Güntekin Onay

Güntekin Onay

gonay@gazetevatan.com

Önce acı sonra mutluluk

31 Ekim 2016

ZOR geçmesi beklenen maçı F.Bahçe büyük bir farkla kazandı. Seyirci uzun bir aradan sonra evine mutlu gitti. Maçı izlemeyen birisi F.Bahçe’nin harika bir futbolla gol şov yaptığını düşünür doğal olarak. Ancak ilk yarıda sahada istediklerini yapamayan ve oyun olarak rakibine üstünlük kuramayan bir F.Bahçe vardı. 17. dakikada gelen penaltıya kadar sarı-laciverti ekip rakip kalede pozisyon yaratamadı. 1-0’ın ardından 29’da Kardemir Karabükspor’un 10 kişi kalması da F.Bahçe’yi tam anlamıyla oyun üstünlüğüne itmedi. 11’e 10 oynadığını hissettiremedi F.Bahçe. Pozisyon üretemedi. Ancak 45’de gelen golden sonra işler değişti. 2-0 yenik duruma düşen ve 10 kişi oynayan Karabükspor kaybettiğini anladı ve oyun disiplininden uzaklaştı. 2’nci yarıda savunmasında inanılmaz açıklar verince de hızlı çıkışlar ile rakip kaleye giden F.Bahçe farka koştu. Özellikle de Lens ve Volkan Şen’in tam istediği kıvama geldi maç. Bu 2 isimle birlikte Aatif da alan ve zaman bulduğu maçta yeteneklerini sergileme fırsatı buldu. 2’nci yarının tamamında tek taraflı bir maç izledik. Hatta skor daha da farklı olabilirdi.İHTİYAÇ VARDIF.BAHÇE’NİN böyle farklı bir galibiyete ihtiyacı vardı. Bu görkemli skorun ardından takım ve bazı oyuncular mutlaka özgüven kazanacaktır. Ama Dick Advocaat bu maçı farklı okumalı. Özellikle ilk yarıyı iyi analiz etmeli.BİRkaç satır da maçın hakemi Fırat Aydınus için.. 2-3 sene öncesine kadar Türkiye’nin en güvenilir, en cesur ve en iyi hakemiydi. Şimdi geldiği noktada ise bıraktıktan sonra kimsenin adını hatırlamayacağı sıradan bir hakeme dönüştü.

Devamını Oku

İlk yarıda yürüdüler

29 Ekim 2016

G.BİRLİĞİ iyi takım. Evinde kolay yenilmiyor. Böyle bir rakip karşısında Atiba’yı İstanbul’da bırakıp üstelik Oğuzhan ve G.İnler de yokken Ankara’ya gidersen, üstüne bir de Necip sakatlanırsa orta sahasız kalırsın. Tosic’i stoperden sol beke, Adriano’yu sol bekten orta sahaya, Rhodolfo’yu da stopere koyunca işler iyice çorbaya döner.ÜSTÜNE üstlük futbolcular ilk 45 dakika yürüyerek oynarsa ve Fabri’nin saçma hatasıyla pozisyon bile yokken gol yersen kötü giden işleri daha da zora sokarsın.2. yarıda daha kararlı olmak, daha çok istemek birçok şeyi değiştirmeye yetti. Oyunu rakip ceza alanına yıkan Beşiktaş, Quaresma’nın asisti ve Talisca’nın golüyle 1-1’e çabuk ulaştı. Olcay’ın yerine giren Aboubakar rakip defansın dengesini bozdu.QUARESMA’NIN isteği, Talisca’nın biraz daha ortaya yaklaşması, Tolgay’ın pas yüzdesini arttırması da Beşiktaş’ın oyununu iyiye götürdü. Marcelo ortada, Adriano sol bekte, Tosic stoperde oynayınca taşlar 2. yarıda daha bir yerine oturmuş gözüktü.OLCAY-CENK NEDEN BÖYLE?QUARESMA ve Aboubakar’ın gollük şutlarına Hopf, Ahmet Oğuz’un ters vuruşuna ise direk engel oldu. 75’te Cenk’in mutlak gol pozisyonunda pası düşünüp kötü vermesi maçın en net gol fırsatıydı. Sonrasında Aboubakar ve Cenk 2 pozisyondan daha sonuç alamadı. Hele 88’deki Cenk’in direkten dönen topu Beşiktaş adına gerçek anlamda bir talihsizlikti.CENK ve Olcay gibi 2 enerjik ve diri oyuncu neden bu özelliklerini yitirdi? Fiziksel olarak mı geri gittiler? Yoksa mental sorun mu yaşıyorlar? Bunun nedenleri sorgulanmalı. Çünkü Beşiktaş’ın bu 2 ismin güçlü hallerine ihtiyacı var.İLK yarıda son dönemlerin en kötü, tutuk ve silik Beşiktaş’ını izledik. 2. yarı ise efor sarfeden, gücünü ve kısmen de olsa kalitesini ortaya koyan siyah-beyazlılar maçı kazanacak hatta farka gidecek fırsatları da buldu.G.BİRLİĞİ’NE gelince geçen sezonki Stancu-El Kebir-Djalma’lı hücum hattı çok daha kaliteliydi.

Devamını Oku

Aboubakar, Q7 ve Talisca...

24 Ekim 2016

BEŞİKTAŞ, Vodafone Arena açıldığından beri iç sahadaki en pasif 45 dakikasını dünkü ilk yarıda oynadı. Her şeyden önce rakibe baskı yapmadı ve dağınık bir görüntü ortaya koydu. Cenk, Quaresma, Abuobakar ve Talisca ile rakibe pres yapamadı ve kalesinde tehlikeler yaşadı. Beğenirsiniz beğenmezsiniz ama Olcay tam bir takım oyuncusu. Sol önde o oynadığı zaman bu tip aksamalar daha az yaşanıyor.BEŞİKTAŞ yetenekli ama organizasyonu bozuk takım görüntüsü ile Antalya’nın kendi kalesine gelmesine fazlasıyla izin verdi. Cenk diri bir görüntü ortaya koymuyor. Dün fizik olarak (Atiba’yı saymıyorum!) Tolgay, Tosic, Aboubakar ve Quaresma iyi durumdaydı. Gökhan Gönül iyi işler yaptı. Tecrübeli futbolcu artık gerçek gücünü bulmuş görünüyor.İLK yarıdaki gittili-geldili oyunda 2 takım da şanslar yarattı. Fabri başarılıydı. Ancak devrenin son dakikasında Aboubakar’ın süper golü ile Beşiktaş 1-0’ı buldu. Napoli’de 2 gol ile özgüven yakalayan Kamerunlu santrfor devamını getireceğe benziyor. Talisca çok yetenekli bir oyuncu. Fizik kalitesini biraz daha yükseltirse Beşiktaş’ın süper kahramanı olabilecek potansiyelde. Gole çok yakın bir oyuncu ve dün 2 golle yıldızlaştı.TOSIC TABANLA GİRDİSİYAH-beyazlılar, Die-go’nun atılması ile 2. yarı 10 kişi oynayan Antalya karşısında ise oyunu istediği tempoda sürdürdü. Aboubakar’ın golünde Tosic tabanla topa giriyor. Kanımca endirekt vuruş kararı çıkması lazım. Lakin hakem topa müdahale olduğu için yanıldı ve oyunu devam ettirdi. Antalyalılar itiraz etmekte haklı da olsa 70 metre ötede gerçekleşmiş bir pozisyona bu kadar şiddetli itiraz ile 10 kişi kalmaları gereksizdi.NAPOLI maçında 2 asist yapan Dinamo Kiev’e harika bir frikik golü atan Quaresma, dün akşam da Talisca’ya şık bir gol attırdı. Şenol Güneş Portekizli’den bu yüzden vazgeçemiyor. Bir satır da Tosic için. Sırp futbolcu büyük bir devamlılık yakaladı ve adeta beton gibi. Dün stoper mevkinde Beşiktaş formasıyla 16. maçına çıktı ve Beşiktaş, Tosic’in stoperde oynadığı hiçbir maçı kaybetmedi.ANTALYA’NIN kaliteli bir kadrosu var. Çalımbay ile da bir ivme yakaladıkları gerçek. Dün iyi bir ekip görüntüsü ortaya koydular. 10 kişi oynadıkları 2. yarıda da cesurataklar yaptılar ve ezilmediler.

Devamını Oku

Bu kadroyla bu kadar

21 Ekim 2016

F.BAHÇE’NİN dün gece Old Trafford’da sahaya çıkan 2 stoperli, önlerinde 2 stoper özellikli ve 1 defansif orta sahadan oluşan kadrosu ne yapabilirdi? Direnebilirdi. Savaşıp gol yemeden oyunu tutabilirdi. Ancak başka da bir şey yapamazdı. Bu takım hücum yapamazdı. Pas yapamazdı. Topa sahip olamazdı. Yapamadı da. Peki direnebildi mi? Savaştı mı? Hayır.PRES yapmayan, tempo yapmayan Manchester United 48’de terlemeden 4-0’ı buldu. Ardından da rakibin izin verdiği ölçülerde oynayan bir F.Bahçe izledik. Kaybetmeyi kabul etmiş sadece daha fazla fark yememek için uğraşan ve olursa da bir şeref sayısı arayan bir F.Bahçe…ADVOCAAT 50 yıllık futbol deneyimine sahip bir hoca.. Bu işi bilmiyor mu? Tabii ki biliyor. Hollandalı hocayı eleştirmek kolay. Ancak elinde çok yetenekli ve yaratıcı oyuncular vardı da oynatmadı mı?F.BAHÇE’NİN kadrosu hiç olmadığı kadar yaratıcılıktan ve yetenekten uzak. Bunu ne yazık ki göremeyenler var. Testi kırıldıktan sonra yol gösteren çok olurmuş. Şu kadroya “iyi kadro” diyen yorumcular vardı. Hala da var. Bu kadro sadece savunma yapabilir. Bu orta saha ne tempo yapar, ne pas yapar ne de pozisyon üretir.RvP HER MAÇ OYNAMALI F.BAHÇE tarihinde bu kadar düz bir orta sahaya şahit olmadık. Hücum bölgesinde yaratıcılık sergilemesi beklenen Volkan Şen’in en son ne zaman gol attığını ben hatırlamıyorum. Artık gerisini siz düşünün. Yine de her şeye rağmen takının en tecrübeli en yetenekli oyuncusu Van Persie. Şu haliyle bile her maç oynamalı. Old Trafford’da 72 bin kişinin ayakta alkışladığı Hollandalı saygıyı hak ediyor.2 acemice penaltı, 2 uzaktan şut ile 4-0 oldu maç. Liverpool maçından farklı, kaleci hariç 10 oyuncunun 7’sini rotasyonla değiştirdi Mourinho. Yürüyerek 4-1 kazandı Manchester United.F.BAHÇE’DE acemice penaltıya sebebiyet vermesine rağmen Şener’in mücadelesini beğendim. Grupta bitmiş bir şey yok ama Advocaat daha mücadeleci ve savaşçı bir F.Bahçe’yi hayata geçirmeli. Yaratıcılık ve beceri sorununa ise nasıl çözüm bulacak. O sorunun cevabını bulamıyorum.

Devamını Oku

Yenilmez armada

20 Ekim 2016

NAPOLI özellikle ofansif orta alan oyuncuları ile son derece etkili ve kaliteli hücum yapan bir takım. Şu kadarını net bir şekilde söyleyelim. Türkiye’de topu bu kadar seri ve isabetli pasla dolaştırabilen bir takım yok. Ayrıca iç sahada golcü bir kimlikleri var. Tabii Raul Albiol ve Milik’in yokluğu bizim açımızdan çok ciddi bir avantajdı. Oyun olarak üstünlük kurmalarına rağmen ilk yarıda sonuç bizim lehimize oldu.ŞENOL Güneş’in maç önü planı Hamsik-Insigne-Callejon ve Mertens’den oluşan yetenekli ve çabuk oyunculardan kurulu Napoli hücum hattına tedbir almak üzerine kurulmuştu. Ancak Atiba’nın yerine defansif amaçla yapılan Necip tercihi ile topu rakip yarı alanda hiç tutamadık ve baskı yedik. Ayağa pas yapamadık.NAPOLI gibi bir takım karşısında deplasmanda baskı yemek doğal. Burada önemli olan pozisyon vermemekti. Kaleci Fabri’nin ve Marcelo’nun iyi oyunları Napoli’nin atak zenginliğini gollerle sonuçlandırmasını engelledi. 2’nci yarının başında Fabri’nin kurtardığı penaltı takıma büyük bir özgüven getirdi. Buna karşılık Napoli takımı demoralize oldu ve oyundan düştü.TAM oyunu dengelemişken ve rakibin etkinliğini azaltmışken gelen 2’nci penaltı Napoli takımını tekrar hareketlendirdi. Caner’in bir müdahalesi var. Lakin her maçta bir çok kez tanık olduğumuz bu pozisyona penaltı çalınması bence ağır bir karar oldu. Tüm bunların üzerine iyi oynayan Tolgay’ın sakatlanıp çıkması da Beşiktaş açısından bir diğer olumsuzluktu.BÜYÜK OLAY!KALECİ Fabri dışında 1’nci ve 3’üncü golün asistlerini yapan Ricardo Quaresma gecenin yıldızıydı. Vincent Aboubakar ise zaman zaman basit top kayıpları yapsa da attığı 2 golle maçın adamı oldu.GRUBUN en güçlü takımı karşısında deplasmanda 3 gol atıp kazanmak büyük olay. Alkışlar bu sezon ligde ve Şampiyonlar Ligi’nde tek bir mağlubiyet dahi almayan Beşiktaş’a..TARİHİ bir zafere imza atan Beşiktaş, bu galibiyet ile grupta avantajı da eline geçirdi.

Devamını Oku

Zor dostum zor

16 Ekim 2016

F.BAHÇE kadar düşük pas yüzdesine sahip büyük bir takım Avrupa’nın hiçbir liginde yok. Özellikle iç sahada zorlanmasının nedeni bu. Orta sahanın merkezindeki futbolcuların kararları, top kullanma becerisi ve topu oyuna sokma hızları son derece yetersiz. Bu kadronun kalitesi tartışmaya çok açık. Lakin içerde Kayseri ve Alanya gibi takımları yenemeyecek kadar da kötü değil.ADVOCAAT basın toplantılarında sürekli imalarda bulunuyor. Kadronun yetersizliğinden yakınıyor ancak saha içi organizasyonunda da ciddi eksikler var. Her şeyden önce takım mesafesi çok uzun. Bu da Advocaat’ın suçu. Alan parselizasyonu, yapılan presin niteliği de yetersiz. Herşey doğaçlama. Takım oyunundan, yardımlaşmadan, birlikte hareket etmekten bahsetmek mümkün değil.SÜREKLİ GOL YİYORLARDURUM böyle olunca da iş bireysel becerilere kalıyor. Peki kimin bireysel becerisine? Emenike kalitesi tartışalacak bir oyuncu. Ayaklarından çok elleri çalışıyor. Her pozisyonda 2’li mücadelelerde rakiplerini itiyor. Takım arkadaşlarıyla saha içi iletişimi eksik bir futbolcu. Van Persie fizik olarak güçsüz. İstediklerini yapamıyor. Volkan Şen, gol atacak veya asist yapacak diye heyecan yaratıyor ama bu sezon 7 maçta golü yok. Milli maçtan sonra da yazdım, ‘23 kez milli olmuş golü yok’ diye. Pozisyona giriyor ama atamıyor. Volkan Şen maalesef bu. Bu kadar meziyetli bir futbolcunun bunu gol ve asistlere yansıtamaması çok ilginç.SARI-lacivertli takımla ilgili ilginç olan bir diğer detay da gol yemediği maç yok. Savunmanın önünde 2 defansif orta alan; 2 uluslararası stoper ve iyi bir kaleci var ama her maç gol yiyen bir takım ve pozisyon veren bir ekip var. Bu durumun nedeni de F.Bahçe topa yüksek oranda sahip olamadığı için rakibin oynamasına izin veriyor. Alanyaspor, İstanbul deplasmanında F.Bahçe kadar pas yapmamalı. Fakat yapıyor.LİGİN 7. haftası. 8 puan fark var. Bu orta sahayla bu forvet hattı ile ve bu saha içi organizasyonu ile F.Bahçe’nin işi zor gözüküyor.

Devamını Oku

Kadro farklı ciddiyet aynı

15 Ekim 2016

FARKLI bir kadro, farklı bir formasyon ancak yine de ‘güçlü bir oyun’ izledik Beşiktaş’tan dün. 4-1-3-2 düzeniyle başlayan ve maçın devamında oyuncu değişiklikleri ile birlikte skora ve oyunun seyrine göre değişkenlikler gösteren sistemler... İlk yarı oyunun mutlak hakimi olmasına rağmen rakip savunmayı sadece Caner ile bunaltan Beşiktaş, Cenk ve Aboubakar ile pozisyonlar bulsa da Muammer’i geçemedi.2. yarı Quaresma’nın girmesi ile oyunu daha fazla kenarlara taşıyan siyah-beyazlılar 62’de Ömer ile birlikte tekrar çift forvetli düzene dönüp rakibin dengesini bozmayı amaçladı. Bunda da başarılı oldu. Beşiktaş oyun içinde zaman zaman kopukluklar yaşasa da rakibinden genel anlamda çok üstündü. Kayserispor’a verilen tek net gol fırsatı ise orta alanda kaybedilen 1 top sonrası kontra ile verildi.TOPA daha fazla sahip olan, oyunu istediği şekilde kontrol eden ve rakibini deplasmanda oynamasına rağmen kalesine getirmeyen bir Beşiktaş...ŞENOL Güneş elindeki kadroyu optimum düzeyde kullanıyor. Necip ve Ömer dahil her oyuncusuna “Sizler bu takımın bir parçasısınız. Çalışırsanız şans bulursunuz” mesajını veriyor ve herkesten verim alıyor.ÖMER MAHCUP ETMEDİTOSIC-Caner ve Marcelo hariç farklı isimler ile de sahaya çıkabiliyor.BEŞİKTAŞ öylesine geniş bir kadroya sahip ki; Oğuzhan, Olcay, Gökhan İnler, Adriano, Quaresma, Gökhan Gönül gibi oyuncuları yokken de üstün oyanayarak deplasmanda maç kazanabiliyor.KARA Kartal’ın şu an için tek ihtiyacı olan şey ise Aboubakar’ın ve Talisca’nın form durumlarını yükseltmesi. Sezon başından bu yana ‘ilk kez’ 11’de sahaya çıkan Aboubakar net bir fırsattan sonuç alamadı ama ihtiyacı olan şey gol ve özgüven. Oyuna sonradan giren Ömer ise dakika başına düşen gol istatistiğinde fırsatçılığı ve bitiricilik becerisi ile yine mahcup etmedi.DÜN Kayseri’de sadece kazanan bir Beşiktaş izlemedik. Farklı mesajlar da aldık. Geniş kadrodan ve farklı isimlerden verim alabilen ve tüm bu değişkenliklere rağmen aynı kazanma arzusu, ciddiyet ve kararlılık ile yoluna devam eden bir Beşiktaş vardı sahada.

Devamını Oku

Çok yetersizdik

10 Ekim 2016

SAHAYA çıkan kadromuzu görünce üşenmedim açtım baktım. Dün gece İzlanda karşısında önde oynayan 3 oyuncumuzun milli forma ile golleri var mı diye? 3’ü toplam 35 kez milli olmuşlar henüz golle tanışmamışlar. Kendi kulüplerinde zaten golcü bir kimlikleri yok. Peki bu takım nasıl gol atabilirdi dün? Sadece duran toptan Hakan Çalhanoğlu ile..NE yazık ki bir sistem takımı değiliz. Her maç farklı kadro, farklı farklı bir tertip ile oyun alanındayız. Sürekli arayış içinde Fatih Terim. Genç oyuncular ile yola çıktık, böyle devam edeceğiz. Tamam da bu oyuncuların yeterliliğini sorgulamayalım mı? Çocuklar enerji ve mücadele ortaya koyuyorlar ancak saha içi organizasyonu ve kalite yeterli mi? Bu takım Türkiye’nin en güçlü takımı değil. En kaliteli oyuncu grubu değil. İşin gerçeği ne yazık ki bu. Dün akşam sahaya çıkan takım Dünya Kupası’na gidebilir mi? Bence gidemez. Fatih hoca belki de diyecek ki “Son 60 yılda zaten 1 kere gitmişiz, bari yeni isimler, yetenekler kazanalım”SİSTEMLE, DİSİPLİNLE...karşılaşmaya gelince dün gece işler bizim için kötü gitmezken talihsiz bir gol yedik. Hemen ardından şoku atlatmadan 2-0 oldu. Ancak 2-0’a hiç reaksiyon gösteremedik. Maçta gol pozisyonumuz yok. İzlanda sistemiyle, disipliniyle ve organizasyonu ile bizi bir kez daha mağlup etti.Doğru düzgün bir ligi olmayan, 300 bin nüfüslu İzlanda’nın belli bir kadrosu ve çizgisi var.TABİİ dünkü mağlubiyetin ardından biten bir şey yok. Bundan sonra önümüzde 3 maç= 9 puanlık bir paket duruyor. O 9 puanı alıp tabloyu bir kez daha değerlendirmek lazım. Ama dün akşam ki oyunu kimsenin beğenmediği de bir gerçek.

Devamını Oku