ATATÜRK Stadı’nda büyük bölümü seyircisiz oynanan ama bir o kadar da zevkli ve çekişmeli bir maç izledik dün Eskişehir’de. İlk 2 gol zaten kaleciler Boffin ve Muslera’nın hediyeleriyle geldi. Muslera’nın elbette hata lüksü var. Çünkü yıllardır G.Saray’ı sırtlayan isim oldu. Önceki gün Beşiktaşlı Tolga Zengin’in yediği golün adeta kopyasını rakibe ikram etti. Yine de Muslera’ya tepki gösteremiyorum. Dün hatalı gol yedi ama 3 tane net fırsatı yine harika kurtarışlarla engelleyen isim oldu.MELO eski Melo değil ama Sneijder’e senede verilen 4 milyon 200 bin Euro’ya dün gece çok acıdım. Çünkü bu para, decoder alan, forma alan taraftarın, G.Saray seyircisinin cebinden çıkan para. Sen senede 2 maç harika oyna, gol at, kalan 30 haftada bir güzel yat. Kendisine servis edilen tüm topları çok kötü kullandı bu Hollandalı. Mayısta gelecek olan yeni yönetimin bırakın parayı artırmasını, eğer Sneijder’e senede 2 milyon Euro’dan fazla verirlerse yazık. Hem de çok yazık.AMA sözüm ona bu yöneticiler işi o kadar iyi biliyorlar ki (!) görürsünüz bak, Sneijder’e verirler senede 5 milyon Euro, attırırlar 3 yıllık yeni sözleşmeyi ve biraz daha bataklığa çekerler G.Saray’ı.MELO’NUN ADI ÇIKMIŞ!MAÇA gelirsek G.Saray 2 attı, 2 kaçırdı. Eskişehirspor’un pozisyonları çok daha önemliydi. Emre Güral’ın harika plasesinin direkte patlaması şanssızlıktı. Kısacası galibiyete yakın olan taraf Eskişehir’di. Maçın 2. dakikasında Umut’un sol koluna çarpan top da penaltı kararı çıkabilirdi. Ama Halis Özkahya’nın yıllardır iyi hakem olmadığının kanıtı 42. dakikada Melo’nun faul bile yapmadığı pozisyonda gördüğü sarı karttı. Melo’nun adı çıkmış, sabıkası bol. Bu nedenle hakemler Melo’ya gerçekten kolay kart çıkartıyor. G.Saray’da Emre Çolak dışında iyi oyuncu yoktu. Haftalardır söylüyorum, yazıyorum; bu G.Saray ligi en iyi 3. bitirir. Şampiyonluk hayal ötesi!EVET G.Saray kazandı ama tamamen şansıyla. Sahanın en kötü isimlerinden Selçuk İnan yine defans ve kaleci Boffin’in hatasıyla G.Saray’a çok önemli bir 3 puan kazandırmış olabilir ama bu futbol ve ekonomik çöküntü nedeniyle G.Saray ligi şampiyon bitiremez. Şayet ben yanılır ve G.Saray şampiyon olursa o zaman şapka çıkarırım, saygı duyarım ama Türk futboluna olan güvenim bir defa daha yerle bir olur.
BU Türk Futbolundan İbrahim Hacıosmanoğlu, Aziz Yıldırım, İlhan Cavcav gibi isimler gitmediği, silinmediği sürece kimseye huzur yok. Ben F.Bahçe taraftarını sonuna kadar kutluyorum. Karşılaşma öncesi bu kadar gerilen ortama rağmen dirayetli durdular ve maçın önüne geçmediler.ŞİMDİ merak ediyorum savcılar, “gerekirse takımı sahadan çekerim” diyen, hakem Bülent Yıldırım’ı arama çirkinliğine girip Türk Futbolunu büyük kaosa sokan, F.Bahçeli ve Trabzonspor’lu oyuncuları gereksiz baskı altına alan Hacıosmanoğlu’na derhal el çektirilmeli. Derhal 6222 sayılı yasa uygulanmalı ve en ağır cezayı almalı.AZİZ Yıldırım masum mu? Asla... Türk Futbolunun bugün Avrupa da saygınlığı yerle bir olmuşsa bunun baş sorumlusu, söylemleri ve uygulamalarıyla Aziz Yıldırım’dır.PROVOKATİF HAREKETLERHAKEM Bülent Yıldırım, F.Bahçe’nin penaltısını vermemiş olabilir ama Caner’in maç sonrası küfürü kabul edilemez. Bir de bu adam Milli Takım’da oynuyor ve senede 2 milyon Euro kazanıyor. Zaten kameralar her şeyi gösteriyor. Hakeme itiraz edip el kol hareketleri yapan adamlar hep aynı. Volkan Demirel ve Caner Erkin saha içinde, Emre kenardan sürekli provokatif hareketlerde bulundu.MAÇ kötüydü. Hakan Arıkan sahanın en iyi ismiydi. Trabzonspor takımı rezil bir görüntü sergiledi. Gol yememek için kalabalık tuttular defans bloğunu ama onu da iyi yapamadılar. F.Bahçe’de hemen herkes iyi oynadı, müthiş baskı yaptılar, çok koştular ve net 4 gol fırsatı harcadılar. Emmanuel Emenike haricinde F.Bahçe’de görevini yapmayan yoktu. Volkan’a neredeyse hiç top gelmedi, sadece bir defa Mehmet Ekici’yle kaleyi yokladılar, o pozisyonda da Volkan mükemmel bir kurtarışla kalesini gole kapattı.Baskı altında kolay değilMAÇI beğenmedim çünkü tek taraflı bir maç oldu. Bülent Yıldırım önemli sarı kart yanlışları yapmış olabilir ama yine de bu baskı altında maç yönetmek hiç de kolay değil. Dün gecenin kazananları F.Bahçe taraftarı ile sarı-lacivertli futbolculardı. Kaybedeni ise tartışmasız Trabzon Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu’dur. Allah rızası için birileri bu sözüm ona başkanlık yapan zata dur desin.
FIRAT Aydınus, Fırat Aydınus gibi olsa, yani geçmişte olduğu gibi gördüğünü çalsa, Melo’yu 48’de Emre’nin suratına yapıştırdığında atardı. Hadi onu da geçtim 68’de Belluschi’nin ayağına bastı, yine kart yok. Halbuki bir gün önce Cüneyt Çakır benzer pozisyonlarda kartlarını göstermişti.KISACASI Aydınus maçı G.Saray’a kaybettirmemek adına her şeyi yaptı ama Bursaspor dün gece çok ağır bastı.MUSLERA biraz formsuz olsa veya Ozan, Bakambu ve Fernandao biraz dikkatli vursalar tarihi fark yaşanırdı.HAFTALARDIR yazıyorum; Bu G.Saray ligi götüremez. Kazandıkları maçlarda bile şanslıydılar. Aslında G.Saray adına ‘Şapka düştü kel göründü’ en doğru tabir. Dün sahanın en iyi ismi Volkan Şen’in ihaneti olmasa 1 puanı kazanamazdı G.Saray.GELECEĞİ ÇOK KARANLIKHAMZA Hamzaoğlu yine müthiş hatalar yaptı. 1 gün önce gelen Chedjou ile Koray’ı yanyana oynatmak, Hakan Balta’nın yeriyle sürekli oynamak, oyun disiplinin olmaması Hamza hocanın eksileriydi. Melo ve Sneijder hiçbir şey oynamıyorlar. Sneijder duran toplar dışında sahada yok. Melo kaptırdığı toplarla el bombası gibiydi. Atılmalıydı ama Aydınus kıyak yaptı.BURSASPOR oynadı G.Saray müthiş 1 puan aldı. G.Saray haftalardır kötü oynuyordu ama bir şekilde kazanmasını biliyordu. Dün de çok kötüydüler ama son 10 dakikada Bursaspor çok yorulunca G.Saray iyi oynarmış gibi gözüktü. G.Saray Burak’ı arıyor. Umut gol de atsa, çok koşsa da yeterli değil. Ama Selçuk’u çok aradığını söyleyemem.F.BAHÇE 42, Beşiktaş 41 ve G.Saray 39 puanda. Bana göre G.Saray mevcut kadrosuyla bu ligi götüremez. Zaten yönetim ortada yok, kulüp borç batağında, çalışanlar aylardır parasını alamıyor, sadece futbolculara susmaları için ödeme yapılıyor. Transfer yapma şansları yok ve G.Saray’ın geleceği çok karanlık. Tüm bu şartlara rağmen bile ligi zorlamaları ve bu puanı toplamaları bile büyük başarı. Ama kesin olan G.Saray, F.Bahçe ve Beşiktaş’ı artık daha fazla zorlayamaz.
G.SARAY saman alevi gibi. Bir bakıyorsunuz 10 dakika Barcelona’nın yaptığı gibi rakibi sağlı solu ataklarla bunaltıp pozisyon üstüne pozisyon buluyorlar. Sonra oyuna daha da asılacaklarına, ürkek bir kedi gibi defansa yaslanıp rakibi izliyorlar. Maç 3-3 de bitebilirdi.RİZESPOR’DA da Ali Adnan, Giray Kaçar, Kweuke, Ousmane gibi önemli eksiklere rağmen özellikle ikinci yarı çok iyi oynadılar. Fernando Muslera yine gününde olduğu için gole izin vermedi.LİGİN 2. yarısında G.Saray’da en önemli değişiklik ne diyecek olursanız; Sneijder derim. Çünkü hem gol attı, hem de öyle inanılmaz paslar verdi ki, rakibin kolunu kanadını kırdı. Bruma’nın attığı golde Sneijder’in katkısı çok fazlaydı.Umut Bulut tamam çok koşuyor ve iyi niyetli ama pozisyona gireceği sırada vücut doğal olarak yorgun düşüyor ve ya topla buluşma anında ya da son vuruşta başarılı olamıyor Umut Bulut. Dün yine kolay goller kaçırdı Umut.DÜNKÜ galibiyet G.Saraylıları fazla havaya sokmasın. Çünkü takım 2 ileri 1 geri oynuyor. Devamlılık, istikrar yok, takipçilik yok. Bir tek Wesley Sneijder’in formuyla bu takım zirveye kurulamaz. Mutlaka Selçuk İnan, Felipe Melo gibi isimlerin de katkı yapması şart.KAPIYA BİLE YAKLAŞAMIYORBURAK haftaya ilk 11’e girerse G.Saray özellikle iç saha maçlarında fazla zorluk yaşamaz ama ya deplasman maçları? İşte G.Saray’ın deplasmanları önlerindeki en büyük kambur. Üstelik yönetim gece gündüz demeden para arıyor ama bulamıyor. Çünkü tüm taşınmazların üzerinde onlarca ipotek var ve hiçbir banka G.Saray yönetimini kapılarına bile yaklaştırmıyor. Bu söylediklerimin açılımı da, G.Saray özellikle mart-nisan aylarında futbolcuların ödemelerini gününde yapamayacağı için ligden kopabilir.G.SARAY’IN Eskişehir, Sivas, Fenerbahçe, Kasımpaşa, Trabzon, Akhisar, Mersin ve Çaykur Rizespor deplasmanları çok ama çok zorlu geçer. Üstelik içeride daha kolay takımlarla oynayacak. Kısacası G.Saray dışarıdaki 8 deplasmanından çıkaracağı puanlar şampiyonluk kaderini belirleyecek.BU KABUL EDİLEMEZ!G.SARAY’DA yönetim yönetimse, biraz olsun ağırlığı varsa Burak Yılmaz skandalının faturasını keser. Burak elbette katkı yapmak için oynamak isteyebilir ama kulübün doktorları ve Hamza hoca bu riski alıp Burak’ı, üstelik maç 2-0 iken oyuna sokmaları kabul edilemez. Önce doktor ve masörler sonra da Hamza hoca bunun cevabını derhal vermeli. 2 dakika oyna ve aynı yerinden sakatlanıp çık. Bu zihniyetteki G.Saray asla başarılı olamaz.
BU maç 90 dakika değil, 10 gün oynansa Beşiktaş, G.Saray’ı yine yenemezdi.ÖNCELİKLE Hamza Hamzaoğlu doğru bir takımla sahaya çıktı. Rakibin en etkili silahları Gökhan Töre ve Olcay Şahan’ı doğru adamlarla etkisiz hale getirmesini bildi. Demba Ba, Oğuzhan Özyakup da kötü günlerinde olunca G.Saray kalesi neredeyse hiç tehlike yaşamadı.G.SARAY’DA Muslera, Semih, Chedjou, Melo çok iyi oynadılar. Burak ve Sneijder son vuruşlarda veya son paslarda biraz becerikli olsa maç daha farklı da bitebilirdi.BİLİÇ’LE OLMAZBENİM sezon başından beri şampiyonluktaki birinci adayım Beşiktaş, acı ama gerçek derbilerde çok başarısız. Öncelikle Slaven Biliç yetersiz. Kenardaki çırpınışları bana çok acemice, çocukça geliyor. Ben Beşiktaş takımında futbol oynayan birisi olsam ve hocam da Biliç olsa güvenim yerle bir olur. Biliç o kadar kendine güvensiz ki ne yaptığını anlamak mümkün değil. Olur olmadık her pozisyona itiraz ediyor. Neden, niçin ettiği belli değil. Diğer tarafta Hamza Hoca, Biliç’ten daha tecrübesiz olmasına rağmen kenarda ne yaptığını çok iyi biliyor. Olgun, kararlı ve yüzde yüz özgüvenli duruyor.FİKRET Orman ve arkadaşları eğri oturup doğru konuşacak ve doğru kararlar alacak. Artık Biliç’le bu takımın şampiyon olamayacağına karar verecekler. Çünkü tarihte derbi kazanamadan şampiyon olan 3 Büyük hatırlamıyorum.Daha farklı olurduG.SARAY için de lig yeniden başladı. Melo mükemmel gol attı ve bu 3 puanla G.Saray’a hayat verdi. Son 30 dakika biraz dikkatli olsalardı maç 3 farklı da bitebilirdi. Bana göre sahanın yıldızı, rakibini mükemmel analiz eden ve doğru takımla sahaya çıkan Hamza Hamzaoğlu’ydu.Sürekli atılıyorlarF.BAHÇE maçında da favori Beşiktaş’tı ve o maçta Olcay Şahan atılmıştı. Dün de favori az da olsa Beşiktaş’tı ve bu defa Veli atıldı. Geçen hafta Atiba, ondan önce Gökhan Töre. Hiçbiri de pozisyon icabı atılmadı. Ya gereksiz itirazdan ya da küfürden. Veli de Sneijder’in gözünü çıkartmak üzereydi ve haklı olarak atıldı.
BAŞKENT’TEKİ maçı 70’e kadar ve 70’ten sonraki bölüm adıyla iki farklı maç olarak değerlendirebiliriz. 70. dakikaya kadarki oyun, uyutan, can sıkan, zevksiz ve kalitesizdi. Taa ki Bogdan Stancu ile Gençler beraberliği sağladı, son 23 dakika çok hızlı ve heyecanlı geçti.MAÇIN G.Saray adına yıldızları Muslera, Emre ve Burak idi. Muslera yediği gol dahil kusursuzdu. Zor iki top çıkardı. Evet Burak 90+1’de maçın en net gol pozisyonunu kalecinin ellerine teslim etti ve G.Saray’ı 2 puandan eden oyuncu olabilir ama o da olmasa G.Saray neredeyse pozisyon bile bulamayacaktı. Umut, Olcan, Telles, Yasin, Hamit, Selçuk, Hakan hayalet gibiydi. Sadece koştular ve sıfır katkı yaptılar takımlarına.EMRE ve Burak ise kötü G.Saray’ın iyileriydi. Ayrıca Sabri zaman zaman hücuma katkı yaparken, defansta da gol olabilecek tehlikeleri zamanında sezip tecrübesiyle bertaraf etti. Emre ve Burak maç boyunca tüm riskleri aldılar, hep golü düşündüler. 19. dakikada Olcan Adın’la başlayan kontratakta Burak’ın harika pasıyla Emre iyi bir gol vuruşu çıkardı ve G.Saray’ı öne geçirdi. Sonrasında G.Birliği topla daha çok oynadı, golü aradı ama sağlam ve kalabalık G.Saray defansı arasında etkili olamadı ev sahibi takım.BURAK SAKİN KALMALIYDIG.BİRLİĞİ dakikalar 71’i gösterirken, Telles, Hakan Balta ve Sabri’nin seyrettiği organizasyonda Berat’ın şık pası ve Stancu’nun mükemmel koşusu ve kafasıyla beraberliği sağladı. İşte o dakikaya kadar 0-1’lik skoru korumaya çalışan G.Saray kendine geldi ve Burak’la 1 dakika içinde 2 sürpriz pozisyon buldu. Sahanın en istekli adamı Burak’ın etkili olmayan şutları kaleci Ramazan’da kaldı. Uzatmada Sabri’nin ortasına Burak heyecan yapıp acele kafa vurmasa, biraz sakin kalabilse G.Saray kazanırdı. Evet kaçan bu gol için biliyorum birçokları Burak’a tepki gösterecek ama haksızlık yapmayalım. Burak bu G.Saray’ın şu an için en formda adamı. Burak’a biraz olsun Umut, Selçuk katkı yapmış olsaydı 4 maçlık galibiyet serisi yakalayan G.Saray rahatlıkla sahadan 3 puanla ayrılabilirdi.DÜN G.Saray sadece 2 puan değil çok şeyler kaybetti. En önemlisi galibiyet serisi bitti. Beşiktaş ve F.Bahçe gibi önemli rakiplerinin iştahını kabarttı. Cimbom, Beşiktaş’a da kaybederse lige havlu atar. Takımın geriden gelip öne fırlayacak gücü maalesef yok. Bu takımda formsuz Melo ve Sneijder olsaydı sonuç değişir miydi? Bence hayır. Çünkü Melo ve Sneijder sadece tribünlere oynuyor.
G.SARAY-Mersin maçını izlerken, Mustafa Denizli'nin bir sözü aklıma geldi. Denizli, G.Saray'ın başındaydı ve F.Bahçe'yi yendikleri maçtan sonra, "Bugün hem F.Bahçe'yi hem de hakemi yendik" demişti. İşte bazen gerçekten hem rakibi hem de hakemi yeneceğin maçlar oynanır ve bana göre dünkü maç da öyle oldu. Fırat Aydınus bu zor maçta tutarsız kararlar verdi.G.SARAYLILAR haklı olarak dün F.Bahçe lehine yoktan verilen penaltının bir benzerini kendi takımları için bekledi. Birinde Chedjou kafayı vurdu, Servet'in açılan sol koluna da çarpan top direkten döndü. Diğeri de Burak ile Mitroviç arasındaydı ve bence faul yoktu. Yanılıyor olabilirim ama hakemler arasında benzer pozisyonlar için inanılmaz çelişkili kararlar çıkınca futbolseverlerin de aklı karışıyor.G.SARAY böyle savaşmaya devam etsin, dün gelen 28 bin, iddia ediyorum 3 hafta sonra 50 bin olur. Bu maçı asıl kazandıran Hamza Hamzaoğlu ve yardımcıları oldu. Emre çıktı, Hamit girdi, Sabri'nin görevi değişti ve Telles ile Sabri ikilisinin yanı sıra Burak, Selçuk, Hakan Balta ve Umut giden maçı döndürdü.GEÇMİŞ OLSUN SEMİHDÜN G.Saray sıradan bir maçı kazanmış olabilir ama asıl önemlisi savaşan, tekmeye kafa uzatan ve kazanmaya odaklanmış bir futbolcu topluluğu vardı.G.SARAY da giren de çıkan oyuncu da mutlu. Bu F.Bahçe'den daha pozitif ve inanmış bir takım görüntüsü oluşturuyor.SEMİH'E geçmiş olsun. Bir boksör gibi nakavt oldu. Vederson'a ise yazıklar olsun. Kupada oynamamak için kendini zorla attırdı. Maçın en kritik anları ise 70'te Hakan Balta'nın art arda 2 gol pozisyonundaki harika müdahalesiyle, Sabri'nin topu kapıp sonrasında Umut'a attırdığı goldü.FIRAT Aydınus'un 2 metre yanında Selçuk, rakibinin ayağına basıyor. Faul ve sarı kart olmalı ama Aydınus'a göre devam.MÜTHİŞ bir 90 dakika, harika 2 takım, susmayan ve maçın içinde olan bir seyirci ve başarısız hakemler. İşte gecenin özeti.
2 gün önce kupada oynanan Karagümrük-Bursa maçının da içine etmiş, maç sonrası Şenol Güneş’i çıldırtmıştı. Dün de 85. dakikada Hüseyin Göçek’i verdirdiği penaltı kararıyla öyle bir ters köşeye yatırdı ki...EVET Koray Gençerler’den bahsediyorum. 17 yıldır hakemlik yapıyor. Önceleri yardımcıydı, hakem olmaya karar verdi ve ağzına düdüğü aldıktan sonra da ne canlar yaktı bir bilseniz... Onun yüzünden futboldan soğuyan futbolcu, teknik adamlığı bırakan antrenörler gördüm. Kısacası 17 yıldır hakemlik yapıp bir baltaya sap olamadı Gençerler ve dün komik ötesi bir kararla Kayseri Erciyes’i bitirdi. Gençerler’in penaltısı yüzünden belki F.Bahçe şampiyon olacak, belki Erciyes küme düşecek.GÖÇEK ÇOK FORMSUZVe bu Koray Gençerler hakemlik yapmaya devam mı edecek merak ediyorum. Karar Yusuf Namoğlu’nun. Pozisyonda bırakın penaltıyı Erciyes’li Mehmet Akgün’e net bir faul vardı. Hüseyin Göçek de formsuz. Her pozisyona düdük çalıyor, kart tercihleri de hep hatalı. F.Bahçe’deki tüm oyuncular kötüydü.Bir tek Alper oyuna girince F.Bahçe biraz hareketlenir gibi oldu.MÜTHİŞ paralar alan Emenike F.Bahçe’de 1.5 yılda ne yaptı? Geçen sezon 12 gol attı, bu sezon 2 gol. Emenike topla kavga ediyor. Pas anlayışı, şut atma özelliği yok, topsuz oyunu hiç bilmiyor. Gücüyle sadece rakiplerini geçmeye çalışıyor, hepsi bu.Tribünler boşalırKARTAL’IN F.Bahçe’si kimseyi ne heyecanlardıyor, ne de mutlu ediyor. Son şampiyon F.Bahçe bu sezon içeride ve dışarıda çok istikrarlı(!) Yani seyircisi maça gelmiyor. Bu futbolla gelen seyircinin de ayağı geri geri gider, tribünler daha da boşalır.Bağrına mı basacak?EMENIKE’NİN bu sezon F.Bahçe’ye kazandırdığı puan sadece iki. 60. dakikada gördüğü kartla cezalı duruma düşen (bence direkt kırmızı görmeliydi) Emenike 68’de çıkarken her türlü afra tafrayı yapıp soyunma odasına gidiyor. Bakalım 4 hafta önce Bursa’da Caner’in küfürünü ve tehditlerini yiyip yutan İsmail Kartal, Emenike’yi de “oğlum, canım, ciğerim” sözleriyle bağrına mı basacak?