Gazete Vatan Logo
YaşamTakım ruhunun sihirli değneği hep elinde

Takım ruhunun sihirli değneği hep elinde

Takım ruhunun sihirli değneği hep elinde

Hayatındaki bütün olumsuzluklara rağmen Onat Menzilcioğlu, babasının idealistliği, annesinin sorumluluğu ve öğretmeninin ona kazandırdığı takım ruhu sayesinde büyük bir başarı kazanarak herkesi kendine hayran bırakmış bir Türk

Haberin Devamı

Takım çalışmasının sihirini keşfeden ve ondan vazgeçmeyen Onat Menzilcioğlu ilkokul arkadaşlarına olan aşırı düşkünlüğünü "paylaşmayı" birlikte öğrenmelerine bağlıyor. Ve bu arada "o" harika öğretmenine olan sevgisini, minnetini defalarca tekrarlıyor. Onat Menzilcioğlu'nun yaşamında minnet ve saygı duyduğu iki çok önemli insan annesi ve babası. Onların öyküsünü onun ağzından dinleyelim:

- "Annem Tire'nin ilk kadın doktoru. Büyükbabam, annemin idealini bütün kalbiyle desteklemiş. Mezun olur olmaz doğduğu yere hizmet etmek için hemen Tire'ye dönen annem oraya ait olmanın sorumluluğundan hiç vazgeçmediği için halkın sevgilisi olmuş."

O günleri anlatırken aynı heyecanı yaşayan Onat, babasının kişiliğinin de annesinden farklı olmadığını söylüyor: "Babam da Tıp öğrenimini tamamladıktan sonra diplomat olan kardeşinin ısrarıyla Boston'da ihtisasını yapmış ve hemen Türkiye'ye dönmüş. Ailenin ısrarlarına rağmen İstanbul'da kalmayıp bir Anadolu kasabasında doktorluğu seçmiş."

Filmlerde bile olmaz
Ancak filmlerde bile inanılması güç olan karşılaşma Dr. Hadi Menzilcioğlu'nun Tire'yi seçmesiyle gerçekleşmiş. Onat, "Babam" diyor "Tire'de açtığı muayenehanede hasta beklerken annemin muayenehanesi dolup taşıyormuş. Bakmış ki olacak gibi değil, çareyi evlenmekte bulmuş." (Burada kahkahayı basıp şaka yaptığını da söylüyor tabii.) Babasının gece-gündüz demeden çağrıldığı her hastaya at üstünde gittiğini anlatan Onat, onun idealistliğinin yanı sıra doktor kardeşi Suat'ı da etkilediğine inanıyor. Bu fevkalâde yaşamda yine filmlere konu olabilecek bir dram oluyor. Bütün aileyi derinden sarsan bir trafik kazasında doktor baba ölüyor; Onat komadan bir hafta sonra çıkıyor. Ve o ânı hiç hatırlamıyor. Onat, ona çok şey veren ve unutamadığı Ankara Fen Lisesi ile ODTÜ'yü bitirdikten sonra Amerika'ya gidiyor. Orada bilgisayarla haşır neşir oluyor ve takımını kurduğu arkadaşlarıyla başarıdan başarıya koşuyor.

Beach Park'ı yarattı
Geçirdiği kazanın hayata bakış açısını değiştirdiğini söyleyen Onat: 'Artık küçük şeylere üzülmemeyi, yaşamdan zevk almayı ve amaçlarım doğrultusunda bir yol seçmeyi öğrendim" diyor. İşte Onat da annesi ve babasının ona aşıladığı sorumluluk ve vatan sevgisini sözde bırakmayıp Türkiye'de bir şeyler yapmak istemiş. Doğa tutkusu ve Antalya'nın cazibesine kapılan Onat, vaktiyle pasif ortağı olduğu ALKE'nin projesini sahiplenmiş. Hem Türkiye'de bir şeyler yapma, hem de ülkesinde daha fazla vakit geçirme arzusu ağır basınca ortaya Beach Park ve Hillside Su Oteli çıkmış. Ancak Onat Menzilcioğlu hisli, hattâ romantik ve çok vefalı bir insan olduğu halde Türkiye'de turizmin sancılı bir döneminde böyle bir işe nasıl cesaret ettiğini soranlara şu yanıtı veriyor: "Belli bir boyutun üzerinde kârlı görmediğim bir işe asla girmem."