Plastikler artık damarlarımızda dolaşıyor

Mikroplastik konusunda yıllarca çevreciler pek ciddiye alınmadı. “Bir pet şişeyle ne olacak?” denildi, “Bir poşetle dünya mı kirlenir?” diye gülüp geçildi, alay edildi. Ancak yapılan araştırmaların sonucuna bakıldığında tehlike göz ardı edilemeyecek kadar ciddi: Mikroplastikler sadece çevreyi değil, damarlarımızı da tıkıyor!

Plastikler artık hayatımızın her alanına nüfuz etmiş durumda. Kullanım alanları her geçen gün daha da artıyor ve artık çevre sorunu olmaktan çıktı.

Geçtiğimiz günlerde İngiltere’de yayımlanan endişe verici yeni bir araştırmaya göre, sularda yüzen mikroskobik plastik parçalarının kalp krizi, felç ve diyabet riskini artırdığı ortaya çıktı. Uzmanlar, mikroplastik olarak bilinen küçük plastik parçaların içme suyu ve çevre yoluyla vücuda girebileceğini ve dokulara zararlı toksinler bırakabileceğini öne sürüyor.

Çalışmanın kıdemli yazarı ve Massachusetts, Burlington’daki Lahey Hastanesi ve Tıp Merkezi’nde sürdürülebilirlik tıbbi direktörü olan Dr. Sarju Ganatra, “Bu, mikroplastiklerle yoğun şekilde kirlenmiş suların yakınında yaşamanın kronik sağlık sorunlarıyla bağlantılı olabileceğini öne süren ilk geniş çaplı çalışmalardan biri” ifadelerini kullandı.

Uzmanlar sadece ABD eyaletlerini incelediklerini ancak İngiltere’nin batı kıyısına komşu olan Atlas Okyanusu kıyısında yaşayanların çok yüksek düzeyde kirliliğe maruz kaldığını ve bunun da bir dizi hastalıkla bağlantılı olduğunu tespit etti. Çalışmaya göre, bu bölgede bir küvet dolusu her deniz suyu örneğinde 10’dan fazla plastik parçacık bulunabiliyor.

Ayrıca çalışmada, mikroplastik kirliliğinin çok yüksek olduğu ilçelerde yaşayanların felç geçirme olasılığının yüzde 9, kalp krizi de dahil olmak üzere kalp hastalığı riskini iki katına çıkardığı bilinen tip 2 diyabet hastalığına yakalanma olasılığının ise yüzde 18 daha fazla olduğu bulundu.

Yine bu kıyı bölgelerinde yaşayan kişilerde, atardamarlarda plak birikmesiyle oluşan ve felç veya kalp krizine yol açabilen koroner arter hastalığı (KAH) riskinin yüzde 7 oranında arttığı görüldü.

Haberin Devamı

İşin ürkütücü tarafı şu: Bu parçacıklar artık sadece denizde değil. İçtiğimiz suda, soluduğumuz havada ve yediğimiz yiyeceklerde de varlar. Bu araştırmadan da görüyoruz ki özellikle deniz ürünleri bu kirlenmenin taşıyıcısı haline gelmiş durumda. Yani “organik besleniyorum” diyerek deniz mahsullerine yönelen biri, farkında olmadan mikroplastik deposuna dönüşmüş olabilir.

Peki birey olarak ne yapabiliriz?

Öncelikle evlerde kullandığımız plastikleri acilen cam, metal ya da doğal malzemelerle değiştirmemiz gerekiyor. Tek kullanımlık plastikleri ise hayatımızdan tamamen çıkartmamız şart.
Ancak asıl çözüm, toplumsal farkındalık ve politik düzeyde atılacak ciddi adımlar…

Haberin Devamı
DİĞER YENİ YAZILAR