanmıyorum. Fakat golde yaptığın sevinç yanlış anlaşılabilir. Ben bir hatırlatayım dedim hocam. Tekrar tebrikler...
BEŞİKTAŞ deplasmanda, inanılmaz sıcak ve nemde oynadığı maçı farklı kazanarak sezona iyi başladı. Maçta çok fazla tempo yoktu. Zaten nefes alınamayacak kadar yüksek nemde bundan fazlası da olmazdı. Beşiktaş’ın attığı 4 golün dördü de rast gele değil, paslaorganize ve bilinçli ataklardan geldi.CENK hat-trick yaparak bir santrforun yapması gerekenden fazlasını yaptı. Attığı gollerin dıda çok istekli ve arzuluydu. Bu gollerin yapılışında Ozzie’nin ve Olcay’ın katkılarını inkar etmek de haksızlık olur.OĞUZHAN’I çok beim. Tolgay ve Veli’nin sakatlığından sonra Şenol Güneş kara kara düşünüyordu haklı olarak. Ozzie böyle oynamaya devam ederse bence sezonun en büyük transferi olur. Devam et Ozzie sen busun! Gökhan’ı fizik olarak çok güçlü gördüm. Bana göre tek yanlışı ayağında fazla top tutması. Hiç gerek yok. Hem tekme yiyor hem de yoruluyor. Diri bir Gökhan’ın Beşiktaş’ta neler yaptığını hepimiz biliyoruz.GÜNEŞ MESAJINI VERDİBECK’i çok beğendim.. Yalnız ataklarda biraz daha etkili olmalı. Tosiç ise hiç gereksiz, inanılmaz bir hata yaparak Beşiktaş’ın 2. golü yemesine neden oldu.Beşiktaş özellikle kaleci Tolga, defansın göbeğine atılan toplarda çok dikkatli olup hızlı hareket etmeli. Nitekim Kartal golü de böyle yedi. Quaresma göbekte başladı olmadı, sağa gitti sola gitti olmadı. hoca da oyundan aldı ve şu mesajı verdi: İsmi, cismi, şöhreti ne olursa olsun eğer iyi değilsen kim olursan ol seni çıkarırım. Mersin elinden geleni yaptı ama Beşiktaş’ın usta ayaklarına ve gollerine engel olamadı. Bir kocaman alkış da gol bulan Kerim’e.
BEŞİKTAŞ ve Şenol Güneş sezona şanssız şekilde giriyorlar. Çünkü Tolgay ve Veli gibi orta sahanın önemli oyuncuları sakatlar. Şenol Güneş’in transfer için belki de hiç düşünmediği yer. Böyle olunca oraya adam akıllı iyi bir oyuncu almak şart oldu.GÖKHAN İnler olmadı. En yakın, en uygun kim: Ozan Tufan. Bu çocuk her geçen gün futbolunun üstüne koyuyor. “Bu kadar yetmez” deyip daha çok çalışırsa çok daha iyi olacak yeteneğe sahip. Orta sahanın her yerinde oynayabilme kapasitesine sahip genç (20) bir kardeşimiz.BEŞİKTAŞ’IN bugünün şartlarında böyle bir oyuncuya ihtiyacı var. Öğrendiğim kadarıyla kendisi de Beşiktaş’ta oynamak istiyor. Bursaspor Başkanı Recep Bölükbaşı da “Benim Ozan Tufan’la 2018’e kadar sözleşmem var, 8 milyon Euro’dan aşağıya vermem” diyor.EĞER BURSA’DA KALIRSAN...BAŞKAN haklı. Başkan tabii ki Bur-saspor’un menfaatlerini düşünecek. Ozan da “Beşiktaş’ta oynamak istiyorum” diyor. O da haklı. Çünkü her futbolcu önce 3 Büyükler, sonra da Avrupa’da oynamak ister. Anlaşma olmayıp da Ozan, Bursa’da kalırsa sıkıntı olur mu, olur. Ozan 10 maçın 8’ini iyi oynayıp 2’sini kötü oynasa “Zaten aklı Bursa’da değildi” diye eleştirilecek. Gece gündüz demeden Bursaspor’un başarısı, menfaatleri için çalışan başkan da, hedefleri olan Ozan da haklı durumda.HER futbolcu 3 Büyükler’de oynamak ister. Ama oldu da gelemedin Bursa’da kaldın, sana bir ağabey tavsiyesi Ozan kardeş: Herhangi bir yere gidene kadar, Bursapor forması giydiğin müddetçe, Bursaspor’da elinden geleni hatta fazlasını yapmaya mecbursun. Bursaspor’u Bursaspor yapan Ozan değil ama Ozan’ı Ozan yapan Bursaspor’dur, bunu hiç mi hiç aklından çıkarma!Güneş’in tarzı değilDÜN bazı gazetelerdeki haberlere göre Şenol Güneş, Ozan Tufan’ı aramış ve “Bize gel” demiş. Hiç inanmıyorum. Bu Şenol hocanın karakteri ve tarzı değil. Benim tanıdığım Şenol Güneş asla böyle bir şey yapmaz. Böyle ucuz düşünceler içinde olmaz. Bunu hiç kimse Şenol hocaya, Şenol hoca da kendisine yakıştırmaz. Ölse Ozan’ı arayıp da “Beşiktaş’a gel, sana ihtiyacım var” demez.
2010’da geldi, 2012’de gitti. ‘Feda’ yılıydı. Yılda 3 milyon 750 bin Euro alıyordu. “Feda” dediler, “Hayır, veda” dedi. Beşiktaş taraftarları onu hiç unutmadı. Sempatikliğini, sevimliliğini, çalımlarını, frikiklerini, gollerini hep hatırladı. Hele hele trivelaları, hiç akıllarından çıkmadı.BEŞİKTAŞ taraftarında ne zaman gol atacak beklentisinden çok, tribünleri coşturacak, ayağa kaldıracak trivela beklentisi vardı. İşte o Beşiktaşlılar’ın çok sevdiği ‘Trivela Quaresma’ yeniden Beşiktaş’ta. Peki ne yapar, ne verir?EĞER kendine değil, takıma oynarsa, eğer ‘Çalışsam da çalışmasam da ben nasılsa bu takımda oynarım’ havasına girmezse, eğer kafasına göre hareket etmeyip Şenol Güneş’in dediklerini yaparsa, eğer “Benim işim sadece hücum arkadaş!” demeyip defansa da yardım ederse, ben Q7’nin Beşiktaş’a çok faydalı olacağına inanıyorum. Beşiktaş taraftarı onu çok seviyor. Bu sevgiye layık olmalı.BU TAKIMA BİR GOLCÜ ŞARTSAĞDA Gökhan, solda Q7... Veya sağda Q7, solda Gökhan... Fark etmez. Eğer bu ikili iyi günlerinde olurlarsa rakip defans oyuncularına Allah kolaylık versin. İkisi de kolay adam eksiltip ceza sahasına orta yapan ve pas atan oyuncular. Bu da şu demek oluyor; ceza sahası içinde bir golcü Allah’ın emri. Ben Q7 ile Beşiktaş’ı tencere-kapak gibi görüyorum. Yani tencere yuvarlandı, kapağını buldu.Melo! o takım G.SarayNOT: Melo, Hamza Hamzaoğlu ile görüşmüş ve “Sen olmasan gelmezdim” demiş. Birileri Melo kardeşe söylesin. Melo kardeş, Melo kardeş! Döndüğün takım bir köy takımı değil, sıradan bir takım değil. Döndüğün takım Avrupa’nın Türkiye’de en çok tanıdığı büyük bir camia, büyük bir kulüp.
Önceki akşam, F.Bahçe Teknik Direktörü Pereira’nın basın mensuplarıyla sohbet toplantısı vardı. Aziz Yıldırım, Mahmut Uslu ve Önder Fırat da masadaydı. Ama Yıldırım “Sizi rahat bırakayım” diyerek kalktı. Portekizli çalıştırıcı 1.5 saat basının sorularını cevapladı.BENİM 1.5 saat beklemeden 15-20 dakika içinde Pereira hakkındaki fikrim şöyle: Son derece sempatik, güler yüzlü... Zor soru, kolay soru, kısa soru, uzun soru, hiç fark etmedi. Tüm soruların hepsine ses tonu, mimikleri ve vücut dili değişmeden cevap verdi.SOHBET bittikten sonra en az 15-20 kişi ile resim ve selfie çektirdi. Hiçbiri yapmacık değildi. Hiç sıkılmadan her isteyenle konuştu, poz bile verdi. Hocanın basınla sohbette görüntüsü buydu. Ben, esas şunu merak ediyordum: Acaba Pereira basınla sohbetindeki o güler yüzünü, sempatikliğini futbolculara antrenmanda ne kadar gösteriyor.ÇOK DİSİPLİNLİO merakımı da dün sabahleyin yapılan yarım saatlik bir duran top çalışması giderdi. Tabii ki orada basın sohbetindeki kadar güler yüzü yoktu. Özellikle söylediklerinin tam yapılamadığı anlarda öbür yüzünü gördük. Son derece disiplinli ve istediklerini istediği gibi yapılana kadar ısrarcıydı. Tabii ki bu, sadece 1.5 saatlik bir basın sohbeti ve yarım saatlik antrenmanda gördüklerim. Bu kısa süre içerisinde hocanın bendeki notu 10 üzerinden 8.
SPOR Toto Süper Lig Hasan Doğan sezonu için tüm takımlar kolları sıvadı, çalışmalar başladı. Beşiktaş Şenol Güneş ile, G.Saray 2 kupalı Hamza Hamzaoğlu ile, F.Bahçe de Vitor Perreira ile... Şu an görünen transferin yıldızı ve şampiyonu F.Bahçe. Çok para harcadılar... İyi ve taraftarlarını tribüne çekecek, heyacanlandıracak yıldızlar aldı.Ama bu gelecek sezonun şampiyonu ‘Garanti F.Bahçe’ anlamına gelmez tabi.AZİZ başkan iyi transferler yaptı. Şampiyon olamazlarsa bile en azından, ‘Ben en iyi futbolcuları büyük paralar harcayarak aldım. Artık top teknik heyet ve futbolcularda’ deme hakkına sahip. Aziz başkan para bulma konusunda (Özellikle F.Bahçe için) son derece becerikli. Söz konusu F.Bahçe ise bu para yoksa bile yaratıyor.PEKİ F.Bahçeliler Aziz başkana şunu sormalılar mı? ‘Başkan madem bu kadar büyük paralar bulabiliyorduk, bu kadar iyi futbolcular alabiliyorduk, neden bunları geçen sezon yapmadın da 4. yıldızı G.Saray’a taktırdık?’ Bu arada şu açık ve net ki F.Bahçe yaptığı transferlerle G.Saray’ın 4. yıldız coşkusunu unutturdu... Unutturmasına unutturdu da tarihten silemeyeceği de bir gerçek.G.SARAY maalesef şampiyonlukları, zaferleri ve başarıları yeterince iyi kullanamıyor. 4. yıldızı taktılar, 4 yıldızlı formalar daha yeni piyasaya çıktı. Mesela F.Bahçe olsa 4. yıldızın takıldığı akşam, 4 yıldızlı formalar satıştaydı. Bu konuyu dün a kşam çok iyi bir G.Saraylı olan Kayhan Çolaker’le konuştum. Bu konuda o da sıkıntılı, cevabı da kısa ve net: ‘Abi ne 4 yıldızı! Biz UEFA Kupası’nı kazandık, onu bile doğru dürüst değerlendiremedik...’ Valla çocuk haklı.NOT: Önceki gün Hamit Altıntop’un açıklamalarını okudum. Bayıldım. Helal olsun Hamit. Ağzına sağlık.YENİ STADA EN AZ 2 YABANCI ŞARTBEŞİKTAŞ Demba Ba gibi önemli bir yıldızını kaybetti. Bir tutar tarafı var, çok iyi bir para kazandı ve ben bunu yönetim başarısı olarak görüyorum. Başkan Fikret Orman bu satış sürecini çok iyi yönetti ama kesinlikle Demba Ba’nın yerine bir yıldız almalı. Atınç da iyi paraya gitti. Buna rağmen ben Atınç’ın satılmasına çok da olumlu bakmadım. Çünkü Atınç hem genç hem de ilerisi için potansiyeli olan bir futbolcuydu. Şenol hoca onu daha da iyi duruma getirir, Beşiktaş stoper aramaz ve ilerde de çok daha fazla paraya satabilirlerdi. Şenol hoca, Beşiktaş’ın mevcut kadrosundan da yeni yıldızlar çıkarabilir. Bunların başında da Frei’ı görüyorum. Vodafone Arena muhteşem bir stat oluyor. Bu stada taraftarları çekecek, coşturacak en az 2 yabancı transferi şart. ŞOTALI TRABZON DAHA İYİ OLACAKTRABZONSPOR’UN Şota Arveladze ile daha bir takım olacağına inanıyorum. Bordo-mavililerin daha iyi bir takım olması için iyi oyuncular kadar Trabzonspor’un o coşkulu, inanan, eski bildiğimiz taraftarına da ihtiyacı var.BU arada Ertuğrul hocalı Bursaspor’un muhteşem Timsah Arena’da çok iyi işlerine imza atacağını da kulak arkası yapmayalım.ÖZETLE gelecek sezonun, geçen yıldan çok daha çekişmeli, heyecanlı ve keyifli olacağı kesin. Bir de fair-play çıtasını daha da yükseltirsek Hasan Doğan sezonu tadından yenmez.