Copernicus İklim Değişikliği Servisi’nin (C3S) yeni verilerine göre, 2025 Mayıs ayı, dünya genelinde şimdiye dek kaydedilen en sıcak ikinci Mayıs oldu.
Farkındaysanız bu gibi değerler neredeyse her ay güncelleniyor. Özetle gezegenimiz günden güne biraz daha ısınıyor.
Açıklanan yeni verilere bakacak olursak en dikkat çekici olanı, ortalama yüzey hava sıcaklığının 15,79°C’ye ulaşması. Bu, 1991-2020 ortalamasının 0,53°C üzerinde yer alıyor.
Sanayi öncesi döneme göre ise fark 1,4°C. Bu verileri sadece meteorolojik kayıt olarak okumamak gerekiyor. Çünkü bu veriler adeta insanlık tarihine yazılmış açık uyarılar!
Problem sadece Avrupa ile de sınırlı değil. Mayıs 2025’te, Kuzey Amerika’dan Afrika’ya Güney Avustralya’dan Orta Asya’ya kadar birçok bölge ortalamanın altında yağış aldı. Türkiye’nin güneyi de bu kurak coğrafyalar arasında yer alıyor.
Bunun sonucunda neler oluyor?
Öncelikle toprak susuz kalıyor, ürün yetişmiyor, denizler ise hiç olmadığı kadar ısınıyor. Hatta Copernicus’a göre, Kuzeydoğu Atlantik’te deniz yüzeyi sıcaklıkları rekor seviyelere ulaşmış durumda…
Peki tüm bu sıcaklık rekorlarının ve kuraklık dalgalarının içinde bizler neler yapıyoruz?
Hiçbir şey! Hâlâ iklim değişikliğine karşı verdiğimiz mücadelede kararsız adımlar atılıyor.
Yeterli su yönetimi, etkili tarım politikaları, yeşil enerji yatırımları, bireysel sorumluluklar gibi çözüm yollarını önemsememeye devam ediyoruz. Halbuki bunların hiçbirini ertelememiz gerekiyor.

