Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin 'yıldırım hızıyla' vururuz dedi İngiltere ve Almanya'dan anında yanıt geldi...
Ukrayna ile Rusya arasındaki çatışmalar tüm şiddetiyle sürerken savaşın diğer ülkelere sıçrama ihtimali her geçen gün artıyor. Almanya’da hükümet ve ana muhalefet Ukrayna’ya ağır silahlar gönderilmesi konusunda anlaşırken Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'den tehdit gibi açıklamalar geldi. Savaşa dışarıdan müdahale etmeye çalışan ülkelere 'yıldırım hızıyla' yanıt vereceklerini belirten Putin envanterlerinde rakiplerinde bulunmayan silahlar olduğunu belirtti ve 'gerekirse kullanırız' derken İngiltere'den anında yanıt geldi: 'Ukrayna'ya olan desteğimizi ikiye katlamalıyız'

Ukrayna-Rusya savaşı tüm hızıyla sürürken kritik gelişmeler yaşanıyor. Almanya Ukrayna'ya ağır silahlar göndermeye hazırlanıyor. İngiltere Dışişleri Bakanı Liz Truss"Ukrayna'ya olan desteğimizi ikiye katlamalıyız" dedi. Putin, “Dışarıdan biri Ukrayna'ya müdahale etmeye çalışırsa, yanıtımız yıldırım hızında olacaktır" dedi. İşte savaş bölgesindeki son dakika gelişmeleri...

Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mariya Zaharova, “BM İnsan Hakları Yüksek Komiseri Michelle Bachelet'in görevlendirildiği konularda henüz yetkin olmadığı aşikar. Maalesef varsayımları, sahtekarlıkları, sahnelenmiş prodüksiyonları argüman olarak kullanıyor ve açıklamaların temelini bu argümanlarla oluşturuyor” dedi.

Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mariya Zaharova, Ukrayna’da Rusya tarafından işlendiği öne sürülen savaş suçlarının incelenmesi için görevlendirilen BM İnsan Hakları Yüksek Komiseri Michelle Bachelet hakkında önemli açıklamalarda bulundu. Zaharova, Michelle Bachelet’in araştırmaları yaparken tutarlı davranmadığını savunarak, “Batı ülkelerinin politize edilmiş açıklamaları doğrultusunda ülkemize yönelik mesnetsiz ve ön yargılı, suçlayıcı açıklamalar görüyoruz. BM İnsan Hakları Yüksek Komiseri Michelle Bachelet'in görevlendirildiği konularda henüz yetkin olmadığı aşikar. Maalesef varsayımları, sahtekarlıkları, sahnelenmiş prodüksiyonları argüman olarak kullanıyor ve açıklamaların temelini bu argümanlarla oluşturuyor. BM yetkilisinin bu açıklamaları, BM Sekreterliği ve BM’nin tüm çalışanlarının uyması gereken nesnellik ve tarafsızlık standartlarından uzaktır” dedi.

“Heappey’nin açıklamaları, Kiev'de harekete geçme çağrısı olarak algılandı”
Sözcü Zaharova, İngiltere Silahlı Kuvvetler Bakanı James Heappey'nin Batı tarafından Ukrayna'ya verilen silahlarla Ukrayna ordusunun Rusya'ya karşı savaşmasının meşru olduğunu söylemesinin ardından yaptığı açıklamada, "Geçtiğimiz gün İngiltere Silahlı Kuvvetler Bakanı James Heappey’nin Ukrayna'nın Rus topraklarında askeri hedefler vurmasının kabul edilebilirliği konusundaki açıklamaları Kiev'de harekete geçme çağrısı olarak algılandı. Başka bir deyişle Heappey, Kiev'e NATO ülkeleri tarafından sağlanan silahları kullanma çağrısında bulundu” dedi.

Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy’nin kararlarında bağımsız olmadığını belirten Zaharova, “Ukrayna Silahlı Kuvvetleri, Rusya’nın Ukrayna sınırını çevreleyen bölgelerini bombaladı, bu da can ve mal kaybına yol açtı. Bu Zelenskiy rejiminin kararlarında bağımsız olmadığını ve tamamen dış güçlere bağlı olduğunun bir başka kanıtıdır. Ukrayna Silahlı Kuvvetleri'nin Rusya Federasyonu topraklarına karşı bu tür suç faaliyetlerinin yanıtsız kalmayacağını, Rusya Savunma Bakanlığı’nın kışkırtma ve saldırılara en sert şekilde yanıt vereceğini vurgulamak istiyorum. Onlara sabrımızın daha fazla test edilmesini tavsiye etmeyiz” ifadelerini kullandı. Sözcü Zaharova ayrıca, Rusya tarafının Batılı ülkelerden Ukrayna’ya gönderilen paralı asker nakillerinin kaydedildiğini de belirtti.

“Rus mallarına el konulması alenen hırsızlık”
Bazı Batılı ülkelerde Rus büyükelçilik ve konsoloslukların maddi varlıklarına el konulmasının yanı sıra Rus özel mülklerine de el konulmasını eleştiren Sözcü Zaharova, “Şu anda banka hesaplarının bloke edilmesi ve Rus varlıklarına el konulmasının uluslararası hukukun tüm ilke ve normlarını ihlal ettiğini daha önce vurguladık. Batılı ülkelerin bu tür eylemleri, egemen mülkiyete açık bir tecavüz, bir grup devletin diğerinin mallarını alenen çalması olarak yorumlanabilir” şeklinde konuştu.

Rusya’nın Kuzey Kutbu çalışmalarında diğer devletler ile işbirliğine açık olduğunu ifade eden Zaharova, “Anlayışımızı ve bu bölgenin sürdürülebilir kalkınma ihtiyacını paylaşan, hem Kuzey Kutbu hem de bölge dışı tüm ilgili devletler ve kuruluşlarla işbirliğine açığız” ifadelerini kullandı.

“Ukrayna tarafının müzakerelerdeki tavrı iç karartıcı”
Rusya ile Ukrayna arasında sürdürülen müzakereler hakkında Zaharova, “Barışçıl bir çözüme bağlıyız. Bu müzakere sürecinden resmen çekilmediğimizi göstermek için hala sunacakları belgeleri bekliyoruz. Ancak sabah Rus tarafı bir cevap alamamıştı. Ukrayna Devlet Başkanı bu müzakereleri önerdiğinde Rus tarafı bu öneriyi kabul etmişti. Ancak Ukrayna tarafının müzakerelerdeki tavrı iç karartıcı. Bu onların müzakerelere karşı tutumunun gerçek kanıtı. Özellikle müzakere kararlarıyla ilgilenmiyorlar” dedi.

NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg, Finlandiya ve İsveç’in NATO üyeliğine başvurması durumunda memnuniyetle karşılanacaklarını ve sürecin hızlı ilerleyeceğini söyledi.

NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg, Belçika’nın başkenti Brüksel’de Avrupa Parlamentosu’nu (AP) ziyaret ederek AP Başkanlar Konferansı’na katıldı. Toplantıda AP Başkanı Roberta Metsola ve 7 siyasi parti grubunun başkanlarıyla bir araya gelen Stoltenberg, Ukrayna'ya verdiği güçlü destekten dolayı parlamentoya övgüde bulunarak, NATO-AB işbirliğinin bu kritik konuda ortak güvenlik için hayati önem taşıdığını söyledi.

Stoltenberg ve Metsola AP Başkanlar Konferansı’nın ardından ortak basın toplantısı düzenledi. Stoltenberg yaptığı açıklamada NATO ve AB’nin Ukrayna ile dayanışma içinde birlikte hareket ettiğini ifade ederek, AB'nin Rusya'ya yönelik uyguladığı güçlü ekonomik yaptırımları memnuniyetle karşıladığını belirtti. Stoltenberg, NATO müttefiklerinin bugüne kadar Ukrayna'ya en az 8 milyar dolar askeri destek sözü verdiğini ve bunu sağladığını söyledi.

“Finlandiya ve İsveç’e NATO’nun kolları açık”
Finlandiya ve İsveç’in NATO’ya üyelik başvurusu iddialarına ilişkin gazetecilerin sorularını yanıtlayan Stoltenberg, "NATO üyeliğine başvurmak isteyip istemediklerine elbette Finlandiya ve İsveç karar verecek. Ancak başvurmaya karar verirlerse NATO, Finlandiya ve İsveç’i kolları açık bir şekilde karşılar. Finlandiya ve İsveç bizim en yakın ortaklarımız, onlar güçlü ve olgun demokrasiler, AB üyeleri. Finlandiya ve İsveç ile uzun yıllardır çalışıyoruz. Silahlı kuvvetlerinin NATO standartlarını karşıladığını, NATO kuvvetleriyle uyumlu olduğunu biliyoruz, birlikte eğitim alıyoruz, birlikte tatbikat yapıyoruz. Ayrıca Finlandiya ve İsveç’le birçok farklı görev ve operasyonda birlikte çalıştık. Bu nedenle başvururlarsa memnuniyetle karşılanacaklar. Ayrıca başvuru sürecinin hızlı olmasını ve resmi süreç tamamlandıktan sonra NATO'ya katılabilmelerini bekliyorum” dedi.

"Yaptırımlar devam edecek"
Metsola ise Ukrayna’daki duruma ilişkin yaptığı açıklamada, Ukrayna’nın daha fazla askeri desteğe ve daha etkili yardıma da ihtiyaç duyduğunu söyledi. Metsola, “Rusya’ya daha fazla yaptırım çağrısında bulunmaya devam edeceğiz. Mevcut yaptırım paketlerinin daha iyi ve daha etkin bir şekilde uygulanması için çağrıda bulunmayı sürdüreceğiz. Önümüzdeki hafta Strasbourg'da da bunu tartışmaya devam edeceğiz” diye konuştu.

Almanya Federal Meclisi’nde Ukrayna'ya ağır silah göndermek için sunulan önerge, iktidardaki Sosyal Demokratlar (SPD), Yeşiller ve Hür Demokrat Parti (FDP) koalisyon ortaklarının yanı sıra Hristiyan Birlik partilerinin (CDU/CSU) destekleriyle onaylandı.

Almanya Federal Meclisi’nde "Avrupa'da Barış ve Özgürlüğü Savunmak, Ukrayna'ya Kapsamlı Destek" adlı Ukrayna’ya ağır silah sevkiyatı önergesi kabul edildi. Önergeye 586 milletvekilinin evet oyu kullandığı açıklanırken, 100 milletvekilinin hayır, 7 milletvekilinin ise çekimser oy kullandığı belirtildi. Almanya için Alternatif Parti (AfD) ve Sol Parti, daha önce Ukrayna’ya silah teslimatlarına karşı oy kullanacaklarını açıklamıştı. Ayrıca Ukrayna’ya yapılacak silah ihracatının NATO üyeleriyle iş birliği içinde yürütüleceği belirtildi.

“Silahlar yalnızca son çare olarak kullanılmalıdır"
Yeşiller Federal Meclis Grubu'nun Başkanı Britta Haelmann, Ukrayna'ya silah teslimatlarının dengeleyici bir hareket olduğunu belirterek, “Bir yandan savaşa taraf olmamak, diğer yandan Ukrayna'yı saldırgan Putin'e korumasız teslim etmemek anlamını taşıyor” dedi.

Hür Demokrat Parti (FDP) Genel Başkanı Christian Dürr ise yaptığı açıklamada, “Ukrayna'daki Rus savaşına ağır silahların dahil edilmesi doğru bir karar. Rusya, Ukrayna'yı birden fazla askeri donanımla işgal etti. Beş kat daha fazla tank, üç kat daha fazla aktif asker. Ukrayna açık alanda bir savaştadır" ifadelerini kullandı.

Hristiyan Demokrat Parti (CDU) Genel Başkanı Friedrich Merz, Ukrayna’ya silah teslimatlarını memnuniyetle karşıladığını belirterek, ancak Almanya Başbakanı Olaf Scholz'u haftalarca silah teslimatlarıyla ilgili tartışmadan kaçmakla suçladı. Merz açıklamasında, “Başbakan Scholz’un yaptığı ihtiyatlılık değil bu tereddüttür, bu ertelemedir, bu çekingenliktir. Silahlar yalnızca son çare olarak kullanılmalıdır" dedi.

Almanya için Alternatif Parti (AfD) Genel Başkanı Tino Chrupalla, alınan kararın Almanya'nın potansiyel bir nükleer savaşa giriş beyanı gibi göründüğünü ifade ederek, "Biz Rusya ile savaşta değiliz. Hükümet şimdi Moskova ile son diplomatik kanalların kopmamasını ummalı. Ukrayna gibi, Rusya da egemen bir devlettir. Gelecekte iki ülke ile siyasi, ekonomik ve kültürel olarak iyi ilişkiler sürdürmek Almanya'nın çıkarınadır" açıklamasında bulundu.

Japonya'nın, Ukrayna'ya saldırıları nedeniyle uygulanan yaptırımlar doğrultusunda diplomatlar da dahil 8 Rusya vatandaşını sınır dışı etmesinin ardından Rusya'nın da 8 Japon diplomat için aynı kararı alarak misilleme yapması, Tokyo-Moskova arasında gerilimi artırdı. Rusya Dışişleri Bakanlığı'nın Moskova'daki 8 Japon diplomatı sınır dışı etme hamlesini değerlendiren Japonya Baş Kabine Sekreteri Hirokazu Matsuno, kararı diplomatik yollardan protesto ettiklerini söyledi. Moskova'nın kararını "kabul edilemez" olarak nitelendiren Matsuno, ikili ilişkilerin bozulmasından izlediği politikalar nedeniyle tamamen Rusya'nın sorumlu olduğunu ifade etti. Sınır dışı edilmesine karar verilen Japon diplomatların kimliği ile ilgili detay paylaşmayan Matsuno, listeye Japonya'nın Rusya Büyükelçisi Toyohisa Kozuki'nin dahil olmadığını söylemekle yetindi.

Beklenen oldu
Rusya'nın Ukrayna'ya yönelik saldırılarının ardından Kiev'le dayanışma içinde olunduğunu göstermek amacıyla Rus diplomatları sınır dışı etme kararı alan ülkeler arasına Japonya da katılmıştı. Japonya Dışişleri Bakanlığı'ndan 8 Nisan'da yapılan açıklamada, aralarında diplomatların da bulunduğu 8 Rusya vatandaşının sınır dışı edileceği bildirilmişti. Japonya'nın kararının ardından Moskova'nın karşılık olarak Rusya'daki Japon diplomatları sınır dışı edeceğini öngören hükümetin, bu nedenle sınır dışı edilecek isimleri titizlikle ele aldığı kamuoyuna yansımıştı.

Ülkeyi terk etmeleri istenen 8 Rusya vatandaşı 20 Nisan'da Japonya'dan ayrılmıştı. Bu gelişmelerin ardından Rusya Dışişleri Bakanlığı dün yaptığı açıklamada, 8 Japon diplomatın sınır dışı edileceğini duyurmuştu. Moskova'nın adımı "misilleme" olarak yorumlanmıştı.

Nisan ayı başlarında kontrolü ele geçirdiği Herson’da kendi ekonomik ve sosyal yaşam sistemine geçişi başlattı. Daha önce bankacılık işlemlerinin başladığı, sosyal yardımların ve ticari merkezlerin çalışmaya başladığı bölgede bu kez Rus para birimine geçiş için sürecin başlatıldığı belirtildi. Rusya tarafından Herson bölgesine atanan yerel yönetimin başkan yardımcısı Kirill Stremousov, Rus medyasına yaptığı açıklamada bölgede artık Ukrayna para birimi grivna yerine Rus rublesinin aktif bir şekilde kullanılacağını ifade etti. Stremousov, “1 Mayıs'tan itibaren ruble bölgesine geçiyoruz. Şu an ruble ve grivna dolaşımda olacak. Bu geçiş süreci 4 aya kadar tamamlanacak. O zaman tamamen ruble cinsinden ödeme sistemine geçeceğiz" dedi.

Ruslar Herson'da 15 Mart'ta tam kontrol sağladı
Rusya’nın Ukrayna'ya saldırılarında ilk hedeflerinden biri olan Herson, yoğun bombardımana maruz kaldı. Rusya Savunma Bakanlığı tarafından 15 Mart'ta yapılan açıklamada, Rus silahlı kuvvetlerin Herson şehri ve Herson bölgesinde tam kontrol sağladığı bildirilmişti.

Herson, Rusya için Kırım yarımadası ile Ukrayna'nın doğusundaki Rus yanlısı ayrılıkçı bölgeler arasındaki kara bağlantısının bir bölümünü sağladığı için stratejik öneme sahip.

Rusya-Ukrayna savaşı nedeniyle Japonya’nın 8 Rus vatandaşını sınır dışı etmesinin ardından Rusya’dan yeni bir hamle geldi. Rusya Dışişleri Bakanlığı, başkent Moskova'daki 8 Japon diplomatın sınır dışı edileceğini açıkladı. Bakanlıktan yapılan açıklamada, Japonya'nın ikili ilişkilerde izlediği politikanın kabul edilemez olduğu vurgulanırken, Moskova ile yapıcı ilişkileri reddeden Tokyo'nun bunun sonuçlarından sorumlu olduğu belirtildi. Söz konusu 8 kişiden 10 Mayıs'a dek ülkeden ayrılmalarının istendiği belirtilen açıklamada, sınır dışı edilecek Japon diplomatlar hakkında detaylı bilgi ise paylaşılmadı.

Öte yandan Japonya'nın Moskova Büyükelçiliği, Japonya-Rusya ilişkilerinin bu duruma gelmesinin tamamen Rusya'nın politikaları sonucu olduğuna dikkat çekerek, kararı diplomatik yollardan protesto etti.

Japonya Dışişleri Bakanlığı, Ukrayna’ya olan desteğini göstermek amacıyla 8 Nisan'da aralarında diplomatların da bulunduğu 8 Rus vatandaşının sınır dışı edileceğini açıklamıştı. Ülkeyi terk etmeleri istenen 8 Rus vatandaşı, 20 Nisan'da Japonya'dan ayrılmıştı.

Ulusa sesleniş konuşmasında açıklamalarda bulunan Zelenski, Ukrayna'nın bu savaştan kaynaklanan kayıpları tahmini olarak 600 milyar dolara ulaşıyor. 32 milyon metrekareden fazla yaşam alanı, 1500'den fazla eğitim tesisi ve 350'den fazla sağlık tesisi yıkıldı veya hasar gördü. Ekonomik varlıklar büyük kayıplara uğradı. Yüzlerce işletme yok edildi. Yaklaşık 2 bin 500 kilometre yol ve yaklaşık 300 köprü yıkıldı veya hasar gördü. Ve bu sadece istatistik değil. Bu Mariupol, bu Volnovakha, bu Okhtyrka, bu Çernihiv, bu Borodyanka ve düzinelerce şehir, kasaba ve köyümüz dedi.

11,5 MİLYON KİŞİ YERİNDEN EDİLDİ
Zelenski, savaş nedeniyle milyonlarca Ukraynalının yerinden edildiğini, milyonlarcasının da yurtdışına gittiğini belirterek, 11,5 milyondan fazla Ukraynalı savaş nedeniyle yerinden edildi ve bunların yaklaşık 5 milyonu yurt dışına gitti. Bunların yüzde 95'i zaten evine dönmek istiyor. Bu nedenle, rahat bir Avrupa Ukrayna'sını yeniden inşa etmek için acil bir plan hazırlamaya ihtiyaç var diye konuştu.

PUTİN AÇIK AÇIK TEHDİT ETTİ
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Ukrayna savaşına dışarıdan müdahale etmeye çalışan ülkelere yıldırım hızıyla yanıt vereceklerini söyledi, "Elimizde kimsenin aşık atamayacağı araçlar var. Ve bunu hava atmak için söylemiyoruz, gerekirse bunları kullanırız" dedi. Putin nasıl bir müdahalenin yapılacağına şimdiden karar verdiklerini söyledi fakat bunun ne olduğunu açıklamadı.

Putin'in bu ifadeyle balistik ve nükleer silahları kastettiği düşünülüyor. Rusya, işgalin başlamasının ardından stratejik nükleer silahlarını yüksek alarm konumuna getirdiğini duyurmuştu.

Analistler Putin'in bu tehditleri, Batı ülkelerinin Ukrayna'ya daha fazla yardım etmemesi için yaptığını düşünüyor. Ukrayna'nın müttefikleri son dönemde silah yardımlarını artırmış, ABD de Ukrayna'da Rusya'yı yenmeyi hedeflediklerini açıklamıştı.

Batılı yetkililer Rusya'nın Ukrayna'nın Donbas bölgesindeki ilerleyişinin bu yardımlar nedeniyle yavaşladığı görüşünde. Bu hafta Almanya Ukrayna'ya 50 adet hava savunma tankı vereceğini, İngiltere de deniz füzeleri göndereceğini açıklamıştı. İngiltere ayrıca Batı ülkelerini Ukrayna'ya savaş uçağı vermeye davet etmişti.

LAVROV'DAN 3. DÜNYA SAVAŞI UYARISI
Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov ise Batı ülkelerinin ateşe körükle gittiğini, bunun Üçüncü Dünya Savaşı'na yol açabileceğini söylemişti.

Nükleer çatışmanın hafife alınmaması gerektiğinin altını çizen Lavrov, 3. Dünya Savaşı'nın 'gerçek bir tehlike' olduğu konusunda uyarmış ve 'Tehlike ciddi, gerçek, hafife alamazsınız' demişti.

İngiltere Dışişleri Bakanı Liz Truss, Rus işgaliyle karşı karşıya olan Ukrayna'nın egemenliğini savunması konusunda küresel birlik oluşturmanın önemini vurgulayarak, "Ukrayna'ya olan desteğimizi ikiye katlamalıyız" dedi.

İngiltere Dışişleri Bakanı Liz Truss, Başkent Londra'dan dış politika üzerine yaptığı basın toplantısında, küresel güvenlik, refah ve barış konularına dikkat çekti. Ukrayna'daki Rus saldırganlığına karşı daha fazla savunma ekipmanın daha hızlı sağlanması gerektiğini ifade eden Truss yaptığı açıklamada, "Korkunç barbarlık ve savaş suçları karşısında dünya, kendi kaderini tayin etmek isteyen Ukrayna'nın mücadelesinde birleşti. Baskı veya işgal yoluyla kazanabileceklerini düşünenler, küresel güvenlikten yana tavır alırken Ukrayna'nın kaderi tehlikede. Putin başarılı olursa, Avrupa'da daha korkunç sonuçlar olacak. Bu yüzden hazırlıklı olmalı, Ukrayna'ya olan desteğimizi ikiye katlamalı ve birleşik olmalıyız" dedi.

Truss, "barış, güvenlik ve refahın" sağlanabilmesi için yeni bir dış politika vizyonun benimsenmesi gerektiğine dikkat çekerek, "Özgürlük ve demokrasinin bir ekonomik ve güvenlik ortaklıkları ağı aracılığıyla güçlendirildiği, saldırganların kontrol altına alındığı bir dünya vizyonu ile yeni bir barış, güvenlik ve refah dönemi oluşturmalıyız" şeklinde konuştu.

"Putin'in savaş finansmanını kesiyoruz"
Truss yaptığı basın toplantısında, "Yaptırımlarımız Rusya'yı dış borçlarla karşı karşıya bıraktı ve daha ileri gitmemiz gerekiyor. Putin'in bu korkunç savaşı finanse edebileceği hiçbir yer olmamalı. Bu nedenle bu, petrol ve gaz ithalatını kesin olarak kesmek anlamına geliyor." ifadelerinde bulundu.

Truss, küresel ekonominin "kurallara göre oynanması" gerektiğini belirterek, "Putin'in savaş çabalarının finansmanını kesiyoruz. Ukrayna ekonomisini ise mali destek ve yatırımlarla destekliyoruz." şeklinde konuştu.

"Ukrayna'ya NATO silahları sağlanması için Polonya ile çalışıyoruz"
Ukrayna'da güvenliğin sağlanması için Ukrayna'ya ihtiyaç duyduğu kaynakların sağlanması gerektiğini söyleyen Truss, "Bu nedenle, Ukrayna'nın NATO standartında silahlarla donatılmasını sağlamak için Polonya ile ortak bir komisyon üzerinde çalışıyoruz." dedi.

Truss, "Yaklaşımımız, askeri güç, ekonomik güvenlik ve daha derin küresel ittifaklar olmak üzere 3 alana dayanmaktadır. İlk olarak, toplu savunmamızı güçlendirmemiz gerekiyor. Doğu kanadı güçlendirilmeli ve Polonya gibi devletleri desteklemeliyiz. Bu nedenle varlığımızı artırıyor ve savunma işbirliğimizi derinleştiriyoruz." dedi.

"Eylemsizlik en büyük provokasyondur"
Truss yaptığı açıklamada Ukrayna'daki savaştan alınacak dersler olduğunu söyleyerek, işgali caydırmak için daha fazlasının yapılması gerektiğini ifade etti. Truss, "Aynı hatayı bir daha asla yapmayacağız. Çatışmayı kışkırtma korkusuyla ağır silahlar vermememiz gerektiğini savunanların aksine eylemsizliğin en büyük provokasyon olacağını düşünüyorum" şeklinde konuştu.

"Ukrayna'nın ötesinde ortaya çıkan tehditlere karşı duracağız"
Rusya'nın Ukrayna'dan tamamen çıkarılması için daha da hızlı ilerlemeye devam edileceğini söyleyen Truss, "Bu sert duruşumuzu Ukrayna'nın ötesinde ortaya çıkan tehditlere karşı da sürdüreceğiz" dedi.

Ukrayna'nın yanı sıra Moldova ve Gürcistan gibi ülkelerin de egemenliklerini korumak için birtakım yeteneklere sahip olmasının gerektiğini söyleyen Truss yaptığı açıklamada ayrıca, Avrupa Atlantik güvenliği ve Hint Pasifik güvenliği'nin de önemine dikkat çekti. Truss, "Pasifik'in korunmasını sağlamak için Japonya ve Avustralya gibi müttefiklerimizle birlikte çalışarak Hint Pasifik'teki tehditleri önlememiz gerekiyor." şeklinde konuştu.

"Çin, kurallarına göre oynamalı"
Truss, Rusya'nın saldırganlığını ve Ukrayna'daki savaş suçlarını kınamadığı için Çin'e yönelik açıklamada bulunarak, "Çin, kurallarına göre oynamazsa yükselmeye devam edemeyecek." dedi. Truss, "Rusya ile uluslararası kurallar ihlal edildiğinde ne tür sonuçlar olduğunu gösterdik ve kısa vadeli ekonomik kazanç yerine güvenliğe, egemenliğe ve saygıya öncelik vermeye hazır olduğumuzu gösterdik." dedi.

Truss, saldırganlık karşısında küresel birlik oluşturmanın gerekliliğini vurgulayarak, "Artan saldırganlık karşısında harekete geçme gücümüz var ve şimdi harekete geçmeliyiz. Gücümüzü daha iyi, daha güvenli bir dünya ve daha güçlü bir küresel ekonomi oluşturmak için kullanmalıyız. Bu yeni dönemi barış, güvenlik ve refah için kazanacağız." ifadelerinde bulundu.

'YANITIMIZ YILDIRIM HIZIYLA OLACAK'
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Ukrayna’daki sürece dışarıdan bir müdahale olması durumunda bunu Rusya’ya yönelik bir tehdit sayıp karşılık vereceklerini ifade ederek, “Dışarıdan biri Ukrayna'ya müdahale etmeye çalışırsa, yanıtımız yıldırım hızında olacaktır" dedi.

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, St. Petersburg kentindeki Tauride Sarayı’nda Rusya Federal Meclisi üyelerine hitap etti. Putin, 2020 yılında yapılan yeni Anayasa referandumu ile parlamentonun güçlendirildiğini savunarak, “2020 yılında kabul edilen Anayasa değişikliklerinin sadece parlamentonun konumunu ve etkisini güçlendirmekle kalmayıp doğrudan parlamenterlerimizi de güçlendirdiğimiz aşikardır. Ayrıca vurgulamak isterim, Rusya'nın bağımsızlığını ve egemenliğini daha fazla pekiştirmek için herhangi bir dış gücün yönlendirmesi ve müdahalesi olmadan ulusal yargının geliştirilmesi için koşullar oluşturuldu. Ülkemizde gücün kaynağı sadece Rusya halkıdır. Temsilcilerimiz, parlamentodaki siyasi partilerimiz birbirleriyle olan tüm rekabete rağmen anavatanımızın savunması ve güvenlik sorunlarının çözümü konusunda ve temel ulusal çıkarlar söz konusu olduğunda her zaman birleşik bir tutum sergiliyorlar” dedi.

“Ukrayna’ya operasyonlar Donbass, Kırım ve tüm Rusya'nın güvenliğini sağlayacak”
Ukrayna’daki askeri operasyonların kendileri için önemine dikkat çeken Putin, "24 Şubat'ta başlatılan Donbass ve Ukrayna'da yürüttüğümüz özel askeri operasyonun tüm görevleri kesinlikle yerine getirilecektir. Bu Donbass, Kırım ve tüm Rusya'nın batış ve güvenliğini sağlayacaktır. Asker ve subaylarımızın anavatanımızı çoktan beri sarmış olan tehlikeyi önlediğini açıkça görmeliyiz. Cesaretleri, kararlılıkları, kahramanlıkları ile topraklarımızda ortaya çıkacak büyük çaplı bir çatışmayı engellediler. Tarihsel olarak Rusya'yı kontrol altına alma politikası izleyen ve bu politikayı sürdüren güçlerin, kendilerine göre böylesine bağımsız, büyük, hatta devasa bir ülkeye ihtiyacı yoktur. Sadece varlığımızın gerçeğiyle kendileri için bir tehlike oluşturduğuna inanıyorlar” dedi.

"Bugünün ekonomik boğma planları da başarısız oldu"
Ukrayna operasyonlarına başlamalarının ardından kendilerine uygulanan ekonomik ambargoların başarısız olduğunu savunan Putin, “Hedeflerine hiçbir zaman ulaşamadıkları için Rusya'ya karşı ekonomik bir savaş için büyük hazırlıklar yapıyorlar. Bugünün ekonomik boğma planları da başarısız oldu. Çözümlerimiz, ihtiyaç sahibi vatandaşlarımıza, çocuklu ailelere ve yaşlılara doğrudan yardım sağlamayı amaçlıyor. Ekonominin kilit sektörleri, stratejik işletmeler, küçük ve orta ölçekli işletmeler de destek sağlanıyor ve sağlanmaya devam edilecek” dedi.

“Dışarıdan biri Ukrayna'ya müdahale etmeye çalışırsa, yanıtımız yıldırım hızında olacaktır"
Ukrayna’ya başlattıkları askeri operasyonlara dış müdahaleleri kabul etmeyeceklerini savunan Putin, “Dış güçler tarafından hemen hemen her yıl komşu ülke ile karşı karşıya getirildik. Daha sonra Rusya ve Ukrayna’yı doğrudan bir çatışmanın içine soktular. Kırım ve Donbass'a askeri saldırı da dahil olmak üzere bu tür planlar, ne yazık ki bugünün sonuçlarını getirdi” dedi.

Ukrayna’da olanlara müdahaleyi doğrudan kendilerine yönelik bir müdahale olarak algılayacaklarını dile getirerek, “Dışarıdan biri Ukrayna'ya müdahale etmeye çalışırsa, yanıtımız yıldırım hızında olacaktır” ifadelerini kullandı.

ALMANYA'DAN UKRAYNA'YA AĞIR SİLAH
Almanya'da koalisyon hükümetini oluşturan üç parti ile ana muhalefet partisi, yarın Federal Meclis'te oylamaya sunulacak olan Ukrayna'ya verilen silah desteğinin ağır silahları içerecek şekilde genişletilmesi ve hızlandırılması hakkındaki yasa tasarısına destek verme konusunda anlaştı.

Almanya’da hükümet ve ana muhalefet, Rusya’nın saldırıları karşısında kendisini savunmasına destek olmak amacıyla Ukrayna’ya ağır silahların gönderilmesini içeren yasa tasarısı üzerinde anlaştı. Koalisyon hükümetini oluşturan partiler, Sosyal Demokrat Parti (SPD), Yeşiller ve Hür Demokrat Parti (FDP) meclis grupları ile ana muhalefet partilerini oluşturan Hristiyan Birlik Partileri CDU/CSU, yarın Federal Meclis'te oylamaya sunulacak olan Ukrayna'ya silah desteğinin ağır silahları içerecek şekilde genişletilmesi ve hızlandırılması teklifine destek verme konusunda mutabakata vardı.

CDU/CSU, Ukrayna savaşı boyunca verilen mücadelede hükümetin ve muhalefetin birbirleriyle uyum içerisinde çalıştıklarını belirterek, yarın Federal Meclis’te yapılacak oylamayla hükümetin teklifini destekleyerek tasarının geçmesine sağlayacaklarını açıkladılar. Tasarının, Almanya'nın NATO savunmasına sunduğu katkıları "tehlikeye sokmadan" atılması talep ediliyor.

26 Nisan Salı günü Ukrayna Premier Lig üyeleri, video konferans yöntemiyle bir genel kurul toplantısı gerçekleştirdi. Toplantıda Ukrayna Premier Lig ve Ukrayna Gençler Şampiyonası'nın 2021/2022 yılındaki durum değerlendirmesi yapıldı. Ukrayna Premier Ligi'nde yer alan takımlar, 2021/2022 sezonunun sona erdirilme teklifini destekledi. Buna göre, son olarak 10-12 Aralık 2021 tarihinde oynanan 18'inci hafta karşılaşmalarının ardından kış arasına giren ligde, şampiyon belirlenmemesine karar verildi. Ukrayna Premier Lig'de 18 hafta sonunda Shakhtar Donetsk 47 puanla lider, Dinamo Kiev ise 45 puanla 2'nci sırada yer alıyordu. Ukrayna Premier Lig üyelerinin aldığı ve takımların da desteklediği bu karar, Ukrayna Futbol Federasyonu Yönetim Kurulu'nun onayına sunuldu.

AVRUPA KUPALARINA KATILIM
Öte yandan Rusya'nın Ukrayna'yı işgalinin önümüzdeki sezon da devam etmesi durumunda Ukrayna takımlarının Avrupa kupalarına katılabilme durumunun nasıl olacağı belirsizliğini sürdürüyor. Lig yönetiminin haziran ayı başına kadar UEFA'ya Avrupa kupalarına katılma hakkı elde eden takımları bildirmesi gerekiyor. Ukrayna Ligi şampiyonu, Ağustos ayındaki Şampiyonlar Ligi Playoff eleme turlarına girecek ve grup aşamasına geçmek için bir tur geçmesi gerekiyor. Bununla birlikte konuşulan olası bir senaryo ise lig lideri Shakhtar'ın şu anda Zenit St. Petersburg olması beklenen Rusya Ligi şampiyonu için korunan doğrudan giriş hakkını alması. UEFA, savaş nedeniyle tüm Rus takımlarını müsabakalardan men etti ve bu yaptırımın gelecek sezon da sürüp sürmeyeceği belirsizliğini koruyor. Ukrayna, UEFA ülkeler sıralamasında 12'nci sırada yer aldığı için Rusya takımlarının organizasyona alınmaması durumunda doğrudan giriş hakkına sahip.

Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy, Twitter hesabından yaptığı paylaşımda, Endonezyalı mevkidaşı Joko Widodo ile telefon görüşmesi gerçekleştirdiğini ifade etti. Zelenskiy, paylaşımında, "Özellikle Birleşmiş Milletler'deki açık tutumu ve (Ukrayna'nın) egemenlik ve toprak bütünlüğüne verdiği destekler için teşekkür ederim. Gıda güvenliği konusunu görüştük. Beni G-20 Zirvesi'ne davet ettiğiniz için minnettarım" dedi.



