Kredi ve kredi kartı faizleriyle ilgili yargıdan emsal karar! Başvuran parasını geri alabiliyor
Türkiye'de tüketiciler, bankaların krediye erişimdeki zorlukları fırsat bilerek uyguladığı aşırı faiz oranlarına karşı hukuki bir savaş başlattı. Tüketici Mahkemeleri ve Yargıtay, bankaların bu uygulamalarını 'haksız şart' olarak nitelendirirken, tüketicilerin haklarını koruma adına önemli kararlar alındı. Tüketici Konfederasyonu (TÜKONFED) Bankacılık Komisyonu Başkanı Hüseyin Ölmez, konuyla ilgili dikkat çeken detayları aktardı.

Türkiye'de tüketiciler, Anayasamız ve çeşitli yasalarla korunmalarına rağmen, bankaların krediye ulaşım zorluklarını bahane ederek uyguladığı yüksek faiz oranlarına karşı önemli bir hukuki mücadele yürütüyor.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) tarafından belirlenen yüzde 4,42'lik kredi kartı aylık nakit çekme faiziyle kıyaslandığında, bazı bankaların tüketici kredilerine uyguladığı yüzde 129'a varan faiz oranları, tüketici hakları açısından ciddi bir sorun teşkil ediyor. Bu durum, Tüketici Mahkemeleri ve Yargıtay tarafından dikkatle incelenirken, tüketicilerin korunması ve bankaların haksız faiz uygulamalarının önüne geçilmesi için önemli adımlar atılıyor."

Tüketici Konfederasyonu (TÜKONFED) Bankacılık Komisyonu Başkanı Hüseyin Ölmez, konuyla ilgili açıklamalarda bulunarak şu ifadeleri kullandı:

Anayasamız, Tüketiciyi Koruma Kanunu; Bankalar Yasası, Türk Ticaret Yasası ve Borçlar Kanunu ile koruma altına alınan tüketicilere, bankalarımız, hukuki bir boşluktan yararlanarak, krediye ulaşmanın zorluğunu da kullanıp, “fahiş” faiz uyguladılar, uygulamaktalar.

Örneğin; bugün TCMB tarafından saptanıp ilan edilen kredi kartı aylık nakit çekme faizi yüzde 4,42 (Yıllık: yüzde 53,04) iken bazı bankaların tüketici kredilerine uyguladıkları yıllık faiz oranı; yüzde 129'a ulaşmaktadır.

Fiilen muhatap olduğum bu uygulamada; Tüketici Mahkemesi; tüketici kredisi sözleşmelerinin, bankalarca önceden hazırlanmış ve tüketici tarafından tartışılmasına olanak olmadığı gerekçesiyle “haksız şart” kapsamında değerlendirmiştir.

Bu nedenle, tüketici kredisi faizi olarak; Türk Borçlar Kanunu’nun 88. Maddesi 2. Paragrafında yer alan, kanuni faiz oranının yüzde 50 fazlasının uygulanabileceğine, diğer bir ifadeyle, tüketici kredisi faizlerinin; yüzde 9+9/2 = yüzde 13,5 olacağına kesin olarak hükmetmiştir.

Aynı konuda; T.C. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi’nin ve T.C. Yargıtay 13. Hukuk Dairesinin kararı olduğu gibi; Borçlar Kanunu’nun 88. Maddesinin gerekçesinde de; “..., bu emredici hükümle, uygulamada örnekleri sıkça görülen olağanüstü faiz oranları karşısında, borçluların korunması amaçlanmıştır.” denilmektedir.

Bu durumda 2006 yılından bu yana; kanuni faiz oranlarının sabit olarak yüzde 9 olduğu düşünülürse; o tarihten bu yana, tüketici kredilerinde, bankaların yüksek faiz uyguladıkları tartışmasızdır.

Tüketici isterse, son 5 yıllık fazla faiz ödemelerini, ilgili bankalardan talep edebilecektir.

Tüketici kredilerinde, bankalarca uygulanacak faiz oranlarında hukuki bir saptama olmaması nedeniyle, bazı bankalar, fahiş faiz uygulamasıyla tüketicilerin gereksinimden kaynaklanan zayıflıklarını kullanmışlardır.

Ayrıca, günümüz koşullarında; bazı bankalarca uygulanan yüzde 129 faiz fahiş faiz olduğu kadar, bankaların kaynak maliyeti dikkate alındığında kanuni faize uygulanacak yıllık yüzde 13,5 faiz de banklar için bir haksızlıktır.

Bu nedenle; T.C.M.B. tarafından tüketici kredisi faizleri için, kredi kartı faizlerinde olduğu gibi, bir üst oran saptanmasını önermekteyim. Bu konuda en hızlı ve basit çözüm, kanuni faiz oranlarının rasyonelleştirilmesi olacaktır.

Çünkü, bu anlaşmazlıklar zaten dosya içinde boğulan Tüketici Hakem Heyetlerine ve Tüketici Mahkemelerine taşınacak olup, ayrı bir kamu zararına da yol açacaktır.

Ayrıca kamu otoritesi; bankalara kesinleşen mahkeme kararının uygulanmasının Anayasal zorunluluk olduğunu ve mahkeme kararlarını etkisizleştirmeye yönelik uygulamalarının suç olduğunu anımsatmalıdır.



