YA ayıp çocuklar.. Vallahi de billahi ayıp. Sakın yanlış anlamayın. Bu serzenişim, sitemim maçı kaybettiğiniz için değil. Kötü hatta çok kötü oynadığınız için. Şu maçı alın evinizde bir izleyin ya! Ve gerçekten ‘Biz bu muyuz?’ diyeceksiniz. Tamam yenilirsiniz, 2-0 hatta 3-0 da kaybedebilirsiniz. Ama bu kadar kötü oynayarak değil. Hiçbir şey oynamadınız arkadaşlar. Düşünün en önemli pozisyonunuz 89. dakikada. O da doğru dürüst bir pozisyon değil. Ancak o kadar kötüydünüz ki bize ona bile pozisyon dedirttiriyorsunuz. Orta sahadaki arkadaşlar neredesiniz? Hani yardımlaşma? Hani forvete destek? Atıyorsunuz topu ileri, eliniz belinizde Sow-Emenike-Lens ne yapacaklar diye izliyorsunuz. Ne yapsınlar ki? Nitekim hiçbir şey de yapamadılar.ARADA 5 GÖMLEK FARK VARBAKIN kime yenildiniz! Sizden 3 gömlek altta. Ne 3’ü, 4-5 gömlek altta bir takıma yenildiniz. Adamların golden sonra birkaç tane cılız atakları var o kadar. Gole bakıyorum adam orta sahadan geliyor, ‘Hop arkadaş nereye gidiyorsun?’ diyen yok. Volkan Demirel o topa bir reaksiyon bile gösteremedi. Bana göre bunun nedeni topu son anda gördü. Ama aynı Volkan direk dibinde çok iyi uzanarak bir de gole izin vermedi.SÖZLEŞSELER BÖYLE OLMAZBÖYLE bir takıma karşı F.Bahçe’nin üstünlük kuramadığına, nasıl gol pozisyonlarına giremediğine inanamıyorum. Ya arkadaşlar, hepiniz sözleşip ‘Bu maçta kötü oynayalım’ deseniz, inanın bu kadar kötü oynamayı beceremezdiniz. Kusura bakmayın ama çok ruhsuzdunuz.ÖZETLE çok kötü oynayıp, sizden de kötü bir takıma yenildiniz. Ama bunun rövanşı var tabii haftaya Kadıköy’de. Yenilmenize rağmen siz bu rakibi İstanbul’da elersiniz. Eğer eleyemezseniz gerçekten yazıklar olsun size.
GERÇEKTEN oynadıkları futbolla, yaptıkları müdahalelerle Karabük alkışı hak etti. Hem de fazlasıyla. G.Saray’ın ardından Beşiktaş gibi iyi futbolculardan kurulu büyük bir takımı yenmek büyük başarı. Hem de takır takır oynayarak. Oyunu çirkinleştirmeden, yerde yatıp yuvarlanıp vakit geçirmeyi akıllara getirmeden. “Ya karambolden attılar 1-2 tane” dedirtmeden.ATTIKLARI ilk gol akıl dolu. Zec, Beşiktaş defansını arkasına taktı ve mükemmel bir gol vuruşuyla Karabük’ü öne geçirdi. Genellikle büyük takımlar karşısında öne geçenler o golün üstüne yatma, vakit geçirme düşüncesinde olur. Karabük bunu kesinlikle yapmadı, ikinciye gitti, buldu.PEKİ kim oynadı derseniz hiç ayırt etmem. Kaleci Ahmet ve Ceyhun başta olmak üzere hepsi müthiş oynadılar. Yardımlaşmaları mükemmeldi. Igor Tudor çelik gibi takım yapmış. Mücadeleyi maçın son dakikasına kadar bırakmayan bir ekip. Tebrik ediyorum. Hemen arkasında maçı izledim. Sanki kendi oynuyor. Futbolcular kadar yorulmuştur.SEZONUN EN KÖTÜSÜBEŞİKTAŞ’a gelince belki de sezonun en kötü futboluydu. Kim iyi, kim kötü ayırmaya gerek yok. Bırak iyi oynamayı, kendi ortalamalarına yaklaşamadılar.BEŞİKTAŞ, F.Bahçe’den sonra bir darbe de Karabük’ten aldı. Ama Beşiktaşlılar hiç endişe etmesin. Bu takım bu darbelerin üstesinden gelecek güçte. Beşiktaşlılar buna çok şahit olmuştur.
TÜRKİYE’NİN büyük takımlarından ikisinin futbol maçını izledik dün. Pardon pardon! Söylediklerim ‘pardon’, futbol maçı deyimini kullandığım için. Maçta futbolla ilgili hemen hemen hiçbir şey yoktu. Ama kabul edelim ki her iki takım futbolcularının mücadelesi ön plandaydı. Hem Beşiktaş hem F.Bahçe ilk 15 dakikayı birbirlerini test ederek başladı.SAVUNMA güvenliği ön plandaydı. Top daha çok Beşiktaş’ta gibi görünüyordu ama net pozisyonu Lens ile yakaladı F.Bahçe. Biraz dikkatli olsa F.Bahçe, öne geçebilirdi. İki takımda da skoru değiştirecek oyuncular var. Gol pozisyonu yaratacak oyuncular var. Ama ben tribünde hop oturup hop kalkacak gol pozisyonlarının üretildiğini görmedim.MAÇIN kritik noktası Tosiç’in kırmızı kart görmesiydi. Tosiç, haklı iken haksız duruma düştü. Sinirlerine hakim olamadı, Van Persie ile kafa kafaya geldiler. O kafa ile öylesine bir takla attı ki; sanki ağzı burnu kırıldı Van Persie’nin. Ama kural şöyle diyor: “O hareketin karşılığı kırmızı kart...”RİSK ALDILAR ANCAK...E be Tosiç; sinirlerine hakim olsan, Van Persie kadar profesyonel olsan o kırmızı kartı görmez, F.Bahçe de Beşiktaş’ı 11’e 11 kupadan çok ama çok zor elerdi...ALİ Palabıyık daha maçın başlarında Van Persie’ye sarı kartını göstermeliydi. Beşiktaş 10 kişi kalmasına rağmen inanılmaz mücadele etti. F.Bahçe’ye karşı 10 kişi oynamak hiç de kolay değil. Maçın sonlarına doğru bütün riskleri alan Beşiktaş, tabii F.Bahçe’nin kontratakları ile karşılaştı. Özetle futbol yerine kavga gürültü, itiş kakış, vurdu kırdı. Bunun dışında hiçbir şey göremedik!
KARTAL, Başakşehir’e 1 günlük emaneten verdiği liderliği dün Süper Lig’in iyi takımlarından Konyaspor’u farklı yenerek geri aldı. Hem de şiir gibi futbol oynayarak. Oynanan futbol, atılan goller, asistler harikaydı. Futbolcular sahada taraftarlar da tribünde adeta şov yaptılar. Beşiktaş taraftarı ile futbolcuları bütünleşmesini mükemmel beceriyor.CENK Tosun’un işi gol atmak. Adam işini Allah’ı var çok da iyi yapıyor. Attığı gollere de seyret seyret doyamazsın. İlk golde topu alışı, dönüşü, vuruşu mükemmel. Bu arada mükemmel asistler yapan Beşiktaşlılar’ın sevgilisi Quaresma’ya da ayrı bir paragraf açmak lazım. Gol atmaktan çok attırmayı seviyor ve beceriyor. Oğuzhan’ı dün çok beğendim. Çok çalışkan, gayretli ve istekliydi.KONYASPOR zaman zaman üstünlük kurdu ama doğru dürüst gol pozisyonu bulamadı. Zaten attıkları gol de Tosiç’ten geldi. Tosiç’i ve Marcello’yu da çok beğendim. Buna Gökhan Gönül’ü de ilave ediyorum. Üçü de çok kritik anlarda kritik müdahaleler yaptılar.İSTİKRAR ABİDESİ ATIBA!ANDERSON Talisca bildiğimiz Talisca değildi. Olsun! Her zaman çok iyi oynayacak değil ya. Atiba yine bildiğimiz Atiba’ydı. Ne isteniliyorsa fazlasını veriyor, azını vermiyor. Adeta bir istikrar abidesi Kanadalı yıldız.ÖZETLE taraftarı ile de bütünleşen Beşiktaş, oynadığı futbol, atılan ve attırılan gollerle büyük keyif verdi ve hakkı olan liderliğe oturdu. Beşiktaş’ın attığı 2. golden önce faul var mıydı, evet vardı. Tosiç’in elle hareketi penaltı mıydı, hakem verse kimse bir şey diyemezdi. Ancak tüm bunlar Beşkiktaş’ın haklı galibiyetine gölge düşüremez.
BEN hakemliğin zor olduğuna inananlardanım. Bu nedenle mümkün olduğu kadar konuşmam, yazmam, çizmem. Ama dün Alper Ulusoy, öyle bir penaltı verdi ki gel de eleştirme, yazma, konuşma. Hocam insaf Allah aşkına. Bu nasıl penaltı? Ben nasıl olduğunu söyleyeyim. Komik! Kahkahalarla gülersin. Öylesine bir penaltı verdin ki Şenol Güneş bile kenardan güldü. Allah aşkına biraz dikkat. Neyse gelelim maça.KARTAL çok rahat bir maç kazandı. Tüm yönleri ile rakibinden üstündü. Süper goller izledik. Cenk’in kafa golü, 1. sınıf bir golcünün atacağı bir goldü. Babel’in attığı yeme de yanında yat... Evet goller güzeldi ama Cenk’in attığı golde Quaresma’nın harika ortası, Babel’in golünde de Tolgay’ın inanılmaz asisti... Çok güzel goller oldu.TOLGAY İYİ KARAR!CENK çıktıktan sonra herkes Ömer’in gireceğini sanıyordu ama Güneş, Tolgay tercihini kullandı; çok da iyi yapmış. Tolgay süper oynadı ama bana göre maçın yıldızı inanılmaz oynayan, defansa sık sık yardıma gelen, taraftarı hop oturtup hop kaldıran Quaresma’ydı. Penaltıdan sonra da Şenol Güneş’e sarılması çok hoştu. Alanya’nın gücü bu kadardı, daha fazlasını yapamazdı. Ve Beşiktaş liderlik arzusu ile geldiği Alanya’dan hakkı ile kazanıp liderliği cebine koyarak döndü.
ANTALYASPOR Başkanı Ali Şafak Öztürk’ü kime sorduysam cevapları hep “İyi insandır, iyi Antalyasporludur, yapıcıdır, ılımlıdır” oldu. Ama önceki gün açık söyleyeyim beni hayâl kırıklığına uğrattı. Başkan Fikret Orman, Şenol Güneş davete icap etmiş, yeni tesislerinin açılışına gitmişler. Orada Ali Şafak Öztürk başkan, Fikret Orman’ın adeta gözünün içine baka baka “Israrla istiyorsunuz (Oysa ki Beşiktaş’ın ısrarlı bir talebi yok) ama biz de vermiyoruz” dedi. OLABİLİR. Bir takım, bir başka takımın futbolcusunu ister, alır veya alamaz. Sen Eto’o’yu vermeyeceksen bile oraya misafir olarak çağırdığın kişinin gözlerine baka baka “Eto’o’yu vermiyoruz” diyemezsin, dememelisin.AÇARSIN başkana, “Şartlarımız uymadı, veremiyoruz” dersin. Bu işin raconu budur. Fikret Orman alınmakta son derece haklı. Bilerek veya bilmeyerek ayıp ettin başkan.
Eto’o transferi yılan hikayesine döndü. Olur mu? İki tarafı da dinliyorum. Bana göre zor. Haa Eto’o’nun golcülüğünü tartışan olur mu, bilmem ama ben tartışmam. Adam tepeden tırnağa golcü. Peki Ömer, Kerim, Necip bonservisleriyle verilip Eto’o alınır mı? Başkan Fikret Orman ve yönetimi bilir ama ben buna ‘Evet’ demem.ŞENOL Güneş’i dinledim. Açıklamasında “Eto’o golcü bir oyuncu. Çok da gol atar ama ben pivot bir santrfor istiyorum. Eto’o gelirse ona göre bir oyun düzeni gerekir” dedi. Yani Güneş Dimyat’a pirince giderken evdeki bulgurdan olmak istemiyor. %100 haklı hocam. Beşiktaş’ta Oğuzhan var, Tolgay var. Eleştirilmesine rağmen Aboubakar var ki ben onun ikinci yarıda çok daha faydalı olup goller atacağına inanıyorum.TALISCA iyileşti. Cenk de bu takımda. Atan, attıran Quaresma var. Hele hele Oğuzhan gerçek kimliğine büründüğünde bu takım gol atmadan maç bitirmez. Beşiktaş’ta sorun 2. ve 3. bölgede değil, 1. bölgede.Eto’o transferi ‘Zor’ dedim ama ‘İmkansız’ demiyorum. Çünkü ben bu meslekte öyle imkansız, öyle inanılması zor transferler gördüm ki Eto’o olursa hiç şaşırmam.
DİYECEKSİNİZ ki kazandı Beşiktaş, neden böyle yazıyoruz... Ben kazanmadı demiyorum ki! İyi oynamadı diyorum. Ve Beşiktaş haftalardır iyi oynamıyor. Çünkü Beşiktaşlı taraftarlar öyle iyi maçlara şahitlik etti ki bu tip maçlar kazanılsa da kimseyi mutlu etmiyor. Sofraya oturdunuz, karnınız doydu ama yemekten zevk almadınız. Beşiktaş aynen böyle.SORUNLARI sayayım... 1-Beşiktaş çok yavaş, 2-Çok pas hatası yapıyor, 3-Topu alan oyuncu pas atacak arkadaşını bulamıyor, 4-İlerde çoğalamıyor, 5-Kanatlardan yok denilecek kadar az pas ve orta geliyor.ÖYLESİNE çok neden varken iyi oynamaları mümkün değil. Şenol hoca acilen orta sahayı hizaya getirmeli. Beşiktaş 3. ve 4. bölgelerde çok etkili takımdı. Şimdi öyle bir fotoğraf yok. Rhodolfo hazır değil, hoca değiştirmekte geç kaldı. Beşiktaş kazandı ama hiçbir Beşiktaşlı keyif almadı. G.Antep beklediğimden diri ve istekli. Daha iyi mücadele ettiler. Fabri olmasa gol bile bulurlardı. Penaltı penaltıydı. Bu takımın penaltıcısı Cenk. O varsa o atar. Hakem penaltıda doğru ama genelde iyi değildi. 90 dakikada gözlerimizin pasını silecek en güzel hareket Aboubakar’ın harika golüydü.