Çıkmadık can

27 Aralık 2015

Son dönemde alışkın olduğumuz bir G.Saray görüntüsü ile başladı karşılaşma. İlk 47 dakika ‘sıfır’ pozisyon. Süper Lig’in 13.’sü Kayserispor ise aynı dönemde biri golle sonuçlanan 9 gollük girişim... Dokuzu da gol olsa tesadüf vs. diyemezsin. Bu kadar acz içinde 11 siyah formalı, içi kararmış adam! Wesley Sneijder yok, Burak Yılmaz yok kabul de.. Kalanlarda hiç mi özgüven, hiç mi oyunculuk onuru yok? Hiçbirinde mi fıtratına dönüş yok! Hocayı kadro seçimi konusunda eleştirebilirsiniz... Yönetimi, vizyonu konusunda... Ancak bu formayı giyip bu performansı göstermeye kimsenin hakkı yok! Aslan gibi oynayıp puanı alsa da nihayetinde rakibin Süper Lig’in 13.’sü Kayserispor. Sen farkında bile değilsin ama o armada 20 şampiyonluk 1 UEFA Kupası var!İSTEMEDEN DEĞİŞTİİKİNCİ yarı aynı saçma ruh haliyle başladı. Aynı vurdumduymazlık.. Yokların yoku Lukas Podolski’nin sakatlanmasıyla işin rengi ‘istemeden’ değişti. Sinan Gümüş ve sonrasındaki iradi değişiklik ile Jose Rodriguez’in yerine giren Bilal Kısa ile futbolcu olduklarını anımsayan topluluk, maçın içine girdi. 55’te ilk pozisyon geldi. Sinan’ın golüyle maç bile dönebilirdi. Bir iki tane kaçan gol, sonrasında Kayseri’nin baskılı hali... DETAYLARA bakmayın. 21 puan kaybetmiş bir G.Saray.. F.Bahçe ve Beşiktaş’ın sonuçlarına göre muhtemelen bitmiş bir sezon!DURUM şu an sadece çıkmayan candan ümit kesilmez hali.. Mustafa hocanın Tarık Çamdal tercihini herkes gibi ben de anlamadım. Bilal Kısa meselesi ise onun kafasında bir Yusuf Şimşek modeli oluşturuyor. Ondan ilk 11 şart değil ama ciddi verim alacağını sanıyorum. Peki ya kalan 7-8 mevkii?

Devamını Oku

Bilinmeyen Ryan Donk…

25 Aralık 2015

G.SARAY’A transferi eli kulağında olan Donk ilginç bir futbol karakteri. Şota hocanın Alkmaar’da oynadığı sırada genç takımda forma giyen, Arveladze’nin o dönemden tanıdığı Surinam kökenli oyuncu, Kasımpaşa’ya Brugge’den transfer oldu.PEKİ Ryan Donk nasıl bir kişilik? Ne yer ne içer, kimdir nedir? İşte Kemerburgaz’dan sızan bilgiler…“DONK, çalışkan bir oyuncu. İdman kaçırmaz. Sakatlık bahane etmez. Saat konusunda disiplinlidir. Geç kalmaz. Kuvvet antrenmanı sever, her gün kesin fitnessa gider. Maç öncesi aşırı rahattır. Kulaklığını takar, bağıra çağıra müzik dinler, şarkı söyler. Sosyal medyaya aşırı meraklı. Twitter ve Instagram’a bağımlılık derecesinde tutkun. Başı bu konuda derde girebilir! Maça çok az süre kala bile elinde telefon görebilirsiniz. Orada aktif ve konuşulan biri olmayı çok seviyor. Yemekleri sorun etmez, sosyal hayatla ilişkili sorunu olmaz. Cömerttir.”“TÜRKİYE’Yİ tanıyor. Zaten Hollanda’da Türklerle çok içli dışlı yaşamış bir kişi. Türkçe anlıyor ama konuşamıyor. İstanbul’da en yakın arkadaşı Hollanda’dan bir Türk. Babası ve amcası Müslüman olmuşlar. Onun da bir ara eğilimi olmuş İslam dinine. Geçen yıl Halil Çolak ve Tunay ile birkaç kez Cuma namazına gidip öğrenmeye çalışmış ama şu an Müslüman değil. Ailesine çok bağlı… Boşanmış. 1 çocuğu var. Adı Yaya… Uzun tatillerinde kız arkadaşıyla Surinam’a gidiyor.”ELE AVUCA SIĞMAZ!“SEZON başında bir hazırlık maçında Salzburg’da kaptan Kerem ile olumsuz dialoğu olmuş. Kaptana küfür etmiş, Rıza hoca da onu soyunma odasından kovmuş. Onun dışında 3 yıl süresince sorun yaşamamış takımda.”“G.SARAY’A uyum sağlamasına kesin gözüyle bakılıyor. Kısa sürede büyük verim alınacağı ancak uzun vadede bunun garanti edilemeyeceği bildiriliyor. Wesley ile arası iyi. Bu bir yerde dezavantaj olabilir. Yani 1 Hollandalı karar, 2’si zarar denebilir! Çünkü her Hollandalı’da olduğu gibi antrenmanı ve futbolu sürekli sorgulayabilir. Hocanın otoritesini ona en başta hissettirmesi gerekiyor. Ancak ona açık sözlü olunmalı, yaptığı hata yüzüne ve net ifade edilmeli. Yoksa karşımızda ele avuca sığmaz bir Surinamlı var...”

Devamını Oku

Diriliş ve bitiş

20 Aralık 2015

ÖNCELİKLİ soru şu... G.Saray dün kiminle oynadı? Akhisar, Belediyespor herkesin hakkını teslim ettiği ligin en iyi futbol oynayan ekiplerinden biri. Önceki İstanbul deplasmanında Süper Lig’in en iyisini doğru oyunla 2-0 yenmiş, mütevazı kadrosundan en iyi verimi alabilmiş, hafta içi yedeklere/yedekler sana sorun çıkartmış sağlam bir takım.SENİN durumun ne G.Saray olarak? Tarife lüzum yok! Artı Selçuk İnan/Burak Yılmaz oynamıyor. Fizik kondisyon yerlerde, moral kondisyon rezil! Mustafa hoca belli ki bu maça ‘Dirilişin Startı’ mimini koymuş.İlk yarıda planlı ‘önde baskı’ kurtuluş reçetesiydi. Umut Bulut’la uygulanabilen, kalanların da iştahla destek verdiği oyun başarılı oldu. 2 de gol getirdi. Aurelien Chedjou ve Wesley Sneijder organizasyonu uzun süre sonra rahat bir 45 dakika izletti taraftara. Oyunun, topun hakimi de olsa yine oyuncular üzerindeki o panik ve özgüven hali stadyumda buram buram hissedilmekteydi.GÜRAY’A KIRMIZI HALI...NİTEKİM 2.yarıdaki 48 dakika bu sorun yansıdı sahaya. Yenilen golle şiddetlenen panik hali neredeyse 40 dakika sürdü. Birkaç dakika dışında oyuncular ‘yine mi kayıp, yine mi ıslık, yine mi protesto’ endişesiyle hareket ettiler. Yasin Öztekin’in golü kısmen özgüveni getirse de Tarık/Jose değişikliği ardından maç bitmek bilmedi. Orta saha kayboldu. Semih Kaya sağ beke geçince, o ana kadar da güvenlikli olmayan koridor Güray’a adeta kırmızı halıyla açıldı. 2. gol idmanda bile yenmez! Hugo Rodallega bomboş kaldı, resim gibi gol attı.KONDİSYON MESELESİ!KALAN dakikalar sahadaki oyuncuya ve taraftara eziyet oldu. Karşılaşmanın bitiş düdüğüyle oyuncuların yere serilmesi sevinçten falan değil; bitmişlikten, yılmışlıktan, yorulmuşluktandı. Dün akşamdan sonra sorumluluk Mustafa hocanın, iş ağırlıklı olarak Stefano Moreno’nun! Görülen o ki kısmi iyileşmeler olsa da, meselenin en önemli parçası hala kondisyon...

Devamını Oku

Kötü bile değil

14 Aralık 2015

KÖTÜ olmak bir sıfattır, kötü oynamak bir fiil. G.Saray kötü bile değildi. Hamza hocanın sonrasında herkes Denizli’nin zor görev devraldığını biliyordu. Hoca 4. resmi maçında ‘zor’ ile değil ‘imkansız’ ile karşılaştığını ise dün anlamıştır. G.Saray, taraftarına söyleyecek söz bırakmadı! Savunulacak alan bırakmadı. Futbol adına söyleyecek söz bırakmadı.GÜVENÇ’İN hediyesi gol dışında Olcan’ın tek şutuyla geçen koca 95 dakika! Yazılacak yorumlanacak, içinden futbol analizi çıkartılacak üst üste 3 dakika yok! 10’a yakın pozisyonda devleşen Muslera dışında sarı-kırmızı bir cümle yazamayacağınız bir maç! Ayıptır, yazıktır; 25 milyon gönüldaşına günahtır G.Saray’ın.HOCA sulayacak mı, budayacak mı, kesecek mi, biçecek mi ne yapacaksa bir an evvel yapıp atmosferi temizlemeli. Kim kötüyse, kim gitmeliyse, kim koşmuyorsa, kimin yağ oranı yüksek, kimin sprint kalitesi düşükse bir an evvel kararını verip bu ağacı ‘dediği gibi’ yeşertmeli.KUSURSUZ BİR BEŞİKTAŞ!BEŞİKTAŞ’A gelince! Maçın en kötüsü Atiba’ydı! Çünkü onun yapacağı hiçbir şey yoktu. Ona ihtiyaç duyulacak pozisyon yoktu! Muhteşem bir Beşiktaş, harika oyun, büyük bir kabiliyet, nefis bir 95 dakika. Kusursuz … Her yönüyle G.Saray’ı ezip geçen siyah-beyazlılar. Her haliyle hiçbir açık alan bırakmaksızın toplu, topsuz olağanüstü disiplinle, rakibini iyi analiz etmiş biçimde sonuna kadar hak eden Beşiktaş … 1. bölgeden top çıkarma gereği dahi duymadan, oyunun neredeyse tamamını 2 ve 3.bölgede yerleşik oynayan siyah-beyazlı oyuncu grubu … Futbola ait ne varsa yapan, ne gerekiyorsa sahaya döken tek kelimeyle maçın hakimi… 21 şut … Karşılığında kalede görülen 1 gol artı 1 Olcan şutunda Güvenç … Maçı yeteri kadar anlatıyor … Tüm Beşiktaş’a, tüm camiaya anasının ak sütü gibi helal bir galibiyet!

Devamını Oku

Moral kondisyon

11 Aralık 2015

HARİKA ilk yarının hakkını vermek gerek öncelikle. Gomez’in şanssızlıkları, Olcay’ın sevimli beceriksizlikleri, Sosa’nın komutan katına yeniden kurulması, Atiba ve Ozzie’nin dinamizmi... Ama illa ki Quaresma.. Klasına yakışan oyun ortaya koydu. 4-5 pozisyonda ‘aslını’ anımsattı. Sol tarafı çok iyi kullandı. Kural, taktik değildir ama 4-2-3-1 oyununda kanatlar ilk 20-25 dakika sonrası değişir. Sağdaki sola, soldaki sağa geçer. Dün gece ilk yarı böyle olmadı. Çünkü ikisi de ( Olcay-Q7) harika oynayıp rakibi şaşkına çevirdi. İlk 10 dakika sonrasında saha tümden bizimdi! 46. dakika itibariyle ‘gruptan çıkmak için’ kazanmaktan başka çaresi olmayan rakip, kabul edilebilir ölçülerde baskı kurdu. 12-13 dakika korkulu anlar yaşamadık. Üstüne İsmail-Q17-Gomez organizasyonu ile gelen gol harika oldu. Rakip, ataklarını sürdürürken yine tehditkar değildi.TOLGA YİNE YAKTI!ANCAK Tolga, geçen yılki Club Brugge maçı benzeri bir hatayla, defansın eksikliğine ortak oldu! Bu ikramın sonrasında beraberlik yetse de ekrandan dahi belli olan ‘reaksiyonsuzluk hali’ her taraftar/izleyiciyi umutsuzluğa çoktan sevk etti bile.ŞENOL hoca, bu atmosferi çözmüş olacak ki 3 dakika içinde Necip’i alarak orta sahayı güçlendirmek, takıma reaksiyon gücü katmak ve haklı olarak beraberliği korumak istedi. Saniyeler sonra kollektif defans hatasından yenen golle umutlar tükendi.TOLGA başta olmak üzere Beşiktaş’ın moral kondisyonu büyük zarar gördü. Takım muhtemelen 07.00 gibi İstanbul’da... Bir rejenerasyon ve iki taktik idmanıyla pazartesi 20.00’de sezonun 21. ve şu ana kadarki en önemli maçına çıkacak. Teknik, kondisyon, taktik bir kenara da... Hocanın şimdiki mesaisi moral ve mental değerler üzerine olacak.. İşi, böylesi kırılmaları yüksek bir maç sonrası, kolay değil..

Devamını Oku

Tribünle bağlar

9 Aralık 2015

TRİBÜN saha bağlantısıyla başlamalı. Sebep kulüp yönetim biçimi mi, futbol takımı performansı mı? Hangisi bilinmiyor ancak çıplak gerçek şu ki, G.Saray tribünü takımından uzak. Mustafa hoca, önünde yığılı sorunu çözdükten sonra bu konuya iyi bir sosyolog olarak el atacaktır. Yoksa, topu ayağına her alan büyük bir baskı altında topa hükmedemeyecek. Bu stres de oyun oynayamamayı beraberinde getiriyor. BURAK’IN 80’lerde göz göre göre ofsayta düşmesine ve o pozisyonu tribün 2-3 saniye adeta uyarmasına rağmen oyuncunun oralı olmamasına haklı olarak sinirleniyor taraftar. Ancak Sabri, Semih, Umut gibi oyunculara da ‘yetersiz’ muamelesi yapılması ne doğru ne haklı!CHEDJOU YADIRGAMADIMAÇA gelince… G.Saray oyuna hakim başladı. 15’ten 40’a kadar rakibe hem oyunu hem alanları teslim etti. Sol taraftan Olcan üzerinden ciddi tehlikeler buldular. Astana ‘canlı seyredince’ futbolun gereklerini yerine getiren, maç içindeki ‘resmi’ belli, aklıbaşında bir takım. Avrupa kupalarına veda ettiler. Ancak Kazak gazetecilerin basın toplantısına girerken alkışladıkları Stoilov takdiri hak ediyor (Bugün takımıyla kontratını uzatıyor).G.SARAY 2. yarıya da üstün başladı. 90 dakika genelinde olduğu gibi gol pozisyonlarıyla bol buluşamadı. İyi oynadığı sıralarda yediği golün ardından hemen golü bulması, G.Saray adına maçtaki en olumlu durumdu. 64 değil, 74-84’te golü bulsa, 0-1 dakikalar oyuncular için ölüm olurdu.MAÇIN öne çıkan ismi oyunun 360 derecesine katkıda bulunan Selçuk’tu. Podolski, goldeki katkısı dışında hücumda fazla göze çarpmadı. Chedjou yeni yerini kesinlikle yadırgamazken Yasin becerileriyle bencilliği arasındaki dengeyi ayarlayamıyor.

Devamını Oku

Oyununun kazananı Bursa

4 Aralık 2015

BURSASPOR yerel medyasından gelen bilgiler Ersel hocanın en azından şimdilik teknik adamlık kariyerini ikinci adam olarak sürdürmek niyetinde olduğu yönünde. Kanımca doğru yapmıyor. Çünkü dün gece ortaya koyduğu futbol anlayışı ve oyuncu seçimleriyle orta-üst bir teknik adam olacağı algısını üretiyor. Belli ki G.Saray’ı çok iyi çözmüş. Bilhassa orta saha-defans kurgusundaki zaafları iyi çalışmış.İLK kez oynayan Traore dahil pek çok oyuncu görevini fazlasıyla yaptı. 60 dakika oyunun da sahanın da hakimi, pozisyonların efendisi, futbolun lezzet vereni yeşil-beyazlılardı. Sonra fiziken düşmeleri doğal, futbolun genel kuralı ‘atamayana atalar’ mottosuna toslamaları tabii idi. Dün gece maçın 3-0 gibi berrak bir skorla kazananı ev sahibi olmasına rağmen oyunun kazananı Bursa’ydı.2 KRİTİK ENGEL VAR!G.SARAY anlaşılmaz temposuzluğunu sürdürüyor. Tribünü hareketlendirecek hiçbir aksiyonun içine giremediler. 60 dakika yokları oynadılar. Sonra Wesley, Sabri organizasyonunda Podolski’nin golü geldi. Ardından futbol yine yükselemezken, bu kez Poldi-Sabri işbirliğiyle Yasin golü attı. Burak son dakikalarda skorun üzerine krema ilave etti.DENİZLİ sorunların farkında. Kaliteli oyunculara karşın topu (Yasin’in cılız çabaları dışında) ileriye taşıyamamak, oyunun genelinde beklerden neredeyse hiç hücum katkısı alamamak, Sneijder’in beslenememesi türü dertleri biliyor. Bilmekle kalmıyor, çözüm de arıyor.Şimdi önünde iki 90 dakika var. Astana ile Avrupa, Beşiktaş ile lig umutları tazelenebilir. Bursa bu 2 maça geçiş köprüsü olarak ilaç gibi geldi.

Devamını Oku

En iyi ilaç zaman

29 Kasım 2015

ÖNCE bir kamuoyu iletişimi dersi. Sarı-kırmızılıların ilk golü sonrasında Burak Yılmaz’ın sevinç koşusuna ‘Bana doğru koşma’ diye itiraz koyan teknik direktör Mutafa Denizli, o an itibarıyla muhtemelen ekranda karşılaşmayı izlediğini varsaydığı eski öğrencisi Hamza Hamzaoğlu’nu düşünüyordu. Onun kırılmamasını, oyuncusunun da ‘hoca gönderen adam’ yerine konulmamasını istiyordu. Ciddi bir adamlık dersi! KARŞILAŞMAYA gelecek olursak.. Kasımpaşa işini iyi yapan takımdı. Kazanmaya yakın takımdı karşılaşma boyunca. 3 puanı daha çok hakeden de. Bilhassa Eren Derdiyok neredeyse gelen her hava topunu rahatça aldı Semih Kaya’dan. Hücum organizasyonları tamamen yerli yerinde yapıldı. 2 golleri dışında verilmeyen 1, atamadıkları 4-5 net gol pozisyonları vardı. Yerden etkili oyunlarını hücumdaki hava hakimiyetleriyle zenginleştirdiler. Eren ve Ryan Donk yıldızlaştı.DENİZLİ’NİN İŞİ ÇOK ZORG.SARAY’DA hocanın işi herkesin vurguladığı gibi çok çok zor. Beşiktaş’ın yenilgisi ile daha motive olması beklenen takım sahada yine ‘yoklar’daydı. Hocanın Jose ile başlamamasını yadırdadım. İkinci yarı onun girişiyle orta saha ciddi sertleşti ama yetmedi. Wesley Sneijder çalışkan, Podolski istekliydi ama kötüler iyilerden daha çoktu. Hakan Balta ve Chedjou yine iyilerdendi.SARI-kırmızılıların işi zor. Derde deva doktor iş başında, hastanın hayati tehlikesi sürüyor. Mustafa Denizli yılların deneyimiyle kesinlikle bazı şeyleri değiştirecektir. Zaman şu an en iyi ilaç.

Devamını Oku