Üçüncü sevgilimin kıymetini bilmedim
Ahu Tuğba, yedi kez evlendi, bir o kadar da sevgili sığdırdı hayatına. Şimdi o buz gibi yeşil gözlerinde hüzün, "Ah, o üçüncü sevgilim. Adam gibi adamdı. Çok çektirdim" diyor
Kimler geldi, kimler geçti şu sanat dünyasından. Ama Türkiye'de "bütün zamanların en vamp kadını" hep o oldu. Yedi evlilik, sayısız nikah masasına gitmeden biten aşkı sığdırdı gençliğine. Magazin basını daha bir zapturapt altındayken, Ahu Tuğba'nın her aşkıyla coştu, her demeci bir olay oldu.
İlk dayak Ahu Tuğba nedeniyle atıldı. Türkiye'nin vamp kadını hangi filmde oynasa, hangi sahneye çıksa oradaki esas oğlanla bir aşk hikayesi yayıldı. Gerçek asparagasla da Ahu Tuğba sayesinde tanıştı magazin dünyası...
Şaaşalı günler geride kaldı
Ahu Tuğba efsanesi 9 yıl önce birdenbire unutuldu. Yedinci evliliğinden bir çocuğu oldu. Anne olunca herşeyden elini eteğini çekti. Ama çocuk da evliliği kurtaramadı. Şimdi tek başına, 8 yaşındaki kızı Ahu Anjelik'le yaşıyor. Eski şaşaalı günler geride kalmış. Arada bir çıkan, "Ahu Tuğba pavyona düştü" haberleri bildik asparagas. Mütevazı bir hayat sürüyor ve yeniden Yeşilçam'a dönmek istiyor. Yıllar güzelliğinden birşey çalmamış, ama ruhu için aynı şeyi söyleyemiyor. O buz gibi yeşil gözlerde bir hüzün yakalıyorsunuz. Hele ki, "Ah o üçüncü sevgilim" derken. Hangi üçüncü? Kimden önce, kimden sonra diye soruyorsunuz. Tarifi kolay, ikinci evlilik ile üçüncü evlilik arasındaki sevgili! "Adam gibi adamdı" diyebildiği tek erkek. "Çok çektirdim" derken bin pişman. Üç yıl boyunca Sheraton'ın kral dairesinde geçirdikleri günleri unutamıyor. Ama bu hüzünlü öyküyü anlatırken bile gözlerinde vamp bir pırıltı dolaşıyor. Son söz, "Kızım olmasa 10 evlilik daha yapmış olurdum" diyor.
Kaç evlilik yaptınız?
Yedi... ilkini daha ortaokula yeni başlamıştım tanıdığımda. Elini tuttum, aşık oldum. Karga burunlu, küçük gözlü, sivilce yüzlü... Tam bir Karadenizli'ydi... Ama aşık oldum! Orta 3'e giderken evlendik. Evde Teksas-Tommiks okuyarak beklerdim onu.
Niye boşandınız peki?
Çok ihanet etti. Son ihaneti ise çirkindi.
Ya ikinci evliliğiniz...
Arkadaşımdı. Dertlerimi anlatırdım. Dünyada en son o ve ben kalsam, evleneceğim son kişi olur diye düşünürdüm. Ama Allah onun tuttuğunu altın etsin. Çok iyi bir insandı Kavi...
Hangi Kavi? Hüsamettin Kavi mi?
Hayır, kardeşiydi. Çok güzel bir evlilikti. Ama ben toydum. Yalnız bunca yıl sonra bir insanı çok sevdiğimi anladım. O zamanlar ben 17, o ise 44 yaşındaydı.
Mete Has mı, Enis Karaduman mıydı?
İkisinden biri ama, ne olur ismi bende kalsın... O benim aşkım, sevgim, babam oldu. Kıymetini bilemedim. Güçlü bir adamdı. İnsanların dolduruşuyla allahaısmarladık dedim. Bir maçın jübilesindeydik. Onun en yakın arkadaşları da vardı. Biri bana asıldı. Bir arkadaşı da ona çıtlattı. Bana güvenmesini beklerdim. O ise, "İnsan ne yaparsa kendine yapar" dedi. İlk içki içişimdi. Aniden dönüp gittim. Gençlik var, kararlılık var, ukalalık var. O yaşlar geçmeyecek sanıyorsun. Çok büyük hata yaptım. Şimdiki aklım olsa onda dururdum. Çünkü adam gibi adamdı.
Diğerlerine haksızlık etmiyor musunuz? Onlar da adam gibi adam değiller miydi?
Onlar da benim hayatıma giren insanlardı. Ama öyle bir sevgiyi bir daha yaşayamam. Acı olan o... Çok aptal kadınmışım. Bunca yıl sonra da itiraf ediyorum. Çok koştu arkamdan. Beni ikide eve bırakırdı, dörtte gece kulübünde yakalardı. Ona çok yaptım. Çok haksızlık ettim. O kadar asil bir erkeğe yapılmaması gereken şeyler yaptım.










