Geri Dön

MHP Genel Başkanı Bahçeli: Tek bir terörist dahi yakayı kurtaramayacak

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli partisinin TBMM'deki grup toplantısında açıklamalarda bulundu. Bahçeli, 6'lı masanın anayasa çalışmasına tepki göstererek "6'sı birden dizilmiş anayasa takdimi yapıyorlar. 6'sını bir araya getirsen bir milliyetçi hareket yapmaz. Bunların yapacağı anayasa yıkım anayasası, yenilgilerin egemen olduğu toplum sözleşmesidir" dedi. Bahçeli, "Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi 5'er yıllık 3 dönem olsa da tamamen lider ülkeye doğru hızla götürsek" diyerek "Bu sistemden geri dönüş yoktur" ifadelerini kullandı. Bahçeli, muhtemel kara operasyonuna ilişkin, "Tek bir terörist dahi yakayı kurtaramayacak." diyerek, "Münbiç Tel Rıfat ve Ayn El Arab'ta terörist bırakılmamalıdır." açıklamasında bulundu.

MHP Genel Başkanı Bahçeli: Tek bir terörist dahi yakayı kurtaramayacak

İşte Bahçeli'nin açıklamalarından öne çıkanlar...

Değerli milletvekili arkadaşlarım, saygıdeğer misafirler, basınımızın değerli temsilcileri grup toplantımıza başlarken hepinizi en iyi dileklerimle selamlıyorum. Toplantımızı takip eden aziz vatandaşlarımıza selamlarımı iletiyorum. Tarih geriye doğru akıp giden, geleceğin çerçevesi belirleyen bir zaman tanımlamasıdır. Geçmiş, insanın geleceğiyle birlikte yaşamaktadır. Tarih, insan ile geçmiş arasında inşa edilmiş bir köprü görevi görmektedir.

Esasen bugün olanlar dünün sonucudur. Yarın yaşanacaklar ise bugünün sonucu olacaktır. Tarih, hayata tutunamamış, sayısız toplumlar için onları acımasızca öğüten bir değirmenin tarifidir. Var oluşa anlam kazandıran dün, bugün ve yarın arasındaki muazzam terkibin farkına vararak müşterek bir şuur geliştiren bir kültürü bayrak yapan toplumlar ya da milletler tarihe yön vermeyi başarmışlardır. Bu akışın içinde ceddini tanıyan, özünü bilen, öz değerlerinin aydınlığıyla uyanışa geçen, ne olup bittiğinin farkında olan toplumlar bilinç haline gelmişlerdir. Bize göre Türk milleti tarihe geçen bir kudretin adıdır. Bu soylu milletin varlığına kast etmek hiç kimsenin yapabileceği bir şey değildir. Siyaset eğer tarihe sırtını vermezse, üstelik değerlerle bütünleşemezse üreteceği yalnızca kriz ve kutuplaşma olacaktır. Muhalefet partilerinin açmazı da buradadır. Zillet ittifakının ne cevabı cevaptır ne de siyasi siyasettir.

Hayat bizimle sınırlı değildir, istisnalar dışında 100 yıl evvelin insanı hayatta değilse 100 yıl sonra da bugünün insanı yeryüzünde olmayacaktır. Başkaları günübirlik siyaset yapabilir, sadece çıkarlarının peşinden koşabilir ancak biz öyle davranamayız. Bizim farkımız Türk milletine duyduğumuz aidiyet bilinciyle engin sevgide saklıdır. Çalışıyoruz, çabalıyoruz, milletimizin her güzel insanıyla kucaklaşıyoruz. Komşu komşunun külüne muhtaçtır. İyi komşu demek aile demektir. Aile demek tek yürek olmuş insanlar demektir. Bizim inancımıza göre evden önce komşu, yoldan önce yol arkadaşlığı lazımdır.

Biz komşularımıza elimizi uzatıyor, samimiyetle sorumluluk üstleniyoruz. 2023'e doğru aday belli karar net temalı toplantılarımızın yenisini Mersin ilimizde yapacağız. Hanelere sığmayıp taşacağız. Elbette yapacağız, hep birlikte başaracağız. Nerede bir insanımızın varsa iradesine talibiz. Herkesi kardeş bilerek, Cumhur İttifakı'nın muhteşem zaferine birlikte imza atacağız. Birleşmenin yeri al bayrağımızın altıdır. Bölünmeye, ayrışmaya hayır diyenlerle aynı yolun yolcusuyuz. Biz lafla peynir gemisi yürütenlerle oturduğu yerden ahkam kesenlerden olamayız.

Hamd olsun sözümüz sağlamdır, özümüz sağlamdır, gövdemiz sağlamdır. 53 yıldır siyasi mazimiz şahittir ki milliyetçi hareketin her mensubu da adam gibi adamdır. Allah'tan niyazım emeklerimizi, niyetlerimizi karşılıksız bırakmaması, bizleri mahcup etmemesidir.

Değerli milletvekilleri İstiklal Caddesi saldırısından hemen sonra bölücü terör örgütüne çok daha şiddetli darbeler vurulmuştur. Temizlik harekatı kararlılıkla devam etmektedir. Türkiye 2023 yılında terör belasından kurtulacak, tek bir terörist dahi yakayı kurtaramayacaktır. Sabır ve tahammülümüz kalmamıştır. Terörle mücadelemiz hakkın, hukukun ve helalin müdafaasıdır. Son günlerde maalesef bölücü terör örgütünün saldırılarında şehit olan kahramanlarımız yüreklerimize ateş düşürmüştür. Şehitlerimiz vatan topraklarına emanet edilmişlerdir, sorulacak hesapları namusumuzdur. Aziz şehitlerimize Allah'tan rahmetler niyaz ediyorum. Bütün hainler açık hedefimizdir. Canlı terörist bırakılmamalıdır, alayı birden ekin gibi biçilmeli, silindir gibi ezilmelidir.

Kaç gündür dikkatimizi çekmiştir, önüne gelen, askerliğin temel kurallarından birhaber, askerlik yapıp yapamadıkları dahi belli olmayan ne kadar geveze yorumcu varsa televizyonlardan Türkiye'nin kara harekatı şu günde olacak diye konuşmaktadır. Deprem olur bunlar ekrana çıkar, domates, patates, soğan mevzu bahis olur bunlar ahkam keserler. Hep aynı isimler, aynı simalar, aynı maskaralıklar. Aslında potansiyel maksatları terörle mücadeleyi sabote etmektir. Bunlardan bıktık, usandık, bu edepsiz, bilgisiz ekran yüzlerinden gerçekten midemiz bulanmaktadır. Türkiye'nin ne zaman ve hangi şartlarda muhtemel kara harekatını yapacağının yetki ve görevi olmayan kişiler tarafından dillendirilmesi güvenlik zaafıdır. Buna da sınır konmalıdır. Kahraman Türk askerinin planlanmış bir zamanda karadan intikal ederek bölücü terörü kaynağından vurması önümüzdeki temel gündemlerden birisidir.

Karşımıza kim çıkarsa sonu teröristlerin sonu gibi olmalıdır. Masa başında cetvelle sınır çizen sömürgeci anlayışın açtığı kuyuların kapatılması bir mecburiyettir. Havadan tahrip, karadan da süpürme harekatıyla bölücü terör örgütünün kafası koparılmalıdır. Sınırlarımızın dibine gelen ülkelerin terörle mücadelemize karşı çıkması hukuksuzluğun tescilinden başka bir şey değildir. Ülkelerden duyacağımız ve öğreneceğimiz bir şey de olamayacaktır. Kurt kendi işini kendi gördüğünden boynu kalındır. Bu kalınlık dosta güven düşman korkudur. Göbek bağımızı kendimiz kesebilecek yeterliliktedir. Hiçbir terör örgütüne sessiz kalmadık, kalmayacağız. Yanlış hesap yapmayın, bu hatanın bedelini Çanakkale'de ödediniz. İşbirlikçilerinize bakarız Türk milletini çaresiz sanmayın. Cumhur İttifakı alçak emellere izin vermeyecektir. Hiçbir hain, hiçbir zalim Türkiye'nin yıkımını göremeyecektir. Ey Türkiye düş defa nmanları Türkiye'yi yenemezsiniz, teröristlerinizi üstümüze salsanız da hiçbir sonuç alamazsınız. Cumhur İttifakı sıkılmış yumruk gibidir. Tarihimiz aradığı gücü Cumhur İttifakı'nda bulmuştur. İnsanımız kendisini kucaklayan, gerçek sevdayı MHP'de görmüştür. İhanete dur diyenler Cumhur İttifakı'nda birleşmiş ve kenetlenmiştir. Cılız bir ideolojik destekle olup biteni seyretmek yoktur, geleceğin analizini yapmadan oyalanmak yoktur. Günübirlik yaşamanın ve yorumlamanın kimseye ve Türkiyemize bir desteği olmayacaktır.

İç ve dış odaklara karşı uyanık durmalıyız. En küçük rehavet ve zaafımız tahmin edemeyeceğiz sorunlara davetiye çıkarabilecektir. Yanlış zamanda uygulayacağımız doğru siyasetin biz inananlara bir şey kazandırmayacağının farkındayız. Hiçbir ortamda ya hep ya hiç diyerek yol alamayız. Bize yol gösteren en önemli kılavuz tarihimizden ders almamız gereken ızdıraplı sayfalarıdır. Kalıcı, sürekli hamleleri savunarak popülist siyasetin kirliliğinden hep uzak durduk. Sürekli olarak önce ülkem ve milletim sonra partim dememiz boşuna değildir. Terörün kökü kazınana kadar durmayacağız. Mutlaka başaracağız. Bizim başarımız, cumhurun başarısıdır. Artık Türkiye tarihinin ana yatağına dönmüştür.

Şunu da unutmayınız ilk zafer de son zafer de elbette bizimdir. Boşuna hayal kurulmasın, MHP ve Cumhur İttifakı içinde milletin olmadığı hiçbir hedefi asla kabul etmek, etmeyecektir.

Fikir, ülkü, iyi kalp sahibi bir insan geleceğin ahlak mimarıdır. Nefes almak bile şükredeceğimiz bir nimettir. İnsan, Allah'ın en büyük ayetidir. Konya'da bir meczubun hayvanlarına yönelik saldırısı manevi değerlerin ayaklar altına alınmasının çok açık kanıtıdır. Her hayvan emanettir, tıpkı her insanın dünyada emanet olduğu gibi. Hayvanlara eziyet büyük bir vebaldir. Allah bütün canlılara merhamet edilmesini buyurmaktadır. Hayvanlara kötü muamele eden kim varsa kınanmalıdır. Sahipsiz gezen hayvanların da savunmasız insanlarımıza saldırıları da sık sık gözlenmektedir. Son zamanlarda yaşanan olayların varlığı hüznümüzü artırmıştır. Ne insanımızın hayatından taviz veririz ne de bir hayvana yapılan işkenceye sessiz kalırız. Hem insanımız zarar görmesin hem de hayvanlarımız zulme maruz kalmasın düşüncesindeyiz. Zulmün pişmanlığı olamaz, acının cinsiyet ve türü de sorgulanamaz.

2023 yılında yapılacak seçimlere çok sıkı bir hazırlık döneminden geçiyoruz. Bu sürece sandıkların açıldığı ana dek devam edeceğiz. Cumhurbaşkanı adayımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'dır. MHP olarak 4 Mayıs 2021 tarihinde cumhuriyetin 100. yıldönümü kucaklayacak yeni bir anayasa teklifini milletimizle paylaşmıştık. Herkes ittifak halinde yeni bir anayasadan bahsetmektedir. Bu ilk aşamada konuşmak için müsait bir zeminin varlığına işarettir. Ancak sıra nasıl bir anayasa yazılsın sorusuna cevap aramaya gelince potansiyel anlaşmazlıklar ortaya çıkmaktadır. Daha iyiyi bulmak, daha güzele ulaşmak ütopya olarak görülmemelidir. Önümüzde tarih nehri akmaktadır. Elbette karar milletindir, irade milletindir fakat bizim de temsilciler olarak taşıdığımız sorumluluklarımız vardır. Artık uzlaşmak, yeni bir anayasa hazırlamak milli vecibedir.

Önerimiz, önceliğimiz 12 Eylül darbe anayasasında tadilat yapmak değildir. Zillet ittifakının dün açıkladığı anayasa önerisi ölü doğmuş, dağın fare doğurması bile mümkün olmamıştır. Birbirlerinin kulağını çekmek için pozisyon alanların anayasa hazırlaması bir hayaldir. Bunların kafası karmakarışıktır. Zillet ittifakının anayasa değişiklik önerisi tarihi geriye sarmak, devletin temellerine dinamit yerleştirmek, güçlenen Türkiye'ye pranga vurmaktır. Zillet ittifakı Türkiye'nin çivisi çıkarmak için zehirli önerilerini sıralamıştır. Zillet ittifakının hevesi kursağında kalacak, yayından çıkan ok gibi bir daha sandığa giremeyecektir. Zillet ittifakının akıl hocası HDP'dir, PKK'dır, terör yedekleridir.

Bunlardan hiçbir yok, hiçbir halt olmaz, olamaz. Bunların yapacağı anayasa yıkım anayasası, yenilgilerin egemen olduğu toplum sözleşmesidir. Bugünkü temel hak ve hürriyetler hakim olmasaydı sokak aralarına kadar Türkiye'ye hakaret edenlere fırsat verilir miydi? Milletimizin sinir uçlarını zedeleyen küstahlıklar bu güruha bırakılır mıydı? Halkın seçtiği bir cumhurbaşkanını tek dönemle sınırlayıp sembolik hale getirmek cahilliğin bubi tuzağıdır. Zillet ittifakı partilerine çağrım, gelin siz de bu tarihi sorumluluğa ortak olun. Hezeyandan geri dönün, Türkiye'nin yanında durun, gelin bu milli şerefe siz de katkı verin.

6'sı birden dizilmiş anayasa takdimi yapıyorlar. 6'sını bir araya getirsen bir milliyetçi hareket yapmaz. Gelsinler bir de bunu okusunlar, bunu gördükleri zaman en yakın çöplüğe 6'sını birden atın. İşte size 6'ya karşı 2, bu Cumhur İttifakı demektir. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nin yaşaması için AK Parti de değerli yönetici ve bilim insanlarıyla çalışmaktadır. Anayasa metinleri burada buluşursa Türkiye yepyeni bir anayasaya yepyeni bir Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'ne kavuşmuş olacaktır. Bunların bir uykusunu da kaçırayım; 7 yıllık bir seçim yapılacakmış. Biz 1 dönemi tamamladık, ikincisine hazırlanıyoruz. İki yetmez 3 olsun dersek ne yapacaksınız. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi 5'er yıllık 3 dönem olsa da tamamen lider ülkeye doğru hızla götürsek.

Bu sistemden geri dönüş yoktur. Muhalefet partilerini izaha davet ediyorum, bunların enseye tokat siyasetinden vazgeçmelerinin devlet için gerekli ve acil olduğunu hatırlatmak istiyorum. Allah'ın izniyle zillet ittifakını yürüyüşümden çıkacak tozumuzla baş başa bırakırız.