Erdoğan'dan Ergenekon iması!
Nazimiye’de, Lice’de tetiği çekenle Danıştay’ı kana bulayan aynı zihniyet
* KOPARA KOPAR ALDIĞI YOK: 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü’nü tam bir bayram havasında kutladık. Taksim Meydanı, 32 yıl aradan sonra dün (cumartesi) yüz bini aşkın işçiyi, memuru ağırladı. Taksim’de tarihi bir gün yaşandı. 33 yıl aradan sonra böyle bir zemini hazırlamanın mutluluğu içindeyiz. Bugünün bir Emek ve Dayanışma Günü olarak ilan edilmesi, tatil olarak ilan edilmesi, AK Parti iktidarına nasip olmuştur. Taksim Meydanı ile ilgili verilen karar, AK Parti iktidarına nasip olmuştur. Oradan bazıları şu anda nemalanmak istiyor, ’kopara kopara aldık’, ’şöyle yaptık, böyle yaptık...’ Kimsenin kalkıp da bu iktidardan kopara kopara aldığı bir şey yok. Bunun böyle bilinmesini istiyorum. 1 Mayıs 2010, Türkiye’nin nasıl değiştiğinin, olgunlaştığının, tabularını nasıl yıktığının, statükoyu nasıl aştığının, tahrik ve provokasyon korkularından nasıl sıyrıldığının, somut bir abidesidir. Bu Türkiye’nin çetelerle mücadelesinin bir eseridir aslında. Hukuk dışı örgütlenmelerle mücadelesinin bir eseridir, demokratikleşme mücadelesinin bir eseridir.
* AYNI ZİHNİYET: Türkiye, bugün artık sadece üzerindeki yüklerini, korkularını atmakla kalmıyor, bugün artık cesur bir şekilde Çorum, Kahramanmaraş, Sivas, Gazi Mahallesi olaylarını, 1 Mayıs 1977’yi, faili meçhul olayları konuşur, tartışır ve sorgular bir hale geldi. Tüm samimiyetimle ifade etmek durumundayım; Tunceli’nin Nazimiye ilçesinde, Lice’de, Mehmetçiğe tetik çeken zihniyetle, 1977’de Taksim’de işçinin üzerine kurşun yağdıran zihniyet arasında hiçbir fark yoktur. Çorum’u, Kahramanmaraş’ı, Gazi Mahallesi’ni, Sivas’ı kana bulayan zihniyetle, Danıştay’da kan döken zihniyet arasında hiçbir fark yoktur. İsimler, etiketler, sıfatlar, tetikçiler farklı olabilir ama her birinin nihai, ortak amacı Türkiye’nin kardeşliğine, birlik ve bütünlüğüne, huzur ve istikrarına kast etmektir. Türkiye’nin büyümesinden, kalkınmasından, ilerlemesinden, demokratikleşmesinden rahatsızlık duyanlar, farklı kisveler altında topluma korku salmak için çirkin oyunların içine girmişlerdir.
* KİRLİ SENARYOLAR: Kirli senaryoların sahiplerine ve tetikçilerine bir kez daha sesleniyorum: Başaramayacaksınız, hiçbir şey elde edemeyeceksiniz. Yakın tarihte uygulamaya konulan karanlık senaryoların tamamı, bugün sorgulanıyor, gün yüzüne çıkıyor. Belki Taksim’in 32 yıl kapalı kalmasını sağladınız ama nihayetinde Türkiye, Taksim’de işçiyle, memuruyla kucaklaşıyor.










