Konuya hemen şöyle gireyim... Yaşlandığınızı... Ya da daha iyimser olayım yaş aldığınızı nasıl anlarsınız?
Bunun birçok yolu var elbette. Eskiden kolayca yapabildiğiniz bazı şeyleri yapamaz olursunuz...
Yine kendimden örnek vereyim...
Üniversite yıllarında, birkaç gece uyumadan, gündüzleri hem okula gidip derse girer, hem gazeteye gelip çalışırdım. Bir de üstüne sabahın ilk ışıklarına kadar gece gezmelerinden eksik kalmazdım.
Şu anda 20'li hatta 30'lu yaşlarını sürenler beni anlar...
İnsan o zamanlarda öyle bir enerjiyle dolup taşar ki uykusuzluk, yorgunluk onu zerre kadar etkilenmez.
Ama sorsanız şimdi, bu yaşımda, öyle gecelerce uykusuz kalmak beni etkiler oldu. Hala enerjim olduğunu hissediyorum ama eğer durup dinlenmezsem, uykusuz kalırsam, başıma saplanan ağrıyla mücadele etmem gerekiyor.
Bu yaş aldığımın en çarpıcı göstergesi.
Çok da aldırmıyorum doğrusu...
BAŞ AĞRISINDAN DAHA ÇOK YÜREK YAKAN BİR AYRINTI VAR
Ama başka bir ayrıntı var ki işte o benim yüreğimi epey bir yakıyor.
Gelin bu ayrıntıyı anlatayım...
Hayatımın ilk baharında TV ekranlarında izlediğim ya da filmlerini seyrettiğim, bazen İstanbul'a geldiklerinde konserlerine gittiğim ünlülerin değişimi beni başka türlü etkiliyor.
Söz gelimi gencecik hallerini bildiğim ünlülerin ak düşmüş saçlarını ya da bütün o kozmetik ve estetik önlemlere rağmen kırışıklıklara teslim olmuş yüzlerini gördüğümde ince bir sızı geliyor yüreğime.
Bugün de buna benzer bir duygu yaşadım...
Benim ilk gençlik yıllarımda TV'den gözlerimizi almadan izlediğimiz bir dizi vardı: Kara Şimşek... Ya da orijinal adıyla Knight Rider…
Konuşan araba 'Kitt' ve onu kullanan Michael Knight'ın maceralarını nefesimizi tutarak izlerdik.
Sekiz sene önce kaybettiğim babacığımla birlikte...
BAZEN İNSANIN HATIRALARI DA YAŞLANIR
İşte o dizide Michael Knight'ı canlandıran David Hasselhoff'un son hali beni üzen...
Doğrusu Hasselhoff benden tam iki kuşak büyük, 72 yaşında... Yani kendime o anlamda bir pay çıkardığım yok.
Ama yine de onu ekrandan bildiğim o "çakı gibi" enerjik, maceradan maceraya koşan eski haliyle hatırladığım için tekerlekli sandalyedeki son hali ben çok ama çok üzdü.
Öncesinde de yürüteçle yürüdüğü fotoğrafları görmüştüm... Yine de neden bilmem onu öyle tekerlekli sandalyede, duruşuyla, bakışıyla hatta oturuşuyla tam bir yaşlı gibi görmek içimi sızlattı.
Kendi kendime düşündüm...
Demek ki sadece insanın kendisi yaşlanıp yaş almıyor... Hatıraları da yaşlanıyor kimi zaman.
35 YAŞINDAN SONRA BENİ ANLAYACAKSINIZ
Kara Şimşek dizisinin yıldızı Hasselhoff'un yaşlanıp onca imkana rağmen elden ayaktan düşmesi belki de bana artık hayatta olmayan babamın eksikliğini, onu ne kadar özlediğimi başka türlü hatırlattı belki de..
Yani yaşlanma korkusu falan değil bu.
Ünlülerin değişimi, yaşlanması, belki de ölümü hayatın nasıl da kolayca ve hiç anlamadan insanın parmaklarının arasından kayıp gittiğinin acımasız bir göstergesi belki de...
Kim bilir!
Biliyorum bu anlattıklarım henüz çok genç olanlara tuhaf hatta belki komik geliyor.
Eğer öyleyse şunu söyleyebilirim... Biraz bekleyin... 35 yaşını geçtikten sonra beni anlayacaksınız!

