Sel bölgesinde ölü sayısı artıyor! Kastamonu Bozkurt, Bartın ve Sinop'ta son durum...

Sel felaketinin vurduğu Sinop ve Kastamonu’nun Bozkurt ilçesinden acı haberler geliyor. AFAD'dan yapılan açıklamada ölü sayısının 55 olduğu bildirildi. Kastamonu'da 46, Sinop'ta 8, Bartın'da bir kişi hayatını kaybetti. Bartın'da 4 gün önce selin evini yıkması sonucu sulara kapılarak, kaybolan Arife Ünal’ın cansız bedeni bulundu. Bilim insanlarına göre Kastamonu’nun Bozkurt ilçesindeki felakete Ezine Çayı’nın yatağının daraltılması neden oldu. Eski sellerde 400 metre genişliğe yayılan çay, 15 metreye sıkıştırılınca tsunami gibi taştı. Paleosismolog Dr. Ramazan Demirtaş'ın yayınladığı grafik, Bozkurt'taki sel felaketinin nedenini gözler önüne serdi.

Bartın'ın Ulus ilçesinde sel sularına kapılan Arife Ünal'ın cenazesi, evinden yaklaşık 600 metre uzaklıkta dere yatağının taşlık bölgesinde bulundu.
Jandarma Arama Kurtarma (JAK), Sualtı Jandarma Arama Kurtarma, Sahil Güvenlik Komutanlığı, AFAD ve askeri personel, Kumluca beldesi Akörensöküler köyünde 11 Ağustos'ta sel nedeniyle evi yıkılan ve bu sırada sulara kapılan Arife Ünal'ın (85) bulunması için yaklaşık 4 gündür yoğun çaba harcadı.

Sabah saatlerinde yeniden arama çalışmalarını başlatan ekipler, biriken çamurları iş makineleriyle titizlikle inceleyerek çalışmaları sürdürdü.
Ekipler, yaşlı kadının cenazesini, evine yaklaşık 600 metre uzaklıkta dere yatağının taşlık bölgesinde 1,5 metre çamurun altında buldu.

Cenaze, ambulansla Ulus Devlet Hastanesi morguna kaldırıldı.
Büyük üzüntü yaşayan Ünal'ın yakınlarını bölgede görevli ekipler teselli etti.

Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD), sel nedeniyle Kastamonu'da 34, Sinop'ta 6 kişinin hayatını kaybettiğini, Bartın'da kaybolan bir kişiyi arama çalışmalarının sürdüğünü bildirdi.
AFAD'dan Batı Karadeniz'deki sele ilişkin yapılan açıklamada, tüm kurumların, personel ve araç desteğiyle tahliye, arama kurtarma ve müdahale çalışmalarına devam ettiği belirtildi.
Açıklamada, "Sel nedeniyle Kastamonu'da 34, Sinop'ta 6 vatandaşımız hayatını kaybetmiştir. 9 vatandaşımızın tedavilerine hastanelerde devam edilmektedir. Bartın'da kaybolan bir vatandaşımızı arama çalışmaları devam etmektedir." bilgisine yer verildi.

Bartın'ın Ulus Akörensöküler köyünde kaybolan kişiyi arama çalışmalarının AFAD, itfaiye ve jandarma ekipleri ile UMKE personelince sürdürüldüğü vurgulanan açıklamada, Sinop'un Ayancık ile Kastamonu'nun Bozkurt ilçelerinde arama ve kurtarma ekiplerince çalışmalara devam edildiği kaydedildi.

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı eski müsteşarı Prof. Mustafa Öztürk, 5 bin nüfuslu Bozkurt ilçesinde belediyenin doğru planlama yapacak, yeterli imar biriminin ve teknik kadrosunun olmadığı kanaatinde bulunurken, “Görüntüler ilçedeki yapılaşmanın plansız olduğuna işaret ediyor. Aşırı yağışlar, dere üzerine yapılan yanlış yerleşim, köprüler, tomruklar hepsi afeti büyüten nedenler. Su akarken birden metal köprü yıkılıp, ileride bariyer kurup suyu biriktiriyor; tomruklar depodan yayılarak suyun akışını daraltıyor ve çevreye yayılmasına neden oluyor” dedi.

BETONLAŞTIRILMIŞ DERE YATAKLARI
Afetin ardından bölgedeki tüm binaların uzmanlarca incelenerek heyelan riski taşıyanların tespit edilip boşaltılması gerektiğine dikkat çeken Öztürk, “Bunların bodrum katları, kolon ve kirişleri incelenerek hasar görüp görmedikleri acilen tespit edilmeli. Yukarıda HES varsa, bunlar patladı mı? Onların havuzlarındaki su da sele karışarak su yükünü artırdı mı? Sel felaketini tetikleyen nedenler ortaya konulup çözüme gidilmedikçe pansuman tedavisi yapılmış olur. Dere yatağı betonlaştırılmış, bundan vazgeçilip dere yatakları doğal hallerine döndürülüp yeşil koridor olarak bırakılmalı” uyarısı yaptı.

‘RİSK HARİTALARI HAZIRLANMALI’
Jeoloji Mühendisleri Odası Başkanı Hüseyin Alan da ‘100 yılda bir görülecek yağış bir gecede yağdı’ demenin afete gerekçe olamayacağını belirterek, “Dere yatağına ev; fay hattına fabrika, baraj, liman yaparsanız afet riskini yükseltirsiniz. DSİ’nin Türkiye’nin havza bazlı taşkın, tehlike ve risk haritaları hazırlayıp, yüksek riskli alanların yapılaşmaya kapatılması, buralardaki yerleşimin taşınması gerekir” dedi.

Meteoroloji Mühendisi Dr. Abdullah Kahraman “Avrupalılar sellerde genelde arabalarında ölüyor. Biz evimizin içinde. İklim değişikliğine göre altyapılarını yeniliyorlar, milyarlarca Euro AR-GE’ye akıtıyorlar. Biz dere ortasına yapı ruhsatı veriyoruz” diyerek, tespitlerini şöyle sürdürdü:

‘AŞIRI YAĞIŞLAR SÜRPRİZ DEĞİL’
“Sel olan bölgelerde de yağış ekstremleri yaşandı, kimi noktada yağış 300 litreyi buldu. Bunlar çok uç değerler ama coğrafyamız için sürpriz de değil. Şehirlerimizi, altyapımızı, afet yönetimimizi bu miktarda yağışlara göre düzenlemedik. Her ekstrem yağışta iklim değişikliğini dile getirmek, sorumluyu kendimiz dışında aramamızın tezahuru. Meteoroloji Genel Müdürlüğü gerek bu olayda gerekse öncekilerde yerinde ve zamanında uyarısını yapıyor ama afet ve risk yönetim anlayışımız, meteorolojinin başarı seviyesinin çok altında. En önemli bir başka sorun da altyapı ve şehirleşme anlayışımız.”

DERE YATAĞINI KÜÇÜLTÜRSEK SONUÇ AFET OLUR
Paleosismolog Dr. Ramazan Demirtaş, Bozkurt’taki felakete ilişkin sosyal medyada çarpıcı bir grafik yayınladı. Mesajında Ezine Çayı’nda selin nasıl afete dönüştüğünü anlatan Demirtaş, “Taşkınovası yatak genişliği 400 metre, daraltılmış güncel yatak genişliği 15 metre, su tırmanma yüksekliği 7-10 metre. 400 metre genişlikteki yatağı 15 metre genişliğindeki yatağa hapsedersek, su da 7-10 metre yükselir, sonuç afet olur. Yani anlayacağınız suçu boşu boşuna metrekareye düşen 300-400 kg yağışa atmayalım. Suçlu doğrudan dere yatağını 400 metreden 15 metreye daraltan ve dere yatağını imara ve yapılaşmaya açan insanoğlunun ta kendisi” diye yazdı.











