Hükümet kanadından tepkiler
.
DIŞİŞLERİ BAKANI DAVUTOĞLU::Türkiye’de bazen ezan yerine çan sesi bile duyulur
DIŞİŞLERİ Bakanı Ahmet Davutoğlu, Atina’daki Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı’ndaki toplantıda minare yasağını değerlendirdi. Konuyu İsviçre Dışişleri Bakanı Micheline Calmy-Rey ile ele aldıklarını söyleyen Davutoğlu, şu bilgileri verdi: “Calmy-Rey, hükümetinin referanduma karşı olmasına rağmen böyle bir gelişme yaşandığını anlattı. Gerek İslam dünyasının, gerekse Türkiye’nin hassasiyetini çok iyi anladığını ve buna uygun bir politika benimseneceğini söyledi. Ben de Avrupa’da liderlerin İslam dünyasına güçlü mesajlar vermesi gerektiğini söyledim. Böyle bir konuda referandum düzenlenmesinin insan hakları ve Avrupa’nın ilkeleri bakımından doğru olmadığını, insan haklarının referandum konusu yapılması halinde durumun nereye gideceğinin belli olmadığını İsviçreli Bakan’a anlattım. Türkiye’deki kültürün özelliğine bakıldığında kimse çanlara dokunamaz. Türkiye’de zaman zaman ezan sesi yerine çan sesi duyulur, birçok yerde cami, sinagog ve kilise içi içe geçmiş vaziyettedir. Bunlar, yaşatılmaya devam edilecek geleneklerdir ve tüm Avrupa’nın bu dini yaklaşımı yaşatması gerekir.”
TBMM BAŞKANI MEHMET ALİ ŞAHİN: İsviçre hükümeti de referandumdan rahatsız
TBMM Başkanı Mehmet Ali Şahin, İsviçre’de yapılan minare referandumunu değerlendirirken, “Temel hak ve özgürlükler, referandum konusu olamaz. Bu durumdan İsveç Hükümet yetkililerinin de rahatsız olduğunu biliyoruz. Referandum AİHM Sözleşmesine aykırılık içerirse bu durum ortadan kalkar” dedi. Şahin’i Meclis’te ziyaret eden Finlandiya Parlamento Başkanı Sauli Niinisto da, referandumun ülkelerin de alışılmış bir konu olmadığını vurgulayarak, “Bizde bu tip tartışmalara aşina değiliz. İfade özgürlüğüne, inanç özgürlüğüne saygı duyulması gerekir. Böyle bir konunun ülkemizde referanduma sunulması söz konusu olamaz” dedi.
Bağış: İsviçre bu ayıptan dönmeli
Devlet Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış da, “İsviçre AB üyesi olsaydı böyle mantık dışı bir lekeye bulaşması söz konusu olmazdı” diye konuştu. İsveç’in başkenti Stockholm’de TRT Türk’te katıldığı bir programda konuşan Bağış, yasakla ilgili şunları söyledi. “AB’nin çok uzun yıllar sonucu süren tartışmalar sonucu ortaya çıkmış standartları var. Bu tür konularla ilgili imar planlarının nasıl yapılacağı ile ilgili standartları var. Bunun gibi temel haklarla ilgili bir konunun referanduma götürülmesi kadar saçma bir şey olamaz. İsviçre’deki Türk vatandaşlarının galeyana gelmeden barış mesajları vererek İsviçrelilerin bu hatadan dönmesi için çok önemli adımlar atması için çok önemli roller oynayabileceğini biliyoruz. Mutlaka İsviçre bu ayıptan dönmelidir. İsviçre Avrupa’nın göbeğinde bir açık hava hoşgörüsüzlük müzesi olmamalıdır. İslam öyle büyük bir medeniyettir ki, minare olmadan da yükselir. Müslümanların minareye ihtiyacı yok, ama İsviçre’nin de bu ayıba ihtiyacı yok. Onlar İslamı yasaklayamayacağına göre bu ayıptan dönmenin yolunu bulmalıdır.”
İSVİÇRE BÜYÜKELÇİLİĞİ’NE SİYAH ÇELENK
‘Mİnare bahane IrkçIlIk Şahane’
Türkiye Kamu-Sen üyeleri, İsviçre’de yapılan referandum sonucu, minare yapımının yasaklanmasını protesto ederek, İsviçre’nin Ankara Büyükelçiliği önüne siyah çelenk bıraktı.










