Lefkoşa
Adanın yüzde 37'si üzerine kurulu olan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ndeki toprakların büyük bir bölümü Rum malıdır.
Türkiye'nin teşviki ile, bu mallar 1974 harekâtından sonra Kıbrıslı Türklere ve Türkiye'den gelen göçmenlere dağıtıldı.
Bu dağıtım yasal değildi. Uluslararası hukuka göre barış harekâtından sonra evlerini terk eden Rumların geride kalan malları üzerindeki mülkiyet hakları geçerliydi.
Rumların 1974 felâketini fazlasıyla hak etmesi, Türklerin de Güney'de mal bırakmış olması, Annan Planı'nı Türklerin kabul, Rumların reddetmesi... Hiçbir şey uluslararası hukukun gözünde Rum mallarının hukuki statüsünü değiştirmiyor.
Son iki yılda adada uzlaşma umudu yaratan "Annan Planı" bu konuda iki önemli gelişmeye yol açtı:
Kuzey Kıbrıs'ın uluslararası camiaya kabulünün yakın olduğunu hesaplayan yabancılar ilk defa, KKTC'de çok sayıda mal edinmeye başladı. Ellerinde tuttukları malların kendilerine ait olmadığını anlayan Türkler süratle bunları satmaya başladı.
Son üç yılda yabancıların KKTC'de satın aldığı mal miktarı 10 misli artarak 600 bin metre kareye çıktı. Bir yıl içinde iki milyar dolarlık gayrimenkul satıldı.
KKTC yasalarına göre yabancılar Bakanlar Kurulu kararı olmadan adada mal sahibi olamaz. Öğrendiğimize göre Bakanlar Kurulu Rum mallarını satın alan yabancıları sorun çıkartmadan onaylarken Türk malları için aynı kolaylığı göstermiyor. Amaç herhalde Türkleri toprak sahibi olarak muhafaza etmek.
Adadaki rekor inşaat yapımı devam ederse -ki duracağına dair hiçbir emare yok- kuzeydeki Rum mallarının çok büyük bir bölümü fazla zaman geçmeden İngilizlere, Almanlara ve İsraillilere satılmış olacak.
Ama bu, temel bir gerçeği değiştirmiyor. KKTC, tapusunu kaç defa, kime verirse versin, Rum mallarını ellerinde tutanlar uluslararası hukuk gözünde malik değil zilyettir (eldecidir). KKTC'nin Rum malları üzerindeki tasarrufu geçerli değildir, verdiği tapular hükümsüzdür.
Avrupa mahkemelerini tanıyan ve Avrupa Birliği ile üyelik müzakerelerine gelecek yıl başlaması muhtemel olan Türkiye ne hukuki ne de siyasi olarak sorumluluktan sıyrılabilir.
Kıbrıslı Türkler mallarını satarak zengin olurken Türkiye başına büyük bir bela satın alıyor. Rum mallarından sorumlu olan KKTC değil -onu kimse tanımıyor- Türkiye'dir.
Onun için Ankara'nın adadaki inşaat furyasını yeniden gözden geçirmesinde yarar olabilir.
KKTC'de yabancılar villa Türkiye bela satın alıyor
Adanın yüzde 37'si üzerine kurulu olan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ndeki toprakların büyük bir bölümü Rum malıdır
Haberin Devamı

