Geri Dön
SağlıkKaraciğer kanseri belirtileri ve tedavi yöntemleri nelerdir?

Karaciğer kanseri belirtileri ve tedavi yöntemleri nelerdir?

Prof. Dr. Murat Gönenç “karaciğer kanseri” hakkındaki sorularımızı yanıtladı.

Karaciğer kanseri belirtileri ve tedavi yöntemleri nelerdir?

Karaciğer kanseri tüm dünyada en sık görülen kanser tiplerinden biridir. Bu kanserler genellikle kronik karaciğer hastalığı ve siroz zemininde gelişirler.

Karaciğer kanseri tipleri nelerdir?

Karaciğer kanserleri ya doğrudan karaciğerdeki hücrelerden kaynaklanan kanserler şeklinde ya da diğer organlarda oluşan kanserlerin karaciğere yayılması ile ortaya çıkan ve metastaz adı verilen kanser odakları şeklinde karşımıza çıkarlar. Bu makalede karaciğer metastazlarından ziyade, doğrudan karaciğer hücrelerinden kaynaklanan kanserlerden bahsedeceğiz.

Karaciğerin esas hücrelerinden kaynaklanan “hepatoselüler karsinom” en sık görülen kanser tipidir. Karaciğerin önemli bir parçasını oluşturan safra yollarını oluşturan hücrelerden kaynaklanan “kolanjiyoselüler karsinom”da nispeten sık görülen diğer bir kanser tipidir.

Karaciğer kanseri için risk faktörleri nelerdir?

En önemli ve en sık görülen risk faktörü kronik karaciğer hastalığı ve bu zeminde gelişmiş sirozdur. Sirozun en sık iki nedeni virüslere (özellikle hepatit B ve hepatit C virüsü) bağlı hepatitler ve alkolizmdir. Günümüzde kronik karaciğer hastalığının önemli bir nedeni haline gelen diğer bir hastalık da karaciğer yağlanmasıdır.

Karaciğer kanserini önlemek mümkün müdür?

Karaciğer kanserinin önlenebilir ve önlenemeyen nedenleri vardır. Hepatit B aşısı bu anlamda en önemli uygulamalardan birisidir çünkü aşı sayesinde hepatit B virüsüne bağlı kronik karaciğer hastalığı ve siroz baştan engellenmiş olur. Eğer hepatit C virüsüne bağlı hepatit var ise hepatit C tedavisi yapılabilir. Eğer alkol bağımlılığı söz konusu ise alkolün bırakılması kanser gelişimini engellemek için önemli bir adım olacaktır.

Karaciğer kanseri gelişimi için yüksek riske sahip olan kişilerde, risk grubundaki hastalar, çok erken safhalarda tedavilerinde daha başarılı olmak için tarama programlarına alınabilir. Örneğin, kronik hepatit enfeksiyonu olan, sürekli alkol kullanan, çok yağlı karaciğeri olan hastalarda aralıklı incelemelerle karaciğer kanserinin erken teşhisini koymak mümkün olabilir.

Karaciğer kanserinde aşılama programlarının etkisi nedir?

Hepatit B virüsü enfeksiyonuna bağlı kronik karaciğer hastalığı karaciğer kanseri gelişiminin önemli nedenlerinden biridir. Hepatit B virüsüne karşı uygulanan aşılama programı ile birlikte belki de 20-30 sene sonra karaciğer kanseri sıklığı belirgin ölçüde düşmüş olacak.

Karaciğer kanserinin belirtileri nelerdir?

Karaciğer kanseri erken dönemde belirgin bir şikayete yol açmaz. Karaciğer kanseri belirtileri genellikle tümör belirli bir büyüklüğe ulaştıktan sonra ortaya çıkar. Tümör büyüdükçe çevresindeki dokulara ve organlara baskı yapar ve bununla ilişkili belirtiler meydana gelir. Örneğin, safra yollarını tıkayıp sarılığa yol açabilir ya da çok önemsenmeyen halsizlik, bitkinlik, kilo kaybı gibi genel şikayetlere yol açabilir.

Karaciğer kanserlerinin çoğu siroz zemininde geliştiği için, bu hastalar genellikle bir şekilde takip protokolu altında oluyorlar. Ne mutlu ki bu sayede belirtiler daha ortaya çıkmadan takipler sırasında kanser tanısı konulabiliyor.

Karaciğer kanseri nasıl teşhis edilir?

Karaciğer kanseri teşhisinin belkemiği radyolojik yöntemler yani görüntüleme yöntemleridir. Teşhis için en çok tercih ettiğimiz üç yöntem ise ultrasonografi, bilgisayarlı tomografi (BT) ve manyetik rezonans (MR).

Kronik karaciğer hastalığı ve sirozu olan hastalarda belli aralıklarla takip uygulanır. Bu takiplerde karaciğer ultrasonografi ile incelenir. Bu tarama amaçlı ultrasonografi oldukça önemlidir çünkü karaciğerde ortaya çıkan şüpheli oluşumları erken dönemde görmemizi sağlar. Ultrasonografi ile saptanan şüpheli alanlar BT veya MR ile değerlendirilir. Bu iki yöntem karaciğer kanseri teşhisinde oldukça hassastır. Görüntüleme yöntemlerine ek olarak tümör belirteçleri denilen bazı moleküllerin düzeyleri de ölçülür. Bunlar arasında da karaciğer kanseri açısından en büyük öneme sahip olan AFP adlı tümör belirtecidir. Bunlar bir araya getirilerek, hastalığın tanısı genellikle büyük ölçüde konmuş olur. Ancak halen bir netlik kazanılamamış ise tümörden biyopsi yapılması gerekebilir. Biyopsi, görüntüleme eşliğinde (genellikle ultrason eşliğinde) dışarıdan, ciltten girilerek anormal bölgeden parça alınması şeklinde uygulanır.

Karaciğer kanserinde biyopsi şart mıdır?

Karaciğer kanseri teşhisinde biyopsi şart değildir çünkü ileri inceleme yöntemleri olan BT ve MR teşhis için çoğu zaman yeterlidir. Eğer bu yöntemlerde karaciğer kanseri ile uyumlu bulgular saptanırsa, teşhis için daha ileri incelemeye gerek yoktur. Ancak eğer bu yöntemlerle dahi netlik kazanılamamışsa, o zaman biyopsi yapmak gerekli hale gelir.

Karaciğer kanserinde evreleme nasıl yapılır?

Karaciğer kanseri teşhisi koyduktan sonra, her kanser tipinde olduğu gibi, "Biz bu hastalığın neresindeyiz yani bu hastalık hangi evrede?" sorusunu yanıtlamamız gerekiyor. Hangi tedavi protokolünü uygulayacağımıza ancak bu soruyu yanıtlayarak karar verebiliriz.

Karaciğer kanserlerinde, diğer kanser tiplerindeki evreleme sistemlerinden biraz daha farklı bir evreleme sistemi vardır. Karaciğer kanseri hastasının sirozu olup olmaması çok kritiktir çünkü siroz tüm tedavi planını değiştiren bir unsurdur.

Sirozu olan hastalarda gelişen karaciğer kanserindeki tedavi yöntemleri nelerdir?

Siroz zemininde gelişen karaciğer kanserinde en iyi tedavi seçeneği karaciğer naklidir. Peki neden nakil? Öncelikle, siz bugün karaciğerde kanser gelişen alanı cerrahi olarak çıkarsanız dahi, siroz zemininde karaciğerin başka bir yerinde yeni kanser odakları çıkabilir. Diğer bir deyişle, sadece kanserli alanı çıkarttıktan sonra geride yine kansere yataklık eden bir dokuyu bırakmış oluyorsunuz ve kalıcı bir tedavi sağlayamıyorsunuz. Karaciğer nakli ile birlikte, sirozlu karaciğeri tamamen ortadan kaldırdığınız için hem kanseri, hem sirozu tedavi etmiş ve yeniden kanser gelişme riskini azaltmış oluyorsunuz.

Ne yazık ki tüm hastalar karaciğer nakli için uygun aday değildir. Eğer hasta nakil için uygun aday değil ise, öncelikli tercihimiz cerrahi tedavidir. Karaciğer nakli de bir cerrahi tedavi aslında ama bizim burada bahsettiğimiz cerrahi tedavi, ameliyatla kanserli dokuyu çevresindeki bir miktar sağlam karaciğer dokusuyla yani sağlam sınırlarla çıkartmaktır. Eğer cerrahi tedavi de bir seçenek değil ise, diğer tedavi seçenekleri uygulanır.

Cerrahi dışı tedaviler arasında en popüler olanlardan ikisi TAKE (TransArteryel KemoEmbolizasyon) ve TARE (TransArteryel RadyoEmbolizasyon) adı verilen yöntemlerdir. Bu tedavilerde anjiyografi yoluyla karaciğer atardamarı pıhtı ile tıkanır çünkü karaciğer kanserleri ağırlıklı olarak karaciğerin atardamarından beslenir. TAKE’de pıhtılaşmayı sağlayan tıkaçın içinde kemoterapi ilaçları mevcuttur ve bu ilaçlar doğrudan tümöre gider. TARE’de pıhtılaşmayı sağlayan tıkaçın içinde radyoaktif madde mevcuttur ve tümöre doğrudan ışın tedavisi yapılmış gibi olur. Bu iki yöntemle hem tümörün beslenmesi bozulur hem de içerdikleri maddeler ile tümör hücreleri öldürülür. Bu tedavi yöntemleri, hem cerrahiye ve nakile uygun olmayan adaylarda doğrudan tedavi olarak, hem de henüz nakil sırasında bekleyen hastalarda bir köprü tedavi olarak uygulanır. Köprü tedavisinin amacı hastanın nakile kadar geçen sürede tedavisiz kalmamasıdır.

Cerrahi dışı tedavilerden diğer biri de ablasyon yöntemleridir. Ablasyon fiziksel ya da kimyasal yöntemlerle tümörü yok etmek demektir. Bunlar arasında radyofrekans dalga veya mikrodalga ile fiziksel olarak, saf alkol ile kimyasal olarak ablasyon en sık tercih edilenlerdir. Bu tedaviler genellikle ultrasonografi eşliğinde ciltten girilerek tümöre sağlanan özel iğneler aracılığıyla yapılır. Ablasyon yöntemleri belli bir büyüklükteki tümörlerde doğrudan tedavi edici olarak kullanıldığı gibi, yukarıda bahsi geçtiği üzere bir köprü tedavisi olarak da kullanılırlar.

Sağlıklı karaciğerde gelişen karaciğer kanserinde öncelikli tedavi nedir?

Sağlıklı karaciğerde gelişen karaciğer kanserinde, siroz zemininde gelişen kanserlerden farklı olarak, ilk tercih tedavi cerrahi tedavidir. Bu hastalarda ameliyat ile kanserli bölümü çıkartabilmek için sonuna kadar cerrahiyi zorluyoruz. Ameliyat ile yapılamıyorsa diğer yöntemlere başvuruyoruz. Karaciğer nakli sadece seçillmiş bazı hastalarda uygulanır.

Safra Yollarından Kaynaklanan Karaciğer Kanserinde Öncelikli Tedavi Nedir?

Safra yollarından kaynaklanan karaciğer kanserlerinde (kolanjiyosellüler karsinom), karaciğer nakli bir seçenek olmakla birlikte, tedavide ilk seçenek yine cerrahi tedavidir. Yani tümörün ameliyat ile çıkartılmasıdır.

Karaciğer kanserinde kapalı ameliyat yapılabiliyor mu?

Bu önemli bir soru. Karaciğer ameliyatlarının oldukça büyük bir kısmı artık kapalı (laparoskopik cerrahi veya robotik cerrahi) yöntemle de yapılabiliyor. Ancak bu ameliyatlar gerçekten zor ve ileri düzey ameliyatlardır. Her merkezde rutin olarak uygulanan yöntemler değildir ve gerçekten donanımlı merkezlerde tecrübeli ekipler tarafından gerçekleştirilebilirler. Belli avantajlarından dolayı, sadece karaciğer cerrahisinde değil, bütün karın cerrahisinde ekip olarak öncelikli tercihimiz kapalı ameliyattır. Kapalı ameliyatların onkolojik sonuçları yani kanser tedavisi ile ilgili sonuçları da açık ameliyattan farksızdır. Bu nedenle, dünyanın birçok tecrübeli merkezi de artık kapalı ameliyat yönünde karar kılıyor.

Karaciğer kanserinde kapalı ameliyatlar nasıl gerçekleşir? robotik cerrahi nasıl uygulanır?

Karaciğer kanserinde de uygulanan kapalı ameliyatları, ameliyatın karındaki doğal ortamı asgari düzeyde bozarak yapılmaktadır.

Kapalı bir karında, cerrahi alanınızın dışındaki organlara çok rahatsızlık vermeden, sadece cerrahinizin olduğu bölgede geçen bir ameliyat yapıyorsunuz. Çok daha yakın ve büyütülmüş görüntüyle yapıldığı için de, küçücük safra kanalları, damarları dahi gözle görünüp dikilebilir ya da kapatılabilir. Robotik cerrahinde de görüntü kalitesi yüksek, el hareketleri sınırsız oluyor. Karın içi organlar dış dünyaya açık hale gelmediği ve karında büyük bir kesi olmadığı için hasta ameliyat sonrasında genellikle az ağrı hissediyor ve hızlı iyileşiyor.

www.articerrahi.com

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler