Doğanın bizlere gönderdiği uyarılar artık her geçen gün daha da belirgin ve yıkıcı olmaya başladı. Buzullar ciddi şekilde eriyor, deniz seviyeleri yükseliyor, hava kirliliği artıyor ve en önemlisi iklimler değişiyor.
Farkında mısınız? Bu yıl ilkbaharı neredeyse hiç yaşamadık. Mart, Nisan ve Mayıs aylarının büyük çoğunluğunu yağışlarla geçirdik. Bu durum barajlarımız ve su varlığımız için sevindirici olabilir ancak, resme geniş bakıldığında iklim değişikliğinin dengesiz ve öngörülemez etkileri, tarımdan enerji üretimine kadar birçok alanda riskleri artırıyor.
Artık şunun farkında olmamız gerekiyor: İklim değişikliği soyut bir kavram değil; Alpler’in eteklerinden Pasifik adalarına kadar hayatımızın tam ortasında!
İsviçre’nin Valais kantonundaki Blatten köyünde yaşanan felaket ise bu acı gerçeğin yeni ve ürkütücü bir örneği oldu. Ülkedeki Birch Buzulu’nun büyük bir bölümü koptu. Bu kopuş yalnızca bir doğa olayı değil, bir köyün neredeyse tamamen yok olmasına sebep olan bir yıkıma da neden oldu.
Alınan tüm önlemler, buz, çamur ve kayanın oluşturduğu devasa selin önüne geçmeye yetmedi. Köyün yaklaşık yüzde 90’ı toprak, buz ve kaya yığınlarının altında kaldı. İsviçre devlet televizyonu SRF’nin yayınladığı drone görüntülerinde, Blatten’in büyük bölümünü, içinden geçen nehri ve çevresindeki ormanlık vadileri tamamen kaplayan dev bir çamur ve toprak alanı net şekilde görülebiliyor.
Yaklaşık 300 kişilik nüfusa sahip köy, jeologların uyarılarıyla 19 Mayıs’ta tahliye edilmişti. Ancak tüm uyarılara rağmen, köyde kayıp kişiler olduğu üzerinde duruluyor.
Tüm bu yaşananlar, yalnızca Blatten’in trajedisi değil; iklim değişikliğinin sınır tanımayan etkilerinin de çarpıcı bir kanıtı. Sadece kutuplarda değil, Avrupa’nın kalbinde bile buzullar artık güvenli değil. Bu yıkım bize doğanın mesajını bir kez daha haykırıyor: Zaman daralıyor!

