Gazete Vatan Logo
Arşiv365 gün seks Türklerin harcı değil

365 gün seks Türklerin harcı değil

365 gün seks Türklerin harcı değil

Birbirini artık istemeyen evli çiftler yılın her günü sevişirse yeniden aşkı yaşayabilirler mi dersiniz?

Haberin Devamı








ABD’de bunu başaran iki çift olmuş. Üstelik bu çiftler birbirlerinden habersiz deneyimlerini kitaplaştırmış. Biri “365 Gece” diğeri “Yap Şunu” adlı kitaplarda her gün sevişerek ilişkilerinin nasıl iyiye gittiğini anlatıyor. “Yok canım olur mu öyle şey” dedik ve seksoloji uzmanı Dr. Akif Poroy’a sorduk. Yanıt hiç de iç açıcı değil çünkü 365 gün seks Türklerin harcı değilmiş...


Türk erkekleri olur olmadık her yerde seks konusundaki engin tecrübeleri ve başarılarıyla ilgili övünürler. Çeşitli efsaneler yaratıp dilden dile dolaşmasını sağlarlar fakat gelin görün ki, seks uzmanları bu görüşlerin aksini söylüyor. Uzmanlar, Türkiye’nin seks haritası çıkartılsa erkeklerin büyük çoğunluğunun ereksiyon problemi yaşıdığının ortaya çıkacağını belirtiyor. Ama biz kulaktan dolma bilgiler yerine yine de bu olayı uzmanına sormak istedik. ABD’de yaşanan bu iki olay üzerine soluğu seksoloji uzmanı Dr. Akif Poroy’un yanında aldık. Dedik ki, “Birbirinden uzaklaşan çiftler her gün sevişirse ilişkileri düzelir mi?” İşte cevapları...


365 gün seks kulağa ilginç geliyor. Her gün seks ilişkiyi düzeltir mi?
Bir evliliği ayakta tutan ve devam etmesini sağlayan en önemli unsur cinselliktir. Bunu akıldan hiç çıkarmamak gerekiyor. Aşk, sevgi, koruma içgüdüsü, sosyallik, maddiyat gibi maddelerinin her biri olsa da cinsellik olmadığında o evlilik “aşırı geçimsizlikten” son bulacaktır. Böylesine güçlü olan bir faktör elbette farklı bir sorunda anlaşamamazlığın üzerini örter. Birbirinden uzaklaşmaya başlayan ya da aralarında soğuk rüzgarlar esen çiftlerin her gün sevişerek yeniden mutluluğu yakalamaları mümkün.


Peki maddi sorunları olan çiftler her gün sevişse ne değişir?
“365 gün seks” uygulaması bana daha çok Doğu felsefelerini çağrıştırıyor. Kadın ve erkek her gün sevişerek yani birleşerek ruhsal bir dinginlik yakalıyorlar. Böylece ruhsal olarak birbirlerinde rahatlığı bulan çift aynı sorunları farklı şekillerde değerlendirme şansı buluyor...

Genelevler erken boşaltıyor

ABD’de işe yarayan bu reçete bizim memlekette de işe yarar mı?
Maalesef. Biz henüz cinsel problemlerimizi kolayca aşabilen bir toplum olamadık.


Nasıl?
Birçok ülkede görev yaptım ancak ne Amerika’da ne Avrupa ülkelerinde evliyken cinsel problem yaşayan bu denli fazla bir toplumla karşılaşmadım. Cinsellikle ilgili olan her şey problemli. Vajinusmus problemi en çok rastlanan ülke biziz, erken boşalma sorunu da en çok bizde... Bu kadar cinsel sorun yaşayan bir toplumda cinsellikle diğer sorunları çözmek yerine önce cinsel problemleri çözmek daha akıllıca olur.


Türk erkeklerinin kendilerini seks konusunda Tanrı ilan ederlerken böyle sonuçların ortaya çıkması bir hayli şaşırtıcı...
Eğer bir konu hakkında olur olmaz yerde ahkam kesiyorsanız o konu hakkında eksiğiniz var anlamına gelir. O yüzden konuşulanlara bakmamak en iyisi...


Böyle bir durumda 365 gün seks tedavisi Türkiye’ye uymuyor öyle mi?
Uymaz çünkü erkeklerin büyük çoğunluğunda erken boşalma sorunu var. Bunun nedenlerine bakacak olursak en başta genelev kültüründen geliyor olmamız olduğunu söyleyebilirim.


Genelev konusunun bununla ne ilgisi var?
Çok ilgisi var, genel ev tecrübesi ve alışkanlığı kişinin ön sevişmeye gerek duymadan boşalmasını sağlar. Sevişmenin yaşanmadığı yani çorapların dahi çıkartılmadan boşalmanın yaşandığı bir tecrübe. Ya da hayvanlarla olan birleşme... Bir an önce boşalmak ve sonucunda alınması gereken hazzın alınarak işin bitirilmesi olarak bakıldığında erken boşalmanın gelmesi çok normal.


Tüm çiftlerin cinsel problemi yoktur sanırım, cinsel problemi olmayanlara ne önerirsiniz?
Elbette herkesin cinsel sorunu yok ama büyük çoğunluğunda var. Benim karşılaştığım vakalarda da 365 gün seks reçetesi yazabileceğim bir olaya rastlamadım. Cinsel olarak birbirlerini tatmin eden ancak farklı konularda sorunlar yaşayan çiftlere yine Doğu felsefesinden yardım almalarını önerebilirim.


Meditasyon yaparak sevişin, tüm sorunlardan kurtulun

Sorunlarınızı konuşarak çözüme kavuşturamıyorsanız meditasyonlu sevişme tekniğiyle çözebilirsiniz. Seksoloji uzmanı Dr. Akif Poroy, bunun da Hindistan Tantra felsefesinden feyz alarak çözülebileceğini anlatıyor. Sevişme meditasyon ile başlıyor. Çift önce bağdaş kurarak oturuyor, ardından gözlerini kapayarak, hem stresten arınmanın, hem de vücutlarındaki seksüel çakra noktalarına ulaşmanın hazzını yaşıyor. Gözlerini huzur içinde açtıktan sonra karşılıklı oturuyor, birbirlerine sevgi dolu gözlerle bakıyorlar. Sıra, tensel temasta bulunmadan enerjilerini karşılıklı olarak aktarmaya geliyor. Bunun için ellerini, birbirlerinin önce alın ortasında gezdiriyor, ardından iki göğüs arası ve diğer uyarı noktalarına yöneliyorlar. Onlar, ellerin adeta mucize yarattığını çoktan keşfetmişler... Huşu içinde, birbirlerine masaj yaparak cinsel uyarımlarda bulunmaya devam ediyorlar. Ardından sevgiyle ve huzur içinde kucaklaşıyorlar; zamanı düşünmeden, telaş etmeden... Bu yöntem cinsel problem yaşayan çiftlerin sorunlarını çözmeye bile yardımcı olacak cinsten. Çünkü stres ortamında ve kısıtlı zaman sürecinde yaşanan birliktelikler zamanla orgazm ya da ereksiyon sorunu gibi pek çok sıkıntıyı da beraberinde getiriyor.


Aşırı hareketli olmak enerji dağılmasına neden oluyor

Romantizmin doruğunda sevişerek doyuma ulaşmanın en mantıklı ve doğru yollardan biri olduğunu söylüyor Dr. Poroy ve sözlerine devam ediyor: “Çiftler adeta savaşıyor gibi sevişiyorlar. Yoğun heyecanın ardından zirveye ulaştıklarında ise onları bekleyen son, genellikle aniden boşluğa düşmenin verdiği sıkıntıdır aslında.” “Heyecanlı olduğunuzda asla sevişmeyin” önerisini yapan Poroy, “Tantra felsefesine göre heyecanlandığınızda enerji harcıyorsunuz. Dolayısıyla sakin ve durgunken, meditasyon içinde aşk yaparsanız enerjiniz dağılmaz ve ruhsal dinginliği de beraberinde yaşarsınız” diyor.


Beden değil zihin pozisyonunuzu önemseyin

Erkeğin bağdaş kurması ve kadının da eşinin yüzüne bakarak kucağına oturması, en geleneksel pozisyonu oluşturuyor. Çünkü bu pozisyonda kadın ve erkek eşit oluyor. “Tantra Spiritüellik ve Cinsellik” kitabında Tantra’da pozisyonların çok fazla anlam ifade etmediği belirtiliyor. Bu öğretide, asıl mesele zihnin cinselliğe olan yaklaşımı. Yani, bedenin pozisyonu değil, zihnin pozisyonu önem taşıyor. “Pozisyonlardan önce zihninizi değiştirin” diyor Tantra. Yaşam gücünüze teslim olun, onun içinde süzülün. Eğer gerçekten teslim olduysanız, bedenleriniz o an ihtiyaç duyulan doğruyu zaten kendiliğinden alacaktır. Dolayısıyla, cinsel ilişkiye teslim olun ve güç her nereye gidiyorsa, onunla beraber hareket edin.


Özel noktalara dokunarak enerjinizi birbirinize aktarın

Bu felsefede eşler birbirlerini kadın ve erkek olarak değil, tanrı ve tanrıça olarak görüyor. Dolayısıyla, kendilerindeki tüm seksüel enerjiyi, karşılığında hiçbir şey beklemeden, birbirlerine aktarmaya çalışıyor. Eşler, karşılıklı olarak birbirlerinin özel noktalarına dokunarak iletişim kurmaya çalışıyor. Alın ortası, iki göğüs arası, boğaz dibindeki çukur ve cinsel organlar, bu özel noktalardan bazılarını oluşturuyor. Aktarma işleminde, tensel temastan çok, spiritüel temas önem taşıyor. Dolayısıyla eşler birbirlerine doğrudan dokunmuyor; ellerini, eşlerinin vücuduna dört santim uzaklıkta tutarak enerjilerini aktarıyor. Bu yöntemle yapılan ön sevişme ve aslında bir anlamda birbirine dokunabilme seansı çiftlerin tüm yargılarını kırarak ruhlarınında sevişmesini sağlıyor. Doktor Akif Poroy’un söylemlerine göre de sorunsuz bir ilişki ortaya çıkıyor.