Bakan Bayraktar: 100 sene sonra Kerkük'teki petrol sahalarına ortak oluyoruz

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Türkiye'nin yaklaşık 100 yıl sonra Kerkük'teki petrol sahalarına ortak olduğunu belirterek, bölgede yaklaşık 3 milyar varillik rezerv bulunduğunu ve bunun bugünkü değerinin 250 milyar dolara ulaştığını açıkladı.
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, TRT Haber'de açıklamalarda bulundu.
Bakan Bayraktar, NATO Zirvesi'nin ardından gerçekleştirdiği Irak ziyareti ve sonrasında Irak Başbakanı'nın Ankara temasları kapsamında imzalanan Kerkük petrollerine ilişkin anlaşmanın ayrıntılarını paylaştı. Türkiye ile Irak arasında geçen hafta hukuki zemine kavuşan anlaşmaların, iki ülke ilişkilerinde yeni bir dönemin kapısını araladığını belirten Bayraktar, Temmuz ayının Irak'la ilişkiler açısından son derece yoğun geçtiğini söyledi.
KÜRESEL KRİZ ORTAMINDA STRATEJİK ADIM
Dünyanın büyük bir kriz ve sürekli çatışma döneminden geçtiğini ifade eden Bayraktar, Hürmüz Boğazı'ndaki gelişmelerin yanı sıra Rusya-Ukrayna savaşının sürdüğünü, yeni dönemde enerji altyapılarının doğrudan hedef haline geldiğini dile getirdi.
Karadeniz, Akdeniz, Mısır'daki LNG tesisleri, Hazar bölgesi ve Hürmüz Boğazı'nda yaşanan gelişmelere dikkat çeken Bayraktar, böyle kritik bir süreçte İran ve özellikle Irak ile geliştirilen ilişkilerin büyük önem taşıdığını vurguladı.
KERKÜK PROJESİ İKİ BUÇUK YILLIK ÇALIŞMANIN ÜRÜNÜ
Kerkük anlaşmasının yaklaşık 2,5 yıldır üzerinde çalışılan bir proje olduğunu belirten Bayraktar, çalışmaların hassasiyeti nedeniyle bugüne kadar kamuoyuyla paylaşılmadığını söyledi.
İmzaların atılmasıyla birlikte projenin resmiyet kazandığını ifade eden Bayraktar, Kerkük anlaşmasının uzun süredir yürütülen kapsamlı çalışmaların sonucu olduğunu kaydetti.

HEDEF ENERJİDE DIŞA BAĞIMLILIĞI AZALTMAK
Türkiye'nin temel hedefinin enerjide dışa bağımlılığı azaltmak olduğunu vurgulayan Bayraktar, bu doğrultuda yenilenebilir enerji kaynakları başta olmak üzere doğal gaz, petrol ve maden kaynaklarının devreye alınması için çalışmalar yürütüldüğünü söyledi.
Bunun yanında Türkiye'nin enerji alanında elde ettiği bilgi birikimi ve teknik kabiliyetin yurt dışındaki arama ve üretim projelerine taşındığını belirten Bayraktar, yılbaşında yaptığı değerlendirmelerde Türkiye Petrolleri'nin günlük 1 milyon varil üretim yapan bir şirkete dönüştürülmesi hedefini paylaştığını hatırlattı.
Bu üretimin bir bölümünün Türkiye'de, bir bölümünün ise yurt dışındaki projelerden sağlanmasının planlandığını ifade eden Bayraktar, Irak ve Kerkük anlaşmasının da bu stratejinin önemli bir parçasını oluşturduğunu dile getirdi.
IRAK İLE STRATEJİK ENERJİ ORTAKLIĞI GÜÇLENİYOR
Kerkük anlaşmasının yanı sıra petrol boru hattı projeleri ve gündemde bulunan diğer enerji başlıklarının Türkiye ile Irak'ı stratejik açıdan birbirine daha güçlü bağlayacağını belirten Bayraktar, hayata geçirilecek projelerin yalnızca iki ülkeye değil, bölgeye ve küresel enerji piyasalarına da önemli katkılar sağlayacağını söyledi.
Bayraktar, Irak ile imzalanan enerji anlaşmaları kapsamında gündeme gelen günlük 750 bin varillik petrol kapasitesine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Konunun farklı projelerle bağlantılı olduğunu belirten Bayraktar, öncelikle Kerkük anlaşmasının önemine dikkat çekti.
Kerkük'te yaklaşık 100 yıldır İngiliz bir petrol şirketinin üretim yaptığını hatırlatan Bayraktar, Türkiye'nin yaklaşık bir asır sonra bu petrol sahalarında ortak konumuna geldiğini söyledi. Bölgede Amerikalı bir ortağın da bulunduğunu ifade eden Bayraktar, İngiltere, ABD ve Türkiye'nin ortak olduğu sahalarda yaklaşık 3 milyar varillik petrol rezervi bulunduğunu belirtti.
Bu rezervin bugünkü değerinin yaklaşık 250 milyar dolar büyüklüğünde olduğunu kaydeden Bayraktar, sahaların günlük üretim kapasitesinin 1,2 milyon varile ulaşabilecek potansiyele sahip olduğunu, Türkiye Petrolleri'nin dünyanın önde gelen şirketleriyle birlikte bu faaliyetleri yürüteceğini dile getirdi.
SİLOPİ'DEN BASRA'YA YENİ PETROL BORU HATTI HEDEFİ
Irak ile yalnızca Kerkük projesinin değil, çok sayıda enerji projesinin gündemde olduğunu belirten Bayraktar, Silopi ve Habur'dan başlayarak Basra'ya kadar uzanacak yeni bir petrol boru hattı inşa edilmesinin planlandığını açıkladı.
750 bin varillik anlaşmanın, Irak petrolünün Silopi üzerinden Ceyhan'a taşınmasını kapsadığını ifade eden Bayraktar, buradan taşınacak petrolün bir bölümünün Türkiye'deki rafinerilere, kalan kısmının ise dünya piyasalarına sevk edileceğini söyledi.
Mevcut Irak-Türkiye Petrol Boru Hattı'nın günlük 1,5 milyon varil kapasiteye sahip olduğunu belirten Bayraktar, 1970'li yıllarda inşa edilen ve Silopi ile Ceyhan arasında uzanan iki boru hattının bugüne kadar kesintisiz şekilde işletildiğini kaydetti. Hatların ilk tasarımında Kerkük petrollerinin Türkiye'ye ulaştırılmasının hedeflendiğini de sözlerine ekledi.
HÜRMÜZ KRİZİ ALTERNATİF GÜZERGAHLARIN ÖNEMİNİ ARTIRDI
Hürmüz Boğazı'nda yaşanan gelişmelerin enerji arz güvenliği açısından yeni bir dönemi işaret ettiğini vurgulayan Bayraktar, dünya petrolünün tek bir güzergâha bağımlı olmasının ciddi risk oluşturduğunu söyledi.
Mevcut hatlarla günlük 750 bin varilin rahatlıkla taşınabileceğini belirten Bayraktar, mevcut kapasitenin 1,5 milyon varil olduğunu, bunun 2 ila 2,5 milyon varile çıkarılabileceğini ifade etti.
Borunun Basra'ya kadar uzatılması halinde yalnızca Irak'ın değil, Kuveyt ve diğer Körfez ülkelerinin de petrolünü Hürmüz Boğazı'na bağımlı kalmadan dünya piyasalarına ulaştırabileceğini belirten Bayraktar, bu güzergâhın alternatif bir enerji koridoru oluşturacağını söyledi.
'BU HAT HERKESİN KAZANACAĞI BİR DENKLEM OLUŞTURUYOR'
Hürmüz Boğazı'ndan günlük yaklaşık 20 milyon varil petrol geçtiğini hatırlatan Bayraktar, bölgede devam eden çatışma ortamının enerji altyapısını doğrudan hedef haline getirdiğini ifade etti.
Alternatif, güvenli ve istikrarlı bir güzergâh oluşturulmasının yalnızca Türkiye ve Irak için değil, tüm dünya için kazanç sağlayacağını dile getiren Bayraktar, küresel petrol piyasalarının dengeli seyredebilmesi için günlük 100 ila 103 milyon varillik arzın kesintisiz devam etmesi gerektiğini söyledi.
Bayraktar, Irak'tan gelecek petrolün Ceyhan'da kurulması planlanan depolama tesisleri, rafineri ve petrokimya yatırımlarında değerlendirilebileceğini belirterek, bu projelerden elde edilecek gelirlerin Fav Limanı'ndan Türkiye üzerinden Avrupa'ya uzanacak Kalkınma Yolu Projesi'nin finansmanında kullanılabileceğini ifade etti.
IRAK'TAN TÜRKİYE'YE GÜNLÜK 1 MİLYON VARİL HAM PETROL TEKLİFİ
Irak Başbakanı ile Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan arasında gerçekleştirilen görüşmede dikkat çeken bir teklifin gündeme geldiğini aktaran Bayraktar, Irak tarafının Türkiye'nin günlük yaklaşık 1 milyon varillik ham petrol ihtiyacını karşılayabileceklerini ilettiğini açıkladı.
Söz konusu petrolün tamamen Türkiye'nin iç ihtiyacı için kullanılacağını belirten Bayraktar, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın bu teklife olumlu yaklaştığını ve "Artık farklı yerlerden petrol almamıza gerek yok, komşumuz Irak bunu tedarik edebilir" yönünde değerlendirmede bulunduğunu aktardı.
IRAK İLE ENERJİ PROJELERİ GENİŞLİYOR
Söz konusu petrol tedarikinin ayrı bir proje olduğunu vurgulayan Bayraktar, Irak ile eş zamanlı olarak birçok enerji başlığının görüşüldüğünü söyledi.
Irak'ın ciddi bir elektrik ihtiyacı bulunduğunu belirten Bayraktar, bu ihtiyacın Türkiye üzerinden karşılanmasına yönelik çalışmaların sürdüğünü ifade etti. Ayrıca iki ülke arasındaki ticaret hacminin halihazırda 17 milyar dolara ulaştığını da sözlerine ekledi.
TİCARET HACMİNDE 35 MİLYAR DOLAR HEDEFİ
Bayraktar, Irak ile imzalanan enerji anlaşmasının bir yıllık olduğunu belirterek, bu sürenin uzatılması ve kapsamının genişletilmesinin hedeflendiğini söyledi.
Anlaşmaların hayata geçmesiyle birlikte Türkiye ile Irak arasındaki ticaret hacminin kısa sürede iki katına çıkabileceğini ifade eden Bayraktar, yıllık 30-35 milyar dolarlık ticaret hacmine ulaşabilecek bir potansiyel bulunduğunu dile getirdi.
Yeni Irak yönetimi ve Başbakan ile bu konuda güçlü bir irade bulunduğunu belirten Bayraktar, Irak'ın ciddi elektrik ve altyapı sorunları yaşadığını, Türkiye'nin ise kısa, orta ve uzun vadeli çözüm önerilerini Irak tarafına sunduğunu söyledi.
Türkiye'nin halihazırda Irak'a elektrik ihracatı yaptığını hatırlatan Bayraktar, Irak Başbakanı'nın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'dan mevcut elektrik ihracatının artırılmasını talep ettiğini belirtti.
İki ülke arasında çok sayıda ortak projenin yürütüldüğünü kaydeden Bayraktar, ilişkilerin daha da güçleneceği yeni bir döneme girildiğini ifade etti.
DOĞAL GAZDA YENİ İŞ BİRLİĞİ MASADA
Irak ile enerji alanındaki iş birliğinin yalnızca petrol ve elektrikle sınırlı olmadığını belirten Bayraktar, doğal gazın da gündemdeki önemli başlıklardan biri olduğunu söyledi.
Irak'taki doğal gaz santrallerinin elektrik üretimi için gaza ihtiyaç duyduğunu belirten Bayraktar, ilk aşamada Türkiye'nin mevcut altyapısı kullanılarak doğal gazın bir bölümünün Irak'a ihraç edilmesinin değerlendirildiğini ifade etti.
KATAR GAZI TÜRKİYE ÜZERİNDEN AVRUPA'YA TAŞINABİLİR
Daha büyük hedeflerinin Basra'ya kadar uzanacak petrol boru hattına paralel şekilde doğal gaz boru hattı inşa etmek olduğunu dile getiren Bayraktar, ilerleyen dönemde Katar ve Körfez ülkelerinde üretilecek doğal gazın Irak üzerinden Türkiye'ye, Türkiye üzerinden de Avrupa'ya ulaştırılmasını öngören büyük bir proje üzerinde çalışıldığını açıkladı.
Alternatif güzergâh olarak Katar gazının Suudi Arabistan, Ürdün ve Suriye üzerinden de Türkiye'ye ulaşabileceğini belirten Bayraktar, "Bütün yollar aslında Türkiye'ye çıkıyor." ifadelerini kullandı.
Türkiye'nin güçlü enerji altyapısına dikkat çeken Bayraktar, ülkede 20 bin kilometrenin üzerinde yüksek basınçlı çelik doğal gaz boru hattı ile şehirlerde vatandaşlara hizmet veren 220 bin kilometrelik doğal gaz dağıtım ağı bulunduğunu belirtti.
Söz konusu altyapının bölgesel enerji bağlantılarının kurulmasında ve planlanan projelerin hayata geçirilmesinde en önemli unsurlardan biri olduğunu ifade etti.
CEYHAN'IN ENERJİ MERKEZİ ROLÜ GÜÇLENECEK
Ceyhan'ın halihazırda önemli bir enerji merkezi konumunda bulunduğunu belirten Bayraktar, Bakü-Tiflis-Ceyhan Boru Hattı üzerinden günlük ortalama 550 ila 600 bin varil ham petrolün Ceyhan'a ulaştığını ve buradan dünya piyasalarına sevk edildiğini söyledi.
Irak-Türkiye Petrol Boru Hattı kapsamında imzalanan 750 bin varillik anlaşmanın ilerleyen dönemde günlük 1,5 milyon, hatta 2 ila 2,5 milyon varile çıkarılmasının hedeflendiğini ifade eden Bayraktar, taşınacak petrolün bir bölümünün dünya piyasalarına ihraç edileceğini, bir bölümünün ise Türkiye'deki rafineriler ve kurulabilecek petrokimya tesisleri için hammadde olarak kullanılacağını kaydetti.
'MİLLİ ENERJİ POLİTİKASIYLA YENİ BİR DÖNEM BAŞLADI'
Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı'nın (TPAO) yurt içi ve yurt dışındaki faaliyetlerine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Bayraktar, Türkiye'nin 2016 yılında uygulamaya konulan Milli Enerji ve Maden Politikası ile petrol ve doğal gaz aramacılığında yeni bir döneme girdiğini söyledi.
Bu politika kapsamında Türkiye'nin kendi gemileri ve ekipmanlarıyla denizlerde petrol ve doğal gaz arayan bir ülke olma hedefini ortaya koyduğunu belirten Bayraktar, karalarda da aranmamış hiçbir bölge bırakmama anlayışıyla çalışmaların sürdürüldüğünü ifade etti.
FATİH GEMİSİYLE BAŞLAYAN SÜREÇ SONUÇ VERMEYE BAŞLADI
Söz konusu stratejinin kısa sürede sonuç vermeye başladığını vurgulayan Bayraktar, Milli Enerji ve Maden Politikası'nın 2016 yılında ilan edildiğini, ilk sondaj gemisinin alım sürecini ise 2017 yılında Norveç'te yürüttüğünü anlattı.
Dönemin müsteşar yardımcısı olarak ilk sondaj gemisi Fatih'in satın alma görüşmelerini gerçekleştirdiğini belirten Bayraktar, geminin 2017 yılının sonunda Türkiye'ye kazandırıldığını ifade etti.
SAKARYA VE GABAR KEŞİFLERİ YENİ DÖNEMİN KAPISINI AÇTI
Bakan Bayraktar, 2016 yılında hayata geçirilen Milli Enerji ve Maden Politikası'nın somut sonuçlarının kısa sürede alınmaya başladığını belirterek, 2020 yılında Karadeniz'de gerçekleştirilen Sakarya Doğal Gaz Keşfi ile 2021 yılında Gabar'da yapılan petrol keşfinin bu stratejinin en önemli çıktıları olduğunu söyledi.
Söz konusu keşiflerin Türkiye Petrolleri'nin daha güçlü, daha iddialı ve özgüveni yüksek bir yapıya kavuşmasını sağladığını ifade eden Bayraktar, elde edilen bu birikim sayesinde Türkiye'nin artık yurt dışında da daha aktif enerji projelerinde yer aldığını dile getirdi.
TPAO'NUN YURT DIŞI HAMLESİ HIZ KAZANDI
Türkiye'nin enerji diplomasisini daha etkin kullanmaya başladığını belirten Bayraktar, Irak'ta Kerkük sahalarına yaklaşık 100 yıl sonra yeniden girildiğini hatırlattı.
Pakistan'ın yanı sıra Bulgaristan'da da önemli bir adım atıldığını söyleyen Bayraktar, Karadeniz'de Bulgaristan açıklarındaki bir doğal gaz sahasında yüzde 33 pay aldıklarını ve burada arama faaliyetlerine başlayacaklarını açıkladı.
Afrika başta olmak üzere dünyanın farklı bölgelerinde yeni anlaşmalar üzerinde çalışıldığını belirten Bayraktar, yakın zamanda yeni projelerin kamuoyuyla paylaşılacağını ifade etti.
SOMALİ'DE SONDAJ ÇALIŞMALARI SÜRÜYOR
Yılın başında Türkiye Petrolleri'nin yurt dışında farklı ortaklıklar ve münferit projelerde yer alacağını açıkladığını hatırlatan Bayraktar, Somali'nin bunun en önemli örneklerinden biri olduğunu söyledi.
Somali'deki faaliyetlerin tamamen Türkiye Petrolleri tarafından yürütüldüğünü belirten Bayraktar, operatörlüğün de Türkiye'de olduğunu ifade etti.
Çağrı Bey sondaj gemisinin Somali açıklarında çalışmalarını sürdürdüğünü aktaran Bayraktar, 3 bin 450 metre su derinliğine sahip sahada sondajın yaklaşık 4 bin metre seviyesine ulaştığını, deniz tabanından itibaren 500-600 metre ilerleme kaydedildiğini söyledi.
Sondaj çalışmalarının devam ettiğini belirten Bayraktar, kuyunun 7 bin metre derinliğe kadar ilerleyebileceğini ifade etti.
'SOMALİ'DEN OLUMLU SONUÇ ALMAYI HEDEFLİYORUZ'
Somali'deki ilk kuyunun sonuçlarına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Bayraktar, operasyonun teknik açıdan son derece zorlu olduğunu söyledi.
Deniz şartlarının ağır olduğunu ancak Türkiye'nin sahip olduğu sondaj gemilerinin yüksek kabiliyete sahip bulunduğunu belirten Bayraktar, ekiplerin Karadeniz'de açılan çok sayıdaki kuyuyla önemli deneyim kazandığını ifade etti.
Karadeniz'in de kolay bir çalışma sahası olmadığını hatırlatan Bayraktar, burada 2 bin 100 metre su derinliğinde faaliyet yürütüldüğünü belirterek, Somali'deki sondajlardan olumlu sonuç almayı hedeflediklerini söyledi.
EXXON, CHEVRON, BP, SHELL VE TOTAL İLE İŞ BİRLİĞİ
Kerkük projesinin uluslararası enerji şirketleriyle yapılan iş birliklerinin somut sonuçlarından biri olduğunu belirten Bayraktar, yıl başında Exxon ile bir anlaşma imzaladıklarını, ardından Chevron, BP, Shell ve Fransız enerji şirketi Total ile de iş birliği anlaşmaları gerçekleştirdiklerini ifade etti.
Bu anlaşmaların artık ticari projelere dönüşmeye başladığını söyleyen Bayraktar, BP ile yapılan iş birliğinin Kerkük'te somut bir projeye dönüştüğünü, diğer anlaşmaların da zaman içerisinde aynı aşamaya geleceğini kaydetti.
YENİ HEDEF AFRİKA, ORTA ASYA VE GÜNEY ASYA
Türkiye Petrolleri'nin yurt dışındaki faaliyetlerinin hız kesmeden devam ettiğini belirten Bayraktar, Afrika'da Gine-Bissau, Angola ve Liberya'da çalışmalar yürüttüklerini ancak projelerin ayrıntılarını henüz paylaşmak istemediğini söyledi.
Libya'da biri denizde, biri karada olmak üzere iki saha aldıklarını belirten Bayraktar, bunun yanında daha büyük ölçekli bir proje üzerinde de çalıştıklarını ifade etti.
Orta Asya'da Kazakistan ve Azerbaycan'da ilgilenilen sahaların bulunduğunu aktaran Bayraktar, Irak ve Pakistan'daki projelerin de fiilen başlayacağını söyledi.
Pakistan'daki operasyonların bölgedeki savaş nedeniyle bir miktar geciktiğini belirten Bayraktar, Oruç Reis sismik araştırma gemisinin yeni görev yerinin Pakistan olacağını açıkladı.
Bangladeş'te de deniz sahalarına yönelik yeni bir sürecin kısa süre içinde başlayacağını belirten Bayraktar, çok sayıda uluslararası projeyi eş zamanlı yürüttüklerini ve bunları aşamalı olarak hayata geçirmeyi hedeflediklerini ifade etti.
SAKARYA GAZ SAHASI TÜRKİYE'NİN GÖZBEBEĞİ
Sakarya Gaz Sahası'nın Türkiye'nin en önemli enerji projelerinden biri olduğunu vurgulayan Bayraktar, projede görev alan Türk mühendislerinin büyük bir başarıya imza attığını söyledi.
Türk mühendislerinin kazandığı tecrübenin Türkiye'nin enerji alanındaki özgüvenini artırdığını belirten Bayraktar, Akdeniz'deki ilk sondajların ardından yabancı şirketlerin siyasi nedenlerle projelerden çekildiğini ancak bu durumun Türkiye'nin kendi imkanlarıyla çok önemli bir teknik kapasite geliştirmesine vesile olduğunu ifade etti.
Bugün birçok uluslararası şirketin Türkiye'nin sahip olduğu altyapı ve teknik kabiliyetten yararlanmak istediğini belirten Bayraktar, Bulgaristan'da Shell'in Türkiye ile birlikte çalışmak istemesini buna örnek gösterdi.
HEDEF 2026'DA 8 MİLYON EVİN GAZINI KARŞILAMAK
Sakarya Gaz Sahası'nda ilk üretimin gerçekleştirildiğini hatırlatan Bayraktar, doğal gazın 2023 yılının Ağustos ayında karaya ulaştırıldığını ve aynı yıl şebekeye verilerek konutlar ile ticarethanelerde kullanılmaya başlandığını söyledi.
Bugün itibarıyla yaklaşık 4 milyon hanenin doğal gaz ihtiyacının Sakarya Gaz Sahası'ndan karşılandığını belirten Bayraktar, ikinci fazın tamamlanmasıyla bu sayının 2026 yılı sonunda 8 milyon haneye çıkarılacağını açıkladı.
2028 HEDEFİ 17 MİLYON HANE
İkinci faz kapsamında günlük üretimin 20 milyon metreküpe yükseleceğini belirten Bayraktar, bunun Türkiye'deki 8 milyon konutun doğal gaz ihtiyacının yerli üretimle karşılanması anlamına geldiğini ifade etti.
2028 yılına gelindiğinde günlük üretimin 40-45 milyon metreküpe ulaşmasının hedeflendiğini aktaran Bayraktar, bu seviyeye ulaşıldığında yaklaşık 17 milyon hanenin doğal gaz ihtiyacının tamamen Sakarya Gaz Sahası'ndan karşılanacağını söyledi.




