28 Nisan Salı günü görülecek şike davasında F.Bahçe Başkanı Aziz Yıldırım’ın kendilerine kumpas kurulduğu yönündeki iddialarla ilgili en büyük kozu Cihan Oskay...Hani 2006’da çıktığı Telegol’de Yıldırım’ın talimatıyla F.Bahçe maçı için Samsunlu ve G.Saray maçı için Trabzonlu futbolculara para verdiğini belgeleriyle açıklayan Oskay...O dönem Yıldırım’ın “Meczup, akıl hastası, sahtekâr, yalancı, hilebaz, dolandırıcı”, 30 Nisan 2012’deki şike davasında da “Ben bu meczubu dinlemem” dediği Oskay...14Nisan Salı Sabah Gazetesi’nin spor sayfasındaki manşeti, ”İşte paralel kumpas” ve 15 Nisan Çarşamba Hürriyet Gazetesi’nin spor manşeti, “F.Bahçe’den Cumhurbaşkanı’na kumpas mektubu” yayımlanınca ben de bu yazıyı yazmaya karar verdim.Sabah ve Hürriyet’e göre halen cezaevinde bulunan Cihan Oskay 2009’da Aziz Yıldırım aleyhine ‘Şike’ ve ‘Ergenekon Davaları’na tanıklık yapması için Zaman Gazetesi Genel Yayın Müdürü Ekrem Dumanlı’dan teklif alır. Oskay’a bildiklerini anlatması ve Ergenekon Davası’nda Yıldırım’ın sanık olması halinde Zaman’da köşe yazarlığı yapabileceği yine Dumanlı tarafından dile getirilir. Ama Oskay teşekkür edip yardımcı olamayacağını belirtir.EVET Cihan Oskay 28 Nisan 2015’te 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülecek şike davasında Aziz Yıldırım lehine tanıklık yapmak istediğini dilekçeyle mahkemeye bildirdi. Ve bu davada F.Bahçe’nin en büyük kozu belki o olacak. Çünkü Aziz Yıldırım yıllardır şike davasının bir komplo olduğunu, asıl amacın F.Bahçe’yi ele geçirmek olduğunu ve kendilerine kumpas kurulduğunu dile getirmişti. Ve gelelim Cihan Oskay’ın kim olduğuna ve benim neden özür beklediğime...ÖZKÖK BİZZAT TALEP ETTİTARİH: 27 Kasım 2006 Pazartesi... Yer: Doğan Medya Grubu...2000-01 şampiyonu F.Bahçe’nin o sezon şike ve teşvik primi vererek şampiyon olduğunu belgeleriyle iddia eden Cihan Oskay’ı canlı yayına çıkarmamız gerektiğini bizzat Hürriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Ertuğrul Özkök benden talep eder. Sonrasında Star TV Genel Yayın Direktörü Fatih Edipoğlu ile Özkök konuşur ve Cihan Oskay’ın canlı yayın konuğu olarak katılacağı Telegol programının 27 Kasım 2006 pazartesi günü saat 22.00’de başlamasına karar verilir.YAKLAŞIK 6 saat süren tarihi programda Oskay, kendisine Aziz Yıldırım’ın talimatıyla, 2000-01’in sezonun son maçları olan ve şampiyonun belli olacağı Samsun-F.Bahçe maçı öncesi maçı kaybetmeleri karşılığında Samsunlu futbolculara 150 bin dolar, aynı gün oynanacak olan G.Saray maçında da Trabzonspor’un kaybetmemesi karşılığında bordo-mavili oyunculara 250 bin dolar verdiğini açıklar ve sonrasında Türkiye’de yer yerinden oynar. Evet o sene F.Bahçe deplasmanda Samsun’u 3-1 yenerek şampiyon olur.CANLI yayında bu iddialarını elindeki ses kayıtlarıyla bir bir ifşa eden Cihan Oskay için F.Bahçe adına Mahmut Uslu, Şekip Mosturoğlu gibi önemli isimler telefonla Telegol’e bağlanıp, “Yalancı, sahtekâr ve para karşılığı iş yapıyor” diyerek, şike iddialarını yalanladılar.BİZLERİ HEDEF GÖSTERDİLERBEN ve yorumcularım 27 Kasım’da iddiaları ve belgeleri tartışırken, ATV’de Ahmet Çakar da bizi ve konuğumuz Oskay’ı yalancı çıkarmak için her türlü oyunu oynar. Program öncesi bizzat F.Bahçeli yöneticilerin kurduğu Çakar, Oskay’a her türlü iftira ve hakareti eder. Tabii sonrasında Oskay’a yüklü bir tazminat da ödemek zorunda kalır.29 Kasım 2006’da ise Aziz Yıldırım ve yöneticilerden Ali Koç ile Şekip Mosturoğlu, Telegol’ü, beni, yorumcularımızı karalayıp, taraftarlara hedef göstermiş ve Cihan Oskay için de “Meczup, akıl hastası, sahtekâr, yalancı, hilebaz, dolandırıcı” gibi ağır ifadeler kullanmıştı. Ayrıca Ahmet Çakar’ı da şahit göstermişti Aziz Yıldırım ve arkadaşları.O ZAMANIN ‘MECZUP’U ŞiMDi 1 NUMARALI TANIK MECZUP kelimesinin anlamı; Aklını yitirmiş, deli, sapık...EEE 2006’da şike itirafları yaptığı için deli, sapık, aklını yitirmiş damgası yiyen Cihan Oskay, şimdilerde Aziz Yıldırım’ın 1 numaralı tanığı pozisyonunda. En azından geçen hafta Sabah ve Hürriyet gazetelerinde çıkan bu haberi yalanlamadı Aziz Yıldırım.ÜSTELİK Cihan Oskay ilk şike davasında da 30 Nisan 2012 tarihinde hakim Mehmet Ekinci’nin karşısına çıkıp 2000-01’de F.Bahçe Başkanı Aziz Yıldırım’ın talimatıyla şike ve teşvik primi verdiğini söylemiş, Aziz Yıldırım “Bu meczubu dinlemem” diyerek salonu terk etmek zorunda kalmıştı. DAHA fazla geçmişi kurcalamak istemiyorum. Ama 2006 Kasım ayından beri, Telegol markasına, şahsıma ve yorumcularıma her türlü hakareti yapan, taraftarlara hedef gösteren, bizleri sürekli karalayıp F.Bahçe düşmanları olarak ilan eden, çalıştığımız Star TV, Kanal 1, Kanaltürk ve TV8’den kovulmamız için bizzat baskı yapan Aziz Yıldırım’dan ve yine bizlere ağır suçlamalar getirip onurumuzla, haysiyetimizle oynayan sayın Ali Koç’dan özür bekliyorum. Niye mi?ÇÜNKÜ 2006 yılında meczup dedikleri Cihan Oskay’a şimdilerde can simidi olarak sarılıp tanık yapmak istedikleri, hatta Cumhurbaşkanımız’a, Başbakanımız’a bile mektup yazma cesareti bulup Oskay’a methiyeler düzdükleri için.YOK ÖYLE KANDIRMACA!ŞUNU da çok net söyleyebilirim; Serhat Ulueren olarak Cihan Oskay’ın 2006’da şike ve teşvik primi hakkında söylediklerine de bugün F.Bahçe’ye cemaat tarafından kumpas kurulduğunu belirten açıklamalarına da yüzde 100 inanıyorum. Çünkü benim için Cihan Oskay hiçbir zaman sahtekâr bir adam olmadı, iyi bir dost oldu. Katil de olsa, cezaevinde de sürünse Oskay’ın tüm anlattıklarına dün de inandım bugün de. KISACASI ben önce meczup, sahtekâr, deli damgası vurduğum bir adama sonra çıkarlarım uğruna sarılmam, kucak açmam. Benim için adam her zaman adamdır, yılan da her zaman yılandır.VAY be! Önce ‘meczup’ de, şimdi işine gelince doğru bilen, dürüst, güvenilir ve akli dengesi yerinde.YOK öylekandırmaca. Yok öyle sahte-kârlık...Kovdurmak için çok uğraştıSTAR TV’den kovulmam için Yıldırım, o dönem arkadaşlarıyla Doğan Grubu’ndaki üst düzey yöneticilere bol bol ziyaretlerde bulundu(!) Elbette kovulmadım. Çünkü Sayın M.Ali Yalçındağ da Ertuğrul Özkök de Fatih Edipoğlu da Oskay’ın söylediklerinin haber değeri taşıdığını ve geçmişte Aziz Yıldırım’la kanka olduklarını çok iyi biliyordu. Tehditten ışıkları açamadıkOSKAY’LI program sonrası Star’dan polis işliğinde çıkabildik. Çakar’ın sözlerinden etkilenen taraftarlar resmen kellemizi istiyordu. Yine o dönem ben ve ailem gelen yüzlerce ölüm tehditleri sonrası yaklaşık 1 ay evimizde ışıkları açmadan oturduk. Çocuklarıma ve eşime mümkün olmadıkça evden dışarı çıkmamalarını söyledim.İddialar niye araştırılmadı?Aziz Yıldırım ve ekibine göre, ben ve o programda yer alan yorumcular F.Bahçe düşmanı ve F.Bahçe’yi şikeyle karalamaya çalışan meczuplardık. Ama o Yıldırım, o dönemki TFF’nin “Cihan Oskay’ın iddialarının araştırılmasını istiyor musunuz?” sorusuna ne yazık ki “Evet” diyememişti. Çünkü araştırılmasını istemiyor, konunun kapanmasını talep ediyordu. Bu arada F.Bahçe taraftarı, talimatla Telegol ve benim için karalama yürüyüşü organize etti. Gelelim Çakar’a!ÇAKAR’I 2009’da programa almıştım. Kendisini sevdim ama asla saygı duymadım. Ahmet Çakar’a göre Oskay para karşılığı iş yapan meczuptu. Belki de hâlâ aynı şeyleri düşünüyor. 27 Kasım 2006 tarihinde ATV’de Cihan Oskay’a saldırırken “F.Bahçe’nin şampiyonluğu temiz” demişti. Peki şimdi F.Bahçe başkanı ve yöneticilerinin Oskay’a sarılıp, 2. şike davasında tanık olarak dinlenmesine rıza göstermelerine bir tepkisi olmayacak mı? Benden özür dilemese bile buna tepkisiz kalması ve olayı hiç yokmuş gibi kabullenmesi Ahmet Çakar’a hiç ama hiç yakışmıyor.
ÇOK pas yaparak, sağdan soldan orta yaparak şampiyon olamazsın. Şampiyon olmanın temel kuralı iyi savunma yapmaktır. Özellikle ilk savunma rakip sahada başlar der önemli teknik adamlar. Eee G.Saray’a bakıyorsun, tamam çok pas yapıyorlar ama savunma yapmayı hiç beceremiyorlar ki? 20. dakikada ilk yarının en kötülerinden Selçuk İnan rakip sahada top kaptırıyor ve Trabzonspor 70 metrede 3 pas yaparak gol atıyor. Sonra da “Ben, şampiyon olacağım, dördüncü yıldızı takacağım” diyorsun.SAHANIN en etkili adamı kuşkusuz Emre Çolak. 23 yaşındaki oyuncu acı ama gerçek bu takımda gözü kapalı oynaması gerekirken Hamit’in sakatlığı sonrası mecburiyetten giriyor ve G.Saray’ın kaderini çiziyor. Her şutu tehlike yarattı Emre’nin. Burak, Umut kötü oynadılar ve Burak çıkarılınca sinirlendi. Hatalı sinirlenmekte. Çünkü kötü oynadı, top tutamadı ve 43’te bomboş kale yerine direğe nişanladı topu.HAFTA içinde Manisa maçını pür dikkat izledim. O maçta da G.Saray savunması dökülmüş ve zayıf rakibine 5 pozisyon vermişti. Dün Trabzon rakip kaleye gitmek istememesine rağmen her geldiklerinde tehlike yarattılar G.Saray’a karşı. Manisa maçında G.Saray’ın en iyisi, sakatlığı döneminde kendine çok iyi bakan, herkese profesyonellik dersi veren Felipe Melo idi. Ama dün Melo kulübede kaldı. Sonradan bile oyuna girmedi. Futbolseverlerin gördüğünü maalesef Hamza Hamzaoğlu göremiyor. Yasin takıntısı devam ediyor ama dökülen Sneijder’e dokunamıyor. Melo iyiyse oynatacaksın Hamza Hoca. Ama senin gözlerine perde iniyor veya heyecandan eli ayağına dolaşıyor Hamza Hamzaoğlu’nun.PALABIYIK KÖTÜYDÜ!EMRE’NİN ve Melo’nun bu vasat G.Saray’da ilk 11’de başlamamaları da, Yasin’in oyundan alınıp Sneijder’in 90 dakika sahada kalması da bir teknik adam hatasıdır ve ne acıdır ki Hamza hoca haftalar geçmesine rağmen bu hatalarına dur durak demeden devam ediyor. G.Saray çok kritik 2 puan kaybetti. Üstelik Trabzonspor 15-20 dakika dışında çok kötü oynadı.HAKEM Ali Palabıyık maçı çok kötü yönetti... 14. dakikada Telles’in eline çarpan top kesin penaltı.. Maçın uzatma anlarında ise sahanın karıştığı pozisyon sonrasında Muslera’ya kesinlikle kırmızı kart çıkmalıydı.
TAM ‘G.Saray’da sahanın en iyi ismi Sinan Bolat diyecektim’ demez olaydım. Sinan amatörce bir golü içeri alıverdi. Halbuki yediği gole kadar hatasız oynamıştı. O yediği gol yok mu? Bu nedenle kendisi, Muslera’nın yedeği olur mu, olmaz mı kararsızım.4-0’IN rövanşında benim için tek enteresan konu Melo ve Semih’in performansıydı. Sahadaki görüntülerinin, tribünlere oynaması eleştirilebilir ama ben Melo’nun aile reisliğini ve profesyonelliğini tartışamam. Burası belki bazıları için “Ne var ki bunda” sorularını sordurabilir ama 23 Şubat’ta bel fıtığı ameliyatı olan ve sezonu kapattı görüşü hakim olan Melo’nun dün mucizevi bir şekilde 62 dakika sahada kalması sebebiyle Brezilyalı oyuncuyu alkışlıyorum.EVET bazıları Melo’nun bu kadar erken sahalara dönmesini eleştirebilir ama Türkiye’de bırakın yabancıları hiçbir yerli oyuncu bile bu kadar erken sahalara dönmez. Seversiniz, sevmezsiniz ama Melo dünkü fit görüntüsüyle beni şaşırttı. Melo bu kadar erken döndüğüne göre, Burak da kendine iyi bakıp sakatlanmazsa G.Saray şampiyonluk yarışında F.Bahçe’yi zorlar.TUR ZATEN GARANTİYDİMAALESEF aynı düşünceleri Semih için sarf edemeyeceğim. O bu sezon G.Saray’a neredeyse hiç katkı veremedi. Dün de vasatın altındaydı. Çok adam kaçırdı. Demek ki Chedjou ve Hakan hatta Koray, Semih’ten daha çok oynamayı hak ediyor.AYRICA ligde forma bulamayan Pandev’i kendine iyi bakması ve dünkü maçı ciddiye almasından dolayı kutlarken, Emre ve gol atmasına rağmen Yekta kötü oynadılar. Tarık bir var bir yok. Dzemaili gol atmak için çok çırpındı ama bir o kadar da egoistti. Sonuç olarak G.Saray zaten ilk maçta yarı finali garantilemişti. Dünkü formalite maçında kazanan sadece Melo oldu.
İSTANBUL’DA güzel bir havada yıllar sonra gündüz maçına çıkan G.Saray, 4-2’lik skora bakınca görkemli, üstün, organize bir oyun ortaya koydu izlenimini verebilir futbolseverlere. Ama işin aslı öyle değil.G.SARAY 5 hafta önce Erciyes’i 3-1 yenerken nasıl ki kaleci Zülküf Özer gollere buyur dediyse, dün de maşallah Abdülaziz Demircan müthiş kıyaklar(!) yaptı sarı-kırmızılı ekibe. Abdülaziz biraz adam gibi oynasa G.Saray böyle fark atamazdı. G.Saray iştahlı, hırslı oynadı ama üretken değildi. İlk yarının sonunda Erdem’in frikiğini Muslera kurtarmasa 3 puan zora girerdi.CHEDJOU’NUN üst üste 3 iyi maçı yok. Saatli bomba gibi. Bir bakıyorsunuz Popescu gibi rahat ve özgüvenli, sonra bir bakıyorsunuz arka arkaya amatörce hatalar. Hamza Hoca, Chedjou’nun bu sezon yaptığı inanılmaz hataları bir CD’de toplattırıp izlettirsin bu 29 yaşındaki sözüm ona tecrübeli stopere. Attığı gol sayısı Emenike ile eşit. Yani 4 gol atmış. Ama asıl işi gol yedirmemesi. İşte orada atmış sigorta kokusu geliyor burnuma.SON 30 dakika çok fantezi yaptı G.Saray ve bedelini ağır ödeyeceklerdi ki suskun yıldız Sneijder sahneye çıktı. İlk golü piyangoydu. 2. golde de aslan payı Umut ve Olcan’dı. Bu futbol şampiyonluk için yeterli olur mu? Çok zor. İstikrar yok, devamlılık yok, pozisyon yok ve en önemlisi maçtan çabuk kopuyor G.Saray. Yasin ve Selçuk’un performansı tatmin edici, Bruma yine vasat, Hamit, Sabri düşüşte, Telles ve Balta eh işte.TRABZONSPOR’U YENERLERKASIMPAŞA ve Karabük maçlarından gelen 6 puan bu futbola çok fazla. Dua etsinler kalecilere ve rakip defansa. Haftaya Trabzon’da işleri daha kolay olur G.Saray’ın ve güle oynaya kazanıp döner İstanbul’a. Çünkü G.Saray başı ne zaman sıkışsa, ne zaman şampiyonluğa koşsa hiçbir zaman problem çıkarmamıştır Trabzonspor.Yine de şampiyonlukta önceki günkü yaşananlardan sonra F.Bahçe’yi favori görüyorum. Çünkü silahlı olay camiayı birbirine kenetleyecek, hakemleri ve F.Bahçe’nin rakiplerini de biraz duygusal pozisyona sokacaktır.
EVET iyi mücadele ettik ve bu mücadelenin karşılığı 3 puan olmalıydı. Hollanda, 96 dakika süren maçta en önemli gol pozisyonunu 79. dakikada Jetro Willems’in ayağından buldu. Hele ilk 45 dakika kusursuz oynadık. Takımımızda kötü oynayan bir futbolcu bile yoktu. Özellikle Burak, Gökhan ve M.Topal sahanın en iyi isimleriydi.KABUL edelim Alman hakem Felix bizim için harika maç yönetti. Burak Yılmaz her küçük dokunuşta yerde kaldı ve Milli Takımımıza sayısız faul kazandırdı. Burak Yılmaz sayesinde orta saha ve defans oyuncularımız da nefes aldı. Ama işte o arka adalesi yok mu Burak’ın? O adale sakatlığı nüksedince ve Kazım oyuna girince dengemiz bozuldu. İleride hiç top tutamadık ve Sneijder’le golü buldu Hollanda.BİR dünkü Sneijder’e bakın bir de G.Saray’daki Sneijder’e. Dün en az 4-5 defa defansın en gerisinden top çıkardı Wesley Sneijder. Herhalde dün koştuğu gibi G.Saray’da da koşsa, sarı-kırmızılılar şampiyonluğu birkaç hafta sonra yakalar diye düşünüyorum. Kısacası maç seçiyor Wesley Sneijder.HAKAN BÜYÜK KAZANÇMİLLİ Takımımızda Caner ve Gökhan Gönül biraz daha hücumu düşünse Hollanda çok zorlanırdı. Kabul edelim ki dün büyük balık kaçırdık ve bana göre artık mucizelere bıraktık gruptan çıkma şansımızı. Yine kabul edelim Hollanda’yı bir daha böyle zor yakalarız. Dün için tek yıldızı Sneijder olan Hollanda’yı öyle ya da böyle yenmeliydik. Çünkü Robbenli Hollanda’yı Türkiye’de yenmemiz bence imkansız. Bu kadar iyi mücadele edip kazanamamak hayal kırıklığı yarattı.ÇEKLER ve İzlanda koptu gidiyor ve biz hâlâ 5 puandayız. Üstelik Çekler, Letonya’yı evinde yenemedi. Demek ki biz dün kazansak şansımız çok artacaktı ama dedim ya, yakaladığımız balığı tam çekerken avucumuzun içinden kaçırdık. Hakan Çalhanoğlu gerçekten büyük kazanç. Töre önemli bir oyuncu ama çabuk yoruluyor, Kazım Milli Takım da oynamaz ve minik olan şansımızı devam ettirmemiz için Burak olmazsa olmazımız.
SLAVEN Biliç önce Tolga Zengin ve daha önemlisi Beşiktaş’ı, İsmail Kartal da önce Emenike’yi ve daha önemlisi F.Bahçe’yi bitirdiler dün gece.Eğer İsmail Kartal ve Slaven Biliç teknik direktör ise vay Türk Futbolunun haline. Bu iki sözüm ona teknik adama yemin ederim 2 koyun teslim etmem! Biri Tolga Zengin uğruna iyi oynayan Cenk Gönen’i bitirdi.Dün Cenk neden 18 kişilik kadroda yoktu? Sebebi basit Cenk isyan etti ve haksızlığa tahammül edemeyip sakat numarası yapıp evine koştu. Dünyanın bütün profesörlerini toplayıp karşıma getirin beni artık bu saatten sonra, ”Cenk sakattı bu nedenle yoktu” fikrine inandıramazsınız. Adım gibi eminim Cenk hak ettiği Brugge maçında oynasaydı dün de sahada olurdu. İşte bu nedenle Biliç hiçbir zaman A klas bir teknik direktör olamayacak. Aynı Hagi gibi onun da teknik adamlık kariyeri başarısızlıklarla dolu olacak.İSMAİL Kartal’ı zaten teknik adam olarak hiç görmedim ve görmeyeceğim. Emenike ısrarı nihayet dün patladı. Bana göre kendisini, Emenike’yi ve F.Bahçe’yi bitirdi. Aslında taraftarlar tüm gerçekleri tribünden, televizyondan görüyorlar. Haftalardır bal yapmayan arı misali Emenike F.Bahçe’ye zarar verdi. Halbuki Webo, Sow daha fazla vakit alsa faydaları çok olurdu. Hadi görelim bakalım İsmail Kartal bundan sonra Şükrü Saraçoğlu Stadı’nda Emenike’yi sahaya çıkartabilecek mi? Hiç sanmıyorum.YİNE adım gibi eminim, dünkü maçın devre arasında Aziz Yıldırım, İsmail Kartal’ı aradı ve “Çıkar şu Emenike’yi yeter artık” dedi. Yıldırım talimat veremeden Kartal, Emenike’yi dünkü şartlarda oyundan çıkaramaz. Çünkü o gücü ve etkisi yok.MİLLETVEKİLİ GİBİ! GELELİM Emre Belözoğlu vak’asına... Emre, Biliç’e ve kenar yönetimine, benim gördüğüm 3 defa okkalı ağır küfürler etti, üstelik bunları Fırat Aydınus ve yardımcıları da duydu ama kart bile gösteremediler Emre’ye. Çünkü Türkiye’de Emre Belözoğlu’nun milletvekili gibi dokunulmazlığı var. Emre küfür ediyorsa mutlaka haklıdır diyorlar demek ki hakemler. Bu dakika itibarıyla zaten hep kuşkuyla yaklaştığım Aydınus da bitmiştir benim için. Alsınlar maçı izlesinler ve Emre’nin arka arkaya kaç defa küfür ettiğini görsünler. Görsünler ki belki biraz yüzleri kızarır.FUTBOLUNDAN çok teknik adamların skandal boyutundaki kararlarıyla ve Emre’nin sürekli küfür edip kart görmediği bir maç olarak tarihe geçecektir F.Bahçe-Beşiktaş maçı.
G.SARAY’IN haftalardır 2 yıldızı var. Bunlar Yasin Öztekin ve Selçuk İnan. İşte bu iki isme dün olduğu gibi Burak, Muslera, Telles, Chedjou ve Hamit gibi isimler de yardım edince, dün giden maç geri geldi. Belki de bu hayati 3 puan G.Saray’ı şampiyon yapacak.MAÇ bitti en çok sevinen Sneijder. Halbuki en az katkı yapan futbolcu kendisi. Kızlar gibi oynuyor. Rakibe müdahale etmez, ikili mücadelelere ayak sokmaz ve utanmadan en çok o seviniyor. Şimdi bana kimse, ilk 2 golde Yasin’e pasları Sneijder verdi, üstelik Hollandalı haftalar sonra kaleyi bulan şutlar attı demesin. Yasin’in yaptığı 10 bindirmenin 1 tanesini yapmadı Sneijder efendi. Ve o Sneijder senelik 4 milyon Euro’yu kovalıyor şu günlerde. Yani aklı yeni yapmak istediği kontratta.HELAL olsun Yasin ve Selçuk’a. İkisi de harika oynadılar. Selçuk dünyalar kadar top kaptı, en kritik gole imzasını attı ve üçüncü golde Umut’a harika bir pas gönderdi. İşte bu Selçuk’u böyle oynasın her zaman ayakta alkışlarım. Yasin dakikalar 9’u gösterirken 3 defa soldan bindirdi Kasımpaşa kalesine. 90 dakika hiç yorulmadı ve bugün G.Saray liderse bundaki en büyük pay Yasin Öztekin’e ait. Hamza Hoca’nın son saniyelerde Yasin’i oyundan alması yine hataydı. Hamza Hoca inat etmeyecek, lig sonuna kadar maç tahtasına 11 isimden 4’ü olan Yasin, Selçuk, Burak ve Muslera’yı gözünü kapatıp yazacak, sonra da diğerlerini araya serpiştirecek.TOP AYAĞINA YAKIŞIYORZevkli ama kalitesiz maç izledik. Adeta mahalle maçı gibiydi veya gayesiz iki takımın prestij maçı görüntüsü vardı sahada. 51’de Adem’in kafasını Muslera kurtarmasa veya o top direğe vurmasa G.Saray geri dönüşü zor yapardı. Kasımpaşa’nın en büyük yıldızı Adem Büyük. Top ayağına çok yakışıyor ve yürürken bile adam geçebiliyor. Boyu kısa ama hava toplarında da çok iyiydi. Adem’e biraz Babel, Scarione ayak uydursa Kasımpaşa yine yenilmezdi. Çok iyi futbolcu olan Adem ilk yarıda 2 net pozisyondan da yararlanamadı.İLK yarıda Hamit ve Sabri Sneijder’le birlikte sahanın en kötü isimleriydi. Ama 2. yarı Hamit ve Sabri toparladı. Özellikle Hamit çok top kaptı ve Selçuk’un yükünü hafifletti. Son olarak Burak Yılmaz sezon sonuna kadar sakatlanmaz ve dünkü gibi aptalca kartlarla takımını eksik bırakmazsa bu G.Saray şampiyonlıuğu son maça kadar kovalar.
AFTANIN tek kazananı var, o da neredeyse her vurduğu gol olan Beşiktaş. Hamza Hamzaoğlu ve İsmail Kartal bir defa daha sınıfta kaldı. Eee ne oldu? İsmail Kartal da bir çuval inciri berbat etti. F.Bahçe ve G.Saray dördüncü yıldız diye birbirlerini yerken dilerim Beşiktaş az hata yapıp ligi şampiyon bitirir.İSMİNE GÖRE OYNUYORLARHAFTALARDIR mahalle topçusundan farksız Emenike bu takımda banko oynuyor, Meireles, Alper gibi yetenekli oyuncular kulübede. Olacak şey değil. Biri takımın en etkili silahı Yasin’i oyundan alıyor, diğeri kadroda olmaması gereken ayakları sahada tutuyor. Demek ki, hem Hamzaoğlu hem de Kartal çok zayıf kalıyorlar.İŞTE Türk Futbolunun temel problemi bu. Geçen hafta iyi oynayan F.Bahçeli futbolculara dün bir bakıyorsun sahada yürüyecek hali yok. Neden? Çünkü rakibin ismine göre motive oluyorlar. Yüzde yüz eminim, F.Bahçeli futbolcuların yüzde 90’ı G.Saray galibiyetinden sonra yatmışlar, gezmişler, işi sermişler. Çünkü F.Bahçe’nin uzun yıllardır, daha doğrusu Aziz Yıldırım geldikten sonra tek hedefi, gayesi şampiyonluk yerine G.Saray’ı yenmek üzerine olmadı mı?MİCRO DÜŞÜNCE! KISACASI şampiyon olamasak bile G.Saray’ı yenmeye mecburuz düşüncesi işte F.Bahçe’yi bu durumlara getirdi. Micro düşünürsen dün olduğu gibi çakılıp kalırsın. İddia ediyorum Aziz Yıldırım için G.Saray galibiyeti dışındaki hiçbir başarının önemi yok.EMRE NEDEN OYNADI?MAÇ başlıyor daha ilk dakikalarda Emre Belözoğlu ayağına bandajı geçiriyor. Hazır değilsen, ağrın varsa niye oynarsın kardeşim? Bir oyuncu her maç aynı yerini tutup bandaj ister mi? Demek ki adı Emre soyadı Belözoğlu ise oluyormuş. Volkan Demirel’e ne demeli. G.Saray’a karşı hatasız oynayan Volkan dün ise top bile tutarken zorlandı.F.BAHÇE’DE yarım iyi oynayan oyuncu yok. Gol atan Mehmet Topal dahil hepsi çok kötüydü. El Kabir tribünlere oynamayı bırakıp takımı için oynasaydı, Guido boş kaleye atsaydı F.Bahçe 2-1 değil, sahadan çok daha farklı bir yenilgiyle ayrılırdı.