Bu satırları Abu Dhabi uçağında yazıyorum.
Yılbaşının hemen ertesi günü uykusuz bindiğim bu uçakta nerelere gidiyorum neler peşindeyim haftaya anlatacağım. Gelelim şimdi yılbaşı gecesinin bize yaşattıklarına...
EN İYİ PARTİ EV PARTİSİDİR...
Yılbaşında sevgilimle ne yapsak acaba, arayışlarındayken çok fazla seçenek çıktı önümüze... Allah’ımıza bin şükür ‘en iyi parti ev partisidir’ deyip Nişantaşı'nda arkadaş grubumuzla buluşacağımız için karar vermekte fazla zorlanmadık. İki haftadır teknolojinin nimeti Whats App grubunda bölüştüğümüz yiyecek içeçek listesinde bizim tarafa içkiler ve mercimek köftesi kaldı. Bir tepsi mercimek köftesini tüm gün yoğurup bir güzel evde unutmamız da yeni yıla şahane bir başlangıç oldu. Listeye hemen ekledim "Yeni yıldan beklentim cin gibi olmak, hiçbir şeyi unutmamak..."
DOLARLI KONFETİ
Saat 12'ye beş kala ev sahibimizin heyecanıyla bir anda yanlışlıkla patlayan konfetimiz sayesinde erkenden girmiş olduk yeni yıla. Etrafı bir anda dolarlar sardı. Ama bunlar olsa olsa yedi cücelerin madende kazandıkları dolarlar olabilir zira kendilerini avucumuza sıralasak 5 tanesi bir ele sığar cinsten ama olsun, etrafta assolistlerin tepesine atılan paralar hesabı süzülen dolarları görmek, ne yalan söyleyeyim iyi geldi. Kendimi daha yılın başlangıcında zengin hissettim ve yine Allah’ıma şükrettim.
NEREYE GİTSEK ACEP?
Ev partimizin reytinginin düştüğü anlarda hadi çıkıp başka bir yere gidelim mi tartışmasına daldık. Siz siz olun yılbaşı partinize birkaç mekan sığdırmaya çalışmayın perişan olursunuz. Bırakın başka mekana çıkmayı becermeyi 20 kişi ortak bir noktada birleşip karar veremedik ki. Hal böyle olunca zaten partinin son bir saatini "Hadi falanca mekana gidiyoruz, yok yok filancanın partisi daha iyiymiş, bence çıkalım yürüyelim" şeklinde birbiriyle uyuşmayan fikirler arasında kararsızlık içinde savrulup gittik. Ne bir yere gidebildik ne de gecenin sonunu keskin getirebildik, en nihayetinde biz sevgilimle mekan tartışmasından sıyrılıp bizi evimize götürecek Über sisteminden çağırdığımız arabaya attık kendimizi.
UBER TAM ADAPTE OLAMADI
Bu aplikasyonu ilk Los Angeles'ta kullanmaya başladım. Size yakın mesafeden özel şoförlü araç çağırabiliyorsunuz. Koca bir siyah araç ve eli yüzü düzgün şoföre ödediğiniz ücret neredeyse taksiyle aynı fiyat oluyor.
İstanbul'da yeni kurulan sisteme kayıt olan arkadaşımız bizim için ve kendisi için araba çağırdı. Kapının önüne gelen aracın yanına gittiğimizde şoför yolun ortasında ki aracın içinde uyuyordu. Hadi bismillah deyip bindik arabaya ve yol boyunca iki kere kaldırıma çıkmak suretiyle şöförümüzün uyukladığını farkettik. Sağa çekip biz kullanmayı teklif edecek noktaya geldik. Adamcağız kıpkırmızı gözlerle bildiğin uykuda araba kullanıyordu. Bildiğim tüm duaları ede ede bir yandan da şoförü lafa tutarak evimize sağ salim gelmeyi başardık. Neden uykusuz olduğunu sorduğumuzda yanıtı klasik bir Türkiye'ye adapte edilmiş ama tam da adapte olamamış sistem karşılığıydı. "Dört arkadaş işten ayrıldı yerlerine şirket beni dün öğlenden beri çalıştırıyor. İki gündür evime gitmeden uykusuz araba kullanıyorum."
Eğer böyle devam ederse şahane bir fikrin daha, en tehlikeli adaptasyonunu yaşıyor olacağız ve sistem kendini çökertecek.
Yılbaşı gecesinin yaşattıkları
Haberin Devamı

