Her gün 30 dakika yürüyerek diyabeti önleyebilirsiniz
Diyabet hastaları ara öğünlerde meyve yemesin
“Diyabet son 20 yıldır dünyada salgın bir hastalık şeklinde yayılıyor. Birleşmiş Milletler diyabet konusunda tüm sağlık otoritelerine ortak mücadele çağrısı yaptı. “Türkiye’de son
10 yılda diyabetli hastaların sayısı yüzde 100 arttı ve 9 milyona ulaştı.” Bu sözler Türkiye Diyabet Vakfı Başkanı Prof. Dr. Temel Yılmaz’a ait. Modern yaşamla birlikte hızla artan hastalık karşısında karamsarlığa kapılmamak gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Yılmaz, yaşam tarzı, beslenme ve egzersiz programını düzenleyerek hastalıkla baş edilebileceğini söylüyor.
* Diyabet nasıl belirtilerle başlar?
Çocukluk ve gençlik yıllarında ortaya çıkan Tip 1 diyabet vücutta insülin hormonlarının eksikliği ya da yokluğu sonucu oluşur. Genel olarak Tip 1 diyabetli hastalarda sıklıkla dikkat çekici şekilde çok su içme, sık idrara çıkma, kilo verme gibi şikayetler vardır. Bu bulgular hızlı geliştiği için kişiyi rahatsız eder, çevresinin de dikkatini çeker ve bu hastalar erken dönemde doktora başvurur. Tip 2 diyabet ise sinsi bir şekilde başlar. Bu nedenle Tip 2 diyabette tanı sıklıkla geç konur. Oysa ki Tip 2 diyabeti bir buz dağına benzetebiliriz, buzdağının gözükmeyen suyun altındaki kısmı “Gizli Şeker= preklinik diyabet” dönemidir. Gizli dönemde diyabet, hipoglisemi adını verdiğimiz şeker düşme atakları ile olur.
Gizli şekerin tespiti için tokluk şekerinizi ölçtürün
* Gizli dönem ne karar sürebilir?
Son 10 yıldan bu yana yapılan araştırmalar gösteriyor ki diyabet, en az 10-15 yıl süre hiçbir bulgu ya da semptom vermeden gizli şeker olarak başlar. Bu dönemde açlık kan şekerini ölçtürseniz bile normal çıkabilir. Teşhişi ancak tokluk kan şekeri ölçülerek ya da glikoz yükleme testi yapılarak konur. Diyabet bu süreçte hormon hasarlarını oluşturarak ilerliyor. Bu nedenle diyabette, gizli şeker dönemine ayrı bir önem veriyoruz. Birleşik Krallık’ta yapılan bir çalışmada diyabeti yeni ortaya çıkmış insanlarda kan yağlarındaki yükselme yüzde 60, obezite şişmanlık oranı yüzde 60, hipertansiyon oranı yine yüzde 50-60, göz bozukluğu ve böbrek bozukluğu yüzde 20 olarak tespit edilmiş. Koroner kalp hastalık hızı 6 kat artmıştır.
* Gizli şekerin ne gibi belirtileri var?
Bu dönemde insülin direncine bağlı, hastanın öğün aralığı kısalmıştır. Normalde öğün aralığı 4-5 saat iken, bu hastalarda 2,5-3 saate inmiştir. Bu nedenle gizli şekerde sık acıkma, hızlı yemek yeme, açlıkta sinirlilik, fenalık hissi, soğuk terleme gibi bulgular olur. Zaman zaman tatlı krizi, uykudan uyanıp yemek yeme davranışı görülebilir. Yemekten sonra yorgunluk, uyku hissi oluşur. Bu dönem kişinin kilo aldığı bir dönemdir.
Diyabet sadece gizli şeker döneminde önlenebilir
* Gizli şekeri önlemek mümkün mü?
Bunun için yapılması gereken en önemli şey doğru beslenmedir. Hastanın kendi öğün zamanına uygun olarak sık aralıklı ve hızlı emilen karbonhidratlardan (şekerler) uzak bir beslenme programına geçmesi ve ideal kilosuna dönmesi gerekir. İkinci önemli nokta ise hastanın eski yaşam şeklini değiştirerek düzenli egzersiz programı uygulamasıdır. Bunlarla da tokluk kan şekeri normal sınırlara inmiyorsa, insülin direncini azaltan ve tokluk kan şekeri yükselmelerini önleyen ilaçlar kullanılmalıdır. Bu dönemde, ailesinde diyabeti olanlar, 45 yaşın üstündekiler, 45 yaş altında olup yüksek tansiyon sorunu yaşayanlar, kan yağları yüksek olanlar, şişmanlar ve koroner kalp hastalığı sorunu olanlar mutlaka düzenli olarak tokluk kan şekerlerini ölçtürmelidir.
Türkiye’de diyabet son 10 yılda yüzde 100 arttı
* Türkiye’de diyabetin geldiği son nokta ne?
Geçtiğimiz ay düzenlenen Türkiye Endokronoloji Konferansı’nda Türkiye’deki diyabet prevalansıyla ilgili rakamlar açıklandı. 2000-2010 arasındaki 10 yıllık süreçte Türkiye’de diyabet oranı yüzde 7,7’den yüzde 13,4’e yükselmiş. Bunun anlamı şu, Türkiye’de son 10 yılda diyabet yüzde 100 oranında artmış. Bu yalnız bizim toplumumuzda değil, dünyada da böyle. Diyabet son 20 yıldır yaygın ya da salgın bir hastalık şeklinde dünyanın her yerinde hızla artıyor. Bu nedenle Birleşmiş Milletler, tarihinde üçüncü kez bir hastalık için bir araya geldi. Önce tüberküloz ve sıtma, daha sonra AIDS ve son olarak da diyabet için dünyadaki tüm sağlık otoritelerine bu hastalıkla ortak mücadele çağrısı yapıldı. Türkiye’de Novartis firması araştırmaları ve sosyal sorumluluk projelerine verdiği destekle hastalıkla mücadele ediyor.
* Hızlı artmasının temelinde ne yatıyor?
Artmasının temelinde 21"inci yüzyılın bizlere sunduğu hayat modeli var. Örneğin, çok hızlı gelişen yüksek teknoloji. Bilgisayarlar, bilgisayarların başında geçirilen uzun saatler; televizyon izleme alışkanlıkları ve diziler... Ayrıca hızlandırılmış öğün sistemi ile fast food’un giderek kendi mutfağımızın yerini alması da sebepler arasında yer alıyor. Otomobil kullanımının artması, giderek sporu unutmamız da nedenlerden birkaçı. Bunlar şişmanlığı, obeziteyi, dolayısıyla Tip 2 diyabeti artırıyor.
Diyabet yaşı 40’tan 20’ye indi
* Son yıllarda diyabetiklerin profilinde ne gibi değişiklikler oldu?
Diyabet, kitaplarda 40 yaş üzeri kişilere ait olarak olarak yer alsa da artık 20’li yaşlara indi. Daha korkutucu olanı şudur: Dünya tarihinde ilk kez, sağlık planlamacıları bir sonraki kuşağın ömrünün önceki kuşaktan daha kısa olacağına dair hesap yapıyorlar, öngörüde bulunuyorlar. Neden? Bu ileri teknoloji, yeni kuşağın sadece evde, kapalı ortamda fast food’la beslenen, spordan uzak, hareketsiz kalması. Sonuçta obezite ve diyabetin, buna bağlı olarak da kalp hastalıklarının hızla arttığı bir tablo ortaya çıkıyor.
* Ne gibi sağlık sorunlarına neden oluyor?
Felç olan hastaların yüzde 50"den fazlasının ana nedeni diyabet. Diyabet, dünyanın dört numaralı ölüm nedeni... Bu nedenle tüm dünya diyabetin bu kadar hızla yayılmasına, komplikasyonlarının artmasına ciddi olarak odaklandı. Tüm ülkelerde sağlık otoriteleri bununla ilişkili olarak çalışmalar, araştırmalar yapıyor. Bizim de ülkemizde bununla ilişkili olarak ne yapabiliriz, nasıl önleriz düşüncesiyle araştırmalar ve çalışmalar yapıyoruz.
Kök hücre yöntemiyle tedavi edilecek
* Biraz da diyabete ilişkin yeni tedavi yöntemlerinden söz eder misiniz?
En önemlilerinden biri, hücre nakli. Bu tedavi insülin salgılayan Beta hücrelerinin özel yöntemlerinin alınıp, damardan karaciğere gönderilmesi yoluyla yapılıyor. Bu, dünyada birçok yerde uygulanan bir yöntem. Biz İstanbul Üniversitesi Deneysel Tıp Araştırma Enstitüsü’nde bununla ilişkili olarak bütün altyapımızı kurduk ama henüz insanla uygulaması olmadı. Kök hücreden insülin salgılayan hücre oluşturulması da üzerinde çalışılan tedavi yöntemi. Bu konuda ve pankreas transplantasyonu konusunda da önemli çalışmalar yapılıyor. İnsülin açısındansa, 24 saatten daha uzun süreli insülinler üzerinde çalışılıyor. Etkisi üç gün ile bir hafta süren insülinler konusunda araştırmalar yapılıyor. Diyabetin takibi konusunda sorun yaratan bir konuda kan şekeri ölçümü, parmağın delinmesi mutlaka bir damla kanla her seferde ölçülmesidir. Bununla ilgili de yeni sistemler var. Bir alet küçük bir iğne ile vücuda girip, 24 saat kan şekeri ve glikoz ölçümü yapabiliyor. Ayrıca iğne olmadan vücudun üzerinde ölçen sistemler üzerinde çalışılıyor.
KİMLER RİSK ALTINDA?
TİP 1
* Birinci dereceden akrabalarında tip 1 diyabeti olanlar
* Belirli genler ve doku grubuna sahip kişiler ile bazı antikorları taşıyanlar
TİP 2
* Aile fertleri arasında diyabet olan kişiler
* 4 kg veya daha fazla ağırlığı olan, iri çocuk doğurmuş ya da gebelikleri sırasında kan şekeri yükselmiş kadınlar
* Erken yaşta hipertansiyonu olanlar
* Kan yağlarında yükseklik veya HDL kolestrol düzeyi düşük olan kişiler
* Koroner arter hastalığı bulunanlar
Meyve ve simitten ara öğün olmaz
* Diyabetlilerin beslenme programı nasıl olmalı?
Diyabetlilerin mutlaka üç ana, üç de ara öğün yemesi gerekiyor. Her yemekte ve ara öğünde mutlaka karbonhidrat alınmalı. Ara öğünlerde glisemik indeksli süt ve emilimi yavaş karbonhidratlar yenmeli. Bunlar kahverengi ekmek grubu, çavdar yulaf, tahıllı ekmekler gibi besinlerdir. Meyveden, poğaçadan, simitten ara öğün olmaz. Bunları yiyen, insülin direnci olan hasta birkaç saat sonra tekrar acıkır. İnsanların şişmanlamasında yağ kaçakları çok önemlidir. Sulu, etli, zeytinyağlı sebzelerin suyu, kıyma, et, köfte, döner, hamburger, kebaplar, kuruyemişlerden gereksiz, vücudun ihtiyacının üstünde yağ alımı oluyor. Bunların kısıtlaması lazım. Son olarak yemeklerin küçük tabaklardaki büyük porsiyonlar yerine, büyük tabaklardaki küçük porsiyonlar şeklinde, bir arada yenilmesi gerekiyor.
* Peki egzersiz ve spor?
Ben diyabetli olan 40 yaşın üstündeki insanların sporla zayıflayacağına inanmıyorum. Ancak bu söylediklerimden sporun faydasız olduğu kanısına varmamak gerek. Spor insülin direncini etkileyen en güçlü sistemlerden biridir. Öyle ki bir Finlandiya araştırması, gizli şekeri olanlarda günde 30 dakika yürüyüşün vücut kilosunu yüzde 5 düşürdüğünü, diyabeti de yüzde 58 önlenebildiğini göstermiştir. Bunun için bir padometre alıp günlük adım sayınızı saymanız yeterli. Günlük adım sayısının 10 bin civarında tutulması diyabetin önlenmesinde çok etkilidir. Buna iş yerinde çalışırken attığınız adımlar da dahil.
Doğru bilinen YANLIŞLAR
* Diyabet bir şeker hastalığıdır.
Yanlış! Diyabet, insülin hormonu eksikliğinden kaynaklanır.
* Diyabetliler hastadır.
Yanlış! Diyabetlide insülin eksiktir ve eksik insülin yerine konduğu zaman diyabetli tamamen normal bir insandır.
* İnsülin alışkanlık yapar.
Yanlış! İnsülin vücudun bir hormonudur. Tip 2 diyabette insülin tedavisi zaman zaman kesilebilir yerine haplar kullanılabilir.
* İnsülin başlandığı zaman hayat boyu bırakılmaz.
Yanlış! Biz birçok hastada insülini başlatır, kullanırız. Zaman zaman da insülin düzeyini azaltırız. Glikotokside olarak söz ettiğimiz olayı kontrol altına alırsak, insülin kullanan insan uzun zaman insülin kullanmayabiliyor.
* Kan şekeri sabahları ölçülür.
Yanlış! Bu bize günün çok sınırlı bir zamanı hakkında bilgi verir. Kan şekeri bazen sabah, bazen öğlen, bazen de akşam ölçülür. Kimi günlerde gece 24’te ve sabah 4’te de ölçmek gerekir. Ölçümün bazen açlık, bazen de tokluk halinde yapılması gerekir.
* Şekerli yiyecekler insanı şişmanlatır.
Yanlış! İnsanı şişmanlatan, kilo aldıran yağdır. Havuç 30, muz 80, çikolata 650 ve tüm yağlar ise 880 kaloridir.
* Diyabetli, çocuk yapamaz.
Yanlış! Önemli olan diyabet ayarının iyi gitmesidir. Diyabet ayarı iyi gittikçe çocuk yapılmasına engel durum yoktur.
* Diyabet seks gücünü öldürür.
Yanlış! Bunun olması için diyabetin uzun yıllar sonra ağır komplikasyonlu bir süreci olması lazım.




