Güntekin Onay

Güntekin Onay

gonay@gazetevatan.com

İlk yarıyı heba ettik

7 Ekim 2016

MAÇIN başındaki planımız ve 11’imiz ne kadar olumsuzluklar ile dolu ise 2. yarı yaptığımız hamlelerimiz bir o kadar olumluydu. Fatih Terim’in değişiklikleri oyunumuzu yukarıya çıkartırken teknik adam olarak tecrübesiz olan Andriy Shevchenko’nun değişiklikleri 65 dakika iyi oynayan Ukrayna’yı adeta sahadan sildi.İLK yarı sahaya çıkan kadro kesinlikle topa sahip olamazdı ve oyunu rakip yarı alanda oynayamazdı. Yapamadı da. Oyunun yönünü değiştirecek, pas yapacak bir oyun kurucudan yoksunduk. Kadroda bunu yapabilecek tek isim olan Çalhanoğlu da kenarda oynayınca sorun yaşadık. Ayrıca pres yaparken de orta alanda saha ve adam paylaşımında ciddi hatalar yaptık. Ukrayna savunmasının önünde oynayan Stapenenko, santrforlarımız rakip stoperlere baskı yapınca savunmanın önünde çok rahat top aldı ve kullandı. Orta alanın merkezinde 1 kişi fazla oynayan Ukrayna, oyunun kontrolünü eline geçirdi ve 2-0’ı buldu. 3. gole de yaklaştı. İlk 45 dakika bizim adımıza olumlu olan tek şey 43’te bulduğumuz kornerden gelen gol ile soyunma odasına gitmek oldu.SON 20 DAKİKA BOĞDUK2. yarının ilk 15-20 dakikalık bölümünde daha yüksek bir enerji ile oynasak da orta alanda organizasyon sorunları yaşadık ve Ukrayna etkili ataklar yaparak pozisyonlar buldu. Ukrayna’nın da bizim de Cenk Tosun ile direkten dönen toplar maçın kırılma anlarıydı. Tolga Cİğerci ve Kaan Ayhan pres gücümüzü arttırdı ancak asıl önemli hamle ilk yarı işlemeyen orta alandan vazgeçmekti. Son 20 dakikadaki müthiş baskıda Kaan-Tolga önlerinde Hakan Çalhanoğlu üçgeniyle oluştu.BU seviyede 2-0’dan 2-2’ye dönmek önemli. Son 20 dakikadaki baskı umut verici ancak her maç farklı bir kadro, farklı bir sistem ve arayış içindeyiz. Son Avrupa Şampiyonası elemelerinde de İlk 5 maç kötü gidip sonradan atağa kalkmamızın nedeni önce arayış ardından da sistemin ve kadronun oturmasıydı.FATİH Terim kafasında bazı şeyleri henüz oturtmuş değil, bazı oyuncular ve pozisyonlar konusunda kararsız.PAZAR İzlanda deplasmanından da puanla dönebilirsek Dünya Kupası yolundaki yarışta iddiamızı güçlü bir şekilde sürdürürüz. Çünkü sonraki 3 maç (içerde Kosova ve Finlandiya; deplasmanda Kosova) bizim için büyük olasılıkla 9 puan getirecek.

Devamını Oku

İşte kalite

1 Ekim 2016

ŞENOL Güneş’in sahaya sürdüğü 11’i rotasyon diye açıklamak kolay değil. Çünkü çarşamba akşamı en eforlu oynayan 4 futbolcu Caner Erkin, Andreas Beck, Tolgay Aslan ve Atiba sahadaydı. İlk yarı topa sahip olan, oyunu istediği şekilde kontrol eden Beşiktaş, pozisyon zenginliği yaşayamadı. Pas trafiğinde topun hızı düşüktü, yaratıcılık eksikti.2. yarının başlaması ile birlikte Güneş, Quaresma ve Aboubakar’ı sahaya sürdü. Amaç ilk devre olmayan yaratıcılık ve bitiriciliği arttırmaktı. Ancak 2 oyuncu da beklenen katkıyı sağlayamadı. Aboubakar, önce Tosic’in sonra Caner’in paslarında net fırsatlardan faydalanamadı. Kamerunlu kalite olarak bir Demba Ba ve Gomez değil. Ancak faydalı olması için oynaması gerekiyor. Aboubakar, henüz ligde ilk 11’de forma giymedi.2. yarı iyi baskı yapan ve adeta tek kale oynayan Beşiktaş, bu kadar tek taraflı maçta daha fazla pozisyon üretmeliydi. Şenol Güneş muhtemelen maçtan sonra ne kadar baskılı oynadıklarını söyleyecektir. Ancak Rize ligin en zayıf kadrolarından birine sahip ve tüm planını sadece savunma yapmak üzerine kurmuştu. Yani böyle bir takım karşısında Beşiktaş’ın baskılı oynaması doğal.TOLGAY çok çalıştı ve yüksek isabet oranı ile oynadı. Fakat kaleye vurmak yerine Aboubakar’a pas vermeyi denediği pozisyonda yanlış tercih yaptı.EN İYİSİ TOSICSIRP futbolcu, hemen hemen kusursuz bir oyun ortaya koydu. Hem savunmadaki hamleleri, hem de pas yüzdesi ile dün Beşiktaş’ın en iyisi olarak göze çarptı. Caner Erkin rakip savunmayı zorlayan isimlerin başında geldi. Beşiktaş 6 haftada 3’üncü beraberliğe çok yaklaştı. Konya ve Rize’de kadro tercihleri ve anahtar oyuncu eksiklerinden kaynaklanan sorunlardan ders çıkarmak gerekiyor. Adriano attığı süper golle kaliteli oyuncunun neler yapabileceğini gösterdi.

Devamını Oku

Yazık oldu

29 Eylül 2016

BEŞİKTAŞ ilk yarı harika bir futbol oynadı. Futbolun emrettiği herşeyi sahaya yansıttı. Başlama düdüğü ile birlikte ev sahibi olduğunu hissettirecek, nitelikli bir baskı kurdu. Bu pres karşısında D.Kiev kendi yarı alanından çıkmakta zorlandı. Sol kanatta Caner ve Adriano, sağda Quaresma; merkezde de Tolgay ve Talisca ile rakip savunmayı adeta dövdü siyah-beyazlılar...QUARESMA muhteşem frikik golü ile maçın kilidini açma şansını yakaladı. Çünkü D.Kiev savunma takımı. Böyle bir rakip karşısında öne geçmek çok önemliydi.İLK yarıda Dinamo Kiev Beşiktaş kalesine hiç gelemedi. Bu durum Beşiktaş’ın önde yaptığı baskıdan kaynaklandı.ASLINDA 1-1’e kadar olan süreçte işler tamamen yolunda gidiyordu ancak duran toptan gelen beraberlik golü D.Kiev’in özgüvenini arttırdı. Golde Fabri’nin hatası vardı. Arka direğe bu kadar sert kesilen bir topa kaleci çıkmaz. Kalesinde kalsa top kucağına gelecek. Tabii ikincil hata da golü atan Tsgankov’u boş bırakan savunmada..KOPMALAR YAŞANDI...SON bölümde Şenol Güneş, takımın enerjisini arttırmak için değişikliğe gitti. Özellikle kanatlardan Quaresma ve Caner’in getirdiği toplarda öncelik almakta zorlandık. İlk yarıda çok aktif olan Talisca henüz 90 dakikalık yüksek tempo oynayacak bir kondisyona sahip değil ve Brezilyalı maç içinde kopmalar yaşadı. Benzer şeyleri Aboubakar için de söyleyebiliriz.87’DE Fabri’nin yaptığı kurtarış çok değerli. Çünkü Şampiyonlar Ligi’nde her puan değerli. Evimizde 3 puan hesabı yaptığımız ve 60 dakika üstün oynadığımız maçta puan vermek üzücü. Son dakikalarda arka arkaya kazanılan duran toplarla gol aradık. Bu seviyede duran topun ne kadar önemli olduğunu vurgulamaya gerek yok. Bu pozisyonlardan da bir gol çıkabilirdi.BEŞİKTAŞ Devler Ligi’nde daha dengeli bir pozisyon oyununa gerektiği zamanlarda yönelebilmeli. Dün gece kendisini fazla tehdit etmeyen bir rakip karşısında sahadan beraberlikle ayrılmanın nedeni ne yazık ki bu dengeyi yitirmekten kaynaklandı. Beşiktaş, skor olarak öndeyken oyunu soğutup, ayağa pas da yapabilmeli.

Devamını Oku

Josef ipten aldı!

25 Eylül 2016

F.BAHÇE geçen haftaki Kasımpaşa galibiyetinin morali ile yüksek enerji ve pres ile başladı. G.Antep savunmasını 3 hızlı oyuncusuyla hırpalayan sarı-lacivertli ekip pozisyonlar üretti ancak gol için gereken beceriyi bir türlü sergileyemedi. 1-0 ise bir serbest vuruş ile geldi. Kaleci Gökhan’ın rahatlıkla çıkıp alması veya yumruklaması gereken topu Emenike yakın mesafeden kafayla ağlara gönderdi.LENS iyi duran top kullanıyor ancak özellikle F.Bahçe’nin yüksek toplardaki etkili oyuncuları olan 2 stoper; Kjaer ve Skrtel’in yanı sıra Mehmet Topal’ın da duran toplarda öncelik alması gerekiyor.BÖYLESİNE yumuşak ve organizasyonu bozuk bir takım karşısında orta alanda görev yapan Ozan Tufan ve Josef de Souza bol bol alan ve zaman bulmalarına rağmen verimli olamadılar.EMENIKE ile Volkan Şen gayretli ancak son derece müsrif ve beceriden yoksun bir futbol oynadılar. Maç uzun süre 1-0 gidip ardından Simon Kjaer’in hatası ile 1-1’e gelip böyle sonuçlansa 2-0’a gelmediği için fatura bu 2 oyuncuya çıkacaktı. Josef’ de Souza’nın kafa golü bu 3 oyuncuyu birden kurtarmış oldu.YARIM DÜZİNE ATARDIBU satırları yazmaya başlarken maç skoru 1-0’dı. F.Bahçe çok daha fazla gol atabilirdi. Kalesinde 1 veya 2 gol de görebilirdi ancak konuk G.Antep’in savunmada yaptığı yerleşim ve pozisyon hataları o kadar fazla ki tasvir etmek veya kağıda dökmek imkansız. Defansif bölgede, orta alanda veya hücumda çoğalamayan, organize olamayan ve fiziksel direnç gösteremeyen böylesine bir rakip karşısında F.Bahçe’de sadece Volkan Şen biraz becerikli olsa yarım düzine gol atardı ancak sarı-lacivertliler az kalsın böylesine yetersiz bir ekip ile berabere kalıyordu.DICK Advocaat çok farklı kazanmaları gereken bu maçı neden böyle zorlanarak kazandıklarını sorgulamalı.

Devamını Oku

2 devre ve 2 farklı maç

25 Eylül 2016

BEŞİKTAŞ, henüz takım olamadı. Saha içi organizasyonunda bazı sorunlar yaşıyor. Kaliteli ve geniş bir kadro var ancak henüz ideal ll'ini de bulmuş değil. Üstüne üstlük derbide tuhaf bir duran top golüyle yenik duruma düşünce de ilk yarıda telaşlı ve panik bir futbol oynadı. G.Saray, presi kırmak için kenarlara çok iyi açıldı ve alan daraltamayan Beşiktaş savunmasının zaaflarından iyi faydalandı. Stoperler ile santrfor arasında 50 metre mesafe olursa etkili pres yapamazsınız. Hele de karşıdaki takım G.Saray ise. Kimse bu yenilgide bireysellik aramasın. Evet, ilk yarıda iyi oynayan Beşiktaşlı yoktu ama siyahbeyazlıların özellikle top rakipte ikenki saha parselizasyonunda mesafeler çok açıktı. Asıl problem buydu.BEŞİKTAŞ'IN ilk yarıdaki kötü futboluna etki eden faktörlerden bir diğeri de Oğuzhan'ın alıştığı pozisyonda oynamamasıydı. Ayrıca siyah-beyazlıların hücumdaki yardımlaşması ve iletişimi hiç yeterli değildi. Quaresma çok top tutup, bireysel oynarken, tek santrfor oynayan Cenk'in yanma kanatlardan gelen toplarda 2. bir oyuncu girmedi.İLK yarıda 1-0'ın getirdği avantajı çok iyi kullanan G.Saray'da Sneijder ofansı çok iyi organize etti. Bruma ise rahat rahat topla buluştu ve etkili oldu.BEŞİKTAŞ 2. YARI HARİKAYDI ŞENOL Güneş 2. yarıya doğal olarak 2 değişiklikle başladı. Beşiktaş baskısı karşısında G.Saray abartılı bir şekilde savunmada kaldı. Siyah-beyazlıların ihtiyacı " olan ivmeyi yakalaması için ise ihtiyacı olan tek şey bir goldü. Atiba ile 2-1'e yaklaşan Beşiktaş, Muslera'yı geçemedi. Aranan gol ise 73'te geldi.Marcelo'nun golünden sonra özgüven ile yüklenen ve 2. yarı rakibini çıkartmayan Beşiktaş, Cenk ile beraberliği buldu. 80'de Cenk zamanlama hatası ile net pozisyonda kafayı dışarı vurdu.Talisca'nın müthiş şutunu ise Muslera çıkarttı.2 farklı devre oynayan takımların teknik adamları Şenol Güneş ve Riekerink'in bu maçtan dersler çıkartacağını düşünüyorum.ÖZELLİKLE Riekerink göreve geldiği günden beri takım savunmasına önem verdi ve G.Saray bu konuda çok yol kat etti. Ancak sadece savunma yaparak ve vakit geçirerek derbi kazanması mümkün değildi.İLGİNÇTİR dün 2-0 öne geçmesine rağmen sahadan beraberlik ile ayrıldığı için mutlu ayrılan Beşiktaş değil G.Saray oldu.

Devamını Oku

Çok ihtiyacı vardı

19 Eylül 2016

LİGİN ilk 3 maçında sadece 1 puan alan F.Bahçe’de tek düşünce kazanmaktı. Açıkçası üzerinde böylesine bir baskı ile oynamak kolay değil. Kazanmak zorunda olmak ve deplasmanda oynamak zor bir denklem. Kasımpaşa gibi moralsiz, bir çok değerli oyuncusunu satan, teknik direktörü ayrılmış bir rakiple oynamak F.Bahçe için büyük bir fırsattı.NİTEKİM sarı-lacivertliler -son dönemlerin moda tabiri ile- ilk 20 dakikada fişi çekti. İlginçtir goller, geçen sezon ligdeki tek golünü Kasımpaşa deplasmanında atan Josef ve geçen yıl hiç golle tanışmamış olan Ozan’dan geldi. Bu vurguyu özellikte yaptım çünkü bu F.Bahçe açısından sürdürülebilir bir durum mu acaba?DEVRENİN sonunda kontratağa hızlı çıkan F.Bahçe’de Jeremain Lens, yaptığı asist ile Emenike’ye golü adeta altın tepside sundu. Hollandalı yıldızın bu maçta 2 asist yapması F.Bahçeliler’i dün gece için en az galibiyet kadar mutlu etmiştir.30. dakikadan sonra düşük tempoda oynayan ve Kasımpaşa’nın top ile oynamasına izin veren bir F.Bahçe izledik. 3-1’den sonra rakibin bıraktığı alanları iyi kullanan Emenike ikinci asistini yaptı ve Sow’a ‘Hoşgeldin’ dedi. Anlaşılan o ki Van Persie’nin döneceği yok ve Sow forvet hattındaki gol kısırlığına çözüm getirebilir. Sezonun devamında Volkan Şen-Sow-Lens 3’lüsü ideal forvet hattı gibi görünüyor.F.BAHÇE, farklı bir galibiyet ile lige 4. hafta giriş yaptı. Önümüzdeki hafta içerde mütevazı G.Antep karşısında da kazanıp derbi haftasında yukarıya yaklaşma fırsatı yakalayacaklar. ‘İşte F.Bahçe bu’ demek, negatif veya pozitif anlamda keskin yorumlar yapmak için erken. F.Bahçe’nin rotası ekim ayı sonunda daha da netleşecektir. Şu an için ihtiyaç duyulan tek şey üst üste alınacak galibiyetler. Dünkü 5-1’lik galibiyet F.Bahçeliler’in özlediği bir tabloydu.KASIMPAŞA ise lig tarihinin en erken teslim bayrağını çekmiş takımı gibi gözüküyor. İlk Trabzon maçında biraz direnmeye çalıştılar, sonraki 3 hafta her geçen maç daha kötüye gidiyorlar.

Devamını Oku

Kalitesi yetti

18 Eylül 2016

KOLAY değil, Şampiyonlar Ligi’nde uzak bir deplasmanın ardından Süper Lig’de yine bir dış saha maçı oynamak. Gerek fiziksel gerekse de mental olarak %100 hazır olmak için belli ölçülerde rotasyon şart. Şenol Güneş, Benfica maçındaki ilk 11’den 5 oyuncuyu değiştirerek başladı. İlk düdükle birlikte özgüvenli, kaliteli ve kararlı bir Beşiktaş vardı sahada. Anderson Talisca ilk 8 dakikada 3. girişiminde golü bulacak kadar aktif ve hareketliydi. İyi oyun 15 dakika sürdü. Daha sonra Akhisar, Beşiktaş ceza sahasına gelmeye başladı. Adeta uyku moduna geçen siyah-beyazlı ekip rakip yarı alanda arka arkaya top kayıpları yaşadı. Akhisar, Beşiktaş ceza alanına orta sahayı kolay geçerek geldi ve etkili şutlar attı.DEVRENİN sonunda Caner Erkin’in frikiği Hugo Rodallega’nın başını sıyırıp ağlara gidince rahatladı Beşiktaş.TEMPO ÇOK DÜŞÜKTÜANCAK skor ne olursa olsun dünkü oyun Beşiktaş’ın futbolu değil. İlk olarak tempo çok düşüktü. Takım mesafesi yani stoperler ile santrfor arası çok uzundu..Siyah-beyazlı ekip alanı daha fazla daraltıp, saha içi yardımlaşmasını arttırmalı. Topu kaybettikten sonra da tekrar geri kazanma süresini azaltmalı. Ayırca da topa daha fazla sahip olup oyunu tamamen kontrol etmeli. Geçen sezon şampiyon olurken tüm bunları ligin büyük bölümünde iyi yapan Beşiktaş, ilginçtir belalısı Akhisar’ı 2 maçta da yenememişti. Dün kalitesi ve tecrübesi ile daha önce deplasmanda hiç yenemediği rakibi karşısında kolay kazandı. Özellikle Şenol Güneş’in oyuncu değişikliklerinden sonra Kartal, oyun üstünlüğünü tekrar eline geçirdi.SİYAH-beyazlı takımda yüksek konsantrasyon ile oynayan Tosic, 3 kritik pozisyonda gollük şansları kesti. Quaresma, istekliydi ve çok faul aldı. Portekizli yıldız iyi oynamasa da ileride top tutan tek oyuncuydu. Gökhan İnler, harika asisti ve pasları ile maça damga vurdu. Talisca harika başladığı maçta golü de attı ancak sonraki bölümde dakikalar ilerledikçe oyunda kayboldu. 3 resmi maçta 2 gol, 1 asist ile şimdiden neler yapabileceğini fazlasıyla gösterdi Brezilyalı futbolcu.CENK Tosun ise Beşiktaş’a geldiği günden beri sanıyorum adının en az telaffuz edildiği maçı oynadı.

Devamını Oku

1 PUANDAN fazlasını hak ettik

14 Eylül 2016

BEŞİKTAŞ, Benfica ile başa başa hatta çeşitli bölümlerde üstün bir futbol oynadı. Şampiyonlar Ligi’nde deplasmanda maç kazanmak kolay değil. Üstelik Benfica gibi geçen yıl Şampiyonlar Ligi’nde çeyrek final oynamış, Avrupa’da 10 kez finali bulunan, evinde kimseye kolay kolay geçit vermeyen büyük bir kulübe karşı. Ancak küçük detaylar ile maçı son dakikaya getirmemiz üzücü.İLK yarıda Beşiktaş’ın oyunu bir deplasman için hiç de pasif değildi. Rakibe verdiğimiz tek pozisyon golle sonuçlandı. İlk 45 dakika Oğuzhan pozisyonunu yadırgadı ve top ile buluşamadı. Aboubakar ise maç boyunca arkadaşlarından kopuktu. Top alamadı, aldığı zaman servis yapamadı. Savunma arkasına koşuları ise yeterli değildi.TOSIC TAŞ GİBİYDİ2. yarıda ise Talisca’nın girmesi ile çok daha aktif ve arayan bir Beşiktaş vardı. Talisca’nın düşürülmesi penaltı. Cenk’in pozisyonu ise çok net gol fırsatıydı. Quaresma’nın kabul edilemeyecek bireysel hatası ile kaptırdığı top hariç 2. yarıda Benfica’ya pozisyon vermedik. Savunmada Tosic-Marcelo ikilisi başarılıydı. Özellikle de Tosic, kaya gibi sağlamdı.BU oyun ile en kötü beraberliği hakeden Beşiktaş, mücadelenin ikinci yarıda harika bir futbol ortaya koydu.LUZ gibi 65 bin kişilik bir mabette Benfica’yı zor durumlara düşürmek, oyunu rakibe kabul ettirmek ve kalemizde 1-2 pozisyon dışında tehlike yaşamamak Beşiktaş açısından memnuniyet verici. Böylesine dengeli bir grupta alınan 1 puan Beşiktaş açısından çok değerli. 2.i yarıda oyuna giren Talisca süper frikik golüyle eski takımını yıktı. Beşiktaşlılar ve Quaresma da yediği golde hatalı olmasına rağmen 2. golü önleyen Tolga’ya 1 puan için teşekkür etmeli.

Devamını Oku