VITOR VE NANDO

14 Nisan 2016

DEVRE arası oturdum yazıya! Maçın sonucu ne olursa olsun başlangıcı değiştirmeyeceğim. 28’ 20’’ Muslera libero gibi defansın arkasına çıkıp pozisyonu ilk hamlede önlüyor. Bir sezonun utanç özetidir bu kare. Takım savunması acziyetinin vesikasıdır. 30’un üzerinde farklı savunma 4’lüsüyle çıkılan maçların snopsisidir. Sonucun ne olduğu bu sezon sorunsalını azaltıp eksiltmez!PEREIRA’NIN maç önü analizinin doğru olduğunu gördük ilk yarı. Orijinal 3 sağbekini yedekte bekleten rakibi önünde, Mancini döneminin sağbeki Semih üzerinden Volkan yoluyla gol bulmak akıllı plandı. Ayrıca ilk 130 saniyede Olcan-Hakan tandeminden bulunmuş 2 net pozisyon ve orada devleşen Muslera’yı unutmamalı.13, 24, 51’de Volkan, 40’ta Van Persie.. Goller kaçan kaçana!VE tabii G.Saray’ın sezonun geneline yansıyan hücum plansızlığı, defans beceriksizliği! Gerek Gökhan-Hasan Ali, gerek Topal-Souza-Alper arkalara attıkları her topla tehlike oluşturdular. Ne Donk ne Selçuk orta saha sertliği koyabildi. Oyun böylece hep F.Bahçe’de kaldı! Ancak Pereria yaptığı 3 değişiklikle G.Saray’ı oyuna kattı!ASLAN GİDEMEDİ!SONRASINDAKİ tek aksiyon 90 artıdaki Fernandao pozisyonu. G.Saray zaten stabildi, öylece kaldı. F.Bahçe’nin hücum etkinliğini eliyle terk etmesi defansif anlamda iyi durmasını sağladı. Zaten maç boyu da 6’da Selçuk’un volesi, ofsayt pozisyonundaki Podolski golünün dışında rakip kaleye gidemedi.MAÇ Vitor hocaya yazar. Aslında sezon da.. Caner meselesi de başka bir sorun paketi! F.Bahçe için muhasebe, G.Saray için halen yapılmayan sorgulama zamanı. ‘Sezonu derbi galibiyeti ile bitireceğiz’ avuntularına son vermeliler. 27 lig maçında nasıl gol yiyip, en az 20 maçta nasıl üretemediğini sorgulamaktan işe başlayabilirler.. Haa bir de Selçuk ve Sneijder’in formlarına, Hamit’in rızkına, Donk’un vurdumduymazlığına bir baksınlar! Muslera’dan utanmaları kaldıysa!

Devamını Oku

‘Derbi de kurtaramaz!’

3 Nisan 2016

2 Şubat 2009… Ali Sami Yen Stadı… G.Saray 2 Kocaelispor 5… Maçın ardından dönemin başkanı Adnan Polat haklı olarak ‘G.Saray, iç sahada 5 yerse hocası kovulur’ diyerek Michael Skibbe’yi kovuyor. O günü anımsayanlar sarı-kırmızılıların 5-2’ye rağmen kötü de olsa futbol oynadığını zihinlerinde canlandırabilirler. Hatta Baros’un penaltısını Kılıçarslan Kopuz’un kurtarması sonrası Taner Gülleri ile kopan maç olarak da hatırlarsınız.BÜYÜK takımlarda böyle saçmalıklar kelle alır. Doğaldır. Dün gece benzer sorunsal orta yerdeydi. 8 eksiğiyle 10. dakikada Bilal’in harika golüyle öne geçilmesine rağmen, oyunun her yerinde ‘olmayan’ bir G.Saray… 1-1’in sonrasında ikinci yarı başında altın gibi bir 2-1’lik skor. Sonrasında yenen 3 gol… Maçın özeti sadece bu! Kalanı ‘kelle alır’GELECEK İPOTEK ALTINDAİYİ de kimin kellesini? Kenarda ilk kez takımla sahaya çıkmış hocanın mı? Bu formayı hak etmeyen en az 6-7 oyuncunun mu? Dışarıda kalan 3-4 kaptandan 1-2’sini mi?BAKIN bu ruhsuzluk sonuçları itibarıyla sadece bu sezonu bağlamaz! Ciddi bir temizlik yapılmadığı takdirde gelecek sezon(lar) ipotek altında. Herkes derbi galibiyetine kitlenmiş, o maç kazanılırsa sezonun kurtarılacağı görüşünde. Yemezler! Yemeyecekler! Geçmiş dönemin sadece gazete/TV’den yararlanarak algısı tahkim edilen bir taraftar grubu ve camia yok hiçbir yerde.ESKİŞEHİR faciası sezonun özeti. Bu kadar yılmış bir takım, kulübe, bu kadar solgun bir kulüp camiaya sirayet eder. Bu ayıbın sorumluları büyük olasılık hesap vermeyecekler. Bu kadar saçmalığın sonu belki F.Bahçe maçıyla zirve yapacak. Orada yenilecek bir tokadın adresi yalnız futbol takımı olmaz.ESKİŞEHİRSPOR takımını onurlu, yürekli, teknikli, taktikli mücadelesinden ötürü kutluyorum. Aslanlar gibi oynayıp nefis bir galibiyet aldılar. Yolları açık, şansları bol, davaları kutlu olsun.

Devamını Oku

Topal’ın yeri

30 Mart 2016

FORMALARLA başlayacağım. Çoğunluk gibi beğenmedim. Ne yerli ne milli! Bir de Babacan’ın fuşyası tüy dikmiş estetik yoksunluğuna! Klasik, önden ay-yıldız bantlı, şeritli forma tercihim. Sahayla gönül kontratı yapma hakkımız olsun. Tepkinin sadece sosyal medyadan olduğunu sanmıyorum. Sokağın dokusu da yeni formaya karşı!ELBETTE oyunu forma oynamıyor. Oyuncu kalitesi ve taktik anlayışımızın dalgalandığı bir müsabaka izledik. İlk yarının başı itibariyle madeni buldukları sağımızdan dalga-dalga geldiler. Tam hazır olmayan Gökhan, ona yardım edemeyen Hakan o kanadı rakip için cazip kıldı. Yediğimiz goldeki Ozan’ın koşu yanlışı ve Ahmet’in sağ stoperdeki deneyimsizliği dikkat çekti. Oyunu golden sonra toparlayamadık.FATİH hocanın bir özel sohbette ‘Ben UEFA’yı, Popescu’nun 20 metreyi doğru oynamayı bilmesiyle kazandım’ meailindeki sözlerindeki özne Topal sanırım. Terim’in stopere çekerek doğru bir iş yaptığı Topal, oyunun tüm rot-balansının patronu. Elbette yanında takımın ‘asal ve gerçek işi savunma olan’ tek oyuncusu deneyimsiz Ahmet’in bulunması onun zaman-zaman süpürücü olmasını gerektirse de bu stopersiz iklimin en başat figürü Mehmet olacaktır.TADINDAN YENMEZHOCANIN futbol karakterini tahlil edecek halimiz yok! Zihniyetini top daha çok kendi takımında kalsın, mümkün mertebe, kaliteli set oynayalım, önde doğru basalım, defanstan aklı başında geçişlerle çıkalım şeklinde özetleyebiliriz! Oyuncu grubumuz buna müsait. Ancak Mehmet’i stoper oynatma tercihi/zorunluluğu burada sıkıntıya sokuyor bizi. Tabii ki bir hazırlık maçı ama takımın savunma gücünü düşük gördüm.HOCANIN 2 orijinal stoperin önüne koyacağı Topal, önünde Arda, uçta santrfor ve ardında 3 kalibresi yüksek adamla işimiz Fransa’da beklendiğinden kolay olabilir. Çünkü o 3 formaya Selçuk, Volkan, Ozan, Hakan, Oğuzhan başta olmak üzere öyle bir ekip talip ki tadından yenmez! Fakat bu maçta da görüldüğü gibi, hocanın kafasında 4-1-4-1 türü bir strateji var sanki. Orada da kanatsız yani 3 merkez oyuncu oynar! Oğuzhan-Selçuk-Hakan ideal duruyor. Tüm bunlar Topal’ın nerede oynayacağına bağlı değişkenler. Mevzu stoper stoğumuz!

Devamını Oku

Bebek’in ettiği

18 Mart 2016

VITOR Hoca ilk maçı iyi analiz etmiş. İki kararı olabilirdi maç önü. Ya 1-0’ı korumaya gayret edecek ya da eşit ağırlıklı savunma/hücum ekseni oluşturacak! 2.’yi tercih etti; doğru da yaptı. İlk 5 dakikadaki Alper ve Van Persie pozisyonları kanıt! Sonra da ayağına aldığı her topla çabuk çıkmaya gayret ettiler. Ancak 11’de gelen gol onların istediği oyun ve en az 6 oyuncunun hatasıyla oldu. Vukcevic’in elini kolunu sallayarak mesafe kat ettiği anlarda 2 stoper ve 2 stoper özellikli orta saha artı Caner uyudu! Volkan da hatalı çıkınca Ahmet Hassan golü kaçınılmaz oldu.SONRASINDA ‘toparlandık’ demeyi çok isterdim. Gökhan’ın olmaması, takımın balansını bozdu. Caner ile tek kanat hücum etmeyi başaramadığımız gibi, tüm takımın ritmi, oynama düzn ve alışkanlığı terk edildi. Yine de Alper’in golü öyle iyi bir dakikada geldi ki; maça, oyuna, skora ortak olarak gittik soyunma odasına!İKİNCİ yarı için çok umutlu ve en azından benim adıma ‘turu geçmiş’ olarak çıktık sahaya. Dakikalar geçmesi lehimize, onların arttıracağı baskı sonrasında bulacağımız pozisyonlar cepte olacaktı. Baskılı oynayamıyorlar, seti beceremiyorlar ancak yine basketbol tabiriyle anlatayım ‘ampul ve 3 saniye koridorunda’ rahat topla buluşuyorlardı.KIRILMA ANI 63. dakikaNANI’NİN 63’teki pozisyonu maçın kırılması oldu! Sonrasının kararı Bebek’teydi! F.Bahçe’nin yediği ilk gol ofsayt! Maçı bitiren penaltı penaltı değil! Mehmet ne yapacak elini nereye koyacak! Dolayısıyla sarı kart sarı kart değil ve ekibimiz 10 kişi… Kalanı için konuşmaya zaten gerek yok. Oyunun merkezi, nirengi noktası (ki dün gece kötüydü Topal) atıldıktan sonra kalanı hem futbol hem de psikolojik olarak taşınamadı! 3.golle umutlar bitti; 4.sayılmaz zaten!66’DA sonrası için futbol analizi yapılamaz! Ancak ilk 66 dakika için F.Bahçe analizini ciddi yapmalı. Son 12-15 resmi maçta giderek yükselen futbol grafiğinde bugün önemli bir kırılma yaşandı. G.Saray maçı ve kupadaki Konya serisine bu durum sirayet ederse sıkıntılı olur. Her şeye rağmen bu takım 70 milyon Euro yatırımıyla son-16’nın ötesini en az yarı finali hak ediyordu!

Devamını Oku

Topla nafile oynama!

13 Mart 2016

88.08… G.Saray’ın atak sonlandırabildiği ilk ve tek an! Sağdan yapılan ortaya Olcan vuruyor top dışarı gidiyor. Ne acı ne yazık ne ayıp ne hazin ki, sarı-kırmızı forma bunu yaşıyor. İbrahim hocanın planı ‘Önce durdur, sonrasında 2. yarı hızlı oyuncuları (El-Kabir-Serdar) oyuna at ve sonuç al’ şeklindeydi. İlk yarı üstün oyunlarını kabul ettirdiler. Tartışmalı penaltıyla öne geçip ardından rölanti oyunda topu G.Saray’a bıraktılar. İkinci yarı yine tartışmalı penaltıdan sonra rakip alana hızla gittiler, bol pozisyon buldular.OYUNU G.Saray yönünden okumanın sözkonusu olmadığı bir maçtı. Duran toplar dışında pozisyon bulamadılar ki! Topla oynamada 60-40, başarılı paslarda 429-256 üstünlük kuran G.Saray’da futbol anlamında hiçbir şey bulamadık, göremedik.Kanatlar hiç mi hiç akmazken, oyunda bir parça var olmaya çalışan Bilal’in de Orhan hoca tarafından ‘defansif Chedjou ile değiştirilmesi’ sanırım ‘1 puan iyidir’ görüşünün benimsenmesi demek.PENALTILAR TARTIŞILIR!KÖTÜ bir futbol maçı izledik. İki gol, iki tartışmalı penaltıdan geldi. G.Birliği daha yakındı maça. G.Saray adeta topu kendinde tutarak onları oyunun içine katmamayı yeğledi. Denebilir ki ‘Wesley yoktu!’.. Eğer senin de ligde ‘G.Birliği maçı için dahi Wesley Sneijder’e ihtiyacın varsa’ o zaman yazacak bir şey yok!SON lafım da Selçuk’a… Hazır Wes ile Sabri de (!) sahada yokken biraz daha sorumluluk alması gerekmiyor mu sizce? Bir takımın bu kadar liderlik özelliklerinden mahrum bir kaptanı varsa kalanına ne diyebiliriz ki? 10 Şubat 1985 doğumlu kaptan için, 2019 31 Mayıs’ında yani 35.yaşından 3.5 ay almışken ödeyeceği son kontrat 2 milyon 950 bin Euro artı 25.000 Euro maç başı ücret! Sadece asist sayılarında bile “takım içindeki ezeli rakiplerinden” geride! Beklemeli! 31 Mayıs 2019’a daha 3.5 yıl var!

Devamını Oku

Adil 1’er puan

7 Mart 2016

YAKIN dönemdeki en kötü Başakşehir takımı vardı sahada. Soyunma odasına 2-0 önde giderken de 3-2 öne geçerken de 3-3’ken de! Bu oynadıklarının yarım sınıf üzerini oynasalar güle oynaya kazanacakları bir maçtan beraberlikle ayrılmaları 3.’lük mücadelesi için onlara ciddi yara verdi. Çünkü bu kadar hatları kopuk, bu kadar bireysel yeteneklere kalmış, takım oyunundan uzak IBFK uzun süredir görmemiştim.ATILAN 3 gol de takım oyunu ürünü değil. Onlar adına bereket ki, son 3-4 haftanın durgun adamı Visca iki golde yeteneklerini konuşturdu. Visca da bir vites geride oynasaydı çok zor duruma düşecekti Başakşehir! Her tarafı dökülen, zaaflarla dolu, defansı yetersiz, forveti biçimsiz, orta sahası silik G.Saray önünde kazanmaları işten bile değil. Kuşkusuz penaltı ile ilgili itirazları olacaktır. İnanın maç 3-2 de bitse aynı cümleleri kuracaktım Başakşehir için! Kötüydüler, aldıkları 1 puan onlar için sevindirici olmalı.PENALTI TARTIŞMALI!G.SARAY’A gelince! İkinci yarı Yasin Öztekin-Emre Çolak önderliğinde gösterdikleri reaksiyon dışında yine bildik bir ekip hüviyetinde. 46 itibariyle seyircilerden gelen alkışlı protesto onurlarına dokunmuş olacak ki, bir 35 dakika falan maçta varlıklarını hissettirdiler. Tabii bunda Abdullah hocanınMossoro/Rotman değişikliğinin verdiği ‘buyrun gelin beyler!’ mesajının da etkisi büyüktü.3 hoca geride kaldı tablo aynı G.Sa-ray’da, değişecek gibi de durmuyor. Çünkü mevzu hocalar değil. Mevzu takım içi imparatorluklar. Mevzu takım olamayanlar! Mevzu bir olamama! Alışkanlıkları devam ediyor. Gol yeme biçimleri aynı. Tartışmalı penaltıyla aldıkları 1 puan ikinci yarı oynanan oyunun karşılığı olarak hakkıdır G.Saray’ın! Fazlası hakkaniyetli olmazdı.

Devamını Oku

Sur’un çocukları

4 Mart 2016

BÖYLE bir maçın nasıl sportif değeri, skor kıymeti, 90 dakikası olabilir ki! İki takım da gönüllerde turu geçti. 180 dakikanın skorlarıyla ilgilenmiyorum. O tertemiz Amedli oyuncular olanca futbol oynama şevkleriyle iki maçta da ne güzel mücadele ettiler. Çanakkale geçilmezi oynayabilirlerdi. Top oynamaya çalıştılar. İstediği kadar eksik olsun sarı-lacivert armaya 4 gol atabilmek kolay iş mi? Yıldızları Deniz Naki’nin olmadığı iki maçta da Yusuf’la, Ercan’la, Kamil’le; kenardaki aslanlar gibi hocası Harun Kılıç ile yerel kupalara özel bir hikaye bıraktılar bizde. Ülkemizin en hassas döneminde en hassas yerden gelip en çarpıcı işleri yaptılar.F.BAHÇE turu geçti. Sakın kuru bir ZTK yarı finali algılamayın! Futbol sahada oynanır da sarı-lacivertliler turu gönüllerde geçtiler. Pazar günü Sur ilçesinden getirdikleri 45 miniği ağırlayarak, onlara ‘buralar sizin evlatlar’ diye kucaklayarak atladılar. Bu maçın en önemsiz tarafı skoruydu dostlarım. O 45 evlada 4 gün ev sahipliği yapan F.Bahçe ‘gönül tarihimize’ geçti. Sımsıkı sardı onları sarı-lacivert bayraklarla… Derbiyi de, Amed maçını da izleterek… Hediyelerle, Sunay Akın Oyuncak Müzesi ile, antrenmanda konuk ederek… Diego Ribas’ın yazdığı gibi… Ölmesinler yahu, maça gelebilsinler. F.Bahçe benim gönül tarihime geçti son 4 günle.HEP BÖYLE OLSUNLARF.BAHÇE turu geçti millet! Bu milletin millet olabildiğini, Sur’un çocuklarının Bağdat Caddesi’nin de çocukları olduğunu hepimize anlatarak. Bu iş bağlar arkadaş! Bu hareket F.Bahçe’yi bağlar! Kim düşünmüşse bağlar! Kim getirdiyse bağlar! İyi ki de bağlar! Salı gecesi ezeli rakibinin YUSUF evlada yaptığı gibi bağlar. Büyük kulüplerimize yazar bu güzellikler. Hep böyle olsunlar. Maçın galibi Sur’un çocuklarıdır..

Devamını Oku

54. dakikadan sonrası tufan!

29 Şubat 2016

G.ANTEP’TEN başlamalı. Chibuike (yedek) ve Habibou gibi iki etkili silahı olmamasından ötürü Mutlu Hoca, 4-6-0 düzeniyle sahaya çıkmak zorunda kaldı. Hocanın bu zorunluluğu, aslında ‘sarsak G.Saray takım savunması’ sebebiyle büyük avantajdı! Her tarafı geçirgen rakibi önünde hem ilk, hem de 2. gol adeta ekmek kadayıfı!54’TE gelen Daniel Larsson golü ev sahibinin o ana kadar kaleye attığı 2.şuttu! Sanırım tabloyu anlatmaya yeterli. Sonradan kaçırılanlar bonus! Elbette kaleci Karcemarskas… Bir şehrin az da olsa futbol motivasyonunu sağlayan adam… Saygıyla izliyorum… Hayranlıkla… Anasının ak sütü gibi helal G.Antepspor galibiyetinin 1 numaralı mimarıdır.G.SARAY’A gelelim mi? Bence gelmeyelim! Çünkü biz gelsek de koskoca takımda kimsenin kendine geleceği yok. 54’ten sonra yok olmuş adamlar! Bitmiş, reaksiyonu tükenmiş, çabası yok olmuş, özgüveni sıfırlanmış ademoğulları birliği! Ancak hak yemeyelim. Wesley ve Poldi’siz bir ortamda iyi bir 45 dakika oynadı sarı-kırmızılılar.KRİTİK GÜN ÇARŞAMBA5’TE gelen gole rağmen rakip kaleye etkili gidebilen, merkezden de kanattan da duran toplardan da fırsatlar bulan sarı-kırmızılar oyun iştahı, atak devamlılığı gibi sorunlarını çözmüş göründü. Bilhassa hücumdan savunmaya geçişlerde sorunları sürse de atak zenginliği oyun üstünlüğü kurmuştu. Bunda 1-0’ı bulan rakibin doğal olarak geri çekilmesinin de payı vardı ancak seti iyi oynuyordu G.Saray. Atılan bolca şutun Karce’de kalması kalecinin başarısıydı. Bu oyun 2. yarıya yeterli olurdu. 54’teki gol her şeyi bitirdi. Geri de gelmez sanırım artık çoğu şey.ÇARŞAMBA akşam sezonun en önemli maçı var. Herkes için. 2-1’in rövanşında içeride Akhisar’a elenecek bir G.Saray’da olacaklar tahmin edilebilir. Takım, kulüp, camia, hoca… Herkes bu depremden nasibini alır. Öncü depremler yetmedi mi?

Devamını Oku