.
Geçen perşembe gözaltına alınan 9 kişiden 4’ü emniyetteki işlemlerinin tamamlanmasının ardından adliyeye sevk edildi. Poliste Şener ve Şık’a, Oda TV’den çıktığı iddia edilen belgelerle ilgili 50 soru yöneltildi. Ancak iki gazeteci de sorulara cevap vermeyip susma hakkını kullandı
İstanbul ve Ankara’da 15 ayrı adrese yapılan eş zamanlı operasyonlarda gözaltına alınan 9 kişiden Beşiktaş’taki İstanbul Adliyesi’ne ilk olarak Oda TV Ankara muhabiri İklim Bayraktar ile polis memuru Aydın Bıyıklı getirildi. İki sivil polis aracıyla adliyeye getirilen Bayraktar ile Bıyıklı, saat 10.00’da hakim ve savcıların kullandığı protokol kapısından adliyeye sokuldu. Bu sırada Aydın Bıyıklı “Adaletin tecelli edeceğine inanıyorum” dedi. “Terör örgütüne üye olmak” ve “halkı kin ve düşmanlığa sevk etme” suçundan adliyeye sevk edilen Bayraktar ve Bıyıklı, soruşturmayı yürüten savcı Zekeriya Öz’ün bulunduğu kata çıkarıldı. İklim Bayraktar’ın savcılık sorgusunun 15 dakika sürdüğü, Öz’e 3 sayfa ifade verdiği öğrenildi. Bıyıklı’nın sorgusu da 5 dakika sürdü.
3 avukat eşliğinde geldiler
Aynı soruşturma kapsamında gözaltına alınan Milliyet muhabiri Nedim Şener ile gazeteci Ahmet Şık da emniyetteki işlemlerinin tamamlanmasının ardından adliyeye getirildi. “Terör örgütüne üye olmak” suçundan adliyeye sevk edilen Şener ve Şık’a üçer avukat eşlik etti. Polise ait sivil minibüsle Beşiktaş Adliyesi’ne saat 15.50 sıralarında getirilen Şener ve Şık, adliyeye hakim ve savcıların giriş yaptığı protokol kapısından alındı. Şener ve Şık bu sırada kendisini görüntüleyen gazetecilere gülümseyerek el salladı. Aydın Bıyıklı’nın savcılık sorgusunun ardından Nedim Şener’in savcılık sorgusuna geçildi.
Emniyette ifade vermediler
Perşembe günü gözaltına alınan gazeteciler Ahmet Şık ve Nedim Şener poliste susma hakkını kullandı. Nedim Şener’in evinde yapılan aramalarda herhangi bir belge, döküman ve CD bulunmadı. Polisin gözaltına alınacağını bilen Şener’in sözkonusu belgeleri imha ettiğini düşündüğü iddia edildi.
‘Şık’la kitap yazdınız mı?’
Avukatının verdiği bilgilere göre emniyette Nedim Şener’e 50 soru soruldu. Sorular ağırlıklı olarak Oda TV’den çıktığı iddia edilen belgelerle ilgili oldu. “Ahmet Şık’la kitap yazdınız mı?”, “Sabri Uzun’un kitabını siz mi kaleme aldınız?” gibi soruların yanında Şener’den çeşitli telefon görüşmeleriyle ilgili de bilgi alındı. Şener’e geçtiğimiz ay tutuklanan Oda TV yöneticilerinden Barış Terkoğlu’yla yaptığı görüşmenin içeriği de soruldu. Sözkonusu görüşmeye göre Terkoğlu’nun, Şener’i arayıp “İlk Uluslararası Hrant Dink Ödülü’nün gazeteci Alper Görmüş’e verilmesiyle ilgili ne düşünüyorsunuz?” diye sorduğu, Şener’in de “Ne düşünebilirim ki” dediği belirtildi. Şener’in soruların hiçbirine yanıt vermeği öğrenildi.
İdil yoğun bakıma alındı
Başkentte gözaltına alınan Oda TV Ankara temsilcisi gazeteci-yazar A. Mümtaz İdil, yemek borusu kanseri tedavisi gördüğü için İstanbul’a sevk edilmemişti. İdil, gözaltında tutulduğu Ankara Emniyet Müdürlüğü’nde rahatsızlanınca gece İbni Sina Hastanesi’nin acil servisine kaldırıldı. Göğüs hastalıkları bölümünde tedaviye alınan İdil’in yoğun bakımda olduğu bildirildi. İdil’in avukatı İsmail Çakmak, “Gece saat 00.10 sıralarında gelen talimat uyarınca serbest bırakıldığı söylendi ve eşyaları da kendisine teslim edildi. Ancak sağlık sorunları gerekçesiyle hastanedeki tedavisi bir süre daha devam edecek” dedi. İdil’in, gırtlak kanseri olduğu ve yemek borusunun 3’te 2’sinin alındığı açıklanmıştı.
5 kişi bugün adliyede
Aynı operasyon kapsamında gözaltına alınan 5 kişinin ise sorgusu sürüyor. Yalçın Küçük, Oda TV Genel Koordinatörü Doğan Yurdakul, yazarlar Müyesser Yıldız, Coşkun Musluk ve Sait Çakır’ın emniyetteki işlemlerinin tamamlanmasının ardından bugün adliyeye sevk edileceği öğrenildi.
Polis: Notları gördüm
Ahmet Şık’ın adliyeye getirilmesi sırasında arkadaşları eşi Yonca Şık’ı omuzlarına alarak aracı görmesine yardımcı oldu. Şener ve Şık adliyeye getirildikten sonra Yonca Şık, içinde eşinin kıyafetlerinin ve eşyalarının bulunduğu bir poşet gönderdi. Poşetin içinde Şık’ın ve arkadaşlarının ‘Seni çok özledik’ gibi duygusal notları da vardı. Polis poşeti Ahmet Şık’a götürdü ancak Şık, “İhtiyacım yok” diyerek poşete bakmadan geri çevirdi. Polis “İçindeki notları gördük” demesi üzerine Şık’ın yakınları tepki gösterdi: “Madem gördünüz alıp delil dosyasına koysaydınız.”
ALKIŞLI DESTEK
Gazeteciler Nedim Şener ve Ahmet Şık’ın adliyeye getirilmesi sırasında polis yoğun önlem aldı. Yaklaşık 50 çevik kuvvet polisi gazetecilerin görüntü almaması için etten duvar ördü. Yaklaşık 150 kişilik grup, sabah saatlerinden itibaren adliye önüne geldi. Grubun içinde Hrant Dink’in kardeşi Orhan Dink de yer aldı. Şener ve Şık’ın içinde bulunduğu minibüs adliyeye giriş yaptığı sırada kalabılık, “Ahmet, Nedim çıkacak, yine yazacak”, “Susma sustukça sıra sana gelecek” “Ahmet, Nedim onurumuzdur” şeklinde sloganlar atıp alkışladı.
Tütün krizi
Gözaltına alınanlardan Oda TV yazarı Müyesser Yıldız, sabah saatlerinde emniyette avukatı Ali Altay’la bir araya geldi. Avukatından sigara isteyen Müyesser Yıldız, yasak olduğu gerekçesiyle sigara vermemesi üzerine elinden aldığı sigaranın tütünlerini çıkararak çiğnemeye başladı. Görüşme odasına giren polis duruma müdahale ederek Yıldız’ın ağzındaki tütünleri çıkardı. Avukat Ali Altay hakkında “gözaltındaki bir kişiye yabancı bir madde vermek” suçundan tutunakak tutuldu. Avukat Altay, tutanağı imzalamazken tutanağın savcılığa gönderileceği öğrenildi. Polisin çiğnenen maddedin tütün olup olmadığının belirlenmesi için Müyesser Yıldız’dan kan ve idrar örneği alacağı öğrenildi.










