"Genelev kadınlarına ikinci bir hayat şansı tanınmalı"
Bir yıl önce Ayşe adında bir kadının genelevden kurtuluşunu haber yapmıştım. "Beni kurtaran aslında Mehmet Abim" demişti. "Mehmet Abim" dediği, Başbakan Yardımcısı Mehmet Ali Şahin'di. Şahin, ilk kez bu konuda PAZARVATAN'a konuştu
Ayşe "vesikalı" bir kadındı. Yıllarca genelevde çalıştıktan sonra kurtulmak istemiş ve ölümü göze alarak kaçmıştı. Ona yardım edenlerden birinin Başbakan Yardımcısı Mehmet Ali Şahin olduğunu söylemişti Ayşe... Görüşmemizden bir yıl sonra Mehmet Ali Şahin ilk kez Ayşe ve genelevdeki kadınlar hakkında konuştu.
Konuyu açtığımda konuşup konuşmayacağından emin değildim. Doğrusu sesi bile değişti Mehmet Ali Şahin'in... Fuhuş yapan kadınlara "merhamet" çizgisinde yakın duran bir isim olduğunu düşündürdü bana. "Bir kadının bedeninin kiralanması" dediğimde örneğin, bakışları dondu Şahin'in, "Sorumluluk kadınlarda değil, erkeklerde, onların yakınlarındaki erkeklerde" dedi.
Konuya girmeden önce açıklık kazandırmamız gereken bir nokta var. Bakan Şahin'le yalnızca bir kadının kurtuluş öyküsünü konuşmak istemedim. Türkiye'de binlerce kadın var vesikalı. Aklınıza elinize tutuşturulan bir çalışma izni gelmesin. Vesika, Türkiye'de hayatınıza vurulan bir damga demek.
Devletin izniyle kurulan genelevlerde çalışmak için "vesikalı" olunuyor. Peki geneleve girmek için suç işlemek gerektiğini biliyor musunuz? Bir kadının genelevde çalışması için bir suç işlemesi gerekiyor, bu suç fuhuş da olabilir başka bir suç da... Genelde olan şu: Kadın fuhuş yapıyor ya da kadına fuhuş yaptırılıyor, sonra genelev mafyasının eline düşüp satılıyor. Tıpkı Nuri Alço'lu Türk filmlerindeki gibi. Geneleve girdikten sonra nüfusuna vesikalı damgası vuruluyor kadınların. Ancak devlet izniyle seks yapan bu kadınların, yani seks işçilerinin emekli olma hakkı yok, genelev patronları onları kapı önüne koyana kadar çalışıyorlar.
Genelevde kadınların hayatı, toplumsal bir hizmet olarak görünen "devlet eliyle seks" yaparak geçiyor ama vesikalı oldukları için sabıkalı da oluyorlar. Bu yüzden genelevden kurtulmaları çok zor. Şans onlara da güldü, kurtuldular diyelim, geçmiş yakalarını bırakmıyor, yurtdışına bile gidemiyorlar. Hiç sevmesem de burada yazacağım; "Hayat kadını" olmak demek, hayatınız yok demek. Peki vesikalı kadınlar bir gün çalışmaktan vazgeçerlerse, neden vesikaları kaldırılmasın?
Katkım olsun istedim
Bakan Şahin, genelevden kurtulmak isteyen kadınlara şans verilmesini düşünüyor.
* Genelevden kurtulan, sizin yardım ettiğiniz Ayşe'yi nereden tanıdınız, nasıl yardım ettiniz?
Kendisiyle tanışıklığım olmadı. Bir gün Şefkatli Kalpler Derneği'nden bir kadın beni aradı. Genelevden kurtulmak isteyen kadınlar olduğunu söyledi. Onlara yardım ettiklerini anlattı. Benden de yardım istedi. Nasıl bir yardımım olacağını tam olarak bilemedim. Zaten beni aradıklarında kadınlar genelevden çıkmıştı, yani kaçmışlardı. Diyarbakır'da karakola sığınmışlardı. Beni arayan kadının iddiası ise şuydu: Peşimizde genelev mafyası var. Karakoldan çıkarsak genelev mafyası peşimize düşer, bizi öldürürler... Beni arayan kadının yaranda iki kadın daha vardı. Ben İçişleri Bakanımız Abdülkadir Aksu'yu aradım. O Diyarbakır'ı aradı ve kadınlara eskort verdik, korundular. Daha sonra İstanbul'a geldiklerinde derneğin yetkilisi olan kadın beni aradı. Ben nasıl bir yardımımız olacağını sordum. Ve Ayşe'ye yardım ettim.
* Nasıl bir yardım bu? Evinin kirasını sizin ödediğinizi söylemişti bana...
Aslında bir kadın özelinde konuşmak çok doğru değil. Bu konu çok kapsamlı, önemsediğim bir konu. Toplumsal sorunlarımızla çok ilgili. Dernek yetkilisi Ayşe'nin artık kesinlikle fuhuş yapmadığını söyledi, ancak Ayşe'ye iş bulmak çok zor, çünkü vesikalı. Vesikalılara kimse iş vermiyor. Ben biraz katkım olsun istedim, her ay para göndermeye
başladım.
* Hâlâ gönderiyor musunuz?
Evet. Her ay kendi maaşımdan 250 milyon lira gönderiyorum. Ev kirasına mı, neye kullanıyor tam bilmiyorum.
* Sizin yardım olarak gördüğünüz, kişisel bir durum. Oysa bu, hükümetinizi de ilgilendiren, toplumsal bir sorun. Devlet eliyle seks yapılması sizce doğru mu?
Ben bu konuda bir ara çalışma yapmak istedim. Üzerinde çok düşündüğümüz bir konu oldu. Genelevleri kapatalım mı? Kapatılsa ne olur? Oradaki kadınların sicillerini silelim mi? Tüm bunları düşünürken emniyet yetkilileriyle de görüştük. Üst düzey bir yönetici bana şunları söyledi: "Genelevleri kapatırsanız bu kadınlar başka yerlerde çalıştırılırlar. Zaten sokakta fuhuş var. Genelevler de kapanırsa denetimler çok zorlaşır. Bu kadınlar kaçak çalışır, kontroller de zorlaşır." Tüm bunları düşünmek gerekiyor.
* Neye karar verildi? Bu noktada mı tıkandınız?
Çok kapsamlı bir konu dediğim gibi. Ama ben mutlaka bir şeyler yapılması gerektiğini düşünüyorum.
* Siz genelevde çalışan kadınların geneleve düştüğünü düşünüyorsunuz, o düşen kadınlara bir şans vermiyor ama devlet..
Bu ülkenin kadınları, belki akrabamız, belki hemşehrimiz, tanıdığımız. Bunların ötesinde "Neden bu kadınlar buralara düşüyorlar" diye düşünmemiz lazım. Türkiye'nin içinde bulunduğu ekonomik ve sosyal şartlar ortada. Her insan hata yapabilir. Bu konuları değerlendirirken hassas olmamız lazım. Sorumluluk bence geneleve düşen kadınlardan çok, o kadınlara sahip çıkmayanlarda. Bazen kardeşleri, bazen kocaları neden oluyor geneleve düşmelerine. Sorumluluk kadınlarda değil aynı zamanda erkeklerde.
* Sizce geneleve gerek var mı?
Benim idealimdeki toplumda böyle yerler olmamalı. Oradakiler insan. Oradakiler yeni nesilleri dünyaya getiren kadınlarımız. Olmamak böyle yerler.
İkinci şansı tanımalıyız
* Genelevler kapanırsa zina artar diyenler de var...
Biliyorum, benzer şeyleri emniyet yetkilileri de söylüyor. İnsanca bir yaşam bence o tarz yerlerde mümkün değil.
* Peki genelevden kurtulmak isteyenlere sahip çıkmak için ne yapacaksınız?
Ben geneleve düşen ve daha sonra kurtulmak isteyen kadınlara şans verilmesi gerektiğini düşünüyorum. Devlet Bakanı Güldal Akşit bu konuda çalışma yaptığını söylemişti. Kendisine hatırlatacağım bu konuyu. Genelevlere düşmüş olan kadınların büyük çoğunluğu kurtulmak istiyor, ama kurtulamıyor. Çünkü gayri yasal örgütlenme var bu yerlerde.
* Bunu biliyor ama önüne geçemiyorsunuz?
Yıllardan beri gelen, yasadışı bir yaşam kurulmuş. Bu kadınlar adeta bazı adamların malı olmuş. Bu insanlara açık senetler imzalatılmış, ek kolu bağlanmış. Sayısı çok bu kadınların. Bazen düşünmek bile istemiyorum. Gerçekten kötü oluyorum. Hiçbir bağım olmasa da böyle bir kadınla, ülkemizde böyle kadınların olduğunu düşününce çok üzülüyorum. Pişman olmuş, kurtulmak isteyen, temiz bir hayat kurmak isteyen kadınlara mutlaka yardım etmemiz gerekiyor. Onlara ikinci bir hayat şansı tanımalıyız.




