Gazete Vatan Logo
GündemPeki ben neden öldüm anne?

Peki ben neden öldüm anne?

Peki ben neden öldüm anne?

.

Haberin Devamı

İstanbul Valisi Muammer Güler huzurumuzu bozan terörü kınıyor. Hastane bahçesinde Vali açıklama yaparken kendini tutamayıp haykıran genç bir kadın da kınıyor. “Yazık değil mi bu çocuklara” diyor hepsi...

Yazık değil mi bu çocuklara?

Şu anda, şu dakikada terörü kınayamayan kişi PKK’lıların molotof kokteylli saldırısıyla yaralanan ve 29 gündür verdiği yaşam mücadelesini dün kaybeden Serap Eser’in annesi. Uyutuluyor çünkü. Kızının tedavisi için vücudundan deri parçaları alınan anne kızıyla aynı hastanede yatıyordu. Basın ölüm haberini aileden önce öğrenmişti. Karşılaştığı felaketin şaşkınlığı yüzünün her tarafına yerleşmiş olan ağabeye “Biraz konuşabilir miyiz” dediğimde aynı şaşkınlıkla ve kederle gözlerime bakıyor “Neyi konuşacağız ki artık” diyor...

Oysa Türkiye tam da konuşmaya başlamıştı.

Vali Muammer Güler “Bunlar provakosyondur, bunlar bizi yıkmak için, milli birliğimizi dağıtmak için yapılan eylemlerdir” diyor sesini yükselterek. Hastanenin önündeki kalabalıktan bir kadın bağırıyor: Bizi bu hale getirdiniz ve hala açıklama yapıyorsunuz, yazık değil mi bu çocuklara?

Polis susturuyor genç kadını, kimliğini alıyor. Kadın son derece sakin, gözleri dolu dolu bir banka oturup beklemeye başlıyor. Hastane bahçesinde müthiş bir karmaşa var. Canlı yayın araçları, gazeteciler, polisler, korumalar, yetkililer, neler olup bittiğini anlamaya çalışanlar... “Ne olmuş burada diyor bir kadın. ” O otobüsten inerken molotof atmışlardı da bir kız yanmıştı ya, o ölmüş “ diyor bir başkası. ” Ay yazık “ diyor soruyu soran ” Bak şimdi çok üzüldüm. “ Birkaç kadın ve yaşlı bir adam kalabalığı yararak hastaneye girmeye çalışıyor. Kucaklarındaki bebek hasta, içeri girmeye çalışıyorlar. Etten bir duvar var hastane kapısının önünde, yaramıyorlar bir türlü. Öfke giderek yükseliyor. Herkes bir ağızdan bir şeyler söylemeye başlıyor. Basın valiye sorular soruyor. Artık hiçbir şeyi değiştiremeyiz. 17 yaşında üniversite hazırlık öğrencisi Serap Eser terörün masum kurbanlarından biri olarak geçmişimizdeki yerini alıyor.



***


Kalabalık dağıldıktan sonra hastanenin ana kapısının arkasında Serap Eser’in ağabeyi beliriyor. Sonra yavaş yavaş kuzenleri, dayısı ve diğer akrabaları çıkıyorlar... Ne yapacaklarını konuşuyorlar kendi aralarında. Cenaze hangi camiden kalkacak, şimdi ne olacak, kalabalıktan ve sorulardan uzak sakince karar vermek için birbirlerine tutunup evlerine doğru yol alıyorlar.

Çok da üzmek istemiyorum onları ama sormak istediklerim var. Sorularımın kimisi havada kalıyor. Serap ne olmak istiyordu mesela? Aşağı yukarı aynı yaşta olduklarını düşündüğüm kuzenleriyle paylaştığı sırları var mıydı? Birini seviyor muydu? Son günlerini yüksek ateş içinde halüsinasyonlar görerek geçiren genç kız neler soruyordu? Hastaneye kaldırıldığı gün ” üniversite hayatımı bitirdiler “ diye ağlarken başına ne geldiğini anlamış mıydı gerçekten?

Şimdi bu çocuk sormuyor mudur sahi hepimize ”Ben neden öldüm anne?“ diye...


***


Her şeyin yolunda olduğunu düşündüğü o sabah kapıdan çıkarken annesine son kez baktığını bilseydi... Dershane dönüşü başına bir iş gelmesin diye, karanlık ve tenha durakta onu babası beklerken, dershaneden aç dönerken, yolda başını cama dayayıp uyuklarken kim bilir nasıl rüyalar görüyordu. O uykudan uyanıp, o kapıya yanaştığında durakta bekleyen altı kişinin o molotof kokteyliyle neden saldırdıklarını, onu neden yaktıklarını anlayabilmiş midir?

Siz anlayabiliyor musunuz? Serap ölmeseydi, yaşasaydı ve üniversiteyi kazansaydı öğretmen, gazeteci ya da avukat olsaydı anlatabilir miydi insanlara, onu neden yaktılar? Yanarak indiği otobüsün merdivenlerinden yere düştüğünde alevler içinde bir kız çocuğunun yardımına koşan babası peki... Yüzünü görüne dek o kızın kendi evladı olduğunu bilmeyen baba kucakladığı, yanan ellerine aldırmadan söndürmeye çalıştığı o genç bedenin neden öldüğünü anlamış mıdır?

Hiç tanımadığı insanlar yaktı Serap’ı ve hiç tanımadığı insanlar söndürmeye çalıştı... Babasına yardım etmeye koştular, arabalarından yangın söndürücü çıkardılar, ambulans çağırdılar...

Bütün bunlar olurken o molotof kokteylini yapan ve atanlar olay yerinden ayrılmamış ve olup biteni izlemişlerdi... Serap sormuyor mudur bize, yıllardır birbiri ardına giden o gençler gibi:

”Peki neden böyle anne? Ben neden öldüm şimdi?“


***


Serap hayatını kaybetti. Ama ağabeyinin yaptığı açıklamalar çok önemli. Günler süren umutlu bekleyişin sonuna gelinmişti. Sadece ağabeyde değil, ailenin diğer fertlerinde de aynı durgunluk ve serinkanlılık gözleniyordu.

(Olan oldu- Serap Geri Gelmeyecek)

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın kardeşi ile ilgili yaptığı açıklama sorulan Ümit Eser, ”Siyasi konular şu an bizi ilgilendirmiyor. Failler yakalandı. Cezaları da belli. Çok az bir cezaları var. Artık giden gitti. Geri gelmeyecek. Bunu yapanlar ’30-40 yıl alsın desem’de Serap gelmeyecek. Bir başkasına olmaması için önlemler alınmalı “ diye cevap verdi.

Ve Muammer Güler ne dedi?

-”Meslek hayatımın çok sıkıntılı bir anını yaşadım biraz önce içeride. ailesi bu kadar büyük bir acıyı yaşarken, bir büyük vakar, bir büyük sabır içindedevlet ve millete ve bu ülkenin birliğine olan inançlarını ifade ettiler


***


Final:

Bir ailenin bir kızı Serap Eser. Bir anne babanın sevgiyle dünyaya getirdiği, üzerine titreyerek büyüttüğü bir genç kız... Bu hayat mücadelesini sadece Serap değil anne babası da kaybetti... Kim kazandı? Serap niye öldü peki?

Sizin İçin Seçtiklerimiz