FUTBOL oynamaya çalışanları, maç etmeye gayret edenler haline dönüştürmenin zirvesiyiz! Böyle organizasyonsuzluk, maçın ev sahibi TFF’den Eskişehir Emniyeti’ne pek çok kuruluşa yazar! Yazık! 8 yıldır bu işe para döken kamu bankamıza da yazık, maça gelen masum taraftara da yazık! Futbola da, bize de, yönetene de, oynayana da ayıp ediliyor, ayıp!! 4 dakika geç başlayıp 52 dakika oynandı ilk yarı! Tek futbol işi 40’ta Visça’nın sol çaprazdan denediği şuttu ki, devede kulak! Konya olanca atletizmiyle direndi rakibine! Haa bir de Avrupa Birliği müzakerelerine yeniden başlarsak ‘BAŞMÜZAKERECİ’ önerim FIRAT AYDINUS... Sadece Emre ile 3 chapter açıp kapatabilecek görüşmelerde bulundu yalnızca ilk yarıda!ÇAIÇARA ÇOK ARANDIİKİNCİ yarı adeta Konya 18’inde oynandı. 65’te Ömer Ali’nin direkte patlayan topu dışında rakip kaleye gidemeyen Konyaspor, 48 dakika boyu kalesini savunmak zorunda kaldı. Vişça, Mossoro ve Adebayor ile net pozisyonlardan yararlanamayan IBFK, baskısını 90 dakikada sonuca dönüştüremedi. İyi set oyununda beklerini etkili kılan Başakşehir, yine de orta kalitesi bakımından Çaiçara’yı çok aradı.2 uzatma sonrasında da skor değişmedi. Seri penaltı atışları sonrasında Başakşehir’de önce Epureanu sonra da Cengiz kaçırınca Ziraat Türkiye Kupası’nın sahibi Atiker Konya oldu...
MANİSASPOR küme düştüğü yıllarda o takımdan sanırım 8-9 oyuncu ligde kalmıştı. Ligin sonlarında düşen takımların bilhassa yabancıları takımı kadar ‘kendine de’ oynayacaktır. Adanaspor’da Magaye başta olmak üzere neredeyse tüm oyuncular böyle hareket ediyorlar. İyi de oluyor. Oynadıkları maça heyecan kalite getiriyorlar. Eyüp hoca da onları sanırım ‘ligde kalamadık ama ligde kalın’ şeklinde motive ediyor.TÜRKİYE Kupası maçını düşünerek 6-7 asını kenarda 11’e almayan Abdullah Avcı’nın planı maçın ilk bölümünde tutmuştu. Mahmut-Holmen merkeziyle oyunu doğru yerlere yönlendiriyor, kenarlardan bek katkılarıyla hücumda çoğalma suretiyle oyunu kendilerinde tutuyorlardı. Adana hiç oyuna giremedi. 12’de golü atan Doka’nın 36’da atılması sonrası ise dengeler Adana lehine değişti. Ufuk’un hatasından 30’da yenen gol de cesaret verdi deplasman ekibine.ASLA YENİLMEYELİM!İKİNCİ yarı Başakşehir çıktıkça, Adana arkada boş alanlar buldu. 10 kişi olmasına rağmen ve sadece 56-64 arası 4 net pozisyon vermesine karşın kenardan Abdullah Avcı, takımının hep galibiyete gitmesini istedi. 3 değişikliğinde de fikri asla ‘yenilmeyelim’ değil; kazanalım yönündeydi. Nitekim İtalyan Napoleoni, çoğu maçta yaptığını dün de yaparak hocasının mutlu olmasını sağladı.ÇÜNKÜ Avcı anlaşıldığı kadarıyla kupa öncesi ‘diğer’ oyuncularının da özgüvenli olmalarını istiyordu. Konyaspor gibi ‘kompakt’ bir ekibi 11 oyuncuyla değil, belki de 120 dakikada (hatta penaltılarda) en az 14 kişiyle yenmek gerekiyor. Seyir zevki yüksek maç oldu. Adanaspor, bir an bile maçı bırakmadı. Oyun zekaları, kondisyonları, pozisyonları yetti; kaliteleri galibiyete yetmedi.
CENGİZ’SİZLİK Medipol Başakşehir’in yakın dönemdeki oyun işletim sistemini bozmuş göründü. Bilhassa ilk yarı Emmanuel Adebayor’un bire bir, ikiye iki girişimlerindeki natamam hal bunun en temel göstergesiydi. Emre Belözoğlu ve Mossoro’nun gayretleri çok bir şey ifade etmedi. Ev sahibi Trabzon ise Okay ve Durica’nın yokluğunda savunmayı iyi tahkim etti. Yusuf Yazıcı’nın girdiği pozisyon, ilk yarının en heyecan veren anıydı. Ev sahibi, şampiyonluk adayı rakibine nasıl oynanması gerekiyorsa öyle oynadı.ONUR DEVLEŞTİİKİNCİ yarıya bordo-mavili takım çok etkili başladı. Medipol Başaksehir, 15-20 dakika oyuna giremedi. Ev sahibinin önemli gol girişimleri söz konusuydu. Sonrasında dengeyi kuran Başakşehir, aynı pozisyonda hem Visca hem de Pektemek ile gole ulaşamadı. Bu ikilinin gol kaçırma rekoru kırdığı dakikalarda Onur Kıvrak da kalesinde devleşti. Başakşehir’in 2, Trabzon’un 1 topunun direkten döndüğü mücadeleden çıkan sonuç her iki takıma da yaramazken bu skora en çok Beşiktaşlılar sevindi.
ABDULLAH hoca maç önü yorumunda “Bu maçın anahtarı sabır” demişti. Oyuncular sanırım bunu yanlış anladı. Öyle sabırlıydılar ki, maç 26’daki golle başladı. Basın tribününde yavaş-ya vaş bizi karşılayan güneşin de etkisiyle şekerleme yapmadık desem yalan olur. Kaleci Hopf’unasistiyle Rantie’nin 65 metrelik koşusuna refakat eden 5-6 oyuncu ‘kenardan’ hakkıyla uyandırıldı. Kalanı da devre arası.MOSSORO’NUN ne kadar önemli bir problem çözücü olduğu bir kez daha ortaya çıktı. İlk yarı kaleci dahil 8 kişiyle kapanan rakibine hızlı oyun ya da set oyunu, doğru dürüst sorun çıkaramayan ev sahibi,ikinci yarı 18’de at oynattı!BU KLASA DİRENME İMKÂNI YOKTUİKİ gol de dar alan becerisinden geldi. Emre’nin ikinci goldeki katkısı müthiş oldu. Abdullah Avcı, geçen haftadan sonra dün de kulübeden puan katkısı yaptı. 3 değişikliğin hepsinde formasyonda farklılığa gitti. Ümit hoca da karşılık verdi bu hamlelere ama Serdar’ın yokluğunda hücum kalitesi sorunu belirdi Alkaralar’da!MESELEYİ ‘9 kişinin Rantie ve Aydın’a pozisyon hazırlamasına’ indirgeyenoyun anlayışı ile rakibin klasına direnme imkanı pek yoktu Özat’ın. Mahmut’un olmadığı dakikalarda düşen topların hepsini alıp oyuna katan G.Birliği, 2 golden sonra çözüldü. Ev sahibinin kalitesi galebe çaldı.
MAÇ, Rıza hocanın oyun prensibine uygun başladı. Öndeki El Kabir, Eto’o, Deniz Kadah, M’Billa dörtlüsüne atılan toplarla tehlike yaratmaya gayret etti Antalya. Oyun da 15 dakika kadar kendilerinde kaldı. Sonrasında Başakşehir maça hakim oldu.BİLHASSA Bekir’in sadece savunmacı yönüyle değil, hücuma takımını çıkarırken de topu olumlu kullanması deplasman ekibinin ofans gücüne katkı verdi. Caiçara’nın yokluğunda oyunu Eren ile genişletme çabasını gösteren ancak başaramayan Başakşehir, ön tarafta Mossoro’nun eksikliğini hissetti. Eren zaman zaman zor duruma düşerken bunda Celustka’yı savunmada kovalamayan Cengiz’in payı vardı.Sağ bek ve 10 numarasındaki formda isimlerini sahaya süremeyen Avcı, İrfan Can’dan da istediğini bulamadı. Visca’nın etkisiz kaldığı anlarda Cengiz-Adebayor ikilisini kilit işler yaptı, önemli pozisyonlar buldu. Antalyaspor bu dönemde sıkıştı.ALİ PALABIYIK GOLÜ VERMEDİ2. yarıya Başakşehir daha baskılı başladı. Emre organizasyonunda topu daha rakip kale ve civarında tutabildiler. 56’daki sayılmayan (nizami) golü verilmiş olsaydı, maçın gideceği yer başka olurdu. Ali Palabıyık ve yardımcısı kritik bir hata yaptılar. Başakşehir sonrasında maça hakim olmakla birlikte Antalya, biraz nefes alabildiği dakikalarda (yine blokların arasından geriye doğru bir 10 numaraymışçasına çıkıp gelen) Eto’o’yu kullanmak istedi. Bu noktada savunma ile orta saha, Başakşehir’de iyi defans yaptı.ADEBAYOR gol atma özelliği dışında ülkeye geldiği günden beri en iyi performansını sergiledi. Koştu, rakip defansı yordu, alan açtı, dripling yaptı, gole dönüşebilecek paslar verdi; sayılmasa da bir gol attı. Müthişti. Abdullah Avcı, sonlara doğru ona iki yardımcı (Mustafa Pektemek, Napoleoni) attı oyuna.SONUCU da İtalyan aldı. Emre harika kesti; Napoleoni muhteşem vurdu. Hoca dün akşam Cengiz, İrfan Can ve Visca türü yıldızlarından oyun-skor katkısı alamadı. 3 puanı getiren golün Napoleoni’den gelmesi hocanın sakat ve cezalılara (Yalçın, Ufuk, Mossoro, Mahmut, Batdal, Çaiçara, Egemen) rağmen bu kadrodan nasıl iyi verim aldığının bir göstergesi! Başakşehir’in rüyası sürüyor.
BEŞİKTAŞ’I ‘oynatmayarak’ yenemezsiniz. Oynayarak yenmeniz lazım. ‘Bekleyeyim, bir durayım vs.’ diyerek alt edilecek rakip değil Beşiktaş! Oyunun merkezi olan Atiba/Oğuzhan’a baskı yaparsan oynatmazsın onları. Öyle de yaptı İBFK..İLK 18 dakika 3 gol, ‘baskın basanındır’ zihniyetinin eseri. Kolay değil savunma merkezinde 4’te 3 farklı oyuncu ile oynamak. Ona rağmen forvetteki akışkan ve alışkın 4’lü, iki bekin de katkısı ile büyük iş yaptılar!İKİNCİ yarı Beşiktaş’ın ‘pozisyona zor giren baskısını da’ iyi savuşturup maçı kazandı Başakşehir.Maçın yıldızı tüm takım olsa da galibiyetin mimarı Abdullah Avcı. Çünkü;1-) 8 gün önce dağılan takıma 4 günde 2 büyük maçı böyle oynattırabilmek büyük hocaların işidir.2-) Neredeyse ‘vandalizm’ yakıştırması yapılan takımını o psikolojik atmosferden kurtarıp futbola döndürmek özel yöneticilerin işidir.3-) Türkiye’nin en iyisini böyle bir başlangıçla şoka sokmak 1. sınıf teknik adamların işidir.4-) Bu takımın ‘yitmesi muhtemel’ özgüvenini 8 günde futbola dönüştürmek büyük bir organizasyonu yapabilme kudretidir.O yüzden bu karşılaşma Abdullah Avcı’ya yazar. Öncesiyle, içiyle... Tebrikler hocam. Harika oyunla siz yendiniz Beşiktaş’ı; onlar çok kötü olduğu için kaybetmedi.
BAŞAKŞEHİR’İN cumartesiden bu yana yaşadıkları, ‘maçın doğal favorisi F.Bahçe’ dedirtiyordu. Volkan, Yalçın yoktu; Mahmut da maç içinde gitti! Yaşanan onca sıkıntıya karşın Avcı, takımını hem mental, hem de taktik bazda iyi hazırlamıştı.BAŞAKŞEHİR, kendi solunda Cengiz ile Şener’i baş başa bırakma yoluna gitti. Şener, bazı maçlarda yaptığı gibi bol alan bıraktı rakibe! İsmail de ondan aşağı kalmadı. İki milli bek çokça alan ve pozisyon kaybı yaşadılar! Peki hücumda ne yaptı F.Bahçe? Koca bir hiç! Ozan-Josef-Topal üçlüsünden beklendiği gibi yani! 4-4-2 oynayan Başakşehir kanatları olduğu gibi, ortayı da teslim aldı! Bir gol ve bir pozisyon dışında, deneyimsiz Faruk için dahi yeteri kadar tehditkar olamadılar! Cengiz iki güzel golle skoru aldı!2. yarı da F.Bahçe adına benzer bir ‘uyku moduyla’ başladı. Bu kez skoru korumak duygusuyla ev sahibi de uydu onlara! Taa 61’de gelen RVP golüne kadar. Şener asıl işi savunmada yapamadığını tıpkı G.Saray maçında olduğu gibi hücumda yaptı. Çok iyi kesti merkeze! Oyun da 2-2 sonrası F.Bahçe’ye geçti. 68’de Mossoro’yu alıp ideal 4-2-3-1’ine dönen Abdullah hoca elinden giden oyunu yakalamaya çalıştı! Dengeyi de buldu bir süre sonra. Maçın sonuna kadar da karşılıklı ataklar devam etti.KANARYA TURA YAKIN2-2 sonrasında finale F.Bahçe daha yakın. Cumartesi sonrası Başakşehir’in kolay toparlanacağını sanmıyorum. ‘2.’lik de tehlikede diyeceğim’ ama dünkü F.Bahçe’yi gördükten sonra ‘Bu Fener nasıl 2. olur ki?’ diyorum. Mental çöküntü içindeki rakibini, deneyimsiz kalecisini tehdit dahi edemeyerek, ilk yarının bazı bölümlerinde teslim olarak geçemeyen bir takım ligde nasıl başka oyun oynar ki?SON sözüm de Abdullah Avcı’ya.. Hocam takımını sahaya çok iyi hazırlarken, kendini bir parça es mi geçtin acaba?
NURİ Bilge Ceylan filmi tadında bir ilk yarı izledik. 21-31 arası 10 dakika G.Saray vardı sahada. Kalanı traş makamı! Koskoca Fener de ancak 44’te bir kez gelebildi rakip kaleye. Hesabı netti Dick hocanın... En etkili silahı olan Lens’i arkaya kaçırmak, sıkıntılı rakip defansı yarmak; Lens asistiyle Van Persie golü bulmak.DE SOUZA PERDEYİ İNDİRDİG.SARAY ise daha set oyunu istiyordu ve kısmen oynadı. Ancak mafiş! 2.yarı G.Saray epey hakimdi maça. Takım istiyor, arıyor, şut ve pozisyonlar da buluyordu. Ayrıca kanatlara inme kabiliyeti de yüksekti. Maç, Eren istiyordu; Tudor Bruma’yı (68) çıkarttı. 75’ten sonra eforu bitti takımın! Eren’e de kanat topu getiremez oldu.GÖZ göre göre hem takımın gidişatına çomak soktu, hem ihtiyacına yanıt veremedin bay Tudor! Acaba günün anlam ve önemine uygun, dünya güzeli evlatlarından birini oraya oturtsak daha mı kötü olurdu? F.Bahçe maçın sonuna kadar iyi savundu. Sonda da altın vuruşu yaptı. Kjaer-Skertel tandemi direndi, Volkan 2-3 kritik kurtarış yaptı; De Souza ise perdeyi indirdi. Kupada yarı final, ligde 3.lük, derbilerde yenilgisizlik.. Emekli bir Hollandalı için kayısı! Onlar için en az 2 hedef daha var.. G.Saray ise barbekü partilerine devam etsin!