Bazılarının başını sokacak bir evi bile yoktu mesela... Bazen eski otomobillerinde bazen de arkadaş evlerindeki kanepelerde hayata tutundular.
Ama sonra onlar için "eşref saati" çaldı ve hem şöhreti hem parayı buldular.
Bunlar zaten bilindik hatta artık kulağa sıradan gelen şeyler.
BEŞ GÜNLÜK BEBEKKEN EVLATLIK VERİLMİŞ
Diğer yandan tam da bugün bir ünlüyle ilgili daha önce bilmediğim bir ayrıntılı öğrendim.
Oyuncu ve şarkıcı Kristin Chenoweth bu ünlü... Tony ödülle 58 yaşındaki yıldız, sosyal medyadan anlattı durumunu. Bu arada zaten her yıl dönümünde anlatırmış ama işte ben yeni gördüm.
Yani daha beş günlük bir bebekken evlatlık verildiğini!
Onun paylaşımını okuyup internette biraz araştırma yaptığımda gerçekten duygulandım.
BU HAYATI ONU EVLAT EDİNEN ÇİFTE BORÇLU
Bugün başarılı bir oyuncu ve şarkıcı olan Kristin Chenoweth, yaşadığı bu hayatı kendisinin biyolojik anne ve babası olmayan Junie ve Jerry Chenowets'e borçlu olduğunu zaten ilan etmiş durumda.
Beş günlük bir bebekken evlat edindikleri Kristin'i, 58 yaşına getirdi artık yaşlanan bu çift. Onun bir meslek sahibi olmasına destek verdiler. Sonra da evlendirip mürüvvetini gördüler.
Sosyal medya paylaşımlarına bakılırsa da gayet mutlu bir aile hayatları var. Evlat edindikleri minicik bebeği kocaman, kendi ayakları üzerinde durabilen bir yetişkin olarak görmenin mutluluğu Junie ve Jerry'nin yüzlerine de yansımış durumda.
Diğer yandan Kristin Chenoweth, evlatlık olduğunu daha küçücük bir çocukken biliyormuş. Ondan hiçbir şeyi gizlememişler.
Aradan geçen yıllar içinde biyolojik ailesine dair izler de bulmuş oyuncu. Ama "Benim gerçek ailem Junie ve Jerry" diyerek kendini onların kızı olarak hissettiğini de zaten saklamıyor.
BİYOLOJİK ANNESİNE HİÇ KIZGIN DEĞİLMİŞ
İnsanın aklına şöyle bir soru geliyor: "Acaba Kristin, biyolojik annesi hakkında ne düşünüyor?"
Elbette küçükken aklından neler geçtiğini bilemeyiz ama artık 60 yaşına merdiven dayamış haliyle kendisini dünyaya getiren annesine karşı da bir kini yok Chenoweth'in.
"Beni sevgiyle dünyaya getirdi ve daha iyi bir hayat yaşamam için evlatlık verdi" diyor bu konuda da.
Üstelik evlatlık verilmesini, Junie ve Jerry gibi bir ailesi olmasını da "Bir nimet" olarak görüyor.
Şöyle bir düşündüm...
Bu sözler ve Kristin'in bu yaklaşımı onu daha küçücükken ailelerine alıp "Biz, seni seçtik" diyen ve bağırlarına basıp büyüten bir aile için de büyük bir mutluluk.
HEM İÇİN ISINDI, HEM YÜREĞİM BURKULDU
Peki ya onu karnında taşıyan ve dünyaya getiren annesi? Benim aklımı bir yandan da bu kurcalıyor.
Şu anda hayatta olup olmadığı hakkında bir fikrim yok. Başka çocuklar doğurup doğurmadığını da bilmiyorum... Ama acaba o, kızı hakkında ne düşünüyor? Bence yasalar izin vermese bile kızı onun izini bulduğuna göre o da kızının izini bulmuş olmalı.
Doyasıya öpüp koklayamadan evlatlık verdiği kızını gördükçe acaba aklından ne geçiyor?
Bu öykü bir yandan benim içimi ısıttı. Aile pozlarına bakıldığında hepsinin de ne kadar mutlu olduğunu görmemek mümkün değil. Chenoweth ailesi, yani Kristin, Junie ve Jerry gerçekten sıcacık bir aile.
Ama diğer yandan da yüreğim burkuldu...
Kristin'in annesi kim bilir onu evlatlık verirken neler hissetti? Sonrasında pişmanlık duydu mu? Yoksa "İyi ki öyle yaptım. En azından kızım rahat ve mutlu oldu mu?" dedi.

