SİYAH-beyazlılar 3 puan arzusu ile gittiği Kasımpaşa’dan değil üç puan bir puan bile alamadan evine döndü. Peki neden kaybetti Beşiktaş? Çünkü 90 dakika boyunca Kasımpaşa karşısında kazanacak kadar iyi oynamadılar... Bakmayın Beşiktaş’ın ikinci devre tek kale oynadığına. Bu Beşiktaş’ın iyi futbolundan değil tamamen ev sahibi Kasımpaşa’nın 10 kişi ile 2-1 koruyalım anlayışıydı. Onları eleştirmiyorum.ÇÜNKÜ Beşiktaşlı futbolculardan çok daha fazla mücadele ederek puan ve puanlar alacaklarının bilincindeydiler. Kafamın takıldığı yer, Beşiktaş gibi iyi bir takım üç dakikada nasıl iki gol yer ve 40 dakika bunun altından kalkamaz.KATI DEFANS yaptılarBU takımda üretken çok futbolcu yok. İki kişi zor sayarsın. Bunlardan biri de Oğuzhan. Oğuzhan Özyakup maalesef bildiğimiz Oğuzhan değil. Dün kanatsız oynadı Beşiktaş. Cenk çift santrfor gibi, Quaresma da 10 numara rolünü üstlendi. Böylesine defans yapan bir takımı ancak kanattan yıkarsın ama Beşiktaş ısrarla göbekten gitti. Kasımpaşa çok önemli bir galibiyet aldı. Kemal Özdeş’i kutlamak gerek, Kasımpaşa hep yukarılarda. Ama şunu unutmasınlar böyle katı defansla her takımı yenemezsin. Kasımpaşalı futbolcuları kutluyorum ama kaleci Ramazan’ı ayrıca tebrik ediyorum.
TÜRKİYE’NİN en iyi oyuncularından kurulu, şampiyon adaylarından ikisi F.bahçe ve Beşiktaş’ı izledik dün... Daha doğrusu hiçbir şey izlemedik. Sadece yarım yamalak mücadele. Bırakın golü ve golleri neredeyse pozisyon yok. Gollük pozisyonu olmayan bir maçın keyifli olması mümkün mü? Değil. Açıkça söylemek gerekirse hiç keyif almadım. Dağ fare doğurdu. F.Bahçe ilk 15-20 dakika saha ve seyirci avantajını kullanırken daha istekli ve tempolu başladı. Ama Beşiktaş sakin, akıllı, panik yapmadan oynayarak F.Bahçe’ye pozisyon vermedi.F.BAHÇE’DE Aatıf, Robin van Persie, Sow, Alper’den çok şeyler beklendiği gibi Beşiktaş’ta Oğuzhan, Cenk Tosun, Quaresma, Kerim’den çok şeyler bekleniyordu. Hepsi hayâl kırıklığı. Ben bir futbol izleyicisi olarak böylesine büyük derbide defalarca hop oturup hop kalkmak isterim. Nerdeee. Oturduğum yerde öylesine kaldım.ASLAN GİBİ GÖKHAN!İKİNCİ yarıda her iki teknik adam da değişiklikler yaptı. Doğru hamlelerdi. Ama girenler de gerçek performanslarında değillerdi ve skoru değiştirecek hamle yapamadılar. En akıllı değişikliği sarı kartlı Quaresma’yı Aboubakar ile değiştirerek Güneş yaptı. 2. sarı kart ile 20 dakika 10 kişi oynamak istemedi. Yüzde 100 haklıydı.KISACASI son haftaların devamlı kazanan takımı olan F.Bahçe, kendi sahası ve de kendi taraftarının önünde namağlup Beşiktaş’ı mağlup edemedi. Beşiktaş da adeta inatla ‘ne Şampiyonlar Ligi’nde ne de Türkiye’de mağlup olmayacağım arkadaş’ diyordu. Gökhan seni tebrik ederim kardeşim. Böylesine psikolojik baskı altında her babayiğit oynayamaz. Sen aslanlar gibi oynadın! O küfür ve hakaretleri hiç hak etmedin. Bir bravo da Şenol Güneş’e. Çok az teknik direktör, böyle baskı altındaki oyuncuyu sahaya sürer.
ZİRVEDEKİ iyi futbolculardan kurulu iki iyi takımın mücadelesini izledik dün. Zaman zaman iyi ve keyifli futbol izledik ama futboldan çok her iki takımın mücadeleleri çok daha fazlaydı. Beşiktaş muhteşem seyircisinin önünde oynuyordu. Herkesin fikri hemen hemen aynıydı; Beşiktaş saldıracak Başakşehir kontrollü oynayacak...BAŞAKŞEHİR herkesi ters köşeye yatırdı. İlk 25 dakikada ev sahibi gibi baskılıydı. Biraz becerikli olsalar ilk 20 dakikada ikiyi, üçü bulurlardı. Başakşehirli futbolcular, siyah-beyazlıların defansına öyle bir baskı yaptı ki Beşiktaş sahasından çıkamadı oyun kuramadı. Fabri’nin adeta halı sahada oynuyor gibi fantazileri başta Şenol Güneş olmak üzere taraftarları çıldırttı. Ama Fabri maç 1-1 iken Beşiktaş’ı mağlubiyetten kurtardı.EMRE BELÖZOĞLU FARKI!2. yarıya daha agresif daha atak oynayan, daha çok oyuncuyla gol arayan bir Beşiktaş izledik. Atak oynuyordu ama net pozisyon da bulamadı. Başakşehir’i kutluyorum, Abdullah Avcı’yı kutluyorum. Beşiktaş’la kendi evinde oynuyorsun ve bu kadar cesaretlisin... Her takımın yiyeceği nane değil! Üstüne basa basa söylüyorum Emre çıkmasa Beşiktaş için çok daha zor maç olurdu. Cengiz’i oynadığı futboldan ve attığı şık golden dolayı kutluyorum. Böyle devam et kardeşim. İki takım da namağluptu maçtan sonra da öyle oldular... Ne şiş yandı ne kebap!
BİR Ligi maçı düşünün, gruptan çıkman için sana puan, puanlar lazım... Rakip Benfica, Dakika 31, 3-0 geridesin... 3-3’e getirebilir misin? Çok zor. Dünyada çok az takımın yapacağı bir dönüş. İşte Beşiktaş dün böylesine muhteşem bir dönüşe imza attı ve ne kadar büyük takım olduğunu gösterdi.MUHTEŞEM CENK TOSUN!BEŞİKTAŞ’IN bu dönüşünde futbolcuların inanılmaz hırsı vardı. İlk yarı neredeydiler diyeceksiniz? Orasını karıştırmayın. Ama bu Beşiktaşlıların muhteşem dönüşünde en büyük pay büyük Beşiktaş taraftarınındı. Taraftar takım 3-0 geriye düşmesine rağmen umutları bitmedi. Önce kendileri inandı sonra da oyuncuları inandırdılar. 1 saniye olsun takımın aleyhine dönmedikleri gibi hadi siz bu maçı çevirirsiniz diyorlardı. İLK yarıda yoktuk! Tüm hatlarımızla döküldük. Ne defansta toparlanma ne orta sahada ahenk ne ileride çoğalma. Gökhan’ın sağ bek, sağ ön tamam ama daha sonra sol önde oynamasına aklım ermedi. Cenk’in muhteşem golü, zaten coşkulu olan taraftarı hem de arkadaşlarını ateşledi. Özetle dünkü beraberlik galibiyetten çok ama çok anlamlıydı.
BEŞİKTAŞ’IN sakatları vardı. Necip, Rhodolfo, Talisca, Tosic, Adriano, Caner gibi.. Gördüğünüz gibi say say bitmiyor. Bu nedenle sıkıntılı gitti Beşiktaş Adana’ya. Maç başladı, 20. dakika dolmadan 2-0 galip. Büyük takım ne yapar? Daha iyi oynar, daha iyi pas yapar ve farkı açar. Ama öyle olmadı.BEŞİKTAŞ, akıl almayacak goller kaçırdı. Kim kaçırdı derseniz, aklınıza gelen herkes kaçırdı. Gol kaçar arkadaş. Dünyanın en iyileri de kaçırıyor. Beşiktaş’ı sıkıntıya sokan kaçanlar değil, inanılmaz pas hatalarıydı. Başta Tolgay, Oğuzhan, Quaresma öylesine hatalı paslar atıyor ki rakip kalede pozisyon yaratacaklarına kendi kalelerinde tehlike yaşıyorlar.ADANA’NIN GÜCÜ BU KADAR!OYSA ne güzel başlamıştı Beşiktaş. Aboubakar şık bir gol attı. Ama ben onun attığı golde Oğuzhan’ın asistini alkışlıyorum. Mükemmeldi. Ama Oğuzhan eski Oğuzhan mı? Değil. Böylesine yetenekli bir oyuncu daha iyi oynamalı, maça damgasını vurmalı. Bizler Oğuzhan’dan bunları bekliyoruz, haklıyız da. Tolgay da inanılmaz hatalı paslar verdi, çok gol kaçırdı. Bu Tolgay’ın kötü futbolcu olduğunu göstermez. Bilakis Tolgay ölçülerime göre iyi bir futbolcu. Kendisine çok güvendiği için bu hataları yapıyor.BEŞİKTAŞ 2-0’dan sonra gereksiz fanteziler yapmaya başladı. Tamam fanteziler izleyicinin gözünü-gönlünü açar ama fazlası da göz çıkarır. Adana’ya gelince.. Gücü bu kadardı, o gücü gösterdi. Fazlasına da yetmedi. Açık açık söyleyeyim. Beşiktaş pas hataları yapmasa ve golleri kaçırmasa 7-8 olurdu tabela. Umarım Beşiktaş bu hataları Benfica maçında tekrarlamaz.
NEFES nefese bir karşılaşma izledik dün Arena’da. İki takımın futbolcularının da futbolun içinde kalarak yaptıkları mücadeleyi gerçekten alkışlamak gerekli.BEŞİKTAŞ daha 20. dakika dolmadan 2-0 öne geçmişti. Trabzon’un morali, gardı düşecek, Beşiktaş daha çok golü bulacak diyenler yanıldı. 2-0’dan sonra daha iyi oynayan, daha çok gol arayan Trabzon’du. Beşiktaş’ta bir panik, bir telaş... Niye kardeşim? Kendi sahanda oynuyorsun, 2-0 öndesin ve meydanı rakibine bırakıyorsun... Niyesini söyleyeyim; orta saha. Şenol Güneş, Beşiktaş’ın orta sahasını daha işler bir hale getirmeli. Yardımlaşma yok ve top kayıpları, pas hataları... Fizik gücü iyi, ayakta kalmasını bilen bir Oğuzhan’a çok ihtiyaç var...GÖKHAN Gönül, senin nasıl bir futbolcu olduğunu biliyoruz. Henüz bizim bildiğimiz, hatta kendi bildiğin Gökhan Gönül değilsin. Hadi kardeşim. Çok daha iyisini yapabilirsin sen.ABOUBAKAR inanılmaz goller kaçırdı... Hele kaçırdığı bir gol var ki zaten o top dönüp Trabzon’un golü oldu...BRAVO TRABZON’A!ÖZELLİKLE 2. yarıda inanılmaz oynadılar. Sanki Trabzonspor kendi evinde ve seyircisi önünde, Beşiktaş da deplasmanda gibiydi. Trabzonspor’un gösterdiği bu mücadelenin ve yürekli futbolun karşılığı 1 puan olmalıydı.ÖZETLE Beşiktaş, taraftarlarının da yüreğini ağzına getirerek maçı 3 puanla bitirdi ve namağlup unvanını da sürdürüyor. Kazanını tebrik etmek adettendir; biz de tebrik ediyoruz tabbi ki...METE Hocam sana gelince dün iyi gününde değildin. Neleri verdin, neleri vermedin, bu detaya inmeden söyleyeyim; en azından Quaresma’nın Yusuf’a yaptığı hareket kesin kırmızıydı, atladın... Beşiktaş’ın penaltısı ise bana göre penaltıydı.
EĞRİ oturup doğru konuşalım... 1-Napoli bizden her iki maçta da iyi oynadı. 2-Napoli bizden daha iyi takım ve biz bu takımdan 2 maçta 4 puan aldık. Süper!GOL attığımız 79. dakikaya kadar havada, karada, denizde 1 puana razıydım. Takla bile atardım! Ama 79’da golü atıp da 3 dakika sonra yiyince burnumun direği sızladı. Resmen söyleyeyim; canım yandı... Tamam bizden iyi takım, dün bizden iyi oynadı ama 79’da gol atıp 82’de yiyoruz, yapmayın be güzel kardeşlerim... 3 dakika dayanamadınız yahu!BEŞİKTAŞ’TA çok eksik vardı. Özellikle orta sahamızda bir dengesizlik olduğu kesin. Tolgay, Atiba, Gökhan İnler ellerinden gelen mücadeleyi gösterdiler -bu arada Atiba da eski Atiba değil- ama nerede yaratıcılık, nerede üretkenlik, yok... Orta sahada bu kadar eksik oyun varken Quaresma ve Aboubakar da çok fazla gol fırsatı bulamadı. En net pozisyonumuz 29. dakikadaydı, Atiba çok kötü vurunca golden olduk.SAKATLAR CAN SIKIYOR!SAKATLAR eksikmiş gibi bir de Tosic eklendi! Ne oluyor arkadaşlar? Kendinize bakmadığınızdan mı, antrenmanlarda mı bir eksiklik var, nazar mı değdi bilmem ama durum çok can sıkıcı... Özellikle Şenol Hoca açısından... Artık Oğuzhan da bir an önce takıma dönmeli. Eksikliği kör göze parmak gibi batıyor.3 dakika dayanamayıp gol yememize rağmen 1 puan iyidir. Daha hiçbir şey bitmedi. Kazanılacak 6 puanımız daha var. Beşiktaş bunu yapar mı? Tabii ki yapar! Yine üstüne basa basa söylüyorum, sakatlıklar çok can yakıyor, çok can sıkıyor. Bir an önce bu sorun hallolmalı. Nasıl olacak bilemem ama hallolmalı.
BİR şarkı vardır. ‘Daha önceleri nerelerdeydiniz’ diye. Bu şarkıya bayılırım. Beşiktaşlı futbolcular, taraftarlarına işte dün bu şarkıyı söylettiler.İLK yarı yokları oynayan Beşiktaş, 2. devre deyim yerindeyse coştu. Rakip kalede kamp kurdu. Ama şanssızlık ve beceriksizlik Beşiktaş’a golü getirmedi. Mesela Cenk ‘şut mu atayım, pas mı vereyim?’ derken takımı mutlak golden etti. Ardından Beşiktaş, G.Birliği’ni şut bombardımanına tuttu. Burada da rakibin sırtına, başına, ayağına çarpan toplar kaleye girmedi. Bu da şanssızlıktı.ORTA SAHA SORUNLUBEŞİKTAŞ’IN orta sahasında büyük sorun var. Özellikle ilk yarıda orta sahayı ikram ettiler. Necip’in çıkmasıyla direnç iyice düştü. Neredeyse orta sahayı ayakta tutan Tolgay’dı. Bravo bu çocuğa.GÖKHAN tanıdığım, bildiğim Gökhan’dan çok uzakta. Ne fizik gücü yeterli ne de özgüveni. Tabii ki böyle devam etmeyecek. Marcelo ve Quaresma vasatın üstüne çıkan oyunculardı. Beşiktaş’ın 2. yarıdaki müthiş performansını alkışlarken ilk 45’teki silik oyununu da eleştiriyorum.YENEN golde Fabri’nin inanılmaz hatası vardı ama yerden yere vurmak yerine gönül almasını bilmek lazım. Eğer bu golü Tolga yeseydi yanmıştı. Beşiktaşlılara tavsiyem, kötü oynayanları ayağa kaldırmaları. Gözlerim hem Oğuzhan’ı hem Atiba’yı aradı.G.BİRLİĞİ’Nİ ilk yarıdaki futbolu için kutluyor, 2. bölümde 1-0’ı yeterli görüp yaslanmalarını eleştiriyorum. Yalnız bir gerçek var ki, İbrahim Üzülmez, G.Birliği’ni gerçekten takım yapmış. Hem de bu kadrosuyla. Bravo Deli İbrahim!