Geçen hafta çıkan torba yasa ile geriye dönük teşvik uygulamasının yürürlüğe girmesiyle teşvik danışmanları türedi. ‘Priminizi geri alır, hesabınıza yatırırız’ diyen bu fırsatçılara inanmayın. Zira bu primler geri alınmayacak mahsuplaşılacakDevlet borçlarını yapılandırmaya…Torba Yasa.Yeni zamlara…Torba Yasa. Ekonomik önlemler için…Torba Yasa. Hal böyle olunca alıştık tabi torbalara. Vatandaşa sor kanunun numarasını bilmez ama torba yasayı bilir. Bu sefer TBMM’de onaylanan Torba Yasa; 2018 itibarı ile uygulanacak istihdam teşvikleri ve işverenler için son dönemlerde oldukça önemli bir konu haline gelen geçmiş dönemde yararlanılmayan teşviklerin iadesi.7103 Sayılı Vergi Kanunları ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun 27 Mart 2018 Tarihli ve 30373 Sayılı Resmî Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe giren Torba Kanun’da bulunan madde gereği belirtilen bu teşvik uygulaması geriye dönük 1 ay içerisinde müracaat edilmesi şartıyla açılacak. Müracaat etmeden önce açılmış davalardan vazgeçilmiş olması da gerekecek, 1 ay içerisinde müracaat edenler geriye dönük tüm haklarını alacaklar. Süreyi kaçıranlar da geriye dönük sadece 6 aylık kadar geriye dönük belge verebilecek. Dolandırıcılara dikkatKonuyla ilgili olarak internet üzerinden, telefon ve mail yoluyla firmalara ulaşıp ‘Teşvik danışmanlığı yapıyoruz, teşviklerinizi geri alırız’ diye kurumla ve mevzuatla uzaktan yakından alakası olmayan firma ve kişiler türedi.Öncelikle belirtmek gerekir ki, ‘Biz kurum personeliyiz, denetmeniz, müfettişiz’ diyenlere itibar etmeyiniz. Hiçbir kurum personeli bu işle ilgili olamaz. İl müdürlükleri bu konuyla ilgili de özellikle tüm çalışanlarına uyarı mahiyetinde yazılarını gönderdi. ‘Paraları hemen tahsil edip hesabınıza yatıracağız’ diyenlere de gülüp geçin çünkü işlem o şekilde yapılmayacak. Özellikle aktif sicillerde mahsup yoluyla iade işlemi gerçekleştirilecek ve bu işlem Ocak 2019 itibarı ile başlayacak. Diğer taraftan e-bildirge şifrelerinizi ve bordrolarınızı bu kişi veya firmalarla paylaşacağınızı unutmayın. Bilgi gizliliği doğrultusunda kişi bilgileri ve SGK bildirge şifrenizin güvenliğini tamamen ortadan kaldıran bu uygulamalara dikkat edin. Teşvik konusunda hatalı belge verenler ‘6111 alayım’ derken bu paraları size faizi ile beraber geri ödetebilirler. 1 aylık kota 1 ay sonra yine yargıda olacaktır!SGK’nın 2015/10 sayılı genelgeye dayandırarak geriye dönük reddettiği teşvik talepleri bu defa ‘Bir aylık süreyi kaçırdım’ ya da ‘Kazanılmış hak’ olarak ilerleyen günlerde yine yargıda olacaktır. Genelge ile hüküm altına alınamayan geriye dönük müracaat iptalleri bu defa kanun ile alınmaya çalışılacak. Ancak dedim ya, göz kamaştırıcı teşvik uygulamalarına adım atarken aman dikkat… Peki nedir bu 6111 sayılı kanun?6111 teşvikinden faydalanmanız için öncelikle personel ortalamanızın üstünde ilave bir istihdam sağlamanız gerekecektir. İşyeri ortalamanız da basit usulde geriye dönük olarak 6 aylık personel sayısı toplanılır ve 6’ya bölünür çıkan sonuç işyeri ortalamanızı verir. Buradan elde ettiğiniz rakama ek olarak alacağınız ‘en az 6 aydır işsiz olmak koşulu ile’ personel teşvikli personeldir. Teşvik tutarımız işveren payının yüzde 15.5’ine denk gelmektedir. Yüzde 5 puanlık 5510 indirimi ile birlikte yüzde 20.5 yapmaktadır. Bu da bir personel için önemli avantaj sağlayacaktır. Her yıl uzatılmasına karar verilen bu teşvik en son 2020 yılına kadar uzatılmış bulunmakta.Kişi başı kazanç 775 lirayı buluyorBir personel için alınacak iade hiç de fena değil. Örneğin ücret 2 bin 29 liraysa bunun teşviksiz SGK primi 688 lirayı geçiyordu. Oysa 5510+6111 sayılı yasalarla getirilen teşvik sayesinde ödenecek prim tutarı 373 liraya düşüyor. Yani 314 lira cepte kalıyordu. Maaş artınca teşvik miktarı da otomatikman artıyordu. Maaşı 3 bin lira olan personel için normal şartlarda ödenecek prim 1.003 lira iken bunun 465 lirasını almaktan vazgeçen devlet ‘538 lira yatırsan yeter’ diyordu. 5 bin lira maaşı olan personel için de teşviksiz 1.633 lira olan SGK primi yine teşviklerle 878 liraya düşüyor, 775 lira işverenin cebinde kalıyordu. İşte şimdi bu teşviklerden yararlanamayanlar bu paraları geri alabilecek. Ancak tekrar söylüyorum. ‘Alacak’ kelimesi yanlış anlaşılmasın. Ödeme olmayacak, gelecek yıl prim borcundan düşülecek. Yani mahsuplaşılacak.
Bazı işyerleri çalışanlarından ısrarla e-Devlet şifresini istiyor, vermeyenleri işten çıkartmakla tehdit ediyor. Şifresini paylaşmadığı için işten çıkarılanlar işe iade davası açarak işlerini geri alabilirlerKolay değil elbette;Yılların kâğıt ortamındaki düzenini çağa uydurmak. Ama emin olun ki bu işe en fazla maddi manevi emek harcayan devlet kurumlarından biri Sosyal Güvenlik Kurumu…Öyle ki e-Devlet sistemine 20 uygulama ile giren SGK şimdilerde tam 50 aktif hizmetiyle kurumda oluşan iş yükünü yarı yarıya atmış durumda. İnteraktif SGK’dan (E-SGM) e-Devlet Sistemine GeçişSGK, 2013 yılına kadar e-Devlet sistemine gerek duymadan kendisine ait İnteraktif SGK olarak adlandırdığımız sistem üzerinden hizmet dökümü sağlıyordu. Bu sistem üzerinden TC kimlik numarası, doğum tarihi, baba adı ve cilt numarası girilerek vatandaş hizmetlerine kolayca ulaşılıyordu. Ancak özlük dosyalarında olması gereken evraklardan biri olduğu için çalışanlar çalıştığı işyerlerine kimlik kopyalarını vermek zorunda. İşverenler ya da temsilcileri kişilerin gün dökümlerine bu sayede rahatlıkla erişebiliyordu. Bu durumun Kişisel Bilgilerin Korunması Kanunu’na aykırı bulan SGK ve hükümet yetkilileri sistemi daha özel bir hale getirmek için e-Devlet bünyesine dâhil etti. İşten çıkarılamazlarSon günlerde özellikle kadınlar ve emekli personeller olmak üzere bu konuyla ilgili yüzlerce şikâyet geliyor. İşyerlerinde personellerden e-Devlet şifrelerini isteyen işveren ve işveren yetkilileri çoğalmakta. Bu şifreleri istemelerinin birçok farklı sebebi var ancak şifrelerini vermeyen personelleri işten çıkarmaya kadar tehdit eden işverenler duyuyoruz.E-Devlet, kişisel verileri içeren bir ortamdır, 3. kişiler ile paylaşılamaz şifrenin çalınması halinde kullanan kişi suç işlemiş sayılır. Ayrıca şifresini paylaşmayan kişiler de işten çıkarılamaz, çıkarılması halinde işe iade davası açarak işlerine iade edilebilirler.‘Kazancınız düştü’ mesajı korkutuyorSGK, sistemine kayıtlı olan milyonlarca sigortalısına 2015 yılından itibaren mesaj atıyor. Önceleri eksik yatan prim günlerini bildiren SGK, şimdi ‘Kazancınız düştü’ diye mesaj atıyor. Yani bir nevi uyarı sistemi çalışıyor. Ancak şikayetler ardı ardına gelmeye başladı. Henüz SGK’dan resmi bir açıklama yapılmamış olsa da endişelenecek bir durum söz konusu değil. Aralık 2017’deki vergi matrahı ile Ocak 2018 ayındaki vergi dilimi matrahı arasında farklılık oluştuğundan, Aralık’da 2. ya da 3. vergi dilimine giriyorken Ocak’da tekrardan 1. vergi diliminden başlıyor olmanız SGK matrahınızda haliyle düşüşe sebep oluyor. Ancak buradaki düşüş maaşınız ya da priminizle ilgili değil, dolayısı ile hak kaybı da olmuyor. Kurumun Bilgi İşlem Daire Başkanlığı ile yaptığımız görüşmede, bu konuda sistem güncelleme ve iyileştirme çalışmalarının devam ettiği bilgisini aldık. İlaç katılım payı mesajlarında da vatandaş ücretsiz muayene olduğunu ve ücretsiz ilaç aldığını düşündüğünden olan eczacıya oluyor. SGK, hastalara ‘Bu tedavinizin şu kadarını biz karşılıyoruz’ diyor, eczaneye giden vatandaş ekstra bir ücretle karşılaşınca tepkiler kasadaki kişiye oluyor. Ancak katılım payı ve fiyat farkı olarak bir bedel ödeneceğini unutmayın.
Hükümet, geçtiğimiz yıllarda yaşanan olumsuz olaylar neticesinde ürkütülmüş olan iş ve para piyasasını tekrardan canlandırmak adına birçok teşvik uygulamasına imza atmış durumda. Ne yazık ki bu teşviklerden hâlâ birçok işverenin haberi yok. İşte 2018 model işveren teşvikleri;İLAVE İSTİHDAM TEŞVİKİ: Sigortalıların işe alındıkları aydan önceki 3 ayda 10 günden fazla 5510/4-a,b,c kapsamında sigortalılıklarının bulunmaması, İŞKUR’a kayıtlı işsiz olması, 1/1/2018 ila 31/12/2020 tarihleri arasında özel sektör işverenlerince istihdam edilmeleri gerekmekte.İşyeri yönünden aranılan şartlar: Sigortalının işe giriş tarihinden önceki takvim yılına ilişkin işe alındıkları işyerinden bildirilen aylık prim ve hizmet belgelerindeki veya muhtasar prim hizmet beyannamelerindeki ortalamaya ilave olarak çalıştırılması, aylık prim ve hizmet belgelerinin yasal süresi içinde kuruma verilmesi, tahakkuk eden sigorta primlerinin yasal süresi içinde ödenmesi, yasal ödeme süresi geçmiş sigorta primi, işsizlik sigortası primi, idari para cezası ile bunlara ilişkin gecikme cezası ve gecikme zammı borçlarının bulunmaması, çalıştırdığı kişileri sigortalı olarak bildirmediği veya bildirdiği sigortalıları fiilen çalıştırmadığı yönünde herhangi bir tespitin bulunmaması gerekmekte.Destek tutarı: İşyerinin faaliyette bulunduğu sektöre göre farklı hesaplanacaktır. İmalat veya bilişim sektöründe faaliyet gösteren işyerlerinde ilgili döneme ait günlük brüt asgari ücretin sigortalının prim ödeme gün sayısıyla çarpımı sonucu bulunacak tutarı geçmemek üzere ilave istihdam edilecek her bir sigortalının 5 bin 412 TL’ye kadarki prime esas kazanç tutarı için ödeyecekleri tüm primler (761 ila2 bin 29 TL) ile 121.95 TL’lik damga ve gelir vergisi karşılanacak. (Toplamda 883 ila 2 bin 151 TL) Diğer sektörlerde faaliyet gösteren işyerlerinde ilave istihdam edilecek her bir sigortalı prime esas kazanç alt sınırı üzerinden hesaplanacak tüm primler (761 TL) ile 122 TL’lik damga ve gelir vergisi karşılanacak. (Toplamda 883 TL)2020/Aralık aşılmamak kaydıyla, destek süresi 1/1/2018 ile 31/12/2020 tarihleri arasında istihdam edilen her bir sigortalı için 12 ay. İstihdam edilen sigortalının, 18 yaşından büyük 25 yaşından küçük erkek, 18 yaşından büyük kadın veya kuruma kayıtlı engelli olması durumunda destek 18 ay uygulanacak.BİR SENDEN BİR BENDEN İSTİHDAM TEŞVİKİ: Sigortalıların; 18 yaşından büyük 25 yaşından küçük olmaları, 1/1/2018 ila 31/12/2018 tarihleri arasında işe alınmış olması, işe alındıkları aydan önceki 3 ayda 10 günden fazla 5510/4-a,b,c kapsamında sigortalılıklarının bulunmaması, İŞKUR’a kayıtlı işsiz olması, işe giriş tarihi itibarıyla işverenin birinci derece akraba ya da eşi olmaması gerekmekte.Destek tutarı: 2018 için asgari ücretli çalışanın işverene aylık toplam maliyeti 2 bin 486 TL. İşyerlerince 2017’ye ilişkin ortalama sigortalı sayısına ilave olarak istihdam edilecek belirtilen şartları taşıyan sigortalılar için ücret, prim ve vergi desteği sağlanacak.Prim Desteği; Prime esas kazanç alt sınırı üzerinden hesaplanacak sigortalı ve işveren hisselerinin tamamı tutarında (761 TL) destek sağlanacaktır. Ücret Desteği; 53.44 TL’nin sigortalının prim günü sayısıyla çarpımı sonucu bulunacak tutarda (1.603,20 TL) destek sağlanacaktır.Vergi Desteği; Maliye Bakanlığı’nca destek kapsamındaki sigortalıların asgari ücret üzerinden hesaplanacak gelir ve damga vergileri karşılanacaktır.Bunların ötesinde ayrıca gençlere ve mesleki yeterlilik belgesi olanlara teşvik var.İşbaşı eğitim programı, engelli istihdamı teşviki, asgari ücret desteği var.Hükümet işsizlik rakamını düşürmeye kararlı...Bakalım bunca önlem işe yarayacak mı?
Özel haber yapmaya gerek yok malum bunlar bildiğimiz gerçekler!!!Bir hastane düşünün 124 bin vaka gönderiyor, bunun 123 bini acil. Orada atom bombası falan patlamadı, olsaydı haberimiz olurdu. Hastane düşünün ölüyü tedavi ediyor. Hastane düşünün 60 yaşındaki teyzeye doğum yaptırıyor. Evlenmemiş kızımız gidiyor sezaryen ameliyatı oluyor, ortada çocuk yok, bir çocuk buluyorlar. Geriye dönük resmi bir muamele, evlilik cüzdanı çıkartılıyor. MERNİS’e kayıt yaptırılıyor.Bitmedi devamı var;Ölü adam nasıl tedavi edilir? Cezaevindeki adam nasıl diyalize girer? Almanya’daki insan nasıl böbrek ameliyatı olur?Bunlar SGK tarafından görülüyor yakalanıyor. Tedbir kararı konuluyor hastanelerin anlaşmaları feshediliyor.Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanı Mehmet Selim Bağlı devamını anlatıyor: “Ondan sonra hemen toplanıyorlar, ortaklar kendi aralarında orada çalışanlara devir yapıyorlar, ‘yeni bir şirket olarak geldim benimle sözleşme yap.’ Şeytan taşlamaktan salavat çekmeye vakit bulamadık.”Bulamayız Başkanım bulamayız. Çünkü sistem bu durumlara fırsat tanıyor.Vurgunlara devam2017 bilançosundan bazıları:Doğum izninde olan hekimlerin 1615 kişiyi tedavi ettiği tespit edilmiş. Buna bağlı olarak 33 bin 629 reçete veya tedavi işlemi yapılmış. Devlete faturası: 6 milyon 32 bin TL.3 bin 415 sigortalının ölüm tarihinden sonra kuruma tedavi veya reçete faturası gönderilmiş. Devlete faturası:1 milyon 218 bin TL.Vefat eden hekimlerin 45 hastayı tedavi ettiğine dair fatura ile 24 bin 739 reçete ve işlem bildirilmiş. Devlete faturası: 4 milyon 198 bin TL.Hastanelerce temini zorunlu kemoterapi ilaçları başta olmak üzere çeşitli tedavilerle ilgili haksız faturalandırma yapılmış. Devlete maliyeti: 11.2 milyon TL.Çalıştığı halde malul aylığı alan 288 kişi tespit edilmiş. Devlete faturası: 1 milyon 531 bin TL.Dikkat almak lazım;Gelecek nesil diyor ki emeklilik zaten hayal…SGK birçok ilacı karşılamıyor…Hastaneler zaten ücretli…Kayıt içi çalışıp neden boşuna prim yatırayım? SGK primi cebime kalıyor diyor. SGK’ya talep düşüyor ortam dolandırıcılara fırsat tanıyor farkında mısınız?
Üç gün konuşurlar, dördüncü gün biter’…Hatırladınız mı bu cümleyi?Sayın Bülent Arınç, 14-15 bin liralık milletvekili aylığı ve diğer özlük haklarını az bulmuş ve iyileştirme yapılmasını mecliste bu sözlerle talep etmişti.Milletvekillerinin hakları ülkemizde her zaman gündem maddesi olmuştur. Milletvekili bir çakmak alsa ertesi gün ‘Halk kibrit kullanıyor’ diye manşetler atılır, haberler yapılır.Sosyal ve ekonomik açıdan da meclis kurulduğundan bu yana vekillere ve hükümet yetkililerine iyileştirmeler, güncellemeler, maaşlarda ufak dokunuşlar, kıyak emeklilikler hep yapılmıştır.Bu sefer de sağlık haklarına zam geldi…12 implant hakkı!Özellikle belirtmek isterim ki milletvekillerine implant hakkı yeni getirilmedi zaten mevcuttu. Normal vatandaşa implant hakkı tanımayan daha sonra bunu 4 implant hakkıyla sınırlayan SGK, milletvekiline 6 taneyi güle güle kullan demişti. Sonuçta saygın bir kişilik ve milleti temsil ediyorlar ağızlarında diş olmayan adamı kim ciddiye alacak?Bu sayı son düzenleme ile 12’ye çıkarıldı. İmplant başına 500 lira olan bütçe 1.000 liraya çıktı. Muayene bedeliyle birlikte bir kişi için Meclis’in bütçesinden 36 bin liraya kadar ödeme yapılacak.Vekil işitmesin mi?Vekillerin sağlık haklarında yapılan güncellemelerde bir başka değişiklik ise işitme cihazlarında oldu. Normal çalışan için 650 TL ve emekli kişiler için 750 TL olan işitme cihazı ödemesi vekillerde 3 bin TL’ye çıkmaktadır.Vatandaşın alacağı işitme cihazı genelde zaten 500-600 liralık olduğundan kimse sıkıntı yaşamıyor, koşarken düşmesi harici bir problemi de yokmuş ayrıca.Vekillere ödenen işitme cihazı desteğine bakacak olursak o fiyatlarda iphone uyumlu ve bluetooth’lu gayet güzel cihazlar mevcut. Bunlar elbette sadece vekille sınırlı değil, çocukları ve akrabaları da faydalanabilecekler.Son dokunuş da gözlükteBozuldu mu gözlerin? Gözlük + cam 85 TL’sini SGK karşılar. Üstü cebinden…Gelelim milletvekillerimize; çerçeve için 350 lira hakları mevcut ayrıca gözlük camı içinde 200 liralık bir bütçeleri ayrılmış durumda.Eskisi yenisi akrabası derken 550 milletvekilimiz dahil toplam 13 bin 500 kişiye yeni hakları hayırlı uğurlu olsun diyelim.
Özel hastanelerin acil servisine gelen hastalar 24 saat içinde iyileşmek zorunda kalacak. Aksi takdirde taksimetre çalışmaya başlayacak ve paralı hale gelecek24 saat… Sonrası taksimetre çalışır!! Anlatayım neler oluyor: Yeni düzenleme ile özel hastanelerin acil servisinde 24 saatin ardından ilave ücret alınacak. Parası olmayan vatandaş devlet hastanesine sevkini isteyecek. Ayakta yapılan tedaviler için ‘İlave ücretleri gösterir belge verme’ zorunluluğu da kaldırıldı. 04.02.2018 Tarih 30322 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Sağlık Uygulama Tebliği’nin (SUT) 4. maddesi ile artık acil haller 24 saatten sonra özel hastaneler veya özel üniversite hastanelerinde paralı hale geldi. Özetle, 24 saat içinde iyi oldun oldun yoksa paşa paşa devlet hastanesi yolu gözükecek.Tebliğ değişikliği olduBir önceki Sağlık Uygulama Tebliği’nde yukarıda belirtmiş olduğumuz madde aynen bu şekildeydi; “Hastanın acil haller nedeniyle sağlık hizmeti sunucusuna başvurması halinde bu başvurusuna ilişkin taburcu edilinceye kadar sunulan tüm sağlık hizmetleri için hiçbir ilave ücret alınamaz.” Yani belirtilen durumda bir trafik kazası geçirmeniz halinde hastanın sağlık durumu stabil hale gelinceye kadar olay yerine en yakın kaldırılmış olduğu özel hastanede tedavi görebiliyordu, hiçbir ücret talep edilmiyordu.Yeni yayımlanan SUT’de belirtilen madde; “Hastanın acil servislerde 24 saat içinde stabilizasyonu esastır. Hastanın acil servise başvurusundan itibaren 24 saat içinde stabilize edilerek ilgili kliniğe yatışı ya da başka bir sağlık hizmeti sunucusunun yataklı kliniğine sevk edilmesiyle acil hal sona erer. Acil servislerden kabul edilerek doğrudan uygulanan acil işlemler ile 24 saat içinde acil gözlem ünitelerinde uygulanan tüm sağlık hizmetleri için ilave ücret alınamaz. Hastadan ilave ücret alınabilmesi için hastaya/hasta yakınına acil halin sona erdiğine ve müteakip işlemlerin ilave ücrete tabi olduğuna ilişkin ‘Acil Halin Sona Ermesine İlişkin Bilgilendirme Formu’ (EK-1/D) kullanılarak, yazılı bilginin imza karşılığı verilmesi zorunludur.”Türkçe meali; Sayın acil hastamız, hastanemize hoş geldiniz. Acil hal durumunda size özel hastane ya da üniversite hastanesi olarak ücretsiz olarak tedavi ve hizmet sunacağız. Ancak 24 saat içerisinde iyileşip çıkış yapmazsanız ya da başka bir devlet hastanesine sevkinizi gerçekleştirmezseniz size özel faturamız düzenlenecektir.Suistimal edilince uygulama kalktıAcil hallerde tüm hastanelerden ücretsiz yararlanılması SGK ve Sağlık Bakanlığı’nın vatandaşlara sunmuş olduğu en önemli hizmetti. Henüz Çalışma ve Sağlık Bakanlıklarından resmi bir açıklama yapılmamış olsa da bu düzenlemenin bazı vatandaşlar tarafından suistimal edilmesinden kaynaklı getirildiği aşikâr.Hastaneye ve hekime kişi başı yılda başvuru oranı 10.2 olmuş… Poliklinik başvuruları 5 kat, ameliyat sayısı 6 kat artmış. 80 milyon nüfusluTürkiye’de acile başvuranların sayısı 2017 yılında 110 milyon…Hal böyle olunca dönüşüm kaçınılmaz olmuş.
Cumhuriyet tarihi boyunca Meclis’e ruh sağlığı ile ilgili bir yasa taslağı gelmemişti. Böyle bir sorunumuz olmadığı mı düşünüldü bilinmez ama nihayet toplumsal ruh sağlığı verilerinin kontrolü için bir yasa taslağı hazırlandı. Yasalaşırsa SGK’ya büyük iş düşecekDelirdik diyorum, ‘Yok hayır’ diyorsunuz…Bakın rakamlarla konuşayım; Cezaevleri ağzına kadar dolmuş130 yeni cezaevi daha yapılıyor. Kadına şiddet had safhaya çıkmış. 2017’de kadın cinayetleri yüzde 25, bireysel silahlanma yüzde 7 artmış. Öldürme suçu işleyenlerin yüzde 34.4’ü lise ve yükseköğretim mezunu olmuş.2016 yılında 2 bin 720 bireysel silahlı olay yaşanmış, 1.056 kişi ölmüş, 1.961 kişi de yaralanmış.Köy havası iyi gelirSebepleri çok bilinmeyenli denklem değil. Türk toplumu olarak en az değer verdiğimiz sağlık sorunu şüphesiz ki ruh sağlığı olmuştur. Bir yakınımızın psikolojisinin bozulduğunu düşündüğümüz durumlarda onu psikiyatriye götürmek yerine ‘Birkaç hafta köye gidelim, temiz hava iyi gelir kafası dağılır’ mantığı ile yürüyoruz. Cumhuriyet tarihinden bu yana meclise ruh sağlığı ile ilgili bir yasa taslağı sunulmamış. Böyle bir kanuna gerek mi duyulmamış bilinmez ama sonunda konu gündeme geldi. Delirdiğimizin kanıtı olsun diye söylüyorum; toplumsal ruh sağlığı verilerinin kontrolü amacıyla ‘Ruh Sağlığı Yasa Taslağı’ hazırlandı.Seanslar SGK kapsamındaÖncelikle Psikiyatri ve Psikolog seansları SGK kapsamında olacak. Yani vatandaş hocaya gittikten sonra ‘Bir de psikologa gidelim’ demeyecek! Önce psikolog tedavisine yönlendirilecek. Ayrıca ruh sağlığı ile ilgili hiçbir veri bulunmadığından elimizde toplumsal olayların etkilerini de yaşadıktan sonra anlıyor ve ‘Kader’ diyoruz. Örnek vermek gerekirse silahlı kuvvetlerde bile en son bakılan şey asker adayının ruh sağlığı. Hatırlayacaksınız ki kafasına sıkarak yaşamına son veren, arkadaşını şehit eden hatta komutanını vuran askerlerimiz oldu yakın tarihte.Kapsamda neler var?Çocukların sağlıklı ortamda yaşayabilmeleri için doğumdan itibaren ergenlik dönemi sonuna kadar zihinsel, dil, motor, öz bakım, sosyal ve duygusal gelişim alanlarının değerlendirilmesi, izlenmesi. Çocuklarda nörolojik/ruhsal hastalıkların oluşmasını önlemek amacıyla gebeliğin başlangıcından itibaren anne-babanın beden-ruh sağlığının korunması, madde kullanımından korunması, istenmeyen gebelik, 18 yaş altı evlilik ve anne-babalığı riskleri konusunda farkındalık kazandırılması, yüksek riskli ailelere planlı eğitim ve psikososyal destek sağlanması. Toplumda sık görülen ruh sağlığı sorunlarına yönelik kapsamlı taramaların yapılması, risk etkenlerinin belirlenmesi ve riskli grupların saptanarak koruyucu ve önleyici ruh sağlığı programlarının oluşturulması.Harcamalar Bakanlık bütçesinden ödenecekDüzenlemede ruh sağlığı hizmetlerinin mali yönleri şu şekilde belirleniyor:- Önleyici ve iyileştirici ruh sağlığı hizmetleriyle ilgili yatırım ve harcamalar Sağlık Bakanlığı bütçesinden karşılanacak.- Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı çocukların, yaşlıların ve kronik ruhsal hastalığı olanların bakımıyla ilgili kurumlarda ruh sağlığı hizmetlerinin genel sağlık hizmetleriyle aynı düzeyde sunulmasını sağlayarak giderleri bütçesinden karşılayacak.- 18 yaş altındaki her birey çocuktur ve ruh sağlığı hizmetlerinden ücretsiz yararlanmaları devlet tarafından garanti edilecek.- Ruh sağlığı hizmetleri hiçbir sağlık sigortasında kapsam dışı tutulamayacak.- Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, ruh sağlığı hizmeti sunumuyla ilgili özel ya da sosyal sigorta mevzuatını düzenlemek ve geliştirmekten sorumlu olacak.- Ruh hastalığı nedeniyle çalışamayan ve sağlık sigortası olmayan kişilerin ayakta veya yatırılarak tedavisi ile ilaç ya da ilaç dışı tedavilerinin ücretsiz olması Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’nca sağlanacak.İstismar mağduruna özel koruma olacakRuhsal sorunlar açısından yüksek risk etkenlerinin bulunduğu çevrelerde, okul ve ilişkili kurumların önleyici hizmetleri entegre bir biçimde planlayan ve uygulayan merkezler haline getirilmesi planlanmaktadır. Önleyici ruh sağlığı hizmetleri kapsamında da eğitim sistemi ve istihdam alanlarında hizmet ağları oluşturulacak, kriz/şiddete müdahale birimlerinin yaygınlaştırılması ve etkinliğinin artırılması sağlanacak. Duygusal, fiziksel, cinsel istismar ve ihmal için tanımlanan risk faktörlerinin bulunduğu koşullarda yaşayan bireylerin farkına varılması, önleyici çalışmalar için ilişkili kurumların iş birliği yapması, ihmal ve istismara maruz kalmış çocuk ve ergenlerin saptanması ile gerektiğinde devlet tarafından korunmaya alınması da kanun kapsamında çıkarılacaktır.
Genel olarak torba kanunlar kamu kurum ve kuruluşlarına olan borç ve faizlerini silmeye yönelik düzenlenir. Ancak Hükümet bu defa borçlu için değil yatırımcı için devreye giriyor.Darbe teşebbüsü ve sonrasında karşılaşılan olumsuz terör faaliyetleri şüphesiz ki ülkemizde güvensiz bir yatırım ortamı oluşturdu. Yerli ve yabancı yatırımcılara güçlü ülke ekonomisini göstermek adına Hükümet’ten bir önemli bir hamle geliyor.İşte yatırımcının torbası;- Miktar ve değeri 100 bin TL ve üzeri olan ticari davaların basit usulde yargılamasının yapılması ve süratle karara bağlanması sağlanacak.- Borçlu ve kefiller ile alacaklı arasında düzenlenen kredi veya borç sözleşmelerinin tapu müdürlüklerince resmi senet düzenlenmeksizin ve tapu müdürlüklerine bizzat talepte bulunmaksızın tescillerinin gerçekleştirilmesi sağlanacak.- A.Ş. ve LTD. şirketlerinin fiziki ortamda tutacakları defterlerin açılışta ticaret sicil müdürlüklerince onaylanması zorunluluğu getirilecek.- Kat mülkiyeti için hazırlanan onaylı mimari projenin Tapu Kadastro Müdürlüğü’ne elden verilmesinin yanında elektronik ortamda da gönderilmesi sağlanacak. Kişiler müdürlüklere gelmeden kat mülkiyeti projelerini elektronik ortamda yapabilecek.- Kırsal alanlarda yaşayan kişilere iletişim ağının sağlanması amacıyla mera alanlarına baz istasyonları kurulacak. Bununla ilgili mera kanununda gerekli düzenlemeler ayrıca yapılacak.- Bürokrasinin azaltılması ve işlemlerin hızlandırılması adına yapı ruhsatlarının hızlıca çıkarılması için yapı denetim yetkililerince imza onayı şartı kaldırılacak.- Belediye hizmetlerinin kolaylaştırılması adına e-Belediye altyapısının oluşturulması ve belediyecilik hizmetlerinin de elektronik ortamdan verilmesi sağlanacak.- Şirket kuruluş aşamasında şirketlerin ticaret sicil memurlarına verecekleri dilekçe ile Sosyal Güvenlik Kurumu’na o şirketin tescilinin yapılması için ayrıca yazı yazılacak. Böylelikle şirket yetkilileri Ticaret Sicil Müdürlüğü’ne ayrı, SGK’ya ayrı zaman harcamayacak.- KOBİ’lerin kredi kuruluşlarınca finansman sağlamak amacıyla sadece 6750 sayılı kanunda belirtilen taşınırların değil her türlü mallarının rehin edilebilmesinin önü açılacak.- Yargılama sürecini uzatan tebligat sistemi değiştirilerek yargı sisteminde de elektronik tebligat sistemine geçilmesi ve hızlı yargı sistemi oluşturulacak. Hali hazırda bekleyen40 bin tebligat en kısa sürede sonuçlandırılacak.