Geri Dön

Paranız cebinizde kalıyor! Değişimin parolası: Minimalizm

Yaşam standarlarının artması, insanların istediği ürüne kolay ulaşabilir olması kimileri için 'tüketim çılgınlığı' haline gelirken, kimileri de tüketimin mutluluk getirmediğini fark ederek az eşya ile hayatının her alanında sadeleşmeyi tercih ediyor. Sade yaşam ile daha bilinçli alışveriş yapan tüketiciler tasarruf sağlayarak deneyimler için hem vakit hem de para ayırabiliyor.

Paranız cebinizde kalıyor! Değişimin parolası: Minimalizm

Özlem ATİLA / gazetevatan.com

Ekonomik imkanların ve teknolojinin gelişmesi yaşam standarlarının artmasını sağladı. Yıllar içerisinde kullanılan eşyalar değişirken, oturulan evlerin metrekareleri arttı, arabalar her yıl yeni modellerle değiştirilir hale geldi. Tekonlojik yenilikler kullanılan telefonların üst versiyonları ile değiştirilmesini neredeyse zorunlu hale getirdi. Hayatını daha anlamlı kılmak isteyenler, tüm bu imkanlarla adeta yarış halinde kendilerine sunulan ürünleri satın alarak mutlu olmanın yollarını arar oldu. 

Alışveriş yaparak, dolayısı ile de tüketerek mutlu olmaya çalışan pek çok kişi bir noktadan sonra yaşadıklarının aslında mutluluk olmadığını fark ediyor. Kalabalık bir ev, gereksiz eşyalar mutluluktan çok mutsuzluk nedeni olabiliyor. Sonrasında sadeleşme fikri doğuyor. Minimalizm Türkçe ifadesi ile sade yaşam popüler bir kavramın ötesine geçip yaşam şekline dönüştüğünde, kişiyi hem psikolojik olarak hem de ekonomik olarak olumlu etkliyor. Peki nedir bu minimalizm? Nereden başlamak gerekir? Sade yaşam kişiye neler katar?

Paranız cebinizde kalıyor Değişimin parolası: Minimalizm

Minimalizm denildiğinde Türkiye'de akla gelen ilk isimlerden biri Hale Acun Aydın. Sade yaşamla hayatını dönüştüren iki çocuk annesi genç kadın, minimalizmin ne olduğunu, nasıl uygulandığını gazetevatan.com'a anlattı. 

Bir gün internette minimalizm kavramı ile karşılaştığında serüvenin başladığını söyleyen, Aydın, "İlk okuduğum kavram ‘etrafı toparlamak’ ile ilgiliydi. Biraz daha inceleyince fark ettim ki; olay sadece etrafı toparlamak değil, daha ötesi ile alakalı. Yani daha bilinçli alışveriş yapmak ve evde ihtiyacın olan şeylerle kalmakla ilgili. Okudukça aklıma daha çok yattı. Zaten adını koyamasam da, ‘Neden bu kadar fazla eşyamız var?’ diye sorguladığım bir dönemde, bu sorularımın cevabı gibi oldu. Biraz daha incelediğimde örneklerin yurt dışından olduğunu fark ettim. Türkiye’de bu konu ile ilgili yazılmış kaynak yoktu. Ben de Türk işi minimalizm olarak, "Bu işe Türk işi bir bakış açısı getirmek lazım." dedim ve on yılı aşkın süredir bu konuda yazıyorum." diye konuştu.

Paranız cebinizde kalıyor Değişimin parolası: Minimalizm

AZ EŞYA MUTLU HAYAT

Az eşya ile daha mutlu bir hayat sürmenin mümkün olduğuna değinen Hale Aydın şunları söyledi;

Anlayış olarak ‘az çoktur’, Türkiye’de de dünyada da aynı anlama geliyor. Fakat benim okuduğum kaynaklardaki evler daha çok banliyo tarzı; garajı, bahçesi olan evlerdi. Bizim evlerimiz dikey ilerliyor, onların ki daha çok yatay mimariye sahipti. Arkadaşlık, aile, para ilişkileri çok farklı.

Örnek vermek gerekirse minimlizmde deneyim hediye etmekten bahsedebiliriz. Türkiye’de bunu doğru uygulamak gerekiyor. Yoksa karşınızdaki kişiyi rencide edebilirsiniz. Bu gibi farklar var. Bunları inceleyerek minimalizmi bize uygun şekilde anlatmaya çalıştım. Ana felsefe daha az eşya ile bilinçli bir yaşam sürmek. Bu her yerde aynı.

Paranız cebinizde kalıyor Değişimin parolası: Minimalizm

BİLİNÇSİZCE ALIŞVERİŞ YAPIYORDUM

Pek çok kişi daha az eşya ile yaşama fikrine olumlu baksa da bu sürece başlama konusunda başarısız olabiliyor. Minimalizme nereden başlayacağını tam olarak bilmeyenler için Hale Acun Aydın kendi hikayesini şöyle anlatıyor;

"Annemle birlikte yaşıyordum. Dolayısıyla evin birinci sorumlusu ben değildim. Kıyafetlerimden başladım. Eşyaların çokluğunu sorgulasam da kötü olduğum bir nokta vardı ki, bilinçsizce alışveriş yapıyordum. Kıyafetlerdeki indirim olayı beni etkiliyordu. Bunu da o zaman fark ettim. Sonra da öncelikle bu alışkanlığımı düzelttim ve çok fazla kıyafet eledim. Elimdeki fazla olan kıyafetleri ihtiyacı olanlara ilettim. İlk başladığım yer burası oldu. Zaten daha önce de kitaplarımı bağışlardım. Yine de kitaplarımda ve ana eşyalarımda elemeye gittim. Saklamak istediklerimi ayırarak, bazılarının fotoğrafını çekerek, ihtiyacı olanlara ilettim."

HAYATIN HER ALANINDA SADECELİK

"Dijital minimalizme de dikkat çeken Hale Acun Aydın, "Minimalizmle ilgilendikçe olayın eşya ile kalmadığını fark ettim. Minimalizm hayatımda iki taraftan varlığını genişleterek devam etti. Dijitalde, insan ilişkilerinde, dilde ve hayatın diğer alanlarındaki sadelik. Diğer tarafta da bu eşyaların bir hikayesi olduğunu, benim hayatıma girene kadar bir üretim ve lojistik sürecinden geçtiğini farkındalığıyla sürdürülebilir yaşama olan ilgim.

Dijital taraf oldukça önemli. Hayatımızın önemli bir kısmını ekranlara bakarak geçiriyoruz. Dolayısıyla buradaki ilişkiyi de sorgulamaya başladım. Minimalizmde aldığım bir eşya bana gerçekten gerekli mi, bunu hayatıma katmaya değer mi? diye sorgularken, dijitalde de ‘Buna ayırdığım zamana gerçekten değer mi, bundan yeteri kadar fayda alıyor muyum? Bu fayda bilgi almak da olabilir, eğlenmek de olabilir tabi ki. Online mecraları farkındalıkla mı tüketiyorum? Onu da sorgulamaya başladım. Dijitalleşmeye çok inanıyorum. Hem hayatta yer kazandırıyor, kağıt atıklarını azaltıyor, zaman kazandırıyor. Ama dijital mecraları da doğru kullanmamız gerekiyor.
Minimalizm hayatımı çok kolaylaştırdı. Evimde alan sağlıyor. Zaman kazanıyorum. Çünkü gereksiz eşya edinimiyle ya da gereksiz eşyaların bakımıyla zaman kaybetmiyorum. Dolayısıyla para kazanıyorum. Bilinçli alışveriş yaparak bütçeme katkı sağlıyorum. Bütün bunların sonucu da hayatı çok daha keyifle, daha fazla deneyimlere vakit ayırarak yaşıyorum. İstanbul’daki yaşamı da olabildiğince keyifle ve pratik bir şekilde yaşamamı sağlıyor." diye konuştu.

Paranız cebinizde kalıyor Değişimin parolası: Minimalizm

BUNLARA GERÇEKTEN İHTİYACIM VAR MI? 

Minimalizmi hayatının her alanında uygulayan Hale Acun Aydın sözlerini şöyle sürdürdü;

"Ben her zaman basitten zora doğru hareket edilmesi gerektiğini düşünüyorum. Kişiler, "Tamam ben artık daha sade yaşayacağım." dediklerinde karar vermesi en zor noktadan; meseala anneannesinden kalan bir örtü, çocukluk yaşlarından kalan bir anı eşyası yerine, daha basit olandan başlamalılar. "Çantamda ne taşıyorum? Bana ne ağırlık yapıyor?", Kıyafetlerine bakıp, "Ben bunlardan hangilerini giyiyorum?, Alışveriş döneminde yeni alışveriş yaptım. Peki gerçekten ihtiyacım olan eşyaları mı aldım?"  diye düşünerek başlayabilirler.

SADECE VE DAHA BİLİNÇLİ BİR HAYAT

Normal zamanda mağaza gezmiyorum. İndirim olduğu için alışveriş yapmıyorum ama ne alacağın belliyse ve özellikle elektronik ürünlerde indirimli ürünler tercih edilebiliyor. Ama neye ihtiyacım olduğuna bakıyorum.

Pandemi döneminden geçtik. Sürekli evdeydik. Pandemiden sonra sokağa çıkmaya başladığımda fark ettim ki; muhtemelen spor ayakkabı giymekten ayaklarım bir numara büyümüş. Hiçbir ayakkabım olmadığını fark edip ayakkabı aldım. İki çocuğum var ve çocuklar büyüyor. Yazdan kışa yeni şeylere ihtiyaçları oluyor. Orada ihtiyaç üzerinden ilerliyorum. Ne indirimdemiş, ne modaymş diye değil de neye ihtiyacım var ona bakarak ilerliyorum.
Bunun popüler bir kavram olduğunu düşünerek yola çıkmamalarını öneriyorum. Bunun bir yaşam şekli olarak hayata geçirmelerini kimi çok daha katı kurallarla kimisi daha genişletebilir kavramı. Benim için önemli olan kişinin eski haline göre daha bilinçli bir şekilde alışveriş yapıyor olması. 'Efsane Cuma  geldi.' gibi dürtülerden yavaş yavaş uzaklaşması, hayatına daha bilinçli bir gözle bakması. İlla etiketlere de gerek yok. Herkesin sıfır atıkçı olmasına gerek yok. Hepimizin dünyaya ve kendimize karşı daha bilinçli bir hayat sürmesi benim amacım. Bu konuda insanları desteklemeye çalışıyorum."

KÜÇÜK ADIMLARLA BÜTÇENİZİ GÜÇLENDİRİN

Sadece yaşam kişiyi psikolojik olduğu kadar ekonomik olarak da olumlu etkiliyor. Binlinçli yapılan alışveriş, gereksiz harcamaların önüne geçilmesine imkan sunarken, maddi birikim daha fazla deneyimlere ayrılabiliyor. Hale Acun Aydın öncelikle bütçenin belirlenmesini tavsiye ederek şu önerilerde bulunuyor;

Kişi öncelikle bütçesini belirleyerek parasını nereye harcadığını kalem kalem not almalı. Harcamalar restoranlar, yiyecekler ve kişisel bakım gibi kategorilere ayırdığında paranın nereye harcandığı net olarak görülüyor. Böylece tasarruf edilmesi gereken alanlar da ortaya çıkıyor. Tasarruf yaparken de ayın sonu değil, başı tercih edlimeli. Kişi gelirinden ayın başında tasarruf etmek istediği kısmı ayırmalıdır.

24 SAAT KURALINI UYGULAYIN

Alışveriş yapılırken 24 saat kuralını uygulayın. Online alışveriş yapmadan önce 24 saat bekleyin ve sonrasında alacağınız ürün gerçekten ihtiyacınızsa sepetinize ekleyin. Böylece sadece ihtyiaç için alışveriş yapabilirsiniz. Ayrıca bir ürünü sadece ucuz olduğu için satın almamak, gereksiz abonelikleri iptal ettirmek, yemeğini yanında taşımak da kişinin bütçesine katkı sağlayacak küçük adımlar arasınsa yer alıyor.