Yemek parasını verdim rüşvet değil borç ödedim!
.
İzmir merkezli rüşvet ve yolsuzluk operasyonunda tutuklanan 14 kişinin savcılıkta verdiği ifadelerde, kendilerini çeşitli bahanelerle savunduğu ortaya çıktı.
İmbat adı verilen ve 5 ilde 27 kişinin gözaltına alındığı operasyonda tutuklanan zanlıların, savcılık ifadelerinde polisin teknik takibine takılan rüşvet iddialarına karşı ilginç savunmalar yaptıkları öğrenildi. İddialara göre 14 şüpheli savcılıkta verdikleri ifadelerinde, yöneltilen suçlamaları kabul etmedi ve şu savunmaları yaptı:
Alsancak Liman Müdürü T,Y.: “İhale kazanan firma bize methiyeler düzer, kaybedenler ise suçlamalarda bulunur. Bu suçlamaların bunlardan kaynaklandığını düşünüyorum. Rüşvet aldığım yönündeki suçlamayı da kabul etmiyorum. Tanıdığım kişilerle yemek yediğimde kimi zaman yemek parasını benim tarafımdan ya da karşı tarafça ödenmiştir. Bunun rüşvet olarak nitelendirilmesi doğru değildir.”
‘Müşteriden borç aldım’
Alsancak Liman İşletme Müdürlüğü’nde şef N.A.: “Benim aynı zamanda özel olarak bir kooperatif üyeliğim ve başkanlığım vardır. Bu kooperatif daha sonra feshedildi. Ancak kooperatif başkanlığı dönemim içerisinde vermiş olduğum çekler nedeniyle karşılıksız çek keşide ettiğim iddiasıyla yargılandım ve hakkımda ceza tahakkuk edildi. Bu ceza nedeniyle cezaevine alınacaktım. Çek bedelini ödemek amacıyla o dönemde iş yapmış olduğum firmalardan borç aldım. Daha sonra borçları ödeyecektim. Kardeşimin hesabına da gönderilen paralar da bu paralardır. “
‘Çek karşılıksızdı’
İşadamı F.Y.: “Ben şirket sahibi ve ortağı değilim, sadece çalışanıyım. N.A., isimli kişinin çeklerinin karşılıksız çıkması nedeniyle borç para talebinde bulundu. Ben de bunu şirket sahiplerine ilettim. Borç olduğu taktirde verebileceklerini söylediler. Para trafiği benim banka hesabımdan yapıldı. Zira N.A.’nın hesabı ile benim hesabım aynı bankadaydı. Daha sonra bu para şirkete iade edilmiştir. Suçlamayı kabul etmiyorum”.
Jammer değil radar cihazıydı
Bir alışveriş merkezinin bahçesinde, elinde sinyal kesiciyle görüntülenen şirket çalışanı M.T.U.: “M.C.B., yurt dışından gelirken lazer kalemi ve radar cihazı getirdi. Ankara’daki alışveriş merkezinin bahçesinde görüşmede elektronik lazer kalemini bana teslim etti. Diğer radar cihazını da M.Y., isimli kişiye teslim etti. Rüşvet vermedim. Rüşvete aracılık etmedim”.
‘Cımbızla çekilmiş’
Alsancak Limanı’nda servis şefi Ş.B.: “2011 yılında oturduğum evi satın almaya karar verdim. Oturduğum eski evimin satılıncaya kadar bankadan kredi çektim. Aynı zamanda uzun zamandır tanıdığım İ.Ç., İ.K. ve B.K.’dan ev satın almak amacıyla borç para aldım. Evim satılır satılmaz borcumun bir kısmını bu kişilere ödedim. Daha sonra da ödemelere devam ettim. Çalıştığım süre içerisinde beni telefonla arayan tüm kişilere işim gereği sorulan sorulara cevap verdim. Eve gittiğim zaman dahi beni telefonla arayan şahıslara da telefonla sorulmuş olan sorulara cevap vermeye devam ettim. Ancak bu telefon kayıtlarında benim görüşmelerim cımbızla çekilmek suretiyle ve benim aleyhime olacak şekilde değerlendirilmiştir. Kimseden rüşvet almadım bu yöndeki suçlamayı kabul etmiyorum.”
11 iş adamı cezaevinde
5 ilde, 27 kişinin gözaltına alındığı soruşturmada 14 şüpheli tutuklanırken 13 kişi serbest bırakıldı. 11 işadamı ’Rüşvet almak ve vermek’, 3 liman yöneticisi ise ’İhaleye fesat karıştırmak’tan cezaevine girdi.
‘Bakan nikah şahidimdi’
Fabrika sahibi M.C.B.: “Bu olaylar nedeniyle bankalar tarafından fabrikama tedbir konuldu. Kimseye rüşvet vermedim. TCDD’den değişik tarihlerde 4 ihale aldım. Her defasında ihale neticesinde zarara uğradım ve ceza kesintilerine maruz kaldım. Binali Yıldırım, benim nikah şahidimdir. Onun İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığına başvurusu nedeniyle 17 Aralık tarihinden sonraki olaylar nedeniyle isnat altında kaldığım görüşündeyim. Sanıklardan Ş.Ç’yi tanırım. Kendisi, ihale grup müdürümüz G.A. ve M.T.U., şahsi ihtiyaçları nedeniyle yeni ev almak için borç para istediği iletildi. Her defasında reddettim. Daha sonra Ş.Ç., benim çalışmış olduğum yere teknik bir konuyu görüşmek amacıyla geldi. Şahsi ihtiyacı nedeniyle borç para isteme yönündeki talebini yineledi. Kabul ettim. Kendisi gittikten sonra banka havalesi ile borç parayı gönderdim. Daha sonra geri ödemesi bir yıl sonra muhasebemize yapıldı.”
İş adamının rüşvet bedduası
İzmir merkezli ‘İmbat Operasyonu’nda 24 kişi gözaltına alınırken 14 kişi hakkında tutuklama kararı çıktı. Tutuklama kararının verilmesinde ise polisin yaptığı teknik takip ve telefon dinlemeleri etkili oldu. Polis tarafından yapılan dinlemelerde ve takipte değişik rüşvet pazarlıkları ve taktikleri saptandı. Bu takiplerden biri de 4 Kasım 2011 tarihine ait. Bu takibe göre TCDD Limanlar Daire Başkanı M.Y. İzmir’e geliyor. İzmir Liman İşletmeleri’nde vekaleten müdürlük yapan Ş.A. ile birlikte bir mağaza gidiyor. Mağazadan M.Y. kumaş beğeniyor. Kumaş terziye götürülüyor ve özel dikim yapılıyor. Ödeme ise Ş.A.’nın kredi kartı ile yapılıyor. 994 TL ödeme yapılıyor. Polisin tespitine göre daha sonra Ş.A., bu ödemeyi işadamı H.B.’den bin TL olarak tahsil ediyor. H.B. ödemeyi yaptıktan sonra olayı arkadaşı A.O.Y.’ye şikayet ediyor:
H.B: Param parça oldum biliyor musun param parça
A.O.Y: Neden
H.B: Nedeni mi var! Bilmiyor musun?
A.O.Y: Ne yaptılar? Allah bunların belasını versin ya. Allah bayrama çıkarmasın inşallah bunları.
H.B: Asıl şerefsizlik ötekinde yalnız öteki p...te
A.O.Y: Yukardakinde mi en üstteki?
H.B: Hayır hayır ben onu demiyorum Altaş denen p... Ben bayramı nasıl geçircem ya!
A.O.Y: Valla ben de oturcam evde işte.




