ÜST üste gelen G.Antep ve Akhisar beraberlikleri Beşiktaş’ı fazlasıyla demoralize etmiş. Taraftar, küskün, oyuncu grubu kırılmış, Biliç ise havlu atmış.. Dün sahaya çıkan 11’deki farklı tercihlerin nedeni ne? Atiba yok, Necip var. Serdar yok; Opare var.0-0 berabere giderken sezonun en golcü oyuncusu Ba oyundan alınıyor. Mustafa yine 11’de. Pektemek, tabii ki iyi niyetli ve çalışkan bir oyuncu. Lakin “Mustafa Pektemek demek gol demek değil.” Olcay daha golcü bir oyuncu.GEÇEN sezon avuçlarının içindeki Şampiyonlar Ligi’ni Sivas-Konya ve Karabük maçlarından 1 puan alarak G.Saray’a hediye eden Biliç, o maçları kaybederek kulüp kasasına 25 milyon girmesini engelledi bir bakıma.BU sezon Balıkesir, G.Antep, Akhisar ve Torku Konya maçlarını kazanamayarak şampiyonlukta 1 numaralı favori iken yine teslim oldu. Bu kadar mı zordu bu maçları kazanmak?BIRAKTIM kupayı, derbiyi.. Yazık değil mi Beşiktaş’ın kaçan 50 milyon Euro’suna? Açın Samet Aybaba’nın kadrosuna bakın. Ne Jose Sosa var, ne Demba Ba var. Ne de yedek kulübesinde elle tutulur 1 tane oyuncu vardı. O da 3’üncü oldu. Slaven Biliç, 20 kişilik güçlü kadrosu ile yine 3’üncü, hep 3’üncü..DERBİ ZAFERİ BOYNUNUN BORCU!ORTADA bir kupa yok. Derbilerde 7’de 0. Ayrıca puanlara bakmayın. Bu sezon G.Saray ve F.Bahçe çok daha kötü ve sorunlar ile doluydu. Yanlış bir algı var. Şubat ayında “Beşiktaş şampiyon olamaz” yazmadım. “Biliç olamaz” dedim. Çünkü büyük takım teknik direktörü profili yok Hırvat teknik adamda. Hep yanlış tercihler, final ve hedef maçlarında yanlış stratejiler... Sakin değil, panik ve telaşlı.. Ofansif oyun konusunda hiçbir fikri yok.YAZIK oldu Beşiktaş’ın sezonuna... Biliç hem kendini hem de takımı tüketti. Tarihi bir fırsatı tepti. Kendi inşaa ettiği iyi şeyleri bile zamanla yok etti.Sevgili Slaven, her şeye rağmen seni çok sevdik. Ancak giderayak bu taraftara bir G.Saray galibiyeti hediye etmek artık boynunun borcudur.
İLK yarıda istekli ama telaşlı bir G.Saray vardı. Hızlı oynamaya çalıştılar, üretemediler. Selçuk’un çıkması da pas akışkanlığını olumsuz etkiledi. Savunmada ise Semih’in 2 kritik hamlesi 2 gole engel olacak kadar kritikti.RAKİP ceza alanına yüksek top atıp ardından baskı yaparak kaos oyunu sadece bizim ligimizde iş gören bir anlayış. G.Saray bu yönteme erken başvurdu. 2. yarının başlamasıyla baskı arttı ancak yine telaş vardı. Gol için en yüksek olasılık Sneijder’in zekâsı ve ustalığıydı. Nitekim öyle de oldu.G.SARAY, maçı daha çok isteyen taraf olduğu için, seyirci desteğini de arkasına alarak fiziksel bir üstünlük kurdu. Savaştı, yürekli oynadı. Bunun ötesinde ortada bir kalite yoktu. G.Birliği ise hücumda yetenekli oyunculara sahip ancak onlar da yeterli fiziksel direnci ortaya koyamadılar.G.SARAY, çok iyi oynamasa da arzusu ve kararlılığıyla bir 3 puan daha alarak hedefine doğru büyük bir adım attı. Kalan 2 haftada 4 puan şampiyonluğa yetecek.MELO NEDEN AYRICALIKLI? HAKEMLERİMİZ seyirci baskısıyla başedemiyor. Futbol oyun kurallarına göre Melo daha 25. dakikada oyundan atılmalıydı. Melo’nun ligde ayağına ve bileğine basmadığı orta saha oyuncusu herhalde kalmadı. Dün de Hleb ve El Kebir’e yaptığı hareketler net kartlıktı. Bu kartları gösteremiyorsan hakemlik yapmayacaksın.
F.BAHÇE’NİN dün puan kaybetmesi ile Beşiktaş dün yine kendi kaderini çizme şansını yakaladı. Yani 4’te 4 demek şampiyonluk anlamına geliyordu. Böyle bir durumda ne beklersiniz? Arzu, coşku, tempo..BİR de baktık ki ilk 45 dakika futbol adına ortaya hiçbir şey yok. Dağınık ve birbirinden kopuk oyunculardan oluşan bir takım. Sürekli pas hataları ile orta alanda sona eren ataklar. Pres yok. Tempo yok. Pozisyon yok.MEHMET Akyüz 2. golü atsa karşılaşma ilk yarıda bitecek. İlk yarıda sahanın tek hakimi Akhisar’dı. ikinci yarıda her şeyin farkına varmış bir Beşiktaş gördük. 1-1’e kadar da çok iyi futbol oynadı. Risk aldığı için de kalesinde pozisyonlar da verdi. Kaleci Günay kritik kurtarışları ile takımı ayakta tuttu.SLAVEN BİLİÇ’İN HEDİYESİ!BİLİÇ, Olcay’ı sağ beke alıp, Pektemek ile çift santrforlu düzene döndü. Mustafa hareketli bir oyuncu.. Amaç statik kalan Demba Ba’yı rahatlatmak olsa gerek. Ancak M.Pektemek, golcü bir oyuncu değil. 89’da büyük bir fırsatı tepti. Biliç’in dönemsel takıntıları oluyor. Bir dönem Kerim Frei’da ısrar ediyor. Sonra Necip.. Ve şimdi de Mustafa..DURAN toptan gelen gol dışında sadece ceza alanı dışından şutlar var. G.Töre yine etkisiz, Demba Ba ise durgundu. Akhisar daha tehlikeli, etkili hücumlar yaptı. Son 15 dakika Beşiktaş’ın 2. golü yememesi ise bir muciz. Rakibe o kadar çok alan verdi ki. Bu fırsatları tepen Akhisar, Beşiktaş’a adeta davetiye çıkardı.TOPU ile tüfeği ile varı ile yoğu ile yüklenen Beşiktaş, telaş içinde gol aradı. Ancak Sosa dışında tüm oyuncular akılcı işlerden uzaktı. Biliç stresli ve gergin anlarda yanlış kararlar veriyor. Ayağına gelen fırsatını tepen Biliç geçen yıl da Karabük, Konya ve Sivas maçlarından 1 puan alarak Devler Ligi’ni G.Saray’a hediye etmişti. Bu filmi daha önce görmüştük! Beşiktaş 3 maçta 9 puan yaparsa halâ bir şansı var. Çünkü rakipleri de çok iyi futbol oynamıyor ve puan kayıpları yaşayabilir. Ancak aynı durum Beşiktaş için de geçerli.
SOSA’NIN sıradışı frikik golü ile erken gelen gol Beşiktaş için bulunmaz bir nimet idi. G.Antep ligin en az gol atan takımı. Ofansif bölgede Muhammet dışında silahı yok. Böyle bir rakip karşısında 2-0’ı bulmak 3 puanı cebine koymak anlamına geliyordu. Gökhan, Sosa ve Ba ile kaçan net fırsatların faturasını ise devrenin sonunda Chibuike kesti.BEŞİKTAŞ yüksek savunma emniyetine sahip bir takım değil. Bu kadar kritik bir haftada savunmada yerleşik iken böyle gol yenmez. 2. yarının ilk 15 dakikası inanılmaz baskı ve kaçan fırsatlar doluydu. Her ne kadar o abluka golü getirmese de Beşiktaş’ın gerçek oyununu ve gücünü bu bölümde gördük. Daha sonra fırtına dinmiş gibi görünse de oyunun kontrolü tamamen Beşiktaş’taydı. Baskı devam etti. 69’da Ba’nın kaçırdığı bir gol var ki, akıllara zarar. “Geliyorum..” diye bağıran gol bir türlü gelmedi.NEDEN MUSTAFA?SON 20 dakikaya girildiğinde oyunun karşılığı 6 veya 7-1 olmalıydı. Ancak futbol böyle bir oyun. Jose Sosa attığı süper golün dışında, oynadığı futbol ile da Beşiktaş’ın açık ara en iyisiydi. Sorumluluk aldı. Her şeyi yaptı.BİLİÇ gol için 2’nci forveti de oyuna soktu ancak bu forvet tercihi, gol şansı ve becerisi daha yüksek Cenk Tosun değil de neden Mustafa? Beşiktaş’ın önemli sorunlarından bir tanesi Ersan’ın savunmadan oyun kurarken sürekli uzun topu tercih etmesi. Ersan Gülüm’ün bu isabetsiz uzun topları atak devamlılığını ve oyun kurgusunu olumsuz etkiliyor.Gökhan’ın eksiği çokGÖKHAN çabuk ve yetenekli. Lakin, oyun bilgisi ve kurgusu konusunda hala ciddi eksikleri var. Gol becerisi düşük ve pas bilgisi eksik. Çok top kaybediyor ve topu ayağından geç çıkarıyor. Keskin ve net oynamalı. Yeteneklerine ve çabasına rağmen dün direkten dönen şutu dışında hücumda etkili olamadı. Halbuki ilk yarıda Olcay’a vermediği bir pas ile, 65’te Ba’ya atamadığı kolay bir pas var. Gökhan bunları yapmalı. Yıldız olmak kolay değil.BU kadar gol pozisyonundan faydalanamazsan ‘Neden puan kaybettim?’ demeyeceksin. Beşiktaş, F.Bahçe ve G.Saray’dan çok daha tempolu ve etkili ancak an itibarı ile yarışta en az şansı olan takım. Bu kadar üstün oynadığı bir maçta puan kaybedince şampiyonluk yarışında büyük yara aldı.Kan’ın amacı ne!EKREM Kan adlı yardımcı hakem ligin kaderini etkileyecek hata yaptı. G.Antep’in Beşiktaş’ı 2’ye 1 yakaladığı kontratakta 1 metre önünde bariz şekilde taca çıkan topta oyunu devam ettirdi. Pozisyon gol olsa Beşiktaş için her şey bitecekti. Görmemesine imkan yok. Ne yapmak istedi? Anlamak mümkün değil.
BİLİÇ’İN hangi 5 yabancı ile sahaya çıkacağını merak ediyorduk. Demba Ba’dan vazgeçti. Her tercih bir vazgeçiştir. Kazanmak zorunda olduğu bir maçta takımın en golcü ve en pahalı oyuncusunu yedek bırakmak neden? Hadi Mustafa ile Demba Ba birbirine yakın seviyede oyuncular olur. Yine anlaşılabilir. Ayrıca Mustafa Pektemek tek santrfor oynayacak bir futbolcu kesinlikle değil. Nitekim Demba Ba, oyuna girdi ve beceri dolu klas bir gol attı. Sadece tabela değiştirmesi değil. Sahadaki varlığı, servisleri, rakibi tedirgin etmesi gibi farklı faktörler de var. Beşiktaş’ta orta saha veya savunmadan bir oyuncudan vazgeçmek daha mantıklı. Çünkü hem o bölgedeki oyuncuların seviyesi birbirine daha yakın hem de santrfor bu sistemde tek oynuyor. Ancak kazanan her zaman haklıdır. Bu kararlar ve tercihler ile maç kazanılıyorsa Hırvat teknik adam doğrusunu yapıyor demektir. ÇAKIR GÖRMEDİ!İLK yarıda Sivok’un kafası dışında hücumda etkili olamayan bir Beşiktaş izledik. Sosa dışında da hemen hemen hiç bir oyuncu oyunda görünmedi. Trabzonspor ise Beşiktaş karşısında baskı yapmak yerine topun arkasına geçip alan vermeyen bir anlayış ile oynamayı tercih etti.2. nci yarıda Tolgay ve Gökhan Töre biraz kıpırdayınca daha iyi bir Beşiktaş izledik. 1-0’dan sonra Trabzon’un bıraktığı alanları iyi kullanan Kara Kartal; 3 kez Tolgay, 1 kez Gökhan, 1 kez Demba Ba, 1 kez de Sosa ile net pozisyonlar buldu. Sivok’un sakatlığı, Olcay’ın sağ bek oynaması gibi unsurlar bile Beşiktaş’ın iyi savunma yapmasını engellemedi. Genç Günay ise yine iyi bir maç çıkarttı.BEŞİKTAŞ, bu kadar önemli eksiklere, oyun içi olumsuzluklarına rağmen, kalede 3. kaleci Günay ile Trabzonspor deplasmanında galip geliyor ise kalan 5 haftada da şampiyonluğun en büyük adayıdır.CÜNEYT Çakır, Sivok’un burnuna yediği ve hastanelik olduğu pozisyonda penaltı ve sarı kart kararı vermek yerine Trabzon lehine faul verdi. Atınç’ın net bir şekilde çekildiği pozisyonda aynı karede Ersan da bariz bir şekilde itiliyordu. Ne yazık ki Cüneyt Çakır ve yardımcılarının hiçbiri bu poziyonları göremedi!
BEŞİKTAŞ dün resmen ateşle oynadı. Böylesine kritik bir haftada, hataya tahammülün olmadığı bir maçta hiç olumlu görüntüler ortaya koymadı. Dünkü maçta siyah-beyazlı takım ile ilgili söylenecek tek olumlu şey attığı golde sezon başından beri eksik yaptığı orta alan oyuncusunun gol bölgesine arkadan yaptığı sızma koşusuydu.ATIBA’NIN golünden sonra kolay geçmesi beklenen maçta Karabük, oyuna ağırlığını koydu ve Beşiktaş’ı zorlamaya başladı. Waterman’ın atılmasından sonra da 10 kişi kalan rakibinin karşısında yine beklenen etkinlikten uzak bir Beşiktaş izledik. Anlamsız bir dağınıklık, bir kopukluk vardı siyah-beyazlılarda.BU KAÇINCI HATA NECİP? G.TÖRE’NİN varlığı ile yokluğu belli değildi. 60’ta Karabük savunmasının az adamla yakalandığı bir kontraatakta yaklaşık 5-6 saniye boyunca ofsayt durumunda pas istemesi oyundan ne kadar kopuk olduğunun bir göstergesi idi. Tolgay, iyi işler yaptı. Son derece diriy ve Beşiktaş’ın en iyisiydi. Ancak o da oyundan çıktı.ERSAN yerine giren Necip, bir kez daha fahiş bir hata ile takımını yarı yolda bıraktı. Biliç, Necip’e inanıyor, güveniyor. Ancak Necip, hocanın güvenini boşa çıkartmaya devam ediyor.MAÇ 1-0 iken ve 10’a 10 iken neden Demba Ba oyundan çıktı bunu anlamak gerçekten mümkün değil. Senegalli belki çok etkili değildi ancak her zaman büyük bir silah ve sahada var olduğu sürece gol tehditi.NİTEKİM maç 1-1 olduktan sonra kıvranıyorsun, gole ihtiyacın var ve oyunda Demba Ba artık kulübede. Yabancı kontenjanı yüzünden biri çıkacaksa her şeye rağmen bu Demba Ba olmamalı idi.İPLER ELİNDEARTIK 6 hafta kaldı. Biliç ve oyuncular maçtan önemli dersler çıkartmak zorunda. Şu bir gerçek ki bundan sonra yarışta ipler Beşiktaş’ın elinde. Bu tip mucizevi galibiyetler takımları kenetler ve inancını 2’ye katlar. Ancak Beşiktaş dünkü gibi oynamamalı. LİGDE yaşam savaşı veren Karabük, çok iyi oynadı. Ama Yılmaz Vural’ın takımını bu kadar iyi gösteren de Beşiktaş’ın dağınıklığıydı. Bu dağınıklığın nedeni ise hem sistem değişikliği hem de Veli, Olcay gibi takımın istikrarlı oyuncularının yokluğu.Kurtarıcı CenkAllahtan Cenk Tosun 90+5’de harika bir kafa golü attı da Biliç’i pahalı bir fatura ile yüzleşmekten kurtardı. Cenk her zaman için bir gol umududur ve tabela değiştirecek meziyeti var. Sosa’nın son saniyede bile sakin kalması ve klasını göstererek asist yapması ise alkışı haketti.
FUTBOL böyle bir oyun.. Bazen gol için her şeyi yaparsınız. Atamazsınız. Bazen de dün olduğu gibi hiçbir şey yapmadan golü bulursunuz. Eskişehir-F.Bahçe maçının ilk yarısı sezonun en kötü 45 dakikalarından biri oldu. Futbol adına hemen hemen olumlu tek bir şey yoktu. Pas, şut, tempo, çalım, heyecan... Hiçbiri yoktu... Yavan bir orta saha mücadelesinde asisti yapan ve golü atan da Eskişehirliler’di.MİSKİN ve durgun bir F.Bahçe deplasman oyunu, pasif bir Eskişehir... İlk 45 dakikadaki futbol ülkenin en coşkulu tribünlerinden birini bile uyutmaya yetti. 2. yarıda silkinmiş ve golü bulmak için çaba sarf eden bir Eskişehir gördük. Ancak beceri ve kalite yoksunluğu istekli oyunlarının karşılığını vermedi. 58. dakikada beraberlik golüne çok yaklaşan ev sahibi ekip kaleci Volkan’ı geçemedi. Bu dakikadan sonra önce Volkan’ın ardından Sezer’in sakatlıkları yüzünden maç 5 dakika durdu. Hiç oyun oynanmadı. Maç soğudu, buz gibi oldu. Dönüşte ise Eskişehir, Causic ile yine gole yaklaştı.1 PUAN KAYIP DEĞİL KAZANÇOFANSİF olarak son derece yetersiz ve etkisiz bir F.Bahçe, şansı, savunması, tecrübeli futbolcuların oyunu soğutması ve kaleci Volkan sayesinde 80’e kadar skoru korumayı başardı. Ancak hiç ama hiç hücum yapmadı.YABANCI bir futbolsever maçı izlese F.Bahçe’nin lider olduğuna inanmazdı. ‘Rakip kaleye 1 kez organize gidemeyen takım nasıl lider olmuş?’ diye sorar. Öyle ki Boffin’in yerine kaleyi koruyan Ali’ye 1 tane top gelmedi. Kimse nasıl bir kaleci olduğunu anlayamadı.EMRE Güral’ın 80’deki süper golünden sonra bile futbol oynamayı hatırlamak istemeyen bir F.Bahçe. Bitime 6 hafta kala en zor virajlardan birini yürüye yürüye oynayarak da kazanacağını düşünmek nedir? Bu kadar kötü bir oyun ile alınan 1 puan F.Bahçe için kayıp değil, kazançtır.
F.BAHÇE zirve yarışında çok kritik bir virajı zorlansa da dönmeyi başardı. Yüksek tempoda, temasın fazla olduğu zevkli bir maç izledik. İlk yarıda Bursaspor, daha tehditkar bir oyun sergiledi. 2’nci bölgeden 3’e çok hızlı çıkan yeşil-beyazlılar, final paslarında başarı sağlayamazken savunmada dikkatli bir oyun sergiledi. GÖKHAN Gönül, sağ kanatta Kuyt’ın yokluğunda Emenike ile iyi bir uyum sağlayamadı. Hemen hemen aldığı her topu kaybeden Nijeryalı futbolcu F.Bahçe’nin ofansif akışkanlığını arızaya uğratan bir çizgideydi. İlk yarıda Belluschi’nin ofsayt gerekçesi ile sayılmayan golü ise çok kritik bir karardı. İkinci yarıda kötü oynayan Emenike’ye daha fazla sabredemeyen İsmail Kartal, Hasan Ali hamlesi ile Caner’i öne attı. F.Bahçe, daha baskılı ve etkili bir oyun oynamaya başladı. Topa çok daha fazla sahip oldu. Sow ile net bir fırsat kaçıran F.Bahçe karşısında Bursaspor ise daha az çıkmasına rağmen Belluschi, Emre ve Fernandao ile gole yaklaştı.GÖÇEK SINIFI GEÇEMEDİF.BAHÇE’NİN bu sezon ki genel problemlerinden biri, rakip yarı alana yerleştiği bölümlerde pozisyon üretememesi. Dün de benzer görüntüler izledik. Yüksek topların ve duran topların önem kazandığı son 15 dakikalık bölümde ise ayakta kalan, daha diri olan kazanacaktı. Bursaspor lig genelinde son 15 dakikalara dinamizm kaybı ile giren bir takım. Yüksek tempo ve baskı ile oynamaları bunda etken. Belluschi-Ozan-Josue üçgeni ise teknik ve kaliteli. Bursaspor’u güçlü kılan orta alanı.HASAN Ali’nin 10 dakika kala çizgiden çıkarttığı top ise maçın resmen kırılma anı oldu. Kaleci Harun’un boşa çıkması ile seken topu önünde bulan Webo golü attı ve F.Bahçe’ye iyi oynamadığı maçta galibiyeti getirdi. G.Saray ve Beşiktaş derbilerindeki kritik 1-0’ların ardından Bursaspor karşısında da aynı skorla alınan 1-0’lık galibiyet F.Bahçe’yi yarışta avantajlı konuma getirdi. Hakem Hüseyin Göcek ise maç boyu verdiği çelişkili kararlar ile sınıfı geçemedi. Bütün kararları kenara bırakalım. Sarı kartı olan Bekir’in ilk yarının son dakikasında topu oyuna sokan kaleciyi engellemesi kural gereği 2. sarı kartı gerektiriyordu.