Gazete Vatan Logo
SiyasetBunlara ruh üçüzü diyorum

Bunlara ruh üçüzü diyorum

Bunlara ruh üçüzü diyorum

Erdoğan MHP ve CHP'nin yanına yeni partiyi daha ekledi!

Haberin Devamı

Partisinin 2. Gençlik Sempozyumu’nda konuşan Başbakan, anayasa değişikliğine karşı çıkan muhalefete yüklendi. Erdoğan, MHP’yi İmralı ile aynı çizgide hareket etmekle, BDP’yi parti kapanmalarından nemalanmakla, CHP’yi ise statükoculukla suçladı.

ANKARA - Başbakan Erdoğan, TBMM 14 gün süren anayasa maratonunun ardından partisinin gençlerine seslendi. Erdoğan AKP 2. Gençlik Sempozyumu’nda anayasa değişikliğini ve Meclis’te yaşanan süreci şöyle değerlendirdi:

HAYAL GÖRÜNENLER: Yedibuçuk yıl önce ortaya koyduğumuz hedeflere “hayal” denildi. Bugün işte o hayal gibi görünenler tek tek gerçekleşti. Bugün hayal gibi görünen hedeflere de ulaşabilir, gerçeğe dönüştürebiliriz. Bundan hiç şüpheniz olmasın.

HEP SABRETTİK: ’Bu parlamento anayasa yapamaz’ diyorlardı. Böyle bir saçmalık olur mu? Bu parlamentoda olanlara saygısızlıktır. Bir parlamento süresi dolana kadar o parlamento üyelerinin görevi nedir? Yasama organı olarak yasa çıkarmaktır... ’Seçimi yapalım ondan sonra’... Kardeşim bir buçuk yıl var. Kaybedecek vaktimiz yok. Oturalım, konuşalım süratle bu işleri halledelim. İşte bak 14 günde parlamentodan geçti. Eğer bizi engellemeseler inanın bir haftada bunlar hallolurdu. Ama öyle şeyler, öyle hakaretler, öyle küfürler yapıldı ki, sabredilebilir gibi değil. ’Ya sabır’ demekten başka birşey yoktur. Hep sabrettik.

TAKKE DÜŞTÜ: Dün attıkları manşetlerle, ’Muhtar bile olamazsınız’ demişlerdi. Ama onların dediği gibi olmadı... ’Cumhurbaşkanı seçemezsiniz’ dediler. Ne oldu? Seçtik mi? Seçtik... ’Çetelerle mücadele edemezsiniz’ dediler. Ettik mi? Ettik... Dün bize bunu söyleyenlerle bugün işte şu iki haftadır Meclis’te bizi engelleyenler açık söylüyorum aynı zihniyettedir. Birbirinden farklı gibi görünen o zihniyet anayasa değişikliği sürecinde birbirinin aynı olduğunu, birbirinin tamamlayıcı cüzleri olduğunu işte ortaya konan ittifakla açık etmiştir. Takke düştü kel göründü. Maskeler tek tek aşağı indi. Gizli oyunlar, kirli planlar ortaya döküldü.

BÜYÜK STATÜKO: Statükonun sağında duranlar da solunda duranlar da dağda olanları da, ovada olanları da gerçek yüzlerini gösterdiler. AK Parti’nin değişim iradesine karşı planlanan büyük statüko ittifakı, altını çiziyorum, deşifre oldu. Ayakta duramadı.

AYNI SAFTALAR: Aylardır MHP, AK Parti hakkında ağza alınmayacak ithamlarda bulundu. Türk siyasi tarihinde görülmemiş bir seviyesizlikle, görülmemiş bir üslupsuzlukla, nezaketsizlikle, AK Parti’ye iftiralar atıyorlar. Bizi terörle teröristlerle kol kola göstermeye çalışanlar, gerçek yüzlerini ayan beyan ortaya koydular. CHP ile aynı saftalar. BDP ile aynı saftalar. Yetmedi İmralı ile dahi aynı görüşte, aynı fikirde, aynı yaklaşım içinde oldular.

RUH ÜÇÜZÜ: Anayasa değişikliğine karşı çıktılar. CHP, MHP için önceleri biliyorsunuz ben, ’Bunlar ruh ikizi’ diyordum. Şimdi değişti, ben bu ikiliye BDP de katıldığı için, onlar için artık, ’Ruh üçüzü’ diyorum. Bunlar ’istemezük familyası’ Bunlar Türkiye’de hiçbir dönemde, hiçbir değişim hareketine omuz vermediler... Bunların tek bildiği MHP’nin, CHP’nin onlarla birlikte BDP’nin tek bildiği karşı çıkmaktır. Aka kara, karaya ak demektir. Çözüme karşı olanlar, değişime karşı olanlar, demokratikleşmeye karşı olanlar aynı yolun yolcusu olduklarını ortaya koydular.

ÖZGÜRLÜKÇÜYDÜNÜZ?: BDP’ye ve BDP milletvekillerine soruyorum: Hani özgürlükçüydünüz, hani demokrattınız, hani hukuk devletinden yanaydınız, hani parti kapatmalardan rahatsızdınız? Hani çözüm istiyordunuz? Bunlar partilerinin kapatılmasından rahatsız değil, tam aksine memnunlar. Çünkü oradan nemalanıyorlar. BDP’ye oy verenlerin karşısına nasıl çıkacaklar, onlara bu emaneti yükleyenlere nasıl hesap verecekler? Meclis’te statükoya alkış tuttunuz, yasakçı zihniyete, baskıcı zihniyete alkış tuttunuz. Hangi yüzle seçmeninizin karşısına çıkıp onunla yüzleşeceksiniz?

OY KULLANMADILAR: Statükonun devamından yana olduklarını ayan beyan ortaya koydular. Gel kürsüde konuş, oradaki oy kabinine girmeye gelince, haydi bay bay, çek git. Mantık bu. Asıl irade ne? Hem düşüncelerini ortaya koyacaksın, ondan sonra da oylarınla bunu tescil edeceksin. Bunlar sadece konuştular, oya gelince de çekip gittiler. Niye? Liderleri öyle talimat verdi, ’Sakın oy kullanmayacaksınız.’ Niye? Orayı işte ifade edemiyordu, ’Ben size güvenmiyorum’ diyemiyordu. Olur ya kulübeye girerler, yanlışlıkla belki bu taslağa, bu teklife oy verirler. Bundan korktukları, endişe ettikleri için ’sakın oy kullanmayacaksınız’ dediler. Ne CHP oy kullanabildi, ne BDP oy kullanabildi. Oy kullanmadan gittiler. Kendilerine güvenmiyorlar. Çok acı bu.

DİKTA UYGULASAYDIK: Siz özgür değilsiniz ama biz 335 milletvekilimizi de gönderdik, oylarını kullandılar. 8. maddede olay arzu etmediğimiz gibi oldu. Eğer, biz dikta uygulaması yapsaydık, onların yaptığı gibi çeşitli hilelere biz de başvursaydık, olay böyle olmazdı. Ama biz demokrasiye inanıyoruz, biz milletvekillerimizin özgür iradesini aynen kullanmasını istiyoruz. Biz bunu yaptık.

TAKİP ETMEDİK: Hür vicdanlar üzerinde hiçbir ipoteği kabul etmedik ve milletvekillerimizi takip de etmedik. Onların hür iradelerine inandık ve onları vicdanları ile baş başa bıraktık. Çünkü inanıyorduk ki günlerdir, aylardır aramızda yaptığımız o müzakerelerin neticesi zaten belliydi.

HER YOLU DENEDİLER: Son iki haftadır TBMM’de kasıtlı olarak estirilen o gerilim rüzgarı sizleri asla ve asla sizleri siyasetten kesinlikle uzaklaştırmasın. Muhalefet, bir kez daha orada kötü bir sınav verdi. Muhalefet bir kez daha siyasetin seviyesini aşağılara çekti. Bizim siyasete itibar kazandırma yönündeki gayretli çabalarımıza rağmen muhalefet siyasete ve siyasetçiye itibar kaybettirmek için elinden geleni yaptı. Bugüne kadar hiçbir kavganın taraftarı olmadığımız gibi son iki haftadır hiçbir kavgada taraf olmadık. İftiraları cevapsız bırakmadık, ithamlara sabırla cevap verdik.

Sizin İçin Seçtiklerimiz