Avrupa'yı mülteci krizi vurdu! Polonya'dan Rusya'ya ağır suçlama: Moskova'da tezgahlandı...
Avrupa'nın göbeğinde uluslararası krizin çıktığı Pazartesi gece yarısından bu yana arka arkaya açıklamalar geldi, yeni yaptırımların sinyali verildi. Merkel'in bile suçlandığı kaosta, birçok ülkeden havalanan uçaklar takibe alındı.


Putin ve en sevdiği müttefiki telefonda görüştü, açıklamalara mafya ve 'gangstervari' gibi ifadeler damga vurdu. Sıcak çatışma riski büyürken, dalga dalga yayılan kaosun komşu ülkeye sıçramasından korkuluyor.

Sayıları 2 bini aşan göçmenin Belarus'ta hiçbir engelle karşılaşmadan ilerleyip Pazartesi günü Polonya sınırına, yani Avrupa Birliği (AB) sınırına dayanması krizin fitilini ateşledi.

Bazı göçmenler sınıra kadar Belarus ordu birlikleri tarafından getirildi. Yüzlerce göçmen ağaç kütükleri ve kürekleri kullanarak sınırı aşıp AB topraklarına girmeyi denedi.

Sınıra binlerce asker gönderen Polonya ordusu ise alarma geçti. Dikenli telleri aşmaya çalışan göçmenler biber gazıyla geri püskürtüldü, bu sırada 'Almanya, Almanya' sloganları duyuldu.

Polonya askerleri gece saatlerinde göçmenleri sınırdan uzak tutmak ve uyumalarını engellemek için güçlü ışıklar kullandı. Polonya Savunma Bakanlığı, Salı gününü Çarşamba'ya bağlayan gece sınırda çok sayıda ihlal girişimi olduğunu açıkladı. Sınırda bekleyenlerin çoğu Irak, İran ve Afganistan'dan gelenlerdi.

Sınırda 'silahlı çatışma' riski bulunduğunu ve Belarus askerlerinin havaya ateş açtığını belirten Polonya istihbaratı, doğu komşusunda 12 bin kadar göçmenin olabileceğini duyurdu.

Sınıra yakın konumda olan BBC muhabiri Nick Beake, Polonyalı yetkililerin bölgede olağanüstü önlemler aldığını, tırmanan krizde neler olduğunu bağımsız olarak doğrulamanın oldukça zor olduğunu söylüyor.

Polonya lideri Andrjez Duda, Polonya sınırına ve AB'ye benzeri olmayan bir biçimde saldırı olduğunu söyleyip ekledi. "Şu anda Belarus tarafına dönüş yapılamayan bir göçmen kampı mevcut. Bunlar geri püskürtmemizin gerektiği agresif eylemler."

Polonya Başbakanı Mateusz Morawiecki ise krizde doğrudan Rusya'yı suçladı, Belarus lideri Aleksandr Lukaşenko'nun Rus mevkidaşı Vladimir Putin'in talimatlarını yerine getirdiğini ve krizin Moskova'da yönetildiğini söyledi.

Doğu Avrupa ülkesinin içişleri bakanı Mariusz Kaminski ise parlamentodaki olağanüstü oturumda ''Rusya, bir göç krizini tetikleyerek AB'yi kalıcı olarak istikrarsızlaştırmak istiyor" ifadesini kullandı.

Rusya'nın Avrupa'daki en sevdiği müttefiki Lukaşenko ise, yaptığı ilk açıklamada uçakla Belarus'a inen göçmenleri mafyanın sınıra getirdiğini savundu ve Almanya Başbakanı Angela Merkel'i suçladı.

Lukaşenko, gün içerisinde de Rusya lideri Vladimir Putin'le bir telefon görüşmesi gerçekleştirdi. Kremlin görüşmede sınırdaki krizin ele alındığını açıkladı, Rus medyası ise AB'yi suçlayan haberlere yer verdi.

Tartışmalı seçimlerin ardından Putin'in desteğiyle iktidarda kalabilen Lukaşenko'ya karşı AB harekete geçiyor. Uluslararası haber ajansları, Brüksel'in Belarus'a karşı yeni yaptırımlar için anlaşmaya yakın olduğunu bildiriyor.

Avrupa Birliği'nin (AB) yürütme organı olan Avrupa Komisyonu, Lukaşenko'yu göçmenleri kolay giriş vaadiyle AB sınırına toplamakla ve 'gangstervari' bir yaklaşım benimsemekle suçladı.

AB Konseyi Başkanı Charles Michel, bugün Varşova'ya uçacak ve Polonyalı yetkililerle göçmen krizini masaya yatıracak. Avrupa Komisyonu ayrıca, birlik üyesi olmayan bazı ülkelerin Minsk'e olan uçuşlarını durdurmaları için de çağrıda bulundu.

Göçmenlerin Minsk'e getirildikleri uçuşları saptamaya çalışan AB, Fas, Suriye, İran, Katar, Güney Afrika, Somali, Hindistan, Sri Lanka, Venezuela, Rusya, Azerbaycan, Tunus, Cezayir, Libya ve Yemen'den gelen uçuşları takibe aldı.

Polonya'nın komşusu Litvanya da, sınır bölgelerinde olağanüstü hal ilan etti. Litvanya Parlamentosu, sınır muhafızlarına, ülkeye girişlerini önlemek için gerekirse göçmenlere fiziksel şiddet uygulama yetkisi de veren düzenlemeyi onayladı.

Polonya göçmen yoğunluğunun en fazla olduğu yer. Özellikle de ülkenin ana sınır geçişi olan Kuznica ve çevresi. Göçmenler, Belaruslu yetkililerin telefonlarına el koyup, onları sınırdaki çitlere doğru nasıl yönlendirdiğini anlattı.

Sıcaklığın gece yarısından sonra sıfırın altına düştüğü bölgede geçtiğimiz haftalarda birçok kişi hayatını kaybetti. Görüntülü aramayla gerçekleştirilen bağlantıda BBC'ye konuşan 33 yaşındaki Iraklı Shwan Kurd, "Kimse bizim bir yere gitmemize izin vermiyor. Ne Belarus ne de Polonya" dedi.

Kasım ayı başlarında Bağdat'tan Minsk'e gittiğini anlatan Kurd, Polonya'nın dikenli tellerinden birkaç metre ötede geçici bir kampta olduğunu belirtti: "Kaçacak hiçbir yer yok. Polonya bizi ülkeye sokmuyor. Her gece helikopterler uçuyor. Uyumamıza da izin vermiyorlar. Çok açız. Su yok, yemek yok. Burada küçük çocuklar var; yaşlı adamlar, kadınlar ve aileler var."

Birleşmiş Milletler (BM) Mülteciler Yüksek Komiserliği Sözcüsü Shabia Mantoo, son görüntülerin çok endişe verici olduğunu söyleyerek, "Sığınmacıları, göçmenleri, mültecileri siyasi amaçlara ulaşma amacıyla kullanmak kabul edilemez ve durdurulmalıdır" ifadesini kullandı.

Polonya ve AB üyeleri, Belarus'un insan hakları ihlalleriyle ilgili kendisine getirilen yaptırımların intikamını almak için Orta Doğu, Afganistan ve Afrika'dan yasa dışı göçmenleri getirip AB sınırlarına bırakmakla suçluyor.

