KONYA tam bir futbol kenti olmuş. Passolig sayesinde de Beşiktaşlı’sı, Trabzonsporlu’su, G.Saraylı’sı, Konyalı’sı yan yana maç izlediğinde ortaya gerçekten mükemmel görüntüler çıktı. Mevlana şehri Konya’ya bu anlamda bir defa daha aşık oldum. Mükemmel bir stat, harika bir zemin ve arzulu 2 takım olunca gözümü kırpmadan izledim dünkü maçı.5-0’LIK skor kimseyi aldatmasın. İki kaleci Belec ile Muslera yer değiştirsin maç 3-3 de bitebilirdi. Kısacası G.Saray iyi oynadı ama Muslera kusursuzdu.ELBETTE G.Saray’ın farklı skoruna ve iyi oyununa gölge düşürecek değilim ama şu kesin; Avrupa’dan elenmek futbolcuları kendine getirmiş. Yani eldeki tek iddialı kulvar olan ligi sonuna kadar ciddeye alacak gibi gözüküyor G.Saray. Maç öncesi Konya’nın galibiyete yakın olacağını düşünüyordum. Ama dedim ya, Kabze’nin kaçırdıkları, bir başka deyişle Muslera’nın kurtardıkları ve Konya defansında yapılan inanılmaz hatalar 5-0’lık sonucu ortaya çıkardı.KİMSEYİ KANDIRMAYALIMBURAK’TAKİ en büyük gelişme, ofsaytlardaki becerisiydi. Tabii Hamza Hoca’nın yeni taktik anlayışı Burak için avantaj. Bir başka güzel gelişme de Burak’ın her pozisyonda hazır beklemesi. 58’de Sabri’nin ortasında topu Umut’tan dolayı göremeyen Burak çok iyi pozisyon aldığı ve sezgileri güçlü olduğu için golü attı. İşte G.Saraylılar Burak’ı ve diğerlerini hep böyle formda görmek istiyor.MELO halâ eski Melo değil. Bir ara Hamza Hamzaoğlu’ndan haklı olarak fırçayı yedi. Sneijder tamam daha çok çalışıyor ama yine de bencil ve ürkek oynuyor. Bizlere gecenin en güzel görüntülerini, Konya’daki mükemmel futbol gecesine imza atan futbolseverler ile Selçuk’un harika pasında sol ayağıyla zarif ama etkili bir vuruş yapan Emre Çolak izlettirdi.ARTIK Türk futbolundan umutsuz olmayalım ve futbolumuzu küçük görmeyi bırakalım. Öyle ya da böyle Beşiktaş ile Trabzon Avrupa’da şubat ve mart aylarını görecek. Konya, Başakşehir, Telekom, Saracoğlu, Kasımpaşa, Kayseri, Rize gibi mükemmel statlar ile Beşiktaş, Bursa ile nispeten G.Saray, Trabzon ve F.Bahçe gibi iyi oynamaya başlayan takımlarımız var. Yeter ki seyirciyi kandırmayalım, yolunacak kaz gibi görmeyelim ve gündüz maçlarını da devreye sokarsak, görün bak nasıl ayağa kalkacağız.
G.SARAY, G.Saray olalı ne böyle bir acı yaşamış ne de hezimetler görmüştü. G.Saray G.Saray olalı rakiplerinden hiç böyle jeneriklik goller yememişti.İşte her takımın talihsiz günleri vardır ya dün öyle bir geceydi.HIRS ve mücadele vardı ama daha 3. dakikada Podolski hem G.Saray’ı hem Sinan Bolat’ı bitirdi. Podolski ve Ramsey’in 4 gol atıp 3 de kaçırdığı kâbus gecesi, ileride, hafızalarda skorundan çok harika vuruş ve golleriyle anılacak.ARTIK ANNESİNİN LİGİNDEBİR ara 'Ne oluyor?' dedik. Neredeyse her vurdukları gol oldu. Utanmasalar orta sahadan vuracaklardı. Sinan Bolat tercihi Hamza Hamzaoğlu ’nu da sarsacak gibi. Eskişehir’den 2, Arsenal’den 4 gol yiyen Sinan Bolat kariyerinin belki de en talihsiz maçlarını oynuyor.EVET G.Saray 4 yedi, 5-6 daha da yiyebilirdi ama en az 3-4 tane de atabilirdi. İşte talih böyle bir şey. Bazen hiç beklenmedik anlarda kötü oynarken gol atıp kazanırsın, bazen de iyi oynarken de farklı yenilirsin. Dün gece aslında Arena ’da herkes gibi bizler de G.Saray’dan umutluyduk ama Podolski’nin golü bütün bu umutları bitirdi.VAY be puan durumuna bak. 1 puan, kalende 19 gol gör, sadece 4 gol at. G.Saray Şampiyonlar Ligi tarihini bu sezon tersinden yazdı. Ve bir daha F.Bahçe ile Beşiktaş ile Avrupa arenasında dalga geçemeyeceğini, aslında annesinin ligi olan Süper Lig’in elindeki tek değer olduğunu gördü.HAMZA hoca da dün umarım dersler çıkarmıştır. Evet talihsiz yenilen gollere rağmen ve rakip Arsenal’ın kontratak oynayacağını bildiği halde bu skor kabul edilemez. Kendi liginde 3 gol yiyen Arsenal 3 gün sonra G.Saray ’a 4 gol atabiliyorsa elbette Hamza hocanın da hatası var demektir.ŞIMARTMAYI BIRAK HOCA!HAMZA hoca artık futbolcularıyla sırnaşmayı, makas almayı, şımartmayı bırakacak ve bu oyunculara nerede nasıl durmaları gerektiğini, nasıl koşmaları gerektiğini anlatmalı.Seyirci ve Sneijder olmasa DÜN gecenin tek güzel yanı seyircinin farka rağmen coşkusu ve Sneijder’in harika golüydü. G.Saray Torku Konyaspor karşısında da yine ağır bir darbe yiyebilir. Benden uyarması.
H Albayrak-Dürüst ikilisi ah.. Biraz benim ve benim kafada olanlara inansaydınız, dinleseydiniz bugün G.Saray’ın Avrupa macerası devam ediyor, ligde de en az 6 puan fazlası olacaktı. Sizler Prandelli’yi adam sandınız ama o paradan ve rahattan başka bir şey düşünmedi. Neyse ki Prandelli’yi zorla da olsa gönderdiniz ve 2 maçta bakın fark nasıl ortaya çıktı.HAMZA hoca ne yaptı? Takımla doğru dürüst iletişime geçti, konuştu, nasihatlarda bulundu ve herkesi yerinde oynatmaya gayret gösterdi. Sonucunu da 2 galibiyetle aldı. İlk yarıda gerçekten, son 1.5 yılın en iştahlı ve arzulu G.Saray’ı vardı. Selçuk İnan dün en az 10 topu rakipten söke söke kazandı, doğru yerlere oynadı ve 2. golü de attırdı. Selçuk hep böyle oynasın taraftar onu yine omuzlar.YA Burak Yılmaz’a ne demeli? İlk yarının en iyisiydi. Harika duvar pasları yaptı, müthiş koşular gerçekleştirdi.HAMZA HOCA’DA IŞIĞI GÖRDÜMBİR ara Lig TV kameraları seyircileri yakından gösterdi ve daha 8’de herkes ayakta, mutlu ve keyifliydi. Neden? Çünkü G.Saray koşuyordu, duran adam yoktu, hırs müthişti. İnanıyorum ki G.Saraylılar, “Bu takım böyle oynasın kaybetsin, razıyız” derler. Koşan adam, sahada ısıran futbolcuya kim ses eder? Ancak bir ara yanlış pas tercihi yapan Burak için yükselen ıslık sesleri yakışmadı.ARTIK Hamzaoğlu’na daha çok inanıyorum. Eskişehir maçından sonraki sözlerini dinledim. Çok olgunlaşmış ve doğru kelimeler kullandı. Samimiydi ve onun gözlerinde büyük bir teknik adam olacak ışığı gördüm. Terim’i eleştirdim ama tercihini gerçekten faydalı bir isim için kullanmış. Bu takımda gelecek var.HAKEM Bülent Yıldırım iyi götürdüğü maçı önemli bir hatayla bitirdi. Akhisar’ın golü öncesi Semih’e net faul vardı. O ayak o kadar yukarı kalkıyor ve Bülent Yıldırım gözü önündeki pozisyona devam diyor. Böyle takdir hakkı olmaz.BU takım böyle oynamaya devam ederse Türk Telekom Arena’nın müşterisi çok artar.
ŞU net ortada ki G.Saray, Türkiye Kupası’nı sonuna kadar ciddiye alacak. Zaten elde ne kaldı ki? Avrupa’ya veda eden G.Saray’da Hamza Hamzaoğlu ilk maçında ileriye dönük çok olumlu mesajlar verdi. Oyun içinde oyun vardı G.Saray’da. Bir ara Hamza hoca tüm oyuncuların yeriyle oynadı. Özellikle Pandev, Olcan, Emre ve Umut çok hareketleydiler. Sabri, Telles verimli oynamadılar.G.SARAY’IN hiç ofsayta düşmemesi, geriye düştüğü maçta erken ayağa kalkıp farkı yakalaması, çeşitli yeni organizasyonlar denemeleri ve Selçuk’un bu sezonun ilk gollerini atması G.Saray adına çok olumlu görüntülerdi.Aylardır ne diyoruz? Prandelli teknik adam falan değil. Para için Türkiye’ye gelen, yenilikçi olmayan ve futbol bilgisi sıfır olan bir teknik adam. G.Saray’a kim gelse bu takım farkını ortaya koyacaktı nitekim koydu da. İstanbul’da 3 büyüklere kaybetmeyen Eskişehir bir ara G.Saray karşısında futbol olarak çok ezildi. Bruma sahanın en etkili isimlerindendi. Pandev, penaltı kaçırmasına rağmen kötü oynamadı. Daha fazla dakika alırsa mutlaka geçmişteki hünerlerini ortaya koyacaktır.SELÇUK’TAN ŞAHESER FRİKİKDÜN benim için sürpriz olan hakemlerin tavrıydı. Melo’nun bugüne kadar yaptığı tüm rezillikleri söyledim ve yazdım. Ancak dün akşam gördüğü 2 sarı kart da yanlıştı.Ali Palabıyık ve diğer hakemler MHK’den belli ki sert uyarılar almışlar. Özellikle Emre, Caner, Melo, Volkan gibi oyuncular bundan sonra her itirazlarında kart görecekler. Melo’nun geçmişteki vukuatları olmasa dün sahada kalırdı ama Palabıyık, Melo’ya karşı art niyetliydi.G.SARAY ligde şampiyon kesinlikle olamayacak ama Hamza hocayla bu takım savaşacak, ter akıtacak. Artık 4 gollü, 3 gollü mağlubiyetler gelmez ama G.Saray kazanırken de kaybederken de en azından stada gelen seyircilere biraz olsun heyecan ve keyif verecek.SELÇUK’UN performansı yine vasatın altında kaldı ama frikik golü şahaserdi. Burak’sız, Umut’lu G.Saray’ı daha çok beğendim. Maçı izleyenler Umut’un Burak’dan hiç de geride olmadığını gördüler. En azından takım ofsayta hiç düşmedi. Bruma böyle oynayacaksa bu takımın banko oyuncusu olur. Tebrikler Hamzaoğlu.
KİM ne derse desin G.Saray çok önemli bir 3 puan çıkardı Antep deplasmanından. Ama bu 3 puan yeterli olmaz. Haftaya kazanacaklarını kim garanti edebilir ki? Anderlecht’ten sonra G.Antep’te de kaybetseler, kriz büyüyecek, kadro dışı kalan oyuncular olacak, kulüpten gitmek isteyenler artacak ve en önemlisi Avrupa’dan sonra lige de havlu atacaktı G.Saray.İŞTE krizin böylesine sıcak yaşandığı G.Saray kötü oynadığı bir günde Burak’la sevindi. Sadece kazandı ama yine kötü oynadı. Prandelli gitti ya, artık kim gelse, göreceksiniz G.Saray daha iyi oynayacaktır. Artık 4 gollü, 3 gollü mağlubiyetler geride kalmıştır. Ali Dürüst ve Fatih Terim’in bizzat göreve getirdiği Hamza Hamzaoğlu tecrübesiz de olsa 5 ay için kanayan yaralara pansuman yapacaktır ve hasta G.Saray’ı belki tam olarak iyileştiremeyecek ama ölüme de terketmeyecektir.SNEIJDER YİNE NEGATİFTİKISACASI Hamza hocanın başarılı olmasını ve kendini kanıtlamasını isterim. Ama kabul edelim işi çok zor. Çünkü krizleri nasıl yöneteceğini bildiğini sanmıyorum. Fatih Terim, Hikmet Karaman’ı veto etmeyip gelmesine onay verseydi G.Saray için daha hayırlı olurdu. Türkiye Futbol Direktörünün artık G.Saray’a ve diğerlerine teknik adam ayarlamasına, empozelerde bulunmasına, 5-6 ay sonrası için kendisine yer ayarlamasına hiç gerek yok. Göreceksiniz bak bu organizasyonun başı olan Terim de yara alacaktır bu işin sonunda.DİĞER haftalardan farklı olarak dün akşam ne gördünüz diye soracak olursanız, yine hiçbir şey oynamadı G.Saray. Selçuk bazen en geride, bazen defansın hemen önünde oynadı ama ileri hiç çıkmadı. Sıfır riskle oynadı. Melo, Tarık, Sneijder, Semih sadece koştular, mücadele ettiler ama katkı yapmadılar. Sneijder’in yüz ve vücut dili yine negatif idi. Hamit tam bir fiyasko. Artık kendisine uygun kelime bulamıyorum.4. VEYA 5. OLURnet olarak ortada ki, Sneijder ocakta bu takımdan ayrılacak. Muhtemelen dünkü kadrodan 4-5 oyuncuyu bu takımda göremeyeceğiz. Para da olmadığına göre yeni oyuncunun gelmesi imkansız gibi.G.SARAYLILAR şunu bilsin ki, bu takım kesinlikle şampiyon olamaz. Sadece mayıs sonuna kadar 1 haftada kazanıp 1 hafta kaybederler. Muhtemelen ligi 4. veya 5. bitirirler. Kupada da başarılı olma şansları yok. Hakem Özgür Yankaya, 71’de Selçuk’u 2. sarıdan atmalıydı. Takdir haklarını hep G.Saray’dan yana kullandı. Objektif bir hakemle G.Saray kazanamazdı.
BENİ UEFA Şampiyonluğuna ulaştıran Fatih Terim’i, telefonlarına cevap vermediği ve SMS’lerine geri dönmediği için antrenman yaptırdığı sırada, üstelik 5 kuruş tazminat bile ödemeden “gönder” ama elalemin İtalyanına “param yok” diye katlanmaya devam et.. Ben bu yazıyı kaleme aldığım 27 Kasım Perşembe saat 19.30’da hala Prandelli ve yardımcıları görevdeydi. Üstelik antrenmana bile çıktılar. Neden? Kulüpte 1 milyar lira borç var. Eee ne var ki bunda?G.SARAY’IN ilk defa mı borcu oluyor. Prandelli ver yardımcılarına taksitler halinde parayla borcun, olsun olsun 1 milyar 20 milyon lira olur. Bunu bile düşünemediklerine göre o zaman işi bilen yönetici yok demek ki. Belli oldu artık, Prandelli bugün-yarın gönderilecek.PEKİ kim gelmeli. Yakından tanıdığım, çalışma prensiplerini ve taktik analizlerini iyi bildiğim Hikmet Karaman bana göre tek aday olmalı. Bülent Korkmaz ve Tugay Kerimoğlu daha önce denendi ve olmadı. O zaman fazla ısrar etmeyeceksin. Yabancı getirsem kimi getireceksin ki? İkna etsen de paran yok ki? Parayı da almadan kimse gelmeyeceğine göre hayal kurmayalım.DENİZLİ LÜKS OLURDİYORLAR ki Mustafa Denizli bu takıma hayat verir. Doğrudur... Denizli bu takımı başarıya ulaştırır ama yarı yolda, üstelik bu kadar darbe yemiş G.Saray’ı kabul etmez. Kabul etse bile devre arasında en az 3 yıldız transferi ister. Üstelik kendisi ve yardımcıları için de en az 2 milyon Euro talep eder. Kasada fareler cirit attığı için, en az 100 kişi icra takibi başlatıp kulüp kapsında beklerken Denizli fazla lüks olur G.Saray için.Karaman ayağa kaldırırYILMAZ Vural yapamaz mı? Bal gibi yapar. Hem eğlendirir hem çalıştırır. Sadece G.Saray’ı çözmesi biraz zaman alabilir. Ama bu takımı çok hızlı ayağa kaldıracak, birkaç rötuşla sonuca gidecek yegane isim Hikmet Karaman’dır. İddia ediyorum Karaman’a şans verilirse 5 yıl içinde Türk Futbolunu ayağa kaldırabilir. ÖNCELİKLE çok okuyor ve araştırıyor. Her takımın taktiklerini inceleyip notlar alıyor. Başarıya aç ve hırslı. Her futbolcunun hatalarını ve doğrularını yüzüne gösterip formayı da adaletli dağıtacağına inanıyorum. Üstelik Abdurrahim Albayrak ve Ali Dürüst’le arası da çok iyi. Bu iki yöneticinin Fatih Terim’le yakaladıkları başarıyı Hikmet Karaman’la yakalamaları zor değil. Yeter ki camia biraz sabır göstersin.Aysal 100 milyon dolar vermeliAysal, Terim’i G.Saray Liseli olsaydı gönderebilir miydi? Asla. G.Saray nasıl kurtulur? Liseli-lisesiz ayrımı sona erecek, olağanüstü genel kurulla iç barış sağlanacak, Polat ve dönemin yöneticilerinden özür dilenecek ve Aysal’dan en az 100 milyon dolar geri ödememek koşuluyla para alınacak. Çünkü Aysal, eşe dosta yaptığı kıyaklar ve gereksiz transferlerle 200 milyon dolar zarar verdi. EN azından bunun yarısını vermeli. Vermezse üyelikten atar, bağımsız denetçilere, kulüpte son 3.5 yılda yapılan tüm iğrenç harcamaları açıklamasını emredersiniz. Bakın o zaman Aysal parayı hemen ödüyor mu ödemiyor mu görürsünüz. G.Saray’a Aysal kadar maddi-manevi zarar veren, kulübü küçük düşüren, insanları birbirine kırdıran ve her defasında insanları kandıran ve sonunda kaçan bir başkan hiç gelmemişti.NOT: Bu yazı kaleme alındıktan kısa bir süre sonra G.Saray yönetimi Prandelli ile yollarını ayırdı.
YAZIK. Çok yazık. Düne kadar tarih yazan, Avrupalı rakiplerini tir titreten G.Saray, çoluk çocuktan oluşan Anderlecht karşısında koca bir 45 dakika hiçbir şey yapmadı. Sadece koşmaya çalıştılar. Yaratıcılık,cesaret sıfırdı. Şampiyonlar Ligi müziğinde sağ elini kalbine koyan, sözüm ona taraftarının kahramanı Melo yine rezildi. İlk yarının sonunda gelen Anderlecht golü Melo’nun yüzünden geldi. Telles de arka direkte refaketçi gibi dolaşınca rakip kötü oynarken 1-0'ı buldu ve avantajı ele geçirdi.ŞU bir gerçek ki, G.Saray'da rakip takımlar kesinlikle izletilmiyor ve futbolculara izlettirilmiyor. Kazanılan veye kaybedilen maçlarda da oyuncular kendi performanslarını asla büyüteç altına almıyorlar. Prandelli de, yardımcıları da fıs. Yani oyunculara hiçbir katkı veremiyorlar veya vermek istemiyorlar. Üstelik G.Saray kötü çalışıyor. Bir başka deyişle sağlıklı antrenman yapmıyorlar, kendilerine hiç bakmıyorlar ve adım gibi eminim yalandan yapılan 1-1.5 saatlik antrenman dışında ekstra çalışma kesinlikle yapmıyorlar.VETERANLAR TAKIMI!İKİNCİ yarı sadece 7-8 dakika iyi oynar gibi yaptılar hepsi bu. Organizasyon, yani duran top çalışması, boş alan oyunu, verkaçlar, bitirici pas ve vuruşlar yine yoktu.ESKİDEN o formayı kime giydirsen coşar, coşmasa bile verimli oynardı. Sanırsın ki G.Saray'ın yaş ortalaması 40. Sanırsın ki sahadaki oyuncular, futbolu bırakmış veteranlar. Ve G.Saray bu olamaz, olmamalı. Eğer bir futbolcu üzerinde G.Saray formasıyla Selçuk gibi, Melo gibi, Tarık gibi, Hamit gibi oynuyorsa bu takımda işi olmamalı. Ve Bruma. Yok süratliymiş, yok uçuyormuş ne yazar. Adam 2 metreye pas atamıyor. Pasın şiddetini ayarlayamıyor ve bu oyuncuya G.Saray genç, gelecek vaat ediyor diye 15 milyon Euro ödüyor. İşte G.Saray'ı bu transferler bitirdi. Bunlar yüzünden basketçiler kaçmaya başladı, yakında personel intihar girişiminde bulunur, kendini jiletlerse kimse şaşırmasın.SON 5 günde, Cesare Prandelli, Abdurrahim Albayrak ve Ünal Aysal konuştu ve hala konuşmaya devam ediyorlar. Konuşulanlara bakarsan, kim gerçek, kim yalan söylüyor kafan karışır. Kısacası herkes konuşuyor ama kimse sorunların üzerine gitmiyor. Bu nedenle ne yazsak boş. G.Saray çoktan bitmiş okeye dönüyor.Selçuk'u oynatanlara yazıklar olsunBİR orta saha oyuncusu her topu yana mı oynar? Adı Selçuk, soyadı İnan ise evet oynar. Bu kadar kötü oynayıp ve üstüne kırmızı kart görürsen artık sana laf söylemiyorum ama seni oynatanlara yazıklar oldu.
BIYIĞIM da var o biçim sakalım da ama kimseye aylardır anlatamıyorum; "Prandelli ile devam ettiğiniz her gün, her maç hüsrana uğrayacaksınız. G.Saray'ın İtalyan’la başarılı olma şansı sıfır. Ama Prandelli'yi kovup Hikmet Karaman'ı getirirseniz belki şansınız son haftaya kadar devam eder" diye tam 2 aydır yazıyorum. İnanmayan Vatan Gazetesi'nin internet sayfasına girip, neler yazdığımı okuyabilir. Ama futboldan, dün itibarıyla zerre kadar anlamadığına yüzde yüz inandığım Abdurrahim Albayrak ve Ali Dürüst belki dün geceki facia skordan sonra gerçeklerle umarım yüzleşmiştir.ALBAYRAK ve Dürüst hala "I love you Prandelli" demeye devam ederlerse, iddia ediyorum bu G.Saray, lige çok erken havlu atar ve tarihi farklar yemeye devam eder.BAŞAKŞEHİR, Arsenal ve iki Dortmund'dan sonra aslında dün geceki maçta da sarı-kırmızılıların 4'lük olmasını çok istedim. Nasılsa 4 yemek alışkanlık haline geldi G.Saray'da. Dün de 4'lük olsalardı 4 çarpı 5 olacaktı ama kaçırdı Trabzon.MAÇTAN önce kim "Skor ne olur" diye sorduysa, hepsine tek bir cevap verdim; "G.Saray farklı yenilir. Bahis oynayacaksanız bütün paranızı Trabzonspor'a basın."BEN Sneijder'i, Prandelli'nin oynatmadığına inanmıyorum. Bu iş de kesin yönetimin parmağı var. Amaç Sneijder'i küstürüp, kızdırıp bir an önce gitmesini sağlamak. Sneijder'in 4 milyon Euro'luk yıllık parasını ödeme şansları yok. Çünkü kasada para yok, kasada fareler var. Bu ağır yenilgilerin, parasızlığın ve bu ülkenin Prandelli ile tanışmasının tek sorumlusu Ünal Aysal'dır.Yekta'yı, Emre'yi, Koray'ı, aylardır formsuz Selçuk'u oynatacaksın, Sneijder, Semih ve Umut'u kulübede tutacaksın. Ve ben bunları yapan adama teknik direktör diyeceğim. Dün gece 58'de Yekta'yı atmayan ve aleyhine penaltı verilmeyen G.Saray'ı en az 5 farktan hakem, hakemleri de dönen topta gol atan Medjani kurtardı.BU İŞ BİTMİŞTİR!HÂLÂ bir küçük şans var. Çünkü ne F.Bahçe, ne Beşiktaş iyi oynamıyorlar. Eğer bu yazdıklarımı Vatan okurları Pazar sabahı (bugün) okuduğu dakikalarda G.Saray'da Prandelli görevine devam ediyorsa, bu iş bitmiş demektir. Yani artık Avrupa'dan sonra lig de G.Saray için sona ermiştir. Aslında hata ne Selçuk da ne Prandelli de. Suçlular, G.Saray'ı bu çaresizliğin, acizliğin, parasızlığın içinde bırakan eski başkan Ünal Aysal ile Prandelli'yi teknik direktör sanıp hala görevde tutan Albayrak-Dürüst ikilisinde.