Beşiktaş büyük bir kararlılıkla ve hızlı başladı maça. Veli Kavlak'ın henüz 2'nci dakika dolmadan sol ayağı ile attığı şık gol, Akhisar'ın direncini kırdı. Son haftaların formda ismi Motta'nın harika ortasına çok iyi yükselen Mustafa, farkı 2'ye çıkartınca da 3 puana uzanan yol kısaldı.LİGİN saha içi organizasyonu, yardımlaşma ve takım savunması gibi temel gereklilikler açısından en iyi takımı şu an Beşiktaş. Kartal, son 7 maçta kalesinde sadece 3 gol gördü ve bu 3 gol de penaltıdan geldi. Son 5 maçta rakiplerine pozisyon bile vermedi. Savunmada Pedro Franco az zamanda çok yol katetti. Atiba Hutchinson kusursuza yakın bir futbol oynuyor. Veli istikrarlı oyununu devam ettirmenin yanında asist ve gol gibi kaliteli işlere de imza atıyor. Ramon Motta son derece verimli.OĞUZHAN iyi ancak çok daha iyisini yapabilir. Holosko maç eksiğinden dolayı istediklerini yapamadı. Olcay çalışıyor fakat üretken değil. Jones artık hazır. Ersan ilk parladığı dönemdeki formunu bile geride bıraktı. Necip her bölgede işini yapıyor.İLGİNÇ KARARSLAVEN Biliç’in Beşiktaş'ı iyi yolda ve hızla ilerliyor. Son derece çalışkan ve olgun bir oyun ortaya koyuyorlar. Saha içi disiplini ve alan parselizasyonu üst düzeyde. Mücadele gücü ve tempo ise lig standartlarını aşmış durumda. Tek eksik ofansif bölgede zaman zaman yaratıcılık eksikliği yaşanmasında.İKİNCİ yarıda çok sayıda gol fırsatını değerlendiremeyen siyah-beyazlılar çok daha farklı da kazanabilirdi. Akhisar erken yediği goller ile maçtan erken koptu ve varlık gösteremedi.BÜLENT Yıldırım, ligimizin formda hakemlerinden ancak 90+1'de kaleci Emrah'ın Motta'yı düşürdüğü pozisyonda kırmızı kart kararı vermemesi ilginçti.
Bu maçı yorumlamak ve analiz etmek gerçekten de çok zor. Beşiktaş iyi başladığı maçta 1-0'lık üstünlüğü buldu. Rakibine pozisyon ve oyun üstünlüğünü hiçbir bölümde vermediği maçta arka arkaya 2 penaltı golü ile yenik duruma düştü. İlk penaltıyı kimse çözemedi, anlayamadı. İkinci penaltıda Atiba'nın elle bir teması var. Rakibine şut ve pozisyon imkanı bile vermeden 45 dakikanın sonunda soyunma odasına 2-1 yenik giden siyah-beyazlılar, 2'nci yarıya hızlı başlayıp tekrar eşitliği sağladı. İlginçtir 2. yarıda da rakibine oranla son derece üstün oynayan ve Rizespor'a bırakın pozisyonu şut imkanı bile tanımayan Beşiktaş futbolun tüm temel unsurlarını yerine getiren bir futbol sergiledi. Pres, yardımlaşma, kolektif uyum, pas kalitesi ve takım savunması açısından bakınca bir deplasman maçında bundan daha iyisini beklemek iyimserlik olurdu. Ama savunmada kalan ve skoru korumayı düşünen Rize karşısında yeterli beceri sergilenemeyince karşılaşma 2-2 sona erdi. HAKEM SKORU ETKİLEDİSağ bek bölgesinde gole ihtiyaç varken Necip’te ısrar edilmesi ise anlamsızdı. Atiba bu bölgeye çekilip orta alan Jones ile takviye edilebilirdi. Haftalar hatta aylar sonra 2 gol atan Mustafa Pektemek, nihayet bulduğu şansı iyi kullandı ve önemli bir alternatif olduğunu ispat etti. İLK penaltıdaki karar maçın seyrini ve skorunu etkiledi. Ancak ondan daha önemlisi şu: Rize'de G.Saray maçında sahaya atılan cisimlerden dolayı yüzü yaralanan Burak'ı tüm Türkiye gördü. Bakıyoruz ki son haftalarda F.Bahçe, Beşiktaş, Bursa (2 kez), Eskişehir ve Kayserispor saha kapama cezaları ile yüzleşirken Rizespor sadece para cezası aldı. Beşiktaş dünkü beraberliğe rağmen doğru yolda. Son haftalarda hiçbir rakibine pozisyon vermedi. Uyumlu ve güçlü bir görüntü ortaya koydu. Ancak bazen futbolda her şeyi yapsanız da kazanamıyorsunuz. Penaltılar haricinde kaleye şut bile atmayan bir rakiple 2-2 berabere kalabiliyorsunuz.
AVRUPA’NIN herhangi bir ülkesinde yaşanması imkansız olan olaylara tanık olduk dün bir kez daha. Hiçbir medeni ülkede dün gece yaşananları göremezsiniz. Medeni bir insan bir başka insana taş atmaz. Hiçbir kültürde bırakın insanı herhangi bir canlıya taş atmak diye bir şey söz konusu değildir. Bu ancak ilkel toplumlarda yaşanır. AVRUPALI olamıyoruz. Hatta yıllar geçtikçe daha da uzaklaşıyoruz medeniyetten. Hukukun, bilimin, sanatın, kuralların, saygının ve sevginin olmadığı bir toplum haline dönüştük. F.Bahçe veya Trabzon meselesinin ötesinde sosyo-kültürel bir sorun bu. Çok daha derinlerde kaynağının cehalete uzandığı patetik bir vaka. YILLARDIR söylüyorum ve yazıyorum. UEFA üyesi bir ülkeyiz. Disiplin cezalarını UEFA normlarını baz alarak vermemiz gerekiyor. İdare ede ede bu noktaya geldik. Eyyam dediğimiz kavram da sadece bizim topluma özel bir durum. İŞLETİRSİN kuralları, hukuğu. Kimsenin gözünün yaşına bakmazsın. Olur biter.İZAHI OLAMAZ!RİZE’DE Burak Yılmaz’ın suratına çakı atılıyor. Sahaya atılmadık cisim kalmıyor. Her ne hikmetse Rizespor’a ceza gelmiyor. Dün Trabzon’da sahaya yumruk büyüklüğünde taşlar atılıyor ve bu koşullarda maç devam ediyor. O taşın ille de birisinin kafasına isabet etmesi mi lazım ? Sporcu sağlığı ve can güvenliği her türlü sonuçtan ve kupadan daha değerli değil mi ? TRABZONLU dostlarımız yaşananlardan utanıyor, üzülüyor ve bu yazıyı okuyanlar belki de soracaklardır: “Peki öyle diyorsun da hangi medeni hukuk ülkesinde şike cezasız kalır?” O farklı bir konu. Dün yaşananların hiçbir şekilde izahı ve mazereti olamaz. Şiddetle adalet sağlanmaz. Hak aranmaz. F.Bahçeli bir sporcunun başına bir şey gelmiş olsa bunun hesabını da kimse veremezdi. SPORUN ne olduğunu, sorumluluk duygusu ve çağdaşlığı algılamak bu kadar zor olmamalı. MESELE Trabzon, Fener falan değil mesele çok daha derinlerde...
BEŞİKTAŞ'A bravo. Rakiplerinin sahip olduğu avantajların çok uzağında, eşit olmayan koşullar ile zirve mücadelesi veriyor. Her türlü olumsuzluğa rağmen G.Saray ile arasında sadece 2 puan var. EV sahibi olmak gibi bir avantajı yok. Çünkü evi yok. Futbolcusu faul yapınca, itiraz edince veya gole sevinirken tribüne koşunca çıkması gereken sarı kartlar hemen çıkıyor. Mesela Melo gibi agresif bir oyuncunun 24 haftada sadece 3 sarı kart gördüğü ligde Oğuzhan 7 sarı kart görmüş! RAKİPLERİ 5 ve 6 kez penaltı noktasına giderken, Beşiktaş 1 penaltı kullanmış...DAHA fazla kurcalamaya gerek yok. Rakamlara isteyen açıp bakar. Maça dönelim.ŞİDDETLİ rüzgar, yağmur, kötü zemin ve -bir türlü bitmeyen- tribün inşaatı futbol için her türlü olumsuzluğa zemin hazırlamıştı. Ancak 2 takım da futbol oynama iştahı ile soğuk geceyi ısıttı. Beşiktaş, Almeida ve Atiba’dan yoksun olsa da ilk 45 dakika iyi futbol oynadı. Ama bulduğu 2 pozisyondan 1'ini golle sonuçlandıramadı. 2. yarıda Eskişehir tarzı olan pas oyununu daha fazla sahaya yansıtabilse de kaleyi hiç tehdit edemedi. HÜCUMDA ÜRETKENLİK OLSA! BEŞİKTAŞ, 2. yarıda da yüksek kaliteden yoksun olmasına rağmen üstün mücadele gücü ve disiplinli oyun ile rakibini hataya zorlayarak gol aradı. Nitekim gol sahanın en iyisi Ersan'dan geldi. 90 dakika kusursuz oynayan Ersan'ın golü bir nevi 'ödül' gibiydi. BEŞİKTAŞ takım savunmasında şu an ligin en iyisi. Son 3 maçtır rakiplerine 1 net pozisyon vermedi. 2. yarıların tamamını 10 kişi oynadığı Bursa ve Kasımpaşa maçlarında da gol yemedi. Bu önemli fakat kapanan savunmaları açmakta zorlanıyor. Dün Almeida'nın yokluğunu çok hissettiler. Biliç hücumdaki üretkenlik sorunu çözerse Beşiktaş, pozisyon vermeyen bu özelliği ile her maçı kazanabilir. VELİ, Ersan, Franco ve Motta yüksek enerji ile iyi oynadılar. Oğuzhan ve sonradan giren Mustafa kaliteli işler yaparken Gökhan çok çalıştı. Yine de genç oyuncu daha iyiyi yapabilecek potansiyele sahip. Jones fizik olarak bayağı toparlamış göründü. BEŞİKTAŞ haftaya Rize deplasmanında kazanırsa sonuna kadar zirve yarışında yer alır. Siyah-beyazlılar bu elektriği verdi.
BEŞİKTAŞ, Slaven Biliç'in istediği savunma disiplinini yakaladı da kolay pozisyon üreten kimliğinden uzaklaştı. Bu sadece dünkü maça özel bir durum değil. Son birkaç haftadır böyle. Dün maça başlayan orta alan Veli-Atiba ve Jones ile yaratıcılık sergilemek çok zor. Sağ bek Necip de hücuma değer katmayınca Beşiktaş'ın işi daha da zorlaştı. FUTBOLDA iyi bir takım olabilmek için yardımlaşma, disiplin, dayanıklılık, devamlılık ve saha içi organizasyonu şart. Beşiktaş takımında bunların hepsi var. Ancak şampiyon olabilmek için de ‘beceri’ şart. SİYAH-beyazlı takımın en yetenekli 3 oyuncusu Oğuzhan, Fernandes ve Gökhan Töre... 3'ü de sahada olmayınca üretkenlik doğal olarak azalıyor. O zaman yapılması gereken rakibi hataya zorlayacak presi etkili bir şekilde sergileyebilmek. Beşiktaş bunu maçın son 20 dakikalık bölümünde yapabildi ama bulduğu net fırsatlardan sonuç alamadı. Antalya karşısında gecenin en iyileri Motta, Atiba ve Franco idi. HERKESİ YENEBİLİRLER AMA...NECİP sağ bek pozisyonuna ısınmaya çalışıyor. Fakat hücumda bu kadar pasif olmamalı. Heyecanla beklenen Jones, fizik olarak hazır değildi. Maç eksiği sahaya yansıdı. Acaba Oğuzhan ile başlanıp oyunun devamında Jones'u sokmak daha mı iyi olurdu? TAKIMIN en golcü ikinci oyuncusu Olcay kötü maç çıkarttı fakat gol şansı ve becerisi olan bir isim. Enerjisi de var. 90 dakikayı tamamlaması kanımca daha doğru bir karar olurdu. Antalya önünde aldığı beraberlikle yarışta büyük kayıp yaşayan Beşiktaş'ın bu ligde her takımı yenecek gücü var. Ama galip gelecek kadar oynasalar bile kazanmayı bilmiyorlar. Ayrıca şampiyonluk yarışındaki rakiplerinin iç saha avantajı Beşiktaş'ta yok. Öte yandan şimdi Almeida sakat, Atiba cezalı. BİLİÇ ve ekibinin pozisyon kısırlığına çare üretmek için son 3 maçı iyi analiz etmeleri şart.
Beşiktaş, G.Saray'a net pozisyon vermeden kaybetmeyi başararak bir ilke daha imza attı. Özellikle ilk 25 dakika oyunu istediği gibi kontrol eden siyah-beyazlılar rakibin silahlarını durdurdu ve hızlı çıkışlar ile etkili olmaya çalıştı. Biliç 'G.Saray'ı nasıl durdururum?' diye baya kafa patlatmış. Bunda da başarılı olduğunu gördük. Evet, G.Saray'ı çok iyi durdurdu da; kendi takımının durgunluğuna çözüm bulamadı. Sağ bek Necip tercihi tamamen Sneijder'i durdurmaya yönelik. Sadece durdurmaya veya rakibe yönelik önlemler ile oynayıp maç kazanmaya çalışırsan nasıl şampiyon olacaksın? Büyük takım önlem alınan takımdır. Önlem alan değil. Biliç'in derbi kazanması için sanıyorum birkaç yıl Türkiye'de çalışması gerekecek. Hele hele dünkü kötü G.Saray'ı bile böyle yakalayıp yenememişken hatta 1 puan dahi alamamışken Beşiktaş'ın mazareti olmamalı.DANY’NİN SAKARLIĞIDany'nin yaptığı acemice penaltı, pozisyona bile giremeyen G.Saray'a adeta bir piyango oldu. Kamerunlu'nun Beşiktaş'a kiralık gelmesinin nedeni bu tip hataları yapmasından. Çok iyi bir maç çıkartırken bile skora etki eden sakarlıkları olmasa zaten dün Beşiktaş forması giyiyor olmazdı.BU tip maçlarda Beşiktaş'a 'Olgunluk, karakter, akıl, ruh, güç ve kalite' katsın diye transfer edilen Jones tribünde. Sahada ise iyi niyetli ama derbi kazanacak pragmatizmden ve beceriden yoksun acemiler ordusu var. 'Koş, bas, boz mücadele et..' Peki kalite nerede? Madem ki Fernandes'e güveniyorsun, peki neden oyuna sokmak için 70 dakika bekliyorsun Sevgili Biliç? 2. yarının başında Almeida'nın karşı karşıya kaçırdığı pozisyon maçtaki en net gol pozisyonu. G.Saray öne geçtiği tüm maçları kazananan bir takım. Dün de kötü oynamalarına rağmen skoru korumayı başardılar. Çünkü o tecrübeleri var.Semih ders verdiBuram buram makyavelizmin hakim olduğu, kazanmak için her yolun mübah görüldüğü, centilmenlik ve fair-play'in esamesinin bile okunmadığı Türkiye'de dün G.Saraylı Semih'in davranışı herkese ders olsun. Tribünde, medyada ve klavye başında nefret naraları atanlar, saha içinde rakibine kasıtlı basanlar, yüzü kızarmadan küfür edenler sportmenliğin ne olduğunu belki anlamışlardır. Bravo Semih, umuyorum ki uzun yıllar G.Saray kaptanlığı yaparsın. Bİr asırlık 2 büyük kulüp belki futbola doyurmadı ama en azından fair-play dersi verdi.
Derbide alınacak bir beraberlik iki tarafı da memnun etmeyecek. Dolayısıyla hem G.Saray'ın hem de Beşiktaş'ın tek düşüncesi kazanmak. Özellikle G.Saray, iç sahada oynamanın verdiği avantajla galibiyet için varını yoğunu ortaya koymak zorunda. Kabul etmek gerekir ki sarı-kırmızılılar favori. Bunun nedeni, Arena'daki performansları... İç sahada çok daha istekli ve agresif bir G.Saray izliyoruz. Ligde 6 puan geride olmanın verdiği dezavantajla Beşiktaş karşısında da özellikle maçın ilk yarısında Beşiktaş'ı baskı altına almak isteyeceklerdir. Mancini döneminde Bursa-Eskişehir ve Kopenhag maçlarının ilk yarısında beklenen G.Saray vardı. Onun dışında bölüm bölüm iyi oyunlar oynadı Cimbom. İtalyan teknik adam, top rakipteyken takımına saha parselizasyonu ve alan savunmasını öğretmeye çalışıyor. Ancak iyi pas yapan ve topu iyi kullanan oyunculardan kurulu takımlar, G.Saray'ın oturmamış savunma hattını da fazlasıyla zorluyor.Eboue dengeleri değiştirirŞayet Biliç, Olimpiyat'taki derbinin 2. yarısındaki gibi 'Kapanayım, kontralarla çıkarım' stratejisi ile hareket ederse derbiyi kaybeder. Drogba ve Sneijder'in performansları belirleyici olacak. Ancak Cimbom'un bütün iyi maçlarında en önemli hücum silahı hep Eboue oldu. Kapanan savunmaları Eboue ve Melo'nun sürpriz sızmaları açtı. Eboue oynarsa dengeleri değiştirebilir. Necip bekte hata yapabilirMelo, Selçuk ve Sneijder'li G.Saray orta alanda topu daha iyi kullanıp Beşiktaş'a üstünlük kurabilir. Ayrıca Drogba yüksek toplarda Pedro ve Dany'yi zorlayacaktır. Orta alanda temaslı geçecek maçta gösterilen ve gösterilmeyen kartlar dengeleri değiştirecektir. Necip Uysal'ın sağ bekte oynatılması düşünülüyor. Kademe ve pozisyon hatası yapabilir.
ESKİLERİN bir lafı vardır. "Büyük takımsan, gün gelecek hakemi de yeneceksin." Ancak modern futbolda 10 kişi kalıp da berabere giden bir maçı kazanmak öyle kolay değil. Beşiktaş, Bursaspor gibi güçlü bir takım karşısında dün büyük bir mücadele ortaya koyarak 3 puandan çok daha fazlasını kazandı.İLKER Meral'in arkası dönük olduğu için hiç görmediği; 5. hakemin de aslında arkadan görmesinin imkânsız olduğu pozisyonda Ersan'ın atılması tuhaf bir karardı. Ersan'ın itişi ile Civelli'nin kendisini atması hakemleri yanıltmış olabilir. Fakat burada hakemlere sorulması gereken soru şu: Çok emin olmadığınız, çok net göremediğiniz bir pozisyonda nasıl oluyor da bir futbolcuyu kırmızı kartla oyundan atıp bir takımı 10 kişi bırakabiliyorsunuz ? 11'E 11 oynarken çok da etkili olamayan Beşiktaş, 10'a 11 daha fazla kararlılık gösterdi. Teknik direktör Biliç, Oğuzhan'ı çıkarıp Necip'i oyuna sokarak önce mücadele gücünü arttırdı. Golün ardından da Uğur ve Fernandes gibi topu iyi kullanan tecrübeli 2 oyuncu ile de oyunu tuttu. SON 5 günde, Kasımpaşa ve Bursaspor gibi 2 güçlü rakip karşısında 95 dakika 10 kişi oynayıp gol yememek büyük bir başarı. Bunu sağlayan takım disiplini ve savaşçı ruh. Veli ve Hutchinson orta alanda insan üstü mücadele ediyorlar. Diğer arkadaşları da onların bu direncine katılınca Beşiktaş gol yemiyor ve kazanıyor. KONTRATI bitecek olmasına rağmen Almeida çok kişilikli oynuyor ve gol yükünü taşıyor. Kiralık oyuncu konumunda olmalarına rağmen Motta, Dany ve Gökhan formalarını sırılsıklam yapıyor. Tolga takımına inanılmaz bir özgüven katıyor. BEŞİKTAŞ İNANMIŞBİLİÇ artık takımına daha hakim, oyuncularını ve ligi daha fazla tanıyor. Macera aramıyor. Beşiktaş inanmış ve uyumlu bir ekip görüntüsünde. Ayrıca henüz Jones gibi önemli bir oyuncu da takıma katılmadı. Görünen o ki bu yürek ve mücadele gücü ile bu takım kolay kaybetmez. Ama şampiyonluk yarışı için sadece savaşmak yetmez. Pas ve dolayısı ile oyun kalitesini de bir seviye yukarı çıkartmak şart.BURSA'YA gelince; Bu şehir ve bu forma çok daha fazlasını hak etmiyor mu?