Samimi değil, daveti kabul etmiyorum
Başbakan Erdoğan’ın davet açıklamasına ilk yanıtı MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli verdi. Bahçeli, dün grup toplantısı sonrasında gazetecilerin Başbakan Erdoğan’ın muhalefet partileri liderleriyle terörle mücadele konusunda görüşme eğilimi ve bu yöndeki sözlerine ilişkin sorularını yanıtladı.
Cumhurbaşkanı’na övgü
MHP lideri böyle bir görüşmeden sonuç alınamayacağını savunarak, şunları söyledi: “Sayın Başbakan’ın samimiyet ve güvenilirlik katsayısı çok düşmüştür. O sebepten dolayı kendileriyle yapılabilecek olan görüşmeler sonrasında nasıl bir yalan ve iftirayla karşı karşıya kalacağımız belli değildir. O sebepten dolayı böyle bir görüşmeyi kabul etmeyi düşünmüyorum. Tavsiyem şudur; Sayın Cumhurbaşkanı bu tür toplantıları yapmalıdır ve liderleri davet etmelidir. İster tek görüşmelidir, isterse gruplar halinde görüşmelidir. Ancak Başbakan’ın görüşmesi ile herhangi bir sonuç alınacağı kanaatinde değiliz. Görev Cumhurbaşkanı’nda olmalıdır. Son günlerde Sayın Cumhurbaşkanı daha soğukkanlı, daha değerli analizi, yaklaşımlarıyla dikkat çekmektedir. O bakımdan böyle bir toplantıyı Sayın Cumhurbaşkanı’nın yapmasında kanaatimce yarar vardır.”
Öcalan’ı asacaksan hodri meydan!
ANKARA- MHP Lideri Devlet Bahçeli, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’a “Hodri meydan” diyerek İmrali’daki Öcalan’ın idam cezasını infaz etmesine destek vereceklerini açıkladı. Partisinin grup toplantısında konuşan Bahçeli’nin konuşması şöyle:
*BAŞBAKAN AKIL SORUNU YAŞIYOR: Olağanüstü hal uygulaması teklifimize yönelik tepkilerin artmış olması dikkat çekmiştir. Mehmetçiği PKK’lılardan daha tehlikeli gören bu rezil zihniyetin nasıl bir maksadın ardına gizlendiğini ifade etmiştik. Şimdi ise Türkiye, Başbakan Erdoğan’ın iflas eden açılımın, şaşkınlığa dönüşmesine ve durumu kurtarmak için yalan ve iftiraya sarılmasına şahit olmaktadır. Geçtiğimiz hafta içinde yaptığı konuşmalar Başbakan’ın akıl ve ahlak sorunu yaşadığını göstermiştir. OHAL uygulaması tamamıyla Anayasal bir tedbirdir. Geçmişte uygulanmıştır, şimdi de ve gelecekte de uygulanabilir. Teklifimize başta Başbakan Erdoğan olmak üzere yandaş ve yoldaş medya ile işbirlikçi lobilerin ağızbirliği ederek karşı çıkmış olmaları dikkat çekicidir. Daha da ilginç yanı, OHAL ilanına yönelik teklifimizi eleştirirken kullandıkları tuhaf gerekçeler ve bahanelerdir.
* OHAL’İN AYIBI HÜKÜMETİNDİR: Geçmişte OHAL uygulanırken yanlışlar yapılmış olabilir. Bunlar hükümetlerin ayıbı ve hatasıdır. Bu yanlışların olması bu tedbirin yanlış olmasını gerektirmez. Uygulayanın sorumluluğunda olan icraatlardan yasa maddesinin sorumlu tutulması mantıktan uzak bir anlayışın ürünüdür. Eğer bir yönetimin gücü veya niyeti, olağan tedbirlerle bu temel hakkın sağlanmasına imkân vermiyorsa, alınacak tedbirlerin de olağanüstü olması zorunludur ve gereklidir.Kendi tabirleriyle Sivas’ın ötesinde olmadığımızı iddia eden Başbakan’a, terörün ve tehdidinin yörede azaldığı 1999’da partimizin aldığı oya bakmasını öneririm.
*KARŞI DURACAKSIN: Bir yandan bizi, Sivas’ın ötesinde olduğunu söyleyip durduğun yerlerde kendince düelloya davet edeceksin, buralara gidemediğimizi söyleyip karanlık oyunlara çekmeye çalışacaksın. Sonra zırhlı araçlarla, frekans bozucularla, polis ve asker ordusuyla yanan lastikler, inmiş kepenkler ve ıssız sokaklarda Başbakan olarak sindiğin yerlerde ve çömeldiğin vatan topraklarında, “her şey normal” deyip Olağanüstü Hal’e karşı duracaksın.
* BİZ KALDIRDIK: OHAL’i son kaldırma kararını TBMM’ye teklif eden partimizin de ortağı olduğu 57. Cumhuriyet hükümetidir. Bu görüşmenin oturum tarihi 19 Haziran 2002’dir. Son kalan iki ilde ise, uzatılması için yine 57. Cumhuriyet Hükümetince karar alınmadığından 30 Kasım 2002 tarihinde o sırada görevi devralmış 58. hükümet dönemine rast gelen tarihte bütün yurtta OHAL son bulmuştur. Başbakan Erdoğan’ın OHAL’in “kendileri tarafından kaldırıldığı ” ifadesi yalandır. OHAL’in kaldırılması terörün bitmesi nedeniyle.
* HAZIRIZ: Partimiz hiçbir şekilde eli kanlı cani hakkında verilmiş cezayı ortadan kaldıran veya hafifleten bir görüşün veya kararın arkasında olmamıştır. Yalnızla uluslararası hukuki süreçlerin sonucunun netleşmesine kadar infazın Başbakanlık’ta bekletilmesine izin vermiştir. Ama Başbakan herşeye rağmen sık sık dile getirdiği gibi samimi bir pişmanlık duyuyor da bu cani hakkında verilmiş infaz kararını uygulamak istiyorsa, MHP destek vermeye hazırdır. Haydi hodri meydan.
Başbakan Erdoğan ve yol arkadaşları çok yakın bir zamanda bu kez de sandık karşısında çömelecekler, ama bir daha bellerini doğrultamayacaklar ve çöküşleri daimi olacaktır.
* CAMİ VE CEMEVİ: Bu itibarla sokaklarında, hanelerinde, iş yerlerinde, tarlalarında, bağlarında, bahçelerinde, camilerinde, cemevlerinde dertlerinin, problemlerinin çözümü için gün sayan, sabırla bekleyen, dua eden milyonlara bigâne kalmak, seslerini duymamak doğru olmadığı gibi, ahlaki de değildir.










