BEŞİKTAŞ, aylar sonra duran top golü buldu. Bunda anlamsızca dışarıda bırakılan ve geri dönen Sivok’un payı büyüktü. Olcay’ın stoperi kenara taşıyan koşusu ve topun üzerinden atlayarak yaptığı asist ile Demba Ba farkı 2’ye çıkardı. KOLAY geçmesi beklenen maçta Beşiktaş gereksiz tedirginlik yaşamaya başladı. Kasımpaşa’nın golünde birçok kişi hatayı Günay’da bulabilir. Ancak taç çizgisi kenarından kaleye uzak bir bölgeden kullanılan serbest vuruşta savunma ceza alanı ön çizgisine kadar çıkmış olsa kaleci Günay, altı pasın içine düşen topu rahatlıkla alırdı. Beşiktaş’a böyle acemice bir gol yemek yakışmadı.DÜN Beşiktaş’ta ilk yarıda dikkat çeken eksiklik düşük tempo ve alışılagelmiş dinamizmin eksikliği idi. Bunu Veli’nin yokluğuna bağlamak mümkün. 3. golde Motta’nın vuruşu 1. sınıf.. Top rakibe de çarpıyor, lakin yine Olcay’ın katkısı çok büyük. Olcay’ın sadece top ile yaptığı işler değil, savunma arası ve arkasına koşuları rakibin dengesini altüst ediyor. Olcay böyle oynasın, Beşiktaş, hücumda zorlanmaz.DEMBA BA ÇOK ÇALIŞTI DEMBA Ba şık bir gol atması dışında dün çok istekli ve çalışkandı fakat koordinasyon problemleri yaşadı. Bu tip oyuncuların benzini goldür ve Demba Ba, golün getirdiği moral ve özgüven ile önümüzdeki haftalarda da tabela değiştirmeye devam edecektir. Senegalli’nin ve Olcay’ın işini kolaylaştıran ise Mustafa Pektemek’in varlığı idi.BARIŞ’IN oyundan atılması ile 3-1’den sonra beklenti, Beşiktaş’ın maçı kaç fark ile kazanacağının ötesinde değildi. Topun ve oyunun hakimiyetini ele alan Kartal, 4. golü yoğun bir istek ile aramamasına rağmen rahat bir tempoda götürdüğü maçta yine de sonuca gitmeyi Olcay ile bildi. Acemice kırmızılar ile 9 kişi kalan Kasımpaşa karşısında kalan dakikalar idman temposunda geçti.Olcay yıldızlaştıSOSA’YI da çok beğendim. Dünkü maçta çok kaliteli işlere imza attı, top kazandı, takımı iyi yönlendirdi. Ersan da çok canlı ve hamleliydi. Şampiyonluk yarışında 3 puanın ötesinde Beşiktaş için dün gece çok önemli kazanımlar elde edildi. AZ gol attığı için eleştirdiğimiz Kartal, G.Töre’siz oynamasına rağmen hem 5 gol buldu, hem de duran toptan Sivok ile etkili olmayı hatırladı. Önceki haftalardaki eksiklerinden fazlası ile arınmış göründü. Lige verilen ara Beşiktaş’a yaramış, iyi çalışmışlar. Güçlü bir dönüş yaptılar.Özen kâbus görebilirKASIMPAŞA, hücumda önemli potansiyele sahip son derece tehlikeli bir ekip. Ancak takım savunmasında ciddi sorunları var. Önder Özen’in bu arızayı bir kaç günde tamir etmesi mümkün değil. Biraz zamana ihtiyacı var. ÖZEN, ilk maçında İlhan’ı savunmanın önünde oynatarak o bölgeye biraz sertlik katmak istedi. Bu kez de topa sahip olamadı. Kalan haftalarda bu takım savunması ile kâbus görebilirler.
BEŞİKTAŞ dün kısır, üretkenlikten uzak ve kopuk bir futbol oynadı. Kötü oynadığı maçlar olmuştu ancak hatların bu kadar birbirine uzak, organizasyonun kötü olduğu bir maça çok da fazla şahit olmamıştık. İlk yarının son 15 dakikası hariç Başakşehir üzerinde bir baskı da oluşturamadı. Zaten en net pozisyonlar da Sosa ve Olcay ile o bölümde geldi. Beşiktaş az gol atıyor. Az pozisyona giriyor diye yazıyorum, eleştiriyorum. Bu gol ortalaması şampiyon yapmaz. Futbolda takım savunması diye bir şey varsa, takım hücumu diye bir olgu da var. Beşiktaş’ın en kötü yaptığı şey takım hücumu.BEŞİKTAŞ Teknik Direktörü Slaven Biliç hücumun spontane olduğunu ve oyuncu yeteneği ile ilintili olduğunu düşünüyor. Fakat bu konuda fena halde yanılıyor. Tabii ki asıl belirleyici olan yetenek ancak siz rakip ceza alanı içinde çoğalmazsanız rakip savunmayı adam ve alan paylaşımı konusunda zorlayamazsınız. “Şampiyon olacağız” diyen bir takım 2 maçta 5 puan kaybediyor ve gol atamıyor ise Biliç’in bazı şeyleri gözden geçirmesi gerekiyor.DEMBA BA YİNE KAYIP!60’TAN sonra Cenk Tosun’u da alarak 4-4-2’ye dönen Beşiktaş, orta saha hakimiyetini de yitirdi. Oyuna hükmedemedi, baskı kuramadı. Genç kaleci Günay ve uzun bir aradan sonra oynayan Sivok’u her şeye rağmen beğendim.Demba Ba yaklaşık 1-1.5 aydır iyi oynamıyor. Dün de sahada hemen hemen hiç bir şey yapmadı. Başakşehir güçlü bir ekip, iyi takım savunması yapıyorlar. Ancak dün onlar da gününde değildi. Kendi kalitelerinin altında kaldılar.65’TE Demba Ba’nın kafa vuruşunda Yalçın’ın açık olan koluna çarpan top tartışmasız bir penaltıyı gerektiriyordu. Hadi Mete Kalkavan uzak kaldı ve göremedi.. Kalenin yanındaki çizgi hakemi pozisyonu nasıl atladı bunu anlamak mümkün değil.
BU yazıyı okuyan herkese soruyorum... Çünkü F.Bahçe’nin dünkü Çaykur Rize galibiyetinin özeti aşağıdaki sorularda gizli.F.BAHÇE’NİN 2. golünde, Emre’nin pasında, havadan süzülen topu gelişine ayak içiyle Sow’a tekte çıkaran Webo’nun yaptığını Emenike yapabilir miydi?MOUSSA Sow’un harika ‘solo’ golünde, Emmanuel Emenike o çapraz koşuyu yapıp alan boşaltır mıydı?FUTBOL bir sonuç oyunu ise şayet Webo’nun Beşiktaş ve G.Saray maçlarında atılan gollerdeki katkısını da hesaba katarsak, Webo-Emenike kıyaslaması yapmak büyük haksızlık olur.F.BAHÇE, 60. dakikada 5-0’ı buluyorsa bunda Webo’nun katkısı inkar edilemez. Nitekim son derece rahat giden bir maçta bitime 30 dakika kala oyuna giren Emenike, yine bir varlık gösteremedi. Aldığı topları ezdi, kaybetti. Emenike hızlı bir futbolcu. Ancak ilginçtir top ona geldiği zaman oyun yavaşlıyor.MOUSSA Sow F.Bahçe’nin en golcü oyuncusu. Bu durum Türkiye’ye geldiğinden beri böyle. Senegalli’yi sol kanata hapsetmek, ona rakip beki kovalatmak da akılcı değil. Dün bunu bir kez daha gördük. Sow merkezde oynar.WEBO dışında dün Sow, Mehmet Topal ve uzun süre sonra ilk kez ilk 11’de oynayan Mehmet Topuz harika bir performans ortaya koydu. Emre, tempoyu ayarladı, takımını çok iyi yönlendirdi.MAÇ 30’DA BİTTİZOR geçmesi beklenen Rize deplasmanında önemli eksiklere rağmen güle oynaya farklı kazanmak F.Bahçe açısından çok önemli.SARI-lacivertliler dün ilk kez topu hızlı dolaştırıp orta alanı çabuk geçti ve bu anlayışın meyvelerini farklı kazanarak topladı. Ancak skoru kenara bırakırsak zaman zaman da savunmada ciddi açıklar verdi.GERÇEK şu ki Rize, bu savunma ile ligde iyi puan toplamış. Dün yeşil-mavili ekibin defansı içler açısı idi. Obraniak sakatlanıp çıkınca da maç onlar için 30’uncu dakikada sona erdi. Cüneyt Çakır ise dün kusursuza yakın bir yönetim gösterdi.
HOLLANDA karşısında rakibe alan bırakmayan, yardımlaşmalı ve kademeli savunma anlayışıyla başladık. %73’e 27 topa sahip olmasına rağmen ilk 10 dakika dışında etkili hücumlar yapamadı Hollanda. Futbolda savunma yapmak ayıp değil. Özellikle de güçlü rakipler karşısında. İlk 45 dakika akılcı bir planımız vardı. 3 kez gittik. 3’ünde de gole yaklaştık. Kalemizi iyi savunduk. Güçlü Hollanda’yı gol bölgesine yaklaştırmadık.2. yarıda yine topa çok daha fazla sahip olan hatta oyunu tek kaleye çeviren Hollanda, yavaş oynadığı için baskıyı etkinliğe çeviremedi. Hiddink, Bas Dost’u da oyuna sokarak yüksek toplar ile 2. sınıf bir futbol anlayışında aradı çareyi. Bu durum bizim daha da işimize geldi. Ersan ve Hakan Balta; Mehmet Topal ile birlikte bütün yüksek toplara vurdu. Tek eksiğimiz pas ile çıkamamaktı. İyi savunduk, çıkamadık.İŞTE FATİH TERİM BUVOLKAN Babacan ve oynadığı süre içinde Serdar Aziz harika bir oyun ortaya koydular. Bunlar cesur tercihlerdi. Herşeye rağmen kimsenin vazgeçilmez olmadığını görmüş olduk. Terim bu maçı kaybetse Volkan ve Emre olmadığı için yerden yere vurulacaktı. Ancak Fatih Terim’i, farklı kılan bu tip cesur tercihleri… Açıkçası ben de neden Hakan Çalhanoğlu değil de Ozan diye sordum maç başlarken ama dün yazdığım alan bırakmayan mükemmel takım savunması planı ile Terim kazanmaya çok yaklaştı. Amsterdam Arena’da Hollanda’da önünde son saniye golü ile galibiyeti kaçırmak üzücü. Gerçekten çok yazık oldu.KEŞKE bu takım daha önceki maçlarda bu mücadeleyi sergileseydi, şu anda bambaşka hesaplar yapıyorduk. Beraberlik ile sadece ayağa kalktık. Bundan sonra koşmak bile yetmez. Depar atmamız şart.
BİLİÇ, Sosa ve Tolgay ile başlayıp pas yapan bir takım oluşturmak istedi derbide. Bunda kısmen başarı da sağladı ancak hücumda üretkenlik ve zenginlik bulamadı. F.Bahçe, Emenike ve Topal ile net pozisyonlar yakaladı. Beşiktaş ise ilk yarıda Volkan’ı tehdit edecek bir pozisyon yaratamadı.2. yarı kaleci Günay’ı rahatsız bile edemeyen bir F.Bahçe vardı. Hücum bölgesinde 4 oyuncunun 3’ü değişmiş, Gökhan yok. Yavaş oynayan demoralize olmuş bir F.Bahçe var sahada. Son 30’da maç Beşiktaş’a döndü derken Ba, Oğuzhan ve Olcay net pozisyonlardan sonuç alamadı.BEŞİKTAŞ galibiyeti kaçırdı diye yorumlamaya hazırlanırken Necip’in gereksiz hücum koşusu ile alanını boşaltması yüzünden 90+1’de golü yedi. Sahanın en kötüsü Ba’ydı. Senegalli son 1 aydır büyük düşüş yaşıyor ve dün de çok top kaybetti.DERBİ FUKARASIF.BAHÇE’Yİ 2 tribün cezalıyken, bu kadar kaos içinde yaşarken yakalamış bir Beşiktaş bu derbide de yenemiyorsa ne zaman kazanacak? 7 derbinin hiçbirini kazanamadı Biliç ve 5’inde yenildi. Bu sezon 3 derbide gol dahi atamadı. Muhtemelen maçtan sonra “Hak etmedik” diyecektir. Doğru, yenilgiyi hak etmedi. Ama futbol sonuç oyunu. Peki Sivas’ta hak ettin mi? Rize’de hak ettin mi? diye sorarlar bu kez de.BEŞİKTAŞ, sadece kazanmak için oynar. Şampiyonluk hariç her sonuç başarısızlık. Futbolculara ve teknik ekibe kalan 9 haftada birileri bunları hatırlatsın. Bu galibiyetle F.Bahçe, Kadıköy’deki galibiyet sayılarını eşitledi. Beşiktaş böyle bir kulüp. Birileri bunu iletsin.TUHAFLIKLARLA dolu bir derbi oldu. Emenike’nin formayı çıkarıp sahayı terk etmek istemesi görülmüş şey değil. Fırat Aydınus, ‘Hakemden izinsiz sahayı terk etme’ kuralını bilmiyor heralde. Emre kenara gelip Biliç’e İngilizce küfür ediyor. Yine bir yaptırım yok. Aydınus’un bilindik otoritesinden eser yoktu.F.BAHÇE dün kaybetseydi kulüp ciddi bir kaosa girebilrdi. Son saniyede gelen gol 3 puanın ötesinde çok şey kazandırdı. Profesyonel bir oyuncunun formayı çıkarıp “Oynamıyorum” demesi, stadı terketmesi kabul edilemez. F.Bahçe’de oynuyorsun Emenike, okul takımı değil orası. 25 haftada 4 gol atmışsın. Tabii ki taraftar beğenmeyecek seni. Bu bir performans oyunu. Dün takımın maçı kaybetseydi bunun baş sorumlusu sen olacaktın.
BEŞİKTAŞ dün rakibin alan bırakmayan, organize savunmasını açmakta ilk yarıda çok zorlandı. Biliç’in 4-4-2 tercihi bile beklediğimiz üretkenliği getirmedi. Demba Ba ve Mustafa, Club Brugge ceza alanıiçinde çok statik kaldı.İKİNCİ yarının başında Motta’nın süper füzesi golün ötesinde 70 bin seyirciyi coşturdu, oyunumuzu daha yukarıya taşıdı. Brugge’ün kompakt savunma dengesi tam bozuldu derken Mustafa ile 2’nci gol şansını kullanamadık.İYİ oynarken yediğimiz gol ise akıllara durgunluk verecek derecede acemiceydi. Tolga’nın orta çizgiye düşen kısa degajını karşılayan Brugge, De Sutter’i savunmanın arkasına kaçırdı. Tolga o pozisyonda neden çıkmadı ? Kanımca çıksa rahatlıkla o topu alırdı.1-1’DEN sonra oyun disiplininden uzaklaştık ve morallenen Brugge iyi oynamaya başladı. 78’de 5’e 1 inanılmaz bir golü Motta kesti fakat bunun 2 dakika sonrasında ikinci golü yedik.ARTIK TEK HEDEF LİG!VELİ ve Tolgay’ın yorulması, kalecimiz Tolga’nın topu oyuna sokarken yaptığı hatalar Brugge’e gol fırsatları getirdi. Tolga’yı suçlamak yanlış, 1 aydır oynamayan bir kalecinin hemen toparlaması kolay değil.BEŞİKTAŞ, 2 maçta da 1-0’ı bulmasına rağmen kaybetti; bu şekilde elenmek acı verici. Türkiye’yi gururlandıran Avrupa serüveni sona erdi. Bundan sonra tek hedef lig olmalı. Canınız sağolsun.
Final niteliğinde bir maç. Çünkü telafisi yok. Ya tamam ya da devam diyeceksiniz. Bu tip maçlarda sabırlı ve akılcı oyun son derece önemlidir. Hiçbir bölümde disiplinden uzaklaşmadan kontrollü oynamak gerekir.Beşiktaş, deplasmanda 1-0 kaybettiği Liverpool maçının rövanşında bile turu geçmeyi başardı.1-0, 2-1'e oranla tur için çok daha zor bir skor. Çünkü golü yediğiniz an her şey biter. Bu kez durum farklı. Beşiktaş bu tedirginlikten uzak oynayacak.70 bin seyircinin itici gücü azımsanmayacak bir şey. Ancak şunu da unutmayalım. Club Brugge son derece organize, rakibe alan bırakmayan, iyi bir futbol takımı. Ligde liderler. Avrupa'da hiç yenilmediler. İlk maçı da 1-0 yenik duruma düşmelerine rağmen çevirmeyi başardılar. Yine işimizi güçleştireceklerdir.Ancak onların ne oynayacağından çok, turu bizim ne yapacağımız belirleyecek. Beşiktaş golü bulursa panikleyebilirler. O yüzden ilk 45 dakikada golü bulmamız hem takıma büyük özgüven hem de seyirciye coşku getirecektir.Maçın başlamasından itibaren ev sahibi olduğumuzu ve bu tura olan inancımızı hissettirmemiz lazım. Bu yüzden de presle başlamak önemli.Olur da bir kaza golü yesek bile tur elimizden kayıp gitmez. Beşiktaş, Brugge'ü cesaretlendirmeden "Bu tur benim" mesajını hem rakibine hem de tribündeki 70 bin taraftarına vermeli. Bu da iyi bir başlangıçtan geçiyor.Skor üstünlüğünü ele geçirsek bile rakip, 70 bin kişinin önünde Belçika'daki gibi baskı yapamaz. O yüzden öne geçmek çok değerli.Duran toplar dışında bir endişem yok.Beşiktaş, son lig maçında gösterdi ki; fizik olarak yukarıya çıkmış. Moral olarak da iyi bir hava yakaladı. Çok basit bireysel hatalar ve sıra dışı şeyler olmazsa bu tur bizimdir.
BÜYÜK takım işte böyle oynar. Böyle oynamalı da... Bu tip farklı skorlu ve rahat galibiyetler elde etmeli.BEŞİKTAŞ bunu ilk kez yaptı. Takımın başında 68 lig maçında sahaya çıkan Biliç, geçen sezon Elazığ’ı 4-1 yenmiş. Hiç 5 gol atamamıştı.KAPANAN takımlara zorlanıyordu. Rakip ceza alanında sayısal yeterlilik sağlayamıyordu. Bu sezon küme düşmemeye oynayan takımlara bu yüzden 12 puan kaybetti. Bu tip rakiplere karşı 3 puan aldığı maçlarda da hep tek farkla kazandı.İŞTE dün olması gereken, özlenen, beklenen Beşiktaş vardı sahada... İlk kez 5 gol atan; ilk yarıda 3-0 yapıp maçı bitiren Beşiktaş...BU gücü, hızı, enerjisi, yeteneği ve dinamizmi var bu takımın. Hücum potansiyeli çok yüksek.TÜRKİYE’NİN açık ara en iyi santrforu, en iyi kanat hücumcusu, en golcü orta saha oyuncusu Beşiktaş’ta.BU takımın çok gol atması gerekir diye aylardır yazıyorum.BEŞİKTAŞ dün sadece 3 puan almadı. Çok önemli kazanımlar da elde etti.KÖTÜ OYNAYAN YOKTURİZE, Eskişehir, Balıkesir ve Sivas maçlarındaki kötü oyunu çok gerilerde bırakırken bu tip rakiplere karşı 4-4-2 oynanabileceğini de öğrendi. Demba Ba’yı yanlızlıktan kurtardı.TOLGAY ve Veli’nin iyi bir ikili olduğu mesajını aldı. Brugge ve F.Bahçe maçı öncesi moral buldu. Tekrar lider oldu.Oyuncu grubu ligin ciddiyetinin de farkında olduğunu kanıtladı.KARTAL’IN dün kötü oynayan futbolcusu yoktu. Ancak Gökhan, Tolgay, Olcay ve Ba iyi fark yarattı. Mustafa çok çalıştı, nihayet golle buluştu.MOTTA, “Ben o kadar da boş futbolcu değilim” dedi. Sağ bekte oynayan Necip güçlü, Veli çok diriydi.5 gol attı, daha da fazla atardı.ŞİMDİ sıra Club Brugge’de.. Bu yolda vites yükselterek devam.